6. Hukuk Dairesi 2022/524 E. , 2023/1220 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabulüne Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor…
**6. Hukuk Dairesi 2022/524 E. , 2023/1220 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabulüne Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı kooperatifçe yapılan A Blok 6 no'lu daire ve 6 no'lu dükkana tekabül eden kooperatif hissesinin davalı tarafından 28.01.2003 tarihli sözleşmeyle müvekkiline devredildiğini, dava dışı S.S. ... Konut Yapı Kooperatifince davalı ile birlikte kooperatife müracaatı gerektiği bildirilerek davalının verdiği hisse devir yazısını ve kendisine ait ortak kabul edilme yazısının kooperatifçe geri çevrildiğini, davalının ihtar üzerine hisse devir yoluna gitmeyeceğini bildirdiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak bağımsız bölümlerin dava tarihi itibariyle rayiç değerinden şimdilik 7.100,00 TL'sinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 03.07.2014 tarihli ıslah dilekçesiyle; devir bedeli olarak devir tarihinde ödenen 30.000,00TL'nin dava tarihindeki değeri olan 56.988,33 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu hisse devir sözleşmesi olarak sunulan müvekkilinin imzasını taşıyan belgenin bir başka ilişki nedeniyle eski yönetim kurulu başkanına boş olarak verildiğini, müvekilinin davacıya hisse devri yapmadığını ve davacıyı tanımadığını, davacının üyeliğe kabul için verdiği dilekçe tarihi 25.04.2002 olmasına karşın hisse devir sözleşmesinin tarihi 28.01.2003 olup devir sözleşmesinin sonradan düzenlendiğinin açık olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI