1. Ceza Dairesi 2013/1639 E. , 2013/3886 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi ÖLDÜRÜLEN : ... KATILANLAR :... SUÇ : Kasten öldürme, kasten yaralama HÜKÜM : 5237 sayılı TCK.nun 81, 86/1, 87/1-a-son, 62, 53. maddeleri uyarınca; 25 yıl hapis ve 5 yıl hapis cezaları ile cezalandırılmasına. TÜRK MİLLETİ ADINA 1) Sanık ...'ın, mağdur ...'u kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hakkında verilen beraat kararını temyizinde hukuki bir yararı bulunmadığından, sanık müdafiinin bu hükmün gerekç…
**1. Ceza Dairesi 2013/1639 E. , 2013/3886 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi ÖLDÜRÜLEN : ... KATILANLAR :... SUÇ : Kasten öldürme, kasten yaralama HÜKÜM : 5237 sayılı TCK.nun 81, 86/1, 87/1-a-son, 62, 53. maddeleri uyarınca; 25 yıl hapis ve 5 yıl hapis cezaları ile cezalandırılmasına. TÜRK MİLLETİ ADINA 1) Sanık ...'ın, mağdur ...'u kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hakkında verilen beraat kararını temyizinde hukuki bir yararı bulunmadığından, sanık müdafiinin bu hükmün gerekçesine yönelik olmayan temyiz isteminin, CMUK.nun 317 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir. 2 ) Maktul ...'in çocukları ..., ... Filiz ve Gönül hakkında katılma kararı verildiği halde gerekçeli karar başlığında katılan olarak gösterilmemeleri, mahallinde tamamlanması mümkün noksanlık olarak değerlendirilmiştir. 3) Sanık ... hakkında maktul ...'i kasten öldürme, mağdur ...'yı kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelemesinde; Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde kasten öldürme suçunun niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçeler ile reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri ve bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle; A) Sanık ... hakkında maktul ...'i kasten öldürme suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden; .../... s-2- 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulandığı bendin, "Sanığın, 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 1. fıkrasının a, b, c, d, e bentlerinde belirtilen haklarından, mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise 1-c bendindeki haklardan koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına" olarak değiştirilmesine; karar verilmek suretiyle CMUK'nun 322.maddesinin tanıdığı yetkiye dayanılarak DÜZELTİLEN ve sair yönleri usul ve yasaya uygun olup re'sen de temyize tabi olan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA), B) Sanık ... hakkında mağdur ...'yı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden; Oluşa ve dosya içeriğine göre: olay tarihinde gündüz saatlerinde sanığın ilçe dışındaki yeşillik alanda araç içerisinde alkol aldığı, bu sırada maktul ..., mağdur ... ve oğlu ...'un aynı bölgeye geldikleri, mağdur ve maktulün de alkol almaya başladıkları, maktul ... ve mağdur ...'nın ikametlerine gitmek üzere kalkıp yürüdükleri sırada, sanığın aracı ile geriye doğru hareket ederek manevra yaptığı ve maktul ...'e hafif şekilde çarptığı bu nedenle maktul ve mağdur ile sanık arasında tartışma çıktığı, mağdur ve maktulün aracın açık olan cammdan elleri ile sanığa vurmaları üzerine, sanığın aracı ile birlikte olay yerinden ayrıldığı, bir müddet sonra sanığın tekrar aracı ile maktul ve mağdur ...'nın yürüdükleri toprak yola hızla girdiği, hızını azaltmaksızın karşıdan yolun kenarından gelmekte olan ve kucağında çocuğu bulunan mağdur ...'ya aracın sol tarafı ile çarptığı daha sonra ise manevra yaparak mağdurun sol tarafında ve arkasında gelmekte olan maktule çarptığı, mağdurun çarpma nedeniyle tibiada açık kırık, sol ayak bileğinde bimalleoler kırık ve sol ayak altında cilt defekti oluşacak, kırıkların hayati fonksiyonlara etkisi ağır (6.) derecede, sol alt eksremitedeki fonksiyonel kısıtlığının ise organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olacak şekilde yaralandığı, maktulün ise kafanın sol tarafına aldığı darbeye bağlı olarak gelişen beyin kanaması sonucu öldüğü olayda; a) Sanığın suçta kullandığı aracın elverişliliği, çarpmanın meydana geldiği yolun özellikleri ve çarpma noktası ile sanığın mağduru gördüğü halde aracının hızını kesmeyerek mağduru hedef alarak çarpması ayrıca mağdur ... ve maktul ...'e yönelik eylemlerde kastın bölünmesini gerektiren neden de bulunmaması karşısında, sanığın mağdur ...'ya yönelik ortaya çıkan kastının da öldürmeye yönelik olduğu anlaşıldığı halde, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması yerine, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde kasten yaralama suçundan hüküm kurulması, b) Kabule göre de; .../... s-3- aa) Sanığın mağdur ...'yı yaralama eyleminde aracını kullanması karşısında, TCK.nun 86/1 maddesi gereğince belirlenen temel ceza üzerinden TCK 86/3-e maddesi gereğince artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, bb) Sanığın aracı ile mağdur ...'ya çarpması sonucu, mağdurun tibiada açık kırık, sol ayak bileğinde bimalleoler kırık ve sol ayak altında cilt defekti oluşacak, kırıkların hayati fonksiyonlara etkisi ağır (6.) derecede, sol alt eksremitedeki fonksiyonel kısıtlığının ise organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olacak şekilde yaralandığı, 5237 sayılı TCK.nun 44. maddesi gereğince aynı eylem nedeniyle oluşan birden fazla neticesi sebebiyle ağırlaşan yaralamada sanığın en ağır netice doğuran artırım nedeninden sorumlu tutulması gerektiği, bu nedenle hakkında 87/1. maddenin (a) bendinin uygulanması halinde ayrıca 87/3. madde nedeniyle artırım yapılamayacağının gözetilmemesi, cc) Gerekçede, sanığın mağdur ...'ya yönelik eyleminin olası kastla yaralama suçunu oluşturduğu belirtilmesine karşın, sanığın cezasından olası kast nedeniyle TCK.nun 21/2 maddesi gereğince indirim yapılmayarak, gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılması, dd) TCK.nun 53. maddesinın 3. fıkrası uyarınca 53/l-c bendindeki ''velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun" sadece sanıkların kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş olup. sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün kısmen değişik gerekçeyle tebliğnamedeki düşünce gibi CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı itibariyle sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 15.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.