10. Hukuk Dairesi 2024/4672 E. , 2024/7778 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/92 E., 2024/40 K. KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairece …
**10. Hukuk Dairesi 2024/4672 E. , 2024/7778 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/92 E., 2024/40 K. KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı asil ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin davalı ...'na ait ... plaka sayılı dolmuş aracında 01.07.2014 tarihinden iş aktine haksız olarak son verilen 20.01.2017 tarihine kadar hizmet akdine bağlı ve kesintisiz olarak çalışmasına rağmen müvekkilinin sigortalılığının davalı işveren tarafından SGK'ya bildirilmediğini belirterek, davacının davalı iş yerinde 01.07.2014 tarihi ile 21.01.2017 tarihleri arasında kesintisiz olarak ayda 30 gün çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı, davacının kendi taşıma minibüsünde çalışmadığını, davacı ile aralarında işçi-işveren ilişkisinin olmadığını, davacının zaman zaman durağa gelerek imkan ve fırsat doğması halinde şoför arkadaşlarının yerine ara eleman olarak servise çıktığını, bu hizmetinden dolayı belli bir ücret aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Feri müdahil Kurum vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 11.07.2018 tarih, 2017/40 Esas, 2018/329 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, 2801200703214 sigorta sicil numarasında kayıtlı davacı ...’in davalı işverene ait 1009890.28 sicil nolu işyerinde 01.07.2014 ile 21.01.2017 tarihleri arasında her ay ayda 20 gün olacak şekilde hizmet akdine dayalı olarak 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a kapsamında çalıştığının tespitine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. 1.Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Daire kararında "...Yapılacak iş, dolmuş durağında araçların çalışma çizelgesinin olup olmadığını sormak, davacının başka dolmuşlarda da şoför olarak çalışıp çalışmadığının ortaya konulması amacıyla durakta çalışan şoförlerden ihtilaflı döneme ilişkin dönem bordrolarında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, ..., zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir..." gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 22.04.2022 tarih, 2020/154 Esas, 2022/187 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. A. 2.Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Daire kararında, "...Eldeki dosyada davacı, 1.7.2014-21.7.2017 tarihleri arasında kesintisiz olarak davalı ...’na ait ... plakalı dolmuşta şoför olarak çalıştığını, bildirilmeyen hizmetlerinin tespitini talep ettiği, Mahkemece verilen kararın (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince 30.1.2020 günlü ilamı ile bozulması üzerine Mahkemece bozmaya uyulduğu ancak bozmanın gereğinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre, davalı işverene ait minübüsün plakasına ve davacı adına 11.10.2014 saat 14.20'de, 09.12.2014 saat 08.00'de, 28.07.2015 saat 19.19 da trafik cezalarının bulunduğu ve 20.11.2015 tarihinde aynı araçta trafik kazasına karıştığı, davalı işverenin işyerinden bildirilen tek bordrolu şoför tanığın haftanın beş günü boyunca aracın yedek şoförünün davacı olduğunu beyan etmesi ve haftada üç gün nöbete kalan dolmuşta kendisinin hiç nöbet tutmadığını belirtmesi, davalı asilin 12.07.2017 tarihli celsede davacının 01.07.2014-21.01.2017 tarihleri arasında sürekli değil ara şoför olarak çalıştığını beyan etmesi ve dosya içine alınan tanık beyanlarında ara şoförün her gün aracı öğlen saat 12.00 veya 13.00 gibi teslim alarak çalıştırdığını, ancak ara şoför hasta ya da mazeretli olursa 3. bir kişinin şoför olarak bulunup çalıştırıldığını beyan etmesi, bozma sonrası dolmuş durağı karşısında dükkanı bulunan komşu işyeri tanığının davacının çalıştığını gördüğünü beyan etmesi, Mahkemenin durakta çalışan şoförlere ait istediği isim listesine dair hazırlanan yazıda kooperatif yetkilisi olarak davalı işverenin imzasının da bulunması ve tanık olarak duraktaki çalışmalara vakıf olmayan kooperatif üyelerinin dinlenmesi bozma sonrası incelemenin yetersiz olduğunu göstermektedir. Mahkemece yeniden dava konusu çalışmayı bilebilecek kamu tanıklarının tespiti ve dinlenmesi ile dosyada bulunan tüm delillerin yeniden değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi..." gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, 2801200703214 sigorta sicil numarasında kayıtlı davacı ...’in davalı işverene ait 1009890.28 sicil nolu işyerinde 01.07.2014 ile 21.01.2017 tarihleri arasında her ay ayda 20 gün olacak şekilde hizmet akdine dayalı olarak 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a kapsamında çalıştığının tespitine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı asil ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu, usul ve yasaya aykırı olarak verildiğini, davanın ispatlanmadığını belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur. Feri müdahil Kurum vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı sayılı Kanun'un 8 ncı maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.