TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ GENEL KURUL KARAR BEDRETT İN MORİNA BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2017/40089) Karar Tarihi: 5/3/2020 R.G. Tarih ve Say ı: 1/7/2020-31172 Başvuru Numaras ı: 2017/40089 Karar Tarihi : 5/3/2020 2GENEL KURUL KARAR Başkan : Zühtü ARSLAN Başkanvekili : Hasan Tahsin GÖKCAN Başkanvekili : Recep KÖMÜRCÜ Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Burhan ÜSTÜN Engin YILDIRIM Hicabi DURSUN Celal Mümtaz AKINCI Muammer TOPAL M. Emin KUZ Kadir ÖZKAYA R ıdvan GÜLEÇ Recai AKYELYusuf Şevki H
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ GENEL KURUL KARAR BEDRETT İN MORİNA BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2017/40089) Karar Tarihi: 5/3/2020 R.G. Tarih ve Say ı: 1/7/2020-31172 Başvuru Numaras ı: 2017/40089 Karar Tarihi : 5/3/2020 2GENEL KURUL KARAR Başkan : Zühtü ARSLAN Başkanvekili : Hasan Tahsin GÖKCAN Başkanvekili : Recep KÖMÜRCÜ Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Burhan ÜSTÜN Engin YILDIRIM Hicabi DURSUN Celal Mümtaz AKINCI Muammer TOPAL M. Emin KUZ Kadir ÖZKAYA R ıdvan GÜLEÇ Recai AKYELYusuf Şevki HAKYEMEZ Yıldız SEFERİNOĞLU Selahaddin MENTE Ş Raportör : Heysem KOCAÇ İNAR Başvurucu : Bedrettin MOR İNA Vekili : Av. Metin ÖZTOSUN I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, yurt d ışında geçen hizmet sürelerini borçlanma imkân ının sonradan vatandaşlığa al ınanlar yönünden sadece vatanda şlığa al ınma tarihinden sonraki süre için tan ınmas ı nedeniyle mülkiyet hakk ı ile bağlant ılı olarak ayr ımc ılık yasağını n ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 19/12/2017 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. Başvuru Numaras ı: 2017/40089 Karar Tarihi : 5/3/2020 34. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık görüş bildirmemi ştir. 7.İkinci Bölüm taraf ından 28/1/2020 tarihinde yap ılan toplant ıda, niteli ği itibar ıyla Genel Kurul taraf ından karara ba ğlanmas ı gerekli görüldü ğünden ba şvurunun Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) 28. maddesinin (3) numaral ı fıkras ı uyar ınca Genel Kurula sevkine karar verilmi ştir. III. OLAY VE OLGULAR 8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle olaylar özetle şöyledir: A. Uyuşmazl ığı n Arka Plan ı 9. 31/5/1951 tarihinde Yugoslavya Cumhuriyeti vatanda şı olarak dünyaya gelen başvurucu, Bakanlar Kurulunun 6/9/1996 tarihli karar ıyla Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını kazanm ıştır. 10. Almanya'da çal ışan başvurucu, Türk vatanda şlığını kazand ıktan sonra 3/3/2006 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) müracaat ederek 8/5/1985 tarihli ve 3201 say ılı Yurt D ışında Bulunan Türk Vatanda şlar ının Yurt D ışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bak ımından Değerlendirilmesi Hakk ında Kanun hükümleri uyar ınca borçlanma talebinde bulunmu ştur. Başvurucu 2/2/1973 ile 21/1/2003 tarihleri aras ındaki çal ışmalar ı kapsam ındaki 10.945 günü borçlanmak istemi ştir. 11. SGK 6/9/2006 tarihli yaz ı ile başvurucuya yurt d ışında geçen 2/2/1973 ile 21/1/2003 tarihleri aras ındaki çal ışmalar ı borçlanabilece ği bildiriminde bulunmu ştur. 12. Başvurucu bu bildirim üzerine 21/1/1988 ile 21/1/2003 tarihleri aras ındaki 5.400 günlük çal ışmas ı karşılığı 23.010,75 TL'yi 9/7/2008 tarihinde SGK'ya ödemi ştir. 13. SGK, belirlenen borçlanma bedelinin yat ırılmas ı üzerine 1/7/2009 tarihinde n itibaren ba şvurucuya ya şlılık ayl ığı bağlam ıştır. 14. Bununla birlikte SGK, ba şvurucuya ba ğlad ığı ayl ığı 22/1/2015 tarihinde kesmiştir. SGK ba şvurucunun Türk vatanda şlığını kazand ığı tarihten önce yurt d ışında geçen çal ışma süresini borçlanmas ının mümkün olmad ığı ve bu süre dü şüldükten sonra kalan çal ışma süresinin de ya şlılık ayl ığı bağlanmas ı için gerekli olan asgari süreyi kar şılamad ığı gerekçesine dayanm ıştır. SGK 12/3/2015 tarihli bildirim ile geriye do ğru 23/9/2009 ile 22/1/2015 tarihleri aras ında başvurucuya yersiz olarak ödenen toplam 61.513,62 TL'nin bir ayl ık süre vererek iadesini istemi ştir. Tesis edilen i şlem 3201 say ılı Kanun'un 1. maddesine dayand ırılm ıştır. Başvuru Numaras ı: 2017/40089 Karar Tarihi : 5/3/2020 415. Başvurucunun 13/3/2015 tarihinde ya şlılık ayl ığının kesilmesi ve yap ılan ödemelerin iadesi i şleminin iptali talebiyle SGK'ya yapt ığı müracaat 16/3/2015 tarihinde reddedilmi ştir. B. Bireysel Ba şvuruya Konu Yarg ılama Süreci 16. Başvurucu 17/4/2015 tarihinde ya şlılık ayl ığı tahsisinin iptali ve yap ılan ödemelerin iadesi karar ına karşı Bursa 6. İş Mahkemesinde (Mahkeme) iptal davas ı açm ıştır. Başvurucu, dava dilekçesinde yurt d ışında çal ıştığı süreleri Türkiye'de borçlanarak emeklili ğe hak kazand ığını, emekli ayl ığının bağlanmas ından 6 y ıl sonra kesilmesinin kazan ılm ış haklar ını zedelediğini ileri sürmü ştür. Türkiye ile Almanya aras ında bağıtlanan 30/4/1964 tarihli Sosyal Güvenlik Sözle şmesi'ne at ıfta bulunun ba şvurucu, söz konusu Sözle şme'de sonradan Türk vatanda şlığına geçenler yönünden menfi bir ay ırımın yap ılmad ığını ifade etmiştir. Başvurucu Yarg ıtay kararlar ına ve Uluslararas ı Çal ışma Örgütü'nün düzenlemelerine at ıfta bulunarak Türk vatanda şlığını doğuştun kazananlar ile sonradan kazananlar aras ında ay ırım yap ılmas ının eşitlik ilkesini ihlal edece ğini ifade etmi