2. Hukuk Dairesi 2025/3608 E. , 2025/10695 K. "" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/672 E., 2025/700 K. DAVA TÜRÜ : Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Karataş Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi SAYISI : 2021/214 E., 2022/323 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, davanın kabulü, reddedile…
2. Hukuk Dairesi 2025/3608 E. , 2025/10695 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/672 E., 2025/700 K. DAVA TÜRÜ : Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Karataş Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi SAYISI : 2021/214 E., 2022/323 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, davanın kabulü, reddedilen yoksulluk nafakası ve tazminat talepleri yönlerinden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin takdirinde hata görülmemesine göre davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davacı erkeğin açtığı boşanma davasında İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda erkeğin kadına hakaret ettiği, kadının da erkeğin haberi olmaksızın birden fazla kez cüzdanından para aldığı ve, kredi kartını aldığı, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kadının ağır, erkeğin az kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği boşanmalarına, kadın için tedbir nafakasına, kadının tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerinin ise reddine karar verilmiştir. Verilen karar davalı kadın vekilince istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Karar davalı kadın vekilince temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında kadının ağır, erkeğin ise az kusurlu olduğu belirtilerek hüküm kurulmuş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden erkeğin kabul edilen ve istinaf edilmeyerek kesinleşen kusurlu davranışının yanında ayrıca kadını ailesinin yanına bırakarak birlikte yaşamaktan kaçındığı vakıasının da gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda kadının Mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışları ile erkeğin gerçekleşen kusurlu davranışları hep birlikte değerlendirildiğinde ve erkeğin kusurlarının ağırlığı da göz önüne alındığında boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. O halde Mahkemece hatalı değerlendirme sonucu olarak yazılı şekilde kadının ağır, erkeğin az kusurlu olduğunun kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 3.4721 sayılı Kanun'un 175 inci maddesinde boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında nafaka yükümlüsünün kusuru aranmayacağı öngörülmüştür. Yine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 176 ncı maddesinin birinci fıkrasına göre, yoksulluk nafakasının toptan ve durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir.Yoksulluk nafakasının toptan ya da irat biçiminde ödenebilmesine karar verilebilmesi için, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile ödeme gücü ve isteklerinin göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır. Yukarıda (2) numaralı paragrafta açıklandığı üzere boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğu, kusuru daha ağır olmayan kadının boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği, kadın lehine yoksulluk nafakası verilmesi koşullarının gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Somut olayda tarafların ekonomik ve sosyal durumları, evliliğin süresi ve ortak çocuklarının bulunmayışı dikkate alındığında yoksulluk nafakası yükümlüsünün, yoksulluk nafakasını toptan ödemesi hususu da değerlendirilerek, kadın yararına uygun miktarda yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekirken hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde isteğin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 4. 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında mevcut ve beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu olan tarafın, kusurlu taraftan uygun bir tazminat isteyebileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında boşanmaya sebebiyet vermiş olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevî tazminat isteyebileceği öngörülmüştür. Yukarıda (2) numaralı paragrafta açıklandığı üzere, evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davalı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, erkeğin kusurlu eylemlerinin kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddî desteğini yitirdiği anlaşılmıştır. O halde, Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen "hakkaniyet kuralları" da dikkate alınarak davalı kadın yararına uygun miktarda maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde isteğin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, kadının reddedilen yoksulluk nafakası ve tazminat talepleri yönünden kadın yararına ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, kadının reddedilen yoksulluk nafakası ve tazminat talepleri yönünden kadın yararına BOZULMASINA, 3.Davalı kadın vekilin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.