10. Hukuk Dairesi 2024/9522 E. , 2024/10596 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1649 E., 2024/1061 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/556 E., 2022/493 K. Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esasta
**10. Hukuk Dairesi 2024/9522 E. , 2024/10596 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1649 E., 2024/1061 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/556 E., 2022/493 K. Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davacının davalı işyerinde Ekim 2010 tarihinde gofret bölümünde işçi olarak çalışmaya başladığını, 25.03.2011 tarihinde gece vardiyasında 25 kg'lık kek kalıbını kaldırırken belinin kaydığını, omurgasında omurilik taşması ve sinir sıkışması meydana geldiğini, gece vardiyasında doktor bulundurulmaması ve yetkililerin ihmalkarlığı nedeniyle işçiye hemen müdahale edilmediğini kısa bir süre dinlendirip bir ağrı kesici hap verildikten sonra sabaha mesaisi bitene kadar kazaya uğrayan işçinin bel ağrılarına rağmen çalıştırıldığını, 25.03.2011 günü sabahı gece vardiyası biten davacının bu tarihte yerleşim yeri olan Konya Ereğli Devlet Hastanesine götürüldüğünü burada muayenesinde gece vardiyasında maruz kaldığı iş kazası nedeniyle belinde, kayma, omurilik taşması ve sinir sıkışması tespit edildiğini ve hastaneye yatırıldığını ve ameliyat ile 11 adet vida platin yerleştirildiğini belirterek Karaman İş Mahkemesinin 2016/252 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan tazminat davasına esas olmak üzere 25.03.2011 tarihinde geçirdiği iş kazasının ve kaza sonucu oluşan maluliyet oranının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili; 11.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren düzenleme gereği davacının dava açılmadan önce Kuruma müracaatının olmaması nedeni ile dava şartı yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kaldı ki davacının hastanede yetkililere iş kazası geçirdiğini bildirmediği, şikayetçi olmadığı, Kuruma iş kazası bildirimi yapılmadığı, iş kazası vaka türünden geçici iş göremezlik belgesi bulunmadığı, ayrıca olayla ilgili olarak kolluk kuvveti tutanağı olmadığını belirterek ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket vekili; zamanaşımı definde bulunduklarını, davacının vasıfsız işçi olarak çalıştığını, ayrıca görev aldığı bölümde yalnızca erkek işçilerin çalıştığını, davacının iş kazası geçirdiğini iddia ettiği 25.03.2011 tarihinde raporlu olduğunu, şahsi sicil dosyasında 16.03.2011 - 19.03.2011 tarihleri arasında bir raporu devamında 21.03.2011 - 26.03.2011 tarihleri arasında ikinci raporunun mevcut olduğunu, davacının rahatsızlığının ilk işe giriş tarihinden önce saptandığını, işyeri şahsi sicil dosyasında yer alan 18.10.2010 tarihli muayene raporunda kendisine dair kronik bel fıtığı ve migren rahatsızlığının olduğunun saptandığını, davacının kötüniyetli olarak bunu iş kazası ve meslek hastalığı olarak göstermeye çalıştığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; alınan raporlar doğrultusunda, kazayı gören herhangi bir tanığın olmadığı, hastane kayıtlarında iddia edilen kaza doğrultusunda bir ifadenin mevcut olmadığı, davacının işe giriş tarihinden önce de bulunan bel fıtığı rahatsızlığı ile illiyet bağı kurulacak işyerinde yaşanmış bir kazanın tespit edilemediği açıklanarak davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik inceleme sonucu hatalı karar verildiğini, Adli Tıp Raporlarında; hastalığının daha önce de var olduğu ancak dava konusu kaza nedeniyle hastalığında ilerleme olup olmadığı hususunda dava dosyası içerisinde olay tarihi ve öncesine ait görüntülemelerin bulunmaması nedeniyle yorum yapılamadığı ve maluliyet bildirilemediği, Konya Ereğli Devlet Hastanesinin 25.03.2019 tarihli resmi yazısında; röntgen kayıtlarının saklandığı storage cihazının arızalı olduğu, grafilerin CD ortamına aktarılamadığının belirtildiği, davacının kaza öncesindeki ve kaza tarihindeki röntgen grafilerinin Ereğli Devlet Hastanesi uhdesinde olduğunu, bu delillerin toplanmadığını, dosyada dinlenen davacı tanıklarının davacının işyerinde rahatsızlandığına bizzat tanık olduklarını ve hatta davacıyı hastaneye kendilerinin götürdüğünü, davacının işyerinde ağır işte çalıştırıldığını açıkça ifade ettiklerini, davacının Ekim 2010 tarihinde davalı şirkette çalışmaya başladığında sadece bel fıtığı başlangıcı mevcut olduğunu, çalışma süreci içinde yaptığı ağır iş nedeniyle hastalığının ilerlediğini, işe başlarken bel fıtığının bulunduğunu söylemesine rağmen ağır işte çalıştırıldığını, davalı tanıklarının davacıyı tanımadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "Dosyada mevcut davacı hakkında düzenlenmiş tıbbi belgelerin incelenmesinde; 1)Konya Ereğli Devlet Hastanesinin 13.09.2008 tarihli hizmet detay belgesinde; bel ağrısı tanısı olduğu, 2)Konya Ereğli Devlet Hastanesinin 07.02.2011 tarihli hizmet detay belgesinde; bel ağrısı tanısı olduğu, 3)Konya Ereğli Devlet Hastanesinin 09.02.2011 tarihli hizmet detay belgesinde; lomber omurga burkulma ve gerilmesi tanısı olduğu, 4)Konya Ereğli Devlet Hastanesinin 16.03.2011 tarihli hizmet detay belgesinde; nöralji nörit tanısı girildiği, lomber MR çekildiği, 5)Konya Ereğli Devlet Hastanesinin 17.03.2011 tarihli lomber MR tetkikinde; L5 vertebra korpus seviyesinde hafif düzeyli yükseklik kaybı, L5-S1 seviyesinde anterior listezis, L5-S1 seviyesinde diskte difüz anüler bulging görünümü mevcut olduğu, bilateral nöral foramen inferior kesimde daralma, diğer seviyelerde de hafif düzeyde difüz anüler bulging mevcut olduğu, 6)Konya Ereğli Devlet Hastanesinin 21.03.2011 tarihli hizmet detay belgesinde; lomber intervertebral disk travmatik yırtığı tanısı kayıtlı olduğu, 7)Konya Ereğli Devlet Hastanesinin 25.03.2011 tarihli hizmet detay belgesinde; lomber intervertebral disk travmatik yırtığı tanısı girildiği, 8)Konya Ereğli Devlet Hastanesinin 25.03.2011 giriş – 06.04.2011 çıkış tarihli yatan hasta bilgi formunda; hastanın ayakta durmada güçlük ve idrar probleminin olduğu, çekilen lomber MR’da L5-S1 seviyesinde anterior listezis izlendiği, yatış yapıldığı, 28.03.2011 tarihinde opere edildiği, L5’e 2 adet listezis vidası, L4 ve S1’e 4 adet poliaksiyel vida ile stabilizasyon sağlandığı, L5’e total laminektomi uygulandığı, kemik greft konduğu, anlaşılmaktadır. Özlük dosyasında yer alan SGK sağlık ödemeleri sistem çıktısı ve iş göremezlik belgelerine göre davacının 16.03.2011-19.03.2011 ve 21.03.2011-26.03.2011 tarihleri arasında raporlu olduğu görülmektedir. Yine özlük dosyasında yer alan 18.10.2010 tarihli işe giriş/periyodik muayene formunda davacının kronik hastalığı olarak bel fıtığı ve migren bildirilmiştir. Mahkemece alınan 22.10.2018 tarihli raporda; olayın iş kazası olmadığı belirtilmiştir. Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 11.05.2020 tarihli raporunda; 25.03.2011 tarihinde geçirdiği ifade edilen iş kazasından önce düzenlenmiş 17.03.2011 tarihli lomber MR tetkiki raporunda L5-S1 seviyesinde anterior listezis mevcut olduğu, dikkate alındığında hastalığının önce de var olduğu ancak dava konusu kaza nedeniyle hastalığında ilerleme olup olmadığı hususunda dava dosyası içerisinde olay tarihi ve öncesine ait görüntülemelerin bulunmaması nedeniyle yorum yapılamadığı ve maluliyet oranı hakkında görüş bildirilemediği mütalaa edilmiştir. Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 31.01.2022 tarihli raporunda; 11.05.2020 tarihli mütalaada değiştirilecek husus bulunmadığı belirtilmiştir. Dinlenen tanıkların iddia edilen iş kazasına ilişkin görgüye dayalı bilgileri bulunmamaktadır. Davacının tedavi kayıtları, 16.03.2011-19.03.2011 ve 21.03.2011-26.03.2011 tarihleri arasında raporlu olması, 18.10.2010 tarihli işe giriş/periyodik muayene formunda davacının kronik hastalığı olarak bel fıtığı ve migren hastalığının bildirilmiş olması, alınan adli tıp raporları ve bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde Mahkemece davanın reddine karar verilmesi yerindedir. Bu açıklamalar altında tarafların iddia ve savunmalarına, dosya kapsamına, hükmün dayandığı deliller ve kanuni gerektirici sebeplere, delillerin taktirinde isabetsizlik görülmemesine göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tespite ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.