ştir. 17. Mahkeme 22/12/2015 tarihinde 3201 say ılı Kanun hükümleri uyar ınca başvurucunun Türk vatanda şlığını kazanmadan önceki yurt d ışı çal ışmalar ını borçlanmas ı mümkün olmad ığından 6/9/1996 öncesi çal ışmalara ili şkin isteğin reddine ve bu tarihten sonraki çal ışmalar 3.600 günü doldurdu ğundan bu süre üzerinden ba şvurucuya ya şlılık ayl ığı ödenmesine karar vermi ştir. 18. Karar taraflarca temyiz edilmi ştir. Başvurucu temyiz dilekçesinde özetle; SGK'n ın emekli olunan tarihten alt ı yıl sonra ç ıkan bir kanunu geriye yürüterek kazan ılm ış hakk ını ortadan kald ırdığını, 64 yaşında olduğunu ve ya şant ısını buna göre planlad ığını, Yarg ıtay içtihatlar ının da lehine oldu ğunu, sonradan Türk vatanda şı olanlara borçlanma hakk ı tan ınmamas ının eşitlik ilkesine ayk ırılık oluşturduğunu belirtmi ştir. 19. Yarg ıtay 21. Hukuk Dairesi (Daire) 27/10/2016 tarihinde hükmü bozmuştur. Daire gerekçeli karar ında, 6/9/1996 tarihli Bakanlar Kurulu karar ı ile Türk vatanda şlığına geçen başvurucunun bu tarihten önce yurt d ışında geçen çal ışma süresini borçlanamayaca ğı saptamas ında bulunmu ş ve ayr ıca başvurucunun iste ğe bağlı sigortal ı olma yönünde bir talebi de bulunmad ığından davan ın reddine karar verilmesi gerekti ğine işaret etmiştir. 20. Mahkeme 15/3/2017 tarihinde, bozma karar ındaki gerekçelere at ıf yaparak davan ın reddine karar vermi ştir. 21. Başvurucu taraf ından temyiz edilen karar Daire taraf ından 9/11/2017 tarihinde onanarak kesinle şmiştir. Nihai karar 19/12/2017 tarihinde ba şvurucu vekiline tebli ğ edilmiştir. 22. Başvurucu 19/12/2017 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. IV.İLGİLİ HUKUK A. Ulusal Hukuk23. 3201 say ı lı Kanun'un 1. maddesi şöyledir: "Türk vatanda şlar ı ile doğumla Türk vatanda şı olup da ç ıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin on sekiz ya şını doldurduktan sonra Türk vatanda şı olarak yurt Başvuru Numaras ı: 2017/40089 Karar Tarihi : 5/3/2020 5dışında geçen ve belgelendirilen sigortal ılık süreleri ve bu süreleri aras ında veya sonund a her birinde bir y ıla kadar olan i şsizlik süreleri ile yurt d ışında ev kad ını olarak geçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kurulu şlar ına prim ödenmemi ş olmas ı ve istekleri hâlinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bak ımından değerlendirilir.'' 24. 3201 say ılı Kanun'un 3. maddesinin (1) numaral ı fıkras ı şöyledir: "Bu Kanunun 1 inci maddesinde belirtilenler ile yurt d ışında çal ışmakta iken veya yurda kesin dönü ş yapt ıktan sonra ölenlerin Türk vatanda şı olan hak sahipleri sigortal ının Türkiye de hiçbir sosyal güvenlik kurulu şuna tabi çal ışmas ı yoksa Sosyal Güvenli k Kurumuna, Türkiye de çal ışmas ı varsa en son tabi oldu ğu sosyal güvenlik kurulu şuna müracaat etmek suretiyle bu Kanunla getirilen haklardan yararlan ırlar." B. Uluslararas ı Hukuk 25. Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi'ne (Sözle şme) ek 1 No.lu Protokol'ü n "Mülkiyetin korunmas ı" kenar başlıklı 1. maddesi şöyledir: "Her gerçek ve tüzel ki şinin mal ve mülk dokunulmazl ığına sayg ı gösterilmesini isteme hakk ı vard ır. Bir kimse, ancak kamu yarar ı sebebiyle ve yasada öngörülen ko şullara ve uluslararas ı hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun b ırak ılabilir. Yukar ıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yarar ına uygun olarak kullan ılmas ını düzenlemek veya vergilerin ya da ba şka katk ılar ın veya para cezalar ının ödenmesini sa ğlamak için gerekli gördükleri yasalar ı uygulama konusunda sahip olduklar ı hakka halel getirmez." 26. Sözle şme'nin 14. maddesi şöyledir: "Bu Sözle şme de tan ınan hak ve özgürlüklerden yararlanma, cinsiyet, ırk, renk, dil, din, siyasal veya di ğer kanaatler, ulusal veya toplumsal köken, ulusal bir az ınlığa aidiyet, mülkiyet, do ğum başta olmak üzere herhangi ba şka bir duruma dayal ı hiçbir ayr ımc ılık gözetilmeksizin sa ğlanmal ıdır." 27.Pichkur/Ukrayna (B. No: 10441/06, 7/11/2013, 45-54) karar ına konu olayda 1956 ile 1996 y ıllar ı aras ında Ukrayna da çal ışan başvurucunun art ık yurt d ışında yaşamas ı nedeniyle sosyal güvenlik ödemeleri kesilmi ştir. AİHM, bu farkl ı muamelenin objektif ve hakl ı bir temelinin gösterilemedi ği gerekçesiyle mülkiyet hakk ı bağlam ında ayr ımc ılık yasağının ihlal edildi ğine karar vermi ştir. 28.Andrejeva/Letonya ([BD], B. No: 55707/00, 18/2/2009) karar ına konu olayda ise Kazakistan do ğumlu olup on iki ya şında Letonya ya gelen ba şvurucu 1966 y ılından itibaren kimya sektöründe çal ışmıştır. Başvurucu, Letonya d ışında başka ülkelerde de çal ışmış; 1996 y ılında elli be ş yaşına geldiğinde emekli olmu ştur. Sosyal Güvenlik Kurumu sadece Letonya da çal ıştığı sürelerin dikkate al ınacağını başvurucuya bildirmi ştir. AİHM olayda ulusal makamlar ın Letonya d ışında yaşayanlar ın çal ışma süresini dikkate almamas ının vatandaşlık temelinde farkl ı bir muameleye dayand ığını tespit etmi ştir. Buna göre ba şvurucu ile ayn ı durumda olup da do ğuştan Letonya vatanda şı olan biri ba şvurucuya göre daha fazla yaşlılık ayl ığı alabilmektedir. A İHM bu sebeple olayda vatanda şlık bağının tek farkl ı muamele ölçütü oldu ğunu belirtmi ştir. AİHM bununla birlikte farkl ı muamelenin Başvuru Numaras ı: 2017/40089 Karar Tarihi : 5/3/2020 6Sözleşme ye göre ayr ımc ılık yasağı kapsam ına girmemesi için daha güçlü gerekçelerin ortaya konulmas ı gerektiğini vurgulam ıştır (Andrejeva/Letonya , 81-87). 29. Bu ba ğlamda ilk olarak ba şvurucunun tüm çal ışma süresi boyunca di ğer koşullar ı yerine getirmedi ğinin ortaya konulamad ığı belirtilmi ştir. Dolay ısıyla başvurucu 1991 y ılından sonra tan ınan haklar çerçevesinde ayn ı veya benzer bir kariyere sahip Letonya vatandaşlar ı ile objektif olarak benzer durumdad ır. İkinci olarak Sovyet döneminde millet kökenine veya do ğum tarihine dayal ı olmadan herkesin ayn ı şekilde sosyal güvenlik vergisi ödendiği yönündeki iddian ın aksinin gösterilemedi ği aç ıklanm ıştır. Üçüncü olarak A İHM, başvurucunun Letonya vatanda şı olmamakla birlikte bu ülkeye kal ıcı olarak yerle şmiş biri olduğu yönündeki statüsüne de vurgu yapm ıştır. AİHM sosyal güvenlik alan ında devletlerin geniş takdir yetkisi oldu ğunu kabul etmekle birlikte olayda farkl ı muamelenin objektif ve hakl ı bir temele dayal ı olduğunun ulusal makamlarca ortaya konulamad ığı gerekçesiyle Sözleşme ye ek 1 No.lu Protokol ün 1. maddesi ba ğlam ında 14. maddesinin ihlal edildi ğine karar vermi ştir (Andrejeva/Letonya , 88-92). V.İNCELEME VE GEREKÇE 30. Mahkemenin 5/3/2020 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Başvurucunun İddialar ı 31. Başvurucu, borçlanma talebi tarihinde yürürlükte bulunan hükümler uyar ınca yurt d ışı borçlanmas ını ödeyerek ya şlılık ayl ığı almaya hak kazand ıktan yakla şık alt ı yıl sonra borçlan ılan sürenin bir k ısm ının Türk vatanda şlığından önceki bir döneme ili şkin olmas ı nedeniyle bu hakk ın elinden al ındığını bildirmi ştir. Başvurucuya göre bir Türk vatandaşının sosyal güvenlik hakk ından mahrum olmas ına neden olan uygulama hukuka ayk ırıdır ve bu uygulama vatanda şlığı doğumla kazananlar ile sonradan idarenin karar ıyla kazananlar aras ında kabul edilemeyecek bir e şitsizliğe neden olmaktad ır. Başvurucu haks ız olan ve ayn ı zamanda ayr ımc ılık yasağına ayk ırı olan bu uygulama ile sosyal güvenlik hakk ından yoksun b ırak ıldığını belirterek Anayasa'da güvence alt ına al ınan eşitlik ilkesi, mülkiyet hakk ı ve adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. B. Değerlendirme 32. Anayasa n ın "Mülkiyet hakk ı" kenar başlıklı 35. maddesi şöyledir: Herkes, mülkiyet ve miras haklar ına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yarar ı amac ıyla, kanunla s ınırlanabilir. Mülkiyet hakk ının kullan ılmas ı toplum yarar ına ayk ırı olamaz. 33. Anayasa'n ın "Kanun önünde e şitlik" kenar başlıklı 10. maddesinin birinci ve beşinci f ıkralar ı şöyledir: "Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî dü şünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ay ırım gözetilmeksizin kanun önünde e şittir. ... Başvuru Numaras ı: 2017/40089 Karar Tarihi : 5/3/2020 7Devlet organlar ı ve idare makamlar ı bütün işlemlerinde kanun önünde e şitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundad ırlar." 34. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). 35. Anayasa'n ın 10. maddesi ayr ımc ılık yasağı biçiminde düzenlenmemi ş olsa bile eşitlik ilkesinin anayasal ba ğlamda her durumda dayan ılacak normatif bir de ğer taşımas ı nedeniyle ayr ımc ılık yasağının da etkili bir şekilde hayata geçirilmesi gerekir. Ba şka bir deyişle eşitlik ilkesi somut bir ölçü norm olarak ayr ımc ılık yasağını da içerir ( Tuğba Arslan [GK], B. No: 2014/256, 25/6/2014, 108). Ba şvurucunun ayr ımc ılık yasağının ihlal edildiğine yönelik iddialar ının soyut olarak de ğerlendirilmesi mümkün olmay ıp iddialar ın Anayasa ve Sözle şme kapsam ında yer alan di ğer temel hak ve özgürlüklerle ba ğlant ılı olara k ele al ınmas ı gerekir ( Onurhan Solmaz , B. No: 2012/1049, 26/3/2013, 33). Bu sebeple bu hakk ın ihlal edildi ğine ilişkin şikâyet, Anayasa ve Sözle şme kapsam ında hangi hak veya özgürlük bak ımından ayr ımc ılık yap ıldığı iddias ını da içermelidir. Ancak Anayasa ve Sözleşme'nin ortak koruma alan ında yer alan ba şka bir hakk ın ihlal edildi ğini iddia ve ispa t etmek şart olmay ıp başvurudaki uyu şmazl ık konusunun bu koruma alan ında yer alan di ğer haklar ın kapsam ında olmas ı gerekli ve yeterlidir. 36. Başvurucu; e şitlik ilkesi, mülkiyet hakk ı ve adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildiğini ileri sürmek suretiyle bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. Başvuru formu ve ekleri bir bütün olarak incelendi ğinde başvurucunun temel olarak yurt d ışında geçen çal ışma süresinin borçlan ılmas ında vatanda şlığın kazan ılma şekline göre farkl ı bir yöntem benimsenmesinin ayl ık bağlama ve ödemelerde haks ız bir ayr ımc ı muameleye yol açt ığını şikâyet etti ği anlaşılm ıştır. Dolay ısıyla başvurucunun buna dair şikâyetinin, ilgili oldu ğu mülkiyet hakk ı bağlam ında ayr ımc ılık yasağı iddias ı yönünden de ğerlendirilmesi uygun görülmü ştür. Serdar ÖZGÜLDÜR ve Kadir ÖZKAYA bu görü şe kat ılmam ışlard ır. 1. Kabul Edilebilirlik Yönünden 37. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. Serdar ÖZGÜLDÜR ve Kadir ÖZKAYA bu görü şe kat ılmam ışlard ır. 2. Esas Yönünden 38. Anayasa'n ın 60. maddesinde "Herkes, sosyal güvenlik hakk ına sahiptir. Devlet, bu güvenli ği sağlayacak gerekli tedbirleri al ır ve teşkilât ı kurar"; 62. maddesinde ise "Devlet, yabanc ı ülkelerde çal ışan Türk vatanda şlar ının aile birli ğinin, çocuklar ının eğitiminin, kültürel ihtiyaçlar ının ve sosyal güvenliklerinin sa ğlanmas ı, anavatanla bağlar ının korunmas ı ve yurda dönü şlerinde yard ımc ı olunmas ı için gereken tedbirleri al ır" denilmektedir. 39. Anayasa'n ın 62. maddesi yabanc ı ülkelerde çal ışan Türk vatanda şlar ının sosyal güvenliklerinin sa ğlanmas ı konusunda devletin pozitif yükümlü ğünün bulundu ğuna işaret etmektedir. Nitekim kanun koyucu bu kapsamda 3201 say ılı Kanun'u kabul ederek yabanc ı Başvuru Numaras ı: 2017/40089 Karar Tarihi : 5/3/2020 8ülkelerde çal ışan baz ı kişilerin belli baz ı şartlar ı sağlamas ı hâlinde ya şlılık ayl ığı almas ını öngörmüştür. 40. 3201 say ılı Kanun, yurt d ışında çal ışan Türk vatanda şlar ının yurt d ışında geçen ve belgelenen çal ışma sürelerinin sosyal güvenlikleri bak ımından değerlendirilmesini amaçlamaktad ır. Kanunla, yurt d ışında çal ışan veya yurda dönmü ş bulunan vatanda şlar ın Anayasa'n ın 62. maddesi kapsam ında sosyal güvenlik şemsiyesi alt ına al ınmalar ına imkân sağlanm ıştır. Bu Kanun'un 6. maddesine göre ayl ık tahsisi yap ılabilmesi için yurda kesin dönülmüş olmas ı, tahakkuk ettirilen prim borcunun tamam ının ödenmi ş olmas ı ve borcun tamam ının ödenmesinden sonra yaz ılı istekte bulunulmas ı şartt ır. 41. Somut olayda ba şvurucunun talebine konu ya şlılık ayl ığının Anayasa'n ın 35. maddesi ba ğlam ında mülk olduğunun kabulü gerekir. 42. Anayasa Mahkemesi taraf ından daha önce mülkiyet hakk ı bağlam ında ayr ımc ılık yasağına ilişkin ilkeler Reis Otomotiv Ticaret ve Sanayi A. Ş. ([GK], B. No: 2015/6728, 1/2/2018) karar ında ortaya konulmu ştur. Buna göre mülkiyet hakk ı bağlam ında ayr ımc ılık iddias ının incelenmesinde öncelikle Anayasa'n ın 10. maddesi çerçevesinde benzer sebebin ve farkl ı muamelenin mevcut olup olmad ığı tespit edilmeli, bu ba ğlamda ayn ı ya da benzer durumdaki ki şiler aras ında mülkiyet hakk ına müdahale bak ımından farkl ılık gözetilip gözetilmedi ği belirlenmelidir. Bundan sonra farkl ı muamelenin objektif ve makul bir temele dayan ıp dayanmad ığı ve müdahalenin ölçülü olup olmad ığı sorgulanarak sonuca var ılacakt ır (Reis Otomotiv Ticaret ve Sanayi A. Ş., 77). a. Benzer Sebebin ve Farkl ı Muamelenin Tespiti 43. Anayasa'n ın 10. maddesinde say ılan ayr ımc ılık sebeplerinin cinsiyet, ırk vey a din gibi bireylerin do ğuştan taşıdıklar ı ya da sonradan edindikleri ki şisel olarak nitelendirilebilecek sebeplerle s ınırlı olmad ığı kabul edilmektedir. Dolay ısıyla bu maddede yer alan benzer sebepler kavram ı geniş bir anlam ı içermekte olup maddede yer alan herkes ve benzeri sebepler ifadeleriyle ayr ımc ılığa karşı korunan ki şi ve ayr ımc ılık temelleri aç ısından sınırlı bir yakla şımın benimsenmedi ği gözetilmelidir ( Reis Otomotiv Ticaret ve Sanayi A. Ş., 83). Başvuru konusu olayda da sonradan Türk vatanda şı olanlar ile do ğuştan Türk vatanda şı olanlar aras ında yurt d ışındaki hizmet sürelerinin eklenmesi yönünden ayr ımc ı bir muamele yap ıldığı iddia edildi ğine göre ayr ımc ılık sebebinin vatandaşlığın kazan ılmas ı temelinde tart ışılmas ı gerekmektedir. 44. Yukar ıda da belirtildi ği üzere 3201 say ılı Kanun'un 1. maddesi yabanc ı ülkelerde çal ışanlar ın yaşlılık ayl ığı almas ı imkân ını -kişi yönünden- Türk vatanda şlar ı ile doğumla Türk vatanda şı olup da ç ıkma izni almak suretiyle Türk vatanda şlığını kaybedenlerle s ınırlı tutarak bu ki şilerin sadece on sekiz ya şını doldurduktan sonra Türk vatandaşı olarak yurt d ışında geçirdi ği ve belgelendirdikleri sigortal ılık sürelerinin değerlendirilece ğini hüküm alt ına alm ıştır. Başvurucu ise sonradan Türk vatanda şlığını kazanm ıştır. Başvurucuya ait nüfus kay ıt örneği incelendi ğinde başvurucunun 14/6/1934 tarihli ve 2510 say ılı mülga İskân Kanunu'nun 6. maddesi uyar ınca Bakanlar Kurulu karar ıyla Türk vatanda şlığına al ındığı anlaşılmaktad ır. 45. Başvurucu ba şka bir devletin vatanda şı iken idarenin tesis etti ği işlem sonucunda Türk vatanda şlığını kazanm ış olup borçlan ılmak istenen süre yurt d ışında geçen çal ışmalara ili şkindir. Bu itibarla do ğumla vatanda şlığı elde etmi ş kişiler ile sonradan vatandaş olanlar ın çal ışma şartlar ı ve bu çal ışmalar ın sosyal güvenlik sistemi içindeki yeri Başvuru Numaras ı: 2017/40089 Karar Tarihi : 5/3/2020 9benzer özellikler ta şımaktad ır. Bu durumda yurt d ışındaki hizmet sürelerinin borçland ırılmas ı suretiyle ya şlılık ayl ığı tahsis edilmesi bak ımından doğuştan Türk vatanda şı olanlar ile sonradan Türk vatanda şlığına kabul edilenler kar şılaştırılabilir birer kategori olu şturmaktad ır. Diğer bir deyi şle yurt d ışında geçen hizmetleri yönünden vatanda şlığı doğumla kazananlar ile idarenin tesis etti ği işlemle sonradan kazananlar ın bu hizmetlere ili şkin sürenin borçlan ılabilmesi yönünden kar şılaştırma yapmaya müsait olacak şekilde benzer durumda olduklar ı aç ıktır. 46. Somut olayda 2/2/1973 ile 21/1/2003 tarihleri aras ında Almanya'da bulunan başvurucu 6/9/1996 tarihli Bakanlar Kurulu karar ı ile Türk vatanda şlığını kazand ıktan sonra 3/3/2006 tarihinde SGK'ya müracaat ederek 3201 say ılı Kanun hükümleri uyar ınca borçlanma talebinde bulunmu ştur. SGK taraf ından başvurucunun ya şlılık ayl ığı tahsis talebi kabul edilerek ba şvurucuya 1/7/2009 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere ayl ık tahsisi yap ılm ıştır. Ancak ba şvurucunun almakta oldu ğu yaşlılık ayl ığı, başvurucunun vatanda şlık öncesi yurt d ışı çal ışma süresinin borçlan ılmas ının mümkün olmad ığı ve kalan sürenin de yaşlılık ayl ığı tahsisi için yeterli olmad ığı gerekçesiyle kesilmi ştir. 47. 3201 say ılı Kanun'un 1. maddesinde bu haklardan yararlanacak ki şilerin çal ışma sıras ında Türk vatanda şı ya da do ğumla Türk vatanda şı olup izin alarak vatanda şlıktan ç ıkan kişiler olduğu düzenlenmi ştir. Bu düzenlemelere göre do ğumla Türk vatanda şlığını kazanan kişilere belirli şartlar alt ında yurt d ışında geçirmi ş olduklar ı hizmetlerine ili şkin çal ışma süresinin tamam ını borçlanma imkân ı tan ınm ışken sonradan vatanda ş olanlara vatanda ş olmadan önce yurt d ışında geçirmi ş olduklar ı hizmetlerine ili şkin çal ışma süresini borçlanm a imkân ı tan ınmam ıştır. Bu da vatanda şlığın kazan ılmas ı temelinde kar şılaştırılabilir gruplar aras ında farkl ı bir muamele teşkil etmektedir. b. Objektif ve Makul Bir Sebebin Varl ığı 48. Türk vatanda şlar ının yurt d ışındaki hizmetlerine ili şkin sürelerin borçlan ılabilmesi hususunda devletin belirli bir takdir yetkisinin bulundu ğu kabul edilmelidir. Ayr ıca benzer durumlarda farkl ı bir muamelenin gerekip gerekmedi ği veya ne ölçüd e gerektiğinin değerlendirilmesi bak ımından da kamu makamlar ının belirli bir takdir yetkisinin bulunduğu aç ıktır. Ancak bu takdir yetkisinin mülkiyet hakk ı ile bağlant ılı olarak ayr ımc ılık yasağı yönünden bir s ınırının olduğu da kuşkusuzdur (benzer yönde de ğerlendirmeler için bkz. Reis Otomotiv Ticaret ve Sanayi A. Ş., 94; Tevfik İlker Akçam, B. No: 2018/9074, 3/7/2019, 50). 49. Mülkiyet hakk ına müdahale edilirken ayn ı konumdaki ki şilere farkl ı muamele uygulanmas ına neden olan kamu makamlar ının bu farkl ılığı hakl ı kılabilecek makul ve nesnel gerekçeler sunabilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda yurt d ışı borçlanmas ının koşullar ının belirlenmesi kural olarak kamu makamlar ının takdir yetkisinde olmakla birlikte müdahalenin makul ve nesnel bir gerekçeye dayal ı olmadan ayr ımc ı bir şekilde uygulanmamas ı da zorunludur (benzer yöndeki de ğerlendirmeler için bkz. Reis Otomotiv Ticaret ve Sanayi A. Ş., 95; Tevfik İlker Akçam, 51). 50. Yukar ıda da de ğinildiği üzere 3201 say ılı Kanun genel olarak yurt d ışında yaşayan ve bulunduklar ı ülkelerde çal ışan kişileri, ülkeye dönü şlerinden sonra belirli ko şullar altında ülke içinde yerle şik vatanda şlara tan ınan sosyal güvenlik haklar ından yararland ırmay ı amaçlamaktad ır. 3201 say ılı Kanun'da hedeflenen bu amaç Anayasa'n ın 62. maddesinde teminat alt ına al ınan yabanc ı ülkelerde çal ışan Türk vatanda şlar ı için devletin almay ı taahhüt ettiği tedbirlerle de uyumludur. Başvuru Numaras ı: 2017/40089 Karar Tarihi : 5/3/2020 1051. 3201 say ılı Kanun hükümlerinin uygulanmas ı kapsam ında vatanda şlığı doğumla kazanan ki şilere borçlanma imkân ı tan ınırken sonradan vatanda şlığa al ınanlara bu vatandaşlık öncesi çal ışmalar nedeniyle borçlanma imkân ı tan ınmad ığı saptanm ıştır. Sonradan Türk vatanda şlığını kazanan ba şvurucu da do ğuştan Türk vatanda şı olanlar gibi yabanc ı ülkelerdeki hizmet sürelerinin tamam ını borçlanmay ı talep etmektedir. Her iki durumda da benzer şekilde yabanc ı ülkelerde geçen çal ışma sürelerinin borçland ırılmas ı söz konusudur. Bunun yan ında başvurucunun do ğuştan Türk vatanda şı olanlar ile ayn ı primi ödeyerek borçlanmas ı hâlinde ya şlılık ayl ığının tahsis edilebilece ği dikkate al ındığında gerek prim miktar ı gerekse de ayl ık miktar ı bak ımından da sosyal güvenlik sistemine ek bir malî külfetten de söz edilemez. Bu Kanun'da yer alan di ğer koşullar yönünden de sonradan Türk vatandaşı olanlar için hizmet sürelerinin borçlan ılmas ı bak ımından farkl ılaşmay ı gerektirir bir durum bulunmamaktad ır. Buna göre do ğuştan Türk vatanda şı olan bir kimse yurt d ışındaki bütün çal ışma süreleri için prim borcu ödeyerek ya şlılık ayl ığı alabilmekteyken sonradan Türk vatanda şı olan başvurucu, vatanda şlığı kazanmadan önceki yurt d ışı çal ışma süreleri için borçlanma imkân ından ve dolay ısıyla yaşlılık ayl ığından yoksun kalmaktad ır. Vatandaşlığın kazan ılma an ına göre bu şekilde farkl ı bir muamele yap ılmas ını gerektiri r nesnel ve makul bir gerekçe ise bulunmamaktad ır. 52. Bu itibarla, kamu makamlar ının yurt d ışında geçen hizmet sürelerinin borçlan ılmas ı suretiyle ya şlılık ayl ığı tahsisi bak ımından geni ş bir takdir yetkisi bulunmakla birlikte somut olay ın koşullar ı alt ında, sonradan vatanda şlığa geçen ba şvurucuya do ğumla vatandaşlık elde eden ki şilerin aksine vatanda şlığı kazand ığı tarihten önceki yurt d ışı hizmetleri için borçlanma imkân ı tan ımamas ı hakl ı ve objektif bir gerekçe gösterilemedi ği için mülkiyet hakk ına yönelik ayr ımc ı bir muameleye yol açmaktad ır. Çal ışma çağını geride bırakm ış başvurucu objektif ve makul bir gerekçe gösterilmeden mülkiyet hakk ına yap ılan ayr ımc ı müdahale sonucunda sosyal güvenlik şemsiyesinin d ışında kald ığından aşırı bir külfet alt ına girmiştir. Dolay ısıyla başvuru konusu olayda mülkiyet hakk ı bağlam ında ayr ımc ılık yasağının ihlal edildi ği sonucuna var ılm ıştır. 53. Bu sonuç dikkate al ındığında mülkiyet hakk ına ilişkin şikâyetin ayr ı olarak incelenmesine gerek bulunmamaktad ır. 54. Aç ıklanan gerekçelerle Anayasa'n ın 35. maddesinde düzenlenen mülkiye t hakk ıyla bağlant ılı olarak 10. maddesinde güvence alt ına al ınan ayr ımc ılık yasağının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir. Serdar ÖZGÜLDÜR, M. Emin KUZ, Kadir ÖZKAYA, Recai AKYEL, Y ıldız SEFERİNOĞLU ve Selahaddin MENTE Ş bu görüşe kat ılmam ışlard ır. 3. 6216 Say ılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 55. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun'un 50. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: (1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e Başvuru Numaras ı: 2017/40089 Karar Tarihi : 5/3/2020 11tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. 56. Başvurucu ihlalin tespit edilmesini istemi ş ve tazminat talebinde bulunmu ştur. 57. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) karar ında ihlal sonucuna var ıldığında ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmi ştir, Mahkeme di ğer bir karar ında ise bu ilkelerle birlikte ihlal karar ının yerine getirilmemesinin sonuçlar ına da de ğinmiş ve bu durumun ihlalin devam ı anlam ına geleceği gibi ilgili hakk ın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanaca ğına da işaret etmi ştir (Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). 58. Bireysel ba şvuru kapsam ında bir temel hakk ın ihlal edildi ğine karar verildi ği takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün oldu ğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmas ıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kayna ğı belirlenerek devam eden ihlali n durdurulmas ı, ihlale neden olan karar veya i şlemin ve bunlar ın yol açt ığı sonuçlar ın ortadan kald ırılmas ı, varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi, ayr ıca bu bağlamda uygun görülen di ğer tedbirlerin al ınmas ı gerekmektedir ( Mehmet Do ğan, 55, 57). 59.İhlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilmeden önce ihlalin kayna ğının belirlenmesi gerekir. Buna göre ihlal; idari eylem ve işlemler, yarg ısal işlemler veya yasama i şlemlerinden kaynaklanabilir. İhlalin kayna ğının belirlenmesi uygun giderim yolunun belirlenebilmesi bak ımından önem ta şımaktad ır (Mehmet Do ğan, 57). 60.İhlal, idari makamlar ın veya derece mahkemelerinin Anayasa ya uygun yorum yapmalar ına imkân vermeyecek aç ıklıktaki bir kanun hükmünü uygulamalar ı veya kanundaki belirsizlikler sebebiyle ortaya ç ıkm ışsa bu ihlal kanunun uygulanmas ından değil doğrudan kanundan kaynaklanmaktad ır. Bu durumda söz konusu ihlalin bütün sonuçlar ıyla giderilebildi ğinden söz edilebilmesi için ancak ihlale yol açan kanun hükmünün ortadan kald ırılmas ı veya ilgili hükmün yeni ihlallere yol aç ılmayacak bir şekilde değiştirilmesi ya da yeni ihlallere yol aç ılmas ının önüne geçilmesi için belirsizli ğin giderilmesi suretiyle giderilebilir ( Süleyman Ba şmeydan , B. No: 2015/6164, 20/6/2019, 70). 61. Başvuruya konu olayda Anayasa'n ın 35. maddesinde güvence alt ına al ınan mülkiyet hakk ıyla bağlant ılı olarak Anayasa'n ın 10. maddesinde güvence al ınan ayr ımc ılık yasağının ihlal edildi ği ve ihlalin do ğrudan 3201 say ılı Kanun'un 1. maddesinden kaynakland ığı sonucuna var ılm ıştır. 62.İlgili Kanun hükmü hâlen yürürlükte oldu ğuna göre yeniden yarg ılama yap ılmas ı yoluyla ihlalin giderimi mümkün de ğildir. İhlalin giderilebilmesi ve benzeri yeni ihlallerin önüne geçilebilmesi için ihlale yol açan Kanun hükmünün gözden geçirilmesi konusunda ise takdir yetkisi yasama organ ına aittir. Sonradan vatanda şlığa al ınanlara belirli koşullar alt ında yurt d ışında geçen hizmet sürelerini borçlanabilme imkân ı tan ınarak sosyal güvenlik şemsiyesi kapsam ına dâhil olabilmelerine olanak sa ğlayacak bir düzenleme ihlalin giderimi bak ımından önem ta şımaktad ır. Böyle bir düzenleme benzeri ihlallerin de önüne geçerek bireysel ba şvurunun amac ı ve işlevine de uygun olaca ğından karar ın bir örne ğinin bilgi ve takdiri için yasama organ ına gönderilmesi gerekir. Başvuru Numaras ı: 2017/40089 Karar Tarihi : 5/3/2020 12Serdar ÖZGÜLDÜR bu görü şe kat ılmam ıştır. 63. Diğer taraftan karar ın bir örne ğinin yasama organ ına gönderilmesi somut başvuru ba ğlam ında başvurucunun ihlalden kaynaklanan ma ğduriyetini bütünüyle gidermemektedir. Buna göre ihlalin sonuçlar ına ilişkin eski hâle getirme kural ı çerçevesinde başvurucunun varsa maddi ve manevi zararlar ının da giderilmesi gerekmektedir. Somut olayda 12/3/2015 tarihli bildirim ile ba şvurucudan al ınmas ına karar verilen 61.513,62 TL'nin tahsilinden vazgeçilmesi ya da varsa tahsil edilen miktar ın iadesi gerekmektedir. Yap ılan ödemelerin iadesi karar ı yeterli bir giderim sa ğlad ığından ayr ı bir manevi tazminat ödenmesi gerekmemektedir. Ba şvurucunun da aralar ında olduğu bu durumda olan ki şiler yönünden ayl ık bağlanmas ı hususunda keyfiyetin Türkiye Büyük Millet Meclisine bildirilmesi gerekir. 64. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 257,50 TL harç ile 3.000 TL vekâle t ücretinden olu şan toplam 3.257,50 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. Başvurucunun iddialar ının mülkiyet hakk ıyla bağlant ılı olarak ayr ımc ılık yasağı kapsam ında İNCELENMES İNE Serdar ÖZGÜLDÜR ve Kadir ÖZKAYA'n ın karşıoylar ı ve OYÇOKLU ĞUYLA, B. Mülkiyet hakk ıyla bağlant ılı olarak ayr ımc ılık yasağının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL ED İLEBİLİR OLDU ĞUNA Serdar ÖZGÜLDÜR ve Kadir ÖZKAYA'n ın karşıoylar ı ve OYÇOKLU ĞUYLA, C. Anayasa'n ın 35. maddesinde güvence alt ına al ınan mülkiyet hakk ıyla bağlant ılı olarak Anayasa'n ın 10. maddesinde güvence al ınan ayr ımc ılık yasağının İHLAL EDİLDİĞİNE Serdar ÖZGÜLDÜR, M. Emin KUZ, Kadir ÖZKAYA, Recai AKYEL, Y ıldız SEFERİNOĞLU ve Selahaddin MENTE Ş'in karşıoylar ı ve OYÇOKLU ĞUYLA, D. Yap ısal sorunun çözümü için keyfîyetin Türkiye Büyük Millet Meclisine BİLDİRİLMESİNE Serdar ÖZGÜLDÜR'ün kar şıoyu ve OYÇOKLU ĞUYLA, E. Karar ın bir örne ğinin mülkiyet hakk ıyla bağlant ılı olarak ay ırımc ılık yasağının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için, iadesi istenen tutar ın tahsilinden vazgeçilmesi ya da tahsil edilen tutar ın iadesi amac ıyla gereken i şlemler yap ılmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu Ba şkanl ığına GÖNDER İLMESİNE, F. Başvurucunun tazminat taleplerinin REDD İNE, G. 257,50 TL harç ile 3.000 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.257,50 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ÖDENMES İNE, H. Ödemenin, karar ın tebliğini takiben ba şvurucunun Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, Başvuru Numaras ı: 2017/40089 Karar Tarihi : 5/3/2020 13I. Karar ın bir örne ğinin bilgi için Bursa 6. İş Mahkemesi (E.2016/649, K.2017/152) ve Yarg ıtay 21. Hukuk Dairesine (E.2016/2445, K.2016/13288) GÖNDER İLMESİNE, İ. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 5/3/2020 tarihinde karar verildi. Başkan Ba şkanvekili Ba şkanvekili Zühtü ARSLAN Hasan Tahsin GÖKCAN Recep KÖMÜRCÜ Üye Üye Üye Serdar ÖZGÜLDÜR Burhan ÜSTÜN Engin YILDIRIM Üye Üye Üye Hicabi DURSUN Celal Mümtaz AKINCI Muammer TOPAL Üye Üye Üye M. Emin KUZ Kadir ÖZKAYA R ıdvan GÜLEÇ Üye Üye Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Üye Üye Y ıldız SEFERİNOĞLU Selahaddin MENTE Ş Başvuru Numaras ı: 2017/40089 Karar Tarihi : 5/3/2020 14KARŞIOY GEREKÇES İ VE DEĞİŞİ K GEREKÇE 1. Bireysel ba şvuru konusunun, Anayasa n ın 35. maddesinde güvence alt ına al ınan mülkiyet hakk ıyla bağlant ılı olarak Anayasa n ın 10. maddesinde güvence alt ına al ınan ayr ımc ılık yasağı yönden de ğil, Anayasa n ın 36. maddesinde güvence alt ına al ınan adil yarg ılanma hakk ı bak ımından incelenmesi gerekti ği kanaatiyle; i şaret edilen nedene dayal ı kabul edilebilirlik karar ına kat ılmak mümkün olmam ıştır. 2. Başvurunun somutunda, ba şvurucu ile Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) aras ında doğan ihtilaf ın 8.5.1985 tarih ve 3201 Say ılı Yurt D ışında Bulunan Türk Vatandaşlar ının Yurt D ışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bak ımından Değerlendirilmesi Hakk ında Kanun hükümleri esas al ınarak, ba şvurucu aleyhine sonuçland ırıldığı görülmektedir. Oysa dosyan ın incelenmesinde, ba şvurucunun 30.4.1964 tarihinde Türkiye ile Federal Almanya Cumhuriyetleri hükümetleri aras ında imzalanan ve 8.10.1965 tarih ve 12121 say ılı Resmi Gazete de yay ımlanan (28.5.1969, 25.10.1974 ve 2.11.1984 tarihlerinde tadil edilmi ştir) Sosyal Güvenlik Konusundaki Sözle şmenin 29 ncu maddesinin (4) no lu bendinde belirtilen Bir kimsenin Türk sigortas ına girişinden önce bir Alman rant sigortas ına girmi ş bulunmas ı halinde, Alman rant sigortas ına girişi, Türk sigortas ına giriş olarak kabul edilir hükmünün kendisi bak ımından uygulanmas ını talep ettiği ve 1973-2003 y ıllar ı aras ında Almanya da vaki çal ışmas ının bu nedenle Türkiye de geçmiş olarak say ılmas ı gerektiğini öne sürdü ğü, ayn ı Sözleşmenin 1 nci maddesinde de, bu sözleşmenin uygulanmas ında vatanda ş tabirinin, Türkiye bak ımından Türk vatanda şlığını haiz kimseyi ifade etti ğinin hüküm alt ına al ındığı, başvurucunun da emekli ayl ığı talep tarihinde Türk vatanda şı olmas ı ve an ılan sözle şmede sonradan Türk vatanda şı olanlar bak ımından bir k ısıtlama öngörmemesi kar şısında, bu talebinin dikkate al ınmayarak 3201 Say ılı Kanunun k ısıtlay ıcı hükümlerinin uyu şmazl ığa tatbik edildi ği görülmektedir. 3. Anayasa n ın 90 nc ı maddesinin son f ıkras ında Usulüne göre yürürlü ğe konulmuş Milletleraras ı antlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakk ında Anayasaya ayk ırılık iddias ı ile Anayasa Mahkemesine ba şvurulamaz. Usulüne göre yürürlü ğe konulmu ş temel hak ve özgürlüklere ili şkin milletleraras ı antlaşmalarla kanunlar ın ayn ı konuda farkl ı hükümler içermesi nedeniyle ç ıkabilecek uyu şmazl ıklarda milletleraras ı antlaşma hükümleri esas al ınır. denilmektedir. 30.4.1964 tarihli Türkiye-Federal Almanya Sosyal Güvenlik Antlaşmas ı halen yürürlükte olup, esasen bir kanun hükmüyle uluslararas ı sözleşme hükümlerinin de ğiştirilebilmesi de mümkün de ğildir. 3201 say ılı Kanunun 1 nci maddesi ile anılan Antla şman ın 1 ve 29 uncu maddeleri (Almanya da çal ışanlar bak ımından) birbirine tezat hükümler ihtiva etmektedir. Anayasa n ın 90 nc ı maddesinin yukar ıda işaret edilen son fıkras ının aç ık âmir hükmü kar şısında, başvuru konusu ihtilafta 3201 say ılı Kanunun 1 nci maddesinin de ğil, an ılan Antla şman ın 1. ve 29/4 ncü maddelerinin uygulanmas ı gerektiği izahtan varestedir. Bu durumda derece mahkemelerinin bu ciddi iddiay ı ele al ıp müspet/menfi şekilde kar şılamas ı gerektiği halde, bu laz ımeye riayet edilmeyerek, konunun sadece 3201 Say ılı Kanun kapsam ında değerlendirildi ği anlaşılmaktad ır. Dolay ısiyle başvurucunun gerekçeli karar hakk ı bağlam ında Anayasan ın 36 nc ı maddesindeki adil yarg ılanma hakk ının ihlâl edildi ği sonucuna ula şılm ıştır. 4. Bu gerekçe kar şısında, başvuruya esas ihtilafta 3201 Say ılı Kanunun tatbik kabiliyeti bulunmad ığından, ihlâle yol açt ığı gerekçesiyle bu kural için TBMM ne ba şvuru (çağrı) yap ılmas ına da gerek bulunmamaktad ır. Başvuru Numaras ı: 2017/40089 Karar Tarihi : 5/3/2020 155. Aç ıklanan nedenlerle; a. Ayr ımc ılık yasağının ihlâl edildi ğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir olmad ığı, b. Başvurucunun gerekçeli karar hakk ı bağlam ında Anayasa n ın 36. maddesinde öngörülen adil yarg ılanma hakk ının ihlâl edildi ği ve ihlâl gerekçesinin bu hususa dayal ı olmas ı gerektiği, c. 3201 Say ılı Kanunun 1 nci maddesinin ihlâle yol açt ığı gerekçesiyle değiştirilmesi konusunda TBMM ne bildirimde (ça ğrıda) bulunulmas ına gerek bulunmad ığı, değerlendirildi ğinden; ço ğunluğun bu hususlarla örtü şmeyen de ğerlendirmelerine kat ılamad ım. Üye Serdar ÖZGÜLDÜR Başvuru Numaras ı: 2017/40089 Karar Tarihi : 5/3/2020 16KARŞIOY GEREKÇES İ Yurt d ışında geçen çal ışma sürelerini borçlanma imkân ının sonradan vatanda şlığa alınanlar yönünden sadece vatanda şlığa al ınma tarihinden sonraki süre için tan ınmas ı sebebiyle ayr ımc ılık yasağının ihlal edildi ğine karar verilmi ştir. Karar ın gerekçesinde; vatanda şlar ın yurt d ışındaki çal ışma sürelerinin borçlan ılmas ı hususunda devletin bir takdir yetkisi bulunmakla birlikte, bu konudaki farkl ı muamelenin ölçüsüne ili şkin olarak bu yetkinin ayr ımc ılık yasağı yönünden bir s ınırının olduğu, yurt d ışı borçlanmas ının şartlar ının belirlenmesinde ayn ı konumdaki ki şilere makul ve nesnel bir gerekçeye dayal ı olmadan farkl ı muamele yap ılamayaca ğı, incelenen ba şvuruya konu muamelenin dayana ğı olan ve yurt d ışında çal ışan vatanda şlar ın ülkeye dönmelerinden sonra ülkedeki di ğer çal ışanlara tan ınan sosyal güvenlik haklar ından yararlanmalar ının usul ve esaslar ını düzenleyen 3201 say ılı Kanunun 1. maddesinde do ğumla Türk vatanda şlığını kazananlarla sonradan vatanda ş olanlar bak ımından farkl ı hükümler getirildi ği, ancak bunun için objektif ve makul bir gerekçe gösterilemedi ği belirtilerek mülkiyet hakk ı bağlam ında ayr ımc ılık yasağının ihlal edildi ği sonucuna var ılm ıştır. Kararda da belirtildi ği üzere, yurt d ışında çal ışan Türk vatanda şlar ının sosyal güvenliklerinin sa ğlanmas ı konusunda devletin pozitif yükümlülü ğü bulundu ğunu gösteren Anayasan ın 62. maddesi uyar ınca 3201 say ılı Kanun yürürlü ğe konulmu ştur. Kanunun 1. maddesinde ise yurt d ışında çal ışan Türk vatanda şlar ının (ve doğumla Türk vatanda şı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatanda şlığını kaybedenlerin) onsekiz ya şını doldurduktan sonra "Türk vatanda şı olarak yurt d ışında geçen ve belgelendirilen sigortal ılık sürelerinin bu Kanun hükümlerine göre de ğerlendirilece ği hükme ba ğlanm ıştır. Çoğunluğun gerekçesinde; yurt d ışında geçen çal ışma sürelerinin borçlan ılabilmesi yönünden vatanda şlığı doğumla kazananlar ile sonradan kazananlar ın benzer durumda olduklar ı, ancak do ğumla Türk vatanda şlığını kazanan ki şilere yurt d ışındaki çal ışma sürelerinin tamam ını borçlanma imkân ı tan ınm ışken, sonradan vatanda ş olanlara vatanda ş olmadan önce yurt d ışında geçen çal ışma sürelerini borçlanma imkân ının tan ınmad ığı, bunun da vatanda şlığın kazan ılmas ı temelinde farkl ı muamele te şkil ettiği belirtilmekte ise de bu tespite kat ılmak mümkün de ğildir. İhlal karar ının gerekçesinde aktar ılan AİHM kararlar ında; ülkesinde k ırk y ıl çal ışarak emekli olan ba şvurucunun yurt d ışında yaşamas ı nedeniyle sosyal güvenlik ödemelerinin kesilmesi ( Pichkur/Ukrayna , B. No: 10441/06, 7/11/2013, 45-54) ve eski SSCB vatanda şı olup oniki ya şından itibaren Letonya da ya şayan ve çal ışan başvurucunun bu ülkedeki otuzbir y ıllık çal ışmas ının sonunda emeklilik maa şının hesaplanmas ında vatanda şlık temelinde farkl ı bir muamele yap ılmas ı (Andrejeva/Letonya [BD], B. No: 55707/00, 18/2/2009) sebebiyle ayr ımc ılık yasağının ihlal edildi ği belirtilmi ştir. Başka bir anlat ımla, emsal gösterilen A İHM kararlar ında yurt d ışında çal ışılan sürelerin de ğil, ülkede çal ışılan sürelerin (ilkinde yurt d ışında yaşama, ikincisinde ise -eski SSCB vatanda şlığına rağmen- daha sonra Letonya vatanda şı olmadan uzun süreli oturuma sahip kişi statüsünde çal ışma nedeniyle) sigortal ılıkta değerlendirilmemesi söz konusudur. Buna karşılık incelenen ba şvurudaki i şlemin dayand ığı Kanunda, Türk vatanda şlar ının -yurt içinde çal ışanlara tan ınan sosyal güvenlik haklar ından yararlanabilmeleri için- tamam ı yurt Başvuru Numaras ı: 2017/40089 Karar Tarihi : 5/3/2020 17dışında geçen çal ışma sürelerinin de ğerlendirilmesinin şartlar ı düzenlenmektedir. Ku şkusuz, kararda aktar ılan AİHM kararlar ına konu ba şvurularda oldu ğu gibi, farkl ı bir muamelenin varl ığı halinde bu farkl ı muamelenin hakl ı ve objektif bir sebebinin bulunup bulunmad ığının belirlenmesi ayr ımc ılık yasağının tespiti aç ısından gereklidir. