(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/1035 E. , 2008/3745 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 28.03.2007 gününde verilen dilekçe ile tapuda baba adı tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19.07.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar in…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/1035 E. , 2008/3745 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 28.03.2007 gününde verilen dilekçe ile tapuda baba adı tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19.07.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_K A R A R\_ Dava; davacıların dava konusu taşınmazın murisleri ... kızı ... ...'a ait olduğunu belirterek tapu kaydında yanlış yazılan baba adının düzeltilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı idare vekili temyiz etmiştir. Dava; tapu kaydında yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesine ilişkindir. Taşınmazların kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken taşınmaz malikinin değişmemesi diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Dava konusu taşınmazın tapulama tutanağının incelenmesinde; taşınmazın vergi kaydına, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak "... Kızı 1935 d.lu ... ... adına tespit ve tecil edildiği anlaşılmaktadır. Ancak 08.08.2006 tarihinde dava dilekçesinde murislerine ait olduğu belirtilen dava dışı 1864, 2243 ve 2388 parsellerle tapulaştırma işlemine tabi tutularak 134 ada 15 parsel numarasını almıştır. Bu parselin tapu kaydında taşınmazın 787/5034 payı ... kızı ... ..., 4247/5034 payı da ... kızı ... ... adına kayıtlıdır. Toplulaştırmaya katılan dava dışı 1864, 2243 ve 2388 parsellerin tutanaklarının incelenmesinde; bu taşınmazlarında vergi kayıtlarına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ... kızı ... ... adına farklı doğum tarihleri ile tespit ve tescil edildiği anlaşılmaktadır. 182 parsel 11.05.1977 tarihinde dava dışı olan parseller ise, 07.06.1978, 01.07.1978 ve 01.05.1978 tarihlerinde tespit edilmiş ve hepsinin tutanağı 18.05.1982 tarihinde kesinleşmiştir. Tespit bilirkişilerinden ikisinin bütün tutanaklarda imzaları bulunmaktadır. Tespit bilirkişilerinin sağ olup olmadığı araştırılmamış, sağ iseler bu konuda bilgilerine baş vurulmamıştır. Kayıt maliki olduğu iddia edilen ... ... nüfus kaydına göre ... ve ... kızı 1926 doğumlu olup 1995 yılında vefat etmiştir. Kayıt maliki görülen ... kızı ... ... tespit bilirkişilerinin beyanına göre 1935 doğumludur. Nüfus Müdürlüğünden kayıt malikinin kimlik bilgileri ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulması gerekirken, nüfus ve zabıta araştırması, kayıt maliki olduğu iddia edilen kişinin kimlik bilgilerine göre yapılmıştır. Davacı dava dilekçesinde, ... ... (...) adında bir başka kişinin de bulunduğu şeklinde beyanıda nazara alındığında mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma hüküm kurmaya yeterli değildir. Mülkiyet nakline yol açmamak için düzeltilmesi istenen tapu kaydına ait kadastro tespitine dayanak olan vergi kayıtları getirtilmeli, tespit bilirkişilerinden sağ olanlar varsa taşınmaz başında keşif yapılarak tanık sıfatıyla dinlenmeli kayıt maliki ile davacının aynı kişi olup olmadığı sorularak tespit tutanağındaki kimlik bilgileri ile nüfus kaydı ve toplulaştırmaya giren diğer parsellerdeki kimlik bilgileri arasındaki çelişki giderilmelidir. Tespit bilirkişilerinin beyanları, doğru şekilde yapılarak Nüfus Müdürlüğü ve Cumhuriyet Savcılığı araştırma sonuçları alındıktan sonra isim düzeltim davalarında belirlenen ilkeler doğrultusunda inceleme yapılarak kayıt maliki ile baba adı düzeltilecek kişinin aynı kişi olup olmadığı kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanarak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, dava konusu parselin maliklerinden ... Kızı ... ...'ın kimlik bilgilerinin ... kızı ... ... olarak düzeltilmesi yerinde görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 21.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.