DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/3128 E. , 2024/1164 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/3128 Karar No : 2024/1164 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 25/05/2023 tarih ve E:2019/12736, K:2023/2788 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Keskin T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/3128 E. , 2024/1164 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/3128 Karar No : 2024/1164 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 25/05/2023 tarih ve E:2019/12736, K:2023/2788 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Keskin T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan davacı tarafından, 17/06/2005 tarih ve 25848 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelik'in 9. maddesinin 1. fıkrasının yeniden düzenlenmesi talebiyle davalı idareye yapılan 03/10/2019 tarihli başvurunun zımnen reddine yönelik işlemin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 25/05/2023 tarih ve E:2019/12736, K:2023/2788 sayılı kararıyla; Yönetmelik'in dava konusu edilen düzenlemesinin incelenmesi: Bir hiyerarşik normlar sistemi olan hukuk düzeninde, alt düzeydeki normların, yürürlüklerini üst düzeydeki normlardan aldığı, normlar hiyerarşisinin en üstünde evrensel hukuk ilkeleri ve Anayasa'nın bulunduğu, daha sonra gelen kanunlar ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin düzenleme yetkisini Anayasa'dan, yönetmeliklerin ise kanun ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinden aldığı, dolayısıyla bir normun, kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan bir norma aykırı veya bunu değiştirici nitelikte bir hüküm getirmesinin mümkün olmadığı, İdarelerin yönetmelik ve daha alt düzenleyici işlemler ile düzenleme yetkisinin, yasama organının çizdiği sınırlar içinde, başta Anayasa olmak üzere üst hukuk normlarına aykırı olmamak kayıt ve şartına bağlı olarak gerçekleşebileceği, öğretide de türevsel bir yetki olarak kabul edilen idarelerin düzenleme yetkisinin, üst normlarla getirilen hükümleri kısıtlayacak bir şekilde kullanılamayacağının idare hukukunun en temel prensiplerinden olduğu, mevzuat yapma tekniği açısından da, idarenin kanunla kendisine verilmiş olan görevleri idari metinlerle düzenlerken, bu görevlerin gerektirdiği teknik detayların belirlenmesi noktasında takdir hakkına sahip olduğu, bu takdir hakkının kamu yararı ve kamu düzenine uygun olarak kullanılması gerektiği, Türk Medeni Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca kan hısımlığının derecesinin, hısımları birbirine bağlayan doğum sayısıyla belli olduğu, buna göre bir kimsenin, anne ve babasının birinci derece; kardeşinin ikinci derece; kardeşinin çocuğu ya da çocuklarının üçüncü derece kan hısmı olduğu, Türk Medeni Kanunu'nun 18. maddesine göre eşlerden biri ile diğer eşin kan hısımlarının, aynı tür ve dereceden kayın hısımları olduğu, buna göre bir kimsenin, kayınvalidesi ve kayınpederinin birinci derece; kayınbiraderi, baldızı veya görümcesinin ikinci derece; kayınbiraderinin, baldızının veya görümcesinin çocuğu ya da çocuklarının üçüncü derece kayın hısmı olduğu, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 83. maddesinin 1. fıkrası uyarınca hükümlü kişilerin üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımlarının ziyaretçi olabileceğinin kural altına alındığı, Yönetmelik'in 9. maddesinin 1. fıkrasında ise, hükümlüyü ziyaret edebilecek kişilerin sayma suretiyle belirlendiği, bu fıkrada, kayınbiraderin, baldızın veya görümcenin çocuğunun hükümlüyü ziyaret edebilecek kişiler arasında sayılmadığı, Bu durumda, 5275 sayılı Kanun'un belirlediği sınırları daraltacak şekilde, anılan Kanun hükmüne aykırı olarak eksik düzenleme içeren Yönetmelik'in 9. maddesinin 1. fıkrasında ve bu Yönetmelik hükmünün yeniden düzenlenmesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, 17/06/2005 tarih ve 25848 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelik'in 9. maddesinin 1. fıkrasının yeniden düzenlenmesi talebiyle davalı idareye yapılan 03/10/2019 tarihli başvurunun zımnen reddine yönelik işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerektiği, davanın konusunun, ülke çapında uygulanacak bir düzenleyici işlem olmadığı, davacının Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğüne yapmış olduğu başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem olduğu, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Üyeler ..., ..., ... ve ...'nin; "22/03/2019 tarihinde, eşi A.Ç., oğlu N.Y.Ç., kayınbiraderinin kızı S.U. ve kayınbiraderinin damadı B.U.'nun davacıyı ziyaret etmek istediği, ziyaretçilerden S.U. ve B.U.'nun, Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelik'in 9. maddesinde yer alan kişilerden olmadığı öne sürülerek ceza infaz kurumu idaresince ziyarete kabul edilmediği ve bu hususun tutanak altına alındığı anlaşılmış olup, dava konusu edilen maddenin davacıya 22/03/2019 tarihinde uygulandığının kabulü gerektiği, dolayısıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca en geç 21/05/2019 tarihinde doğrudan doğruya anılan maddenin iptali istemiyle dava açılması veya bu süre içerisinde 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında davalı idareye yapılan başvurunun reddedilmesi ya da reddedilmiş sayılması üzerine dava açılması gerektiği, davacı tarafından ise, Yönetmelik'in 9. maddesinin 1. fıkrasının değiştirilmesi talebiyle 03/10/2019 tarihinde davalı idareye başvurulduğu, bu başvuruya idarece herhangi bir cevap verilmemesi üzerine 16/12/2019 tarihinde kayda giren dilekçe ile Yönetmelik'in 9. maddesinin 1. fıkrasının yeniden düzenlenmesi talebiyle yapılan başvurunun zımnen reddine yönelik işlemin iptali istemiyle temyizen bakılan davanın açıldığı görüldüğünden, davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenemeyeceği" yolundaki usule ilişkin oylarına karşılık, "Davacının, 09/05/2019 tarihinde, açık görüş uygulamasının Kanun hükümleri çerçevesinde gerçekleştirilmesi istemiyle Kırıkkale İnfaz Hakimliğine başvurduğu, bu başvurunun, Kırıkkale İnfaz Hakimliğinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine bu kararın kaldırılması talebiyle ... Ağır Ceza Mahkemesine başvurduğu, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve ... Değişik iş sayılı kararıyla itirazın reddine kesin olarak karar verildiği ve bu kararın davacıya 27/09/2019 tarihinde tebliğ edildiği görülmüş olup, davaya konu Yönetmelik maddesinin davacıya 27/09/2019 tarihinde uygulandığının kabulü gerektiği, dolayısıyla uygulama işlemi üzerine altmış günlük dava açma süresi içerisinde 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında Yönetmelik hükmünün değiştirilmesi talebiyle 03/10/2019 tarihinde yapılan başvurunun altmış gün içerisinde cevap verilmemek suretiyle zımnen reddi (02/12/2019) üzerine 16/12/2019 tarihinde açılan davanın süresinde olduğuna" oyçokluğu ile karar verilerek uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçildi. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 25/05/2023 tarih ve E:2019/12736, K:2023/2788 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 23/05/2024 tarihinde usulde oyçokluğu, esasta oybirliği ile karar verildi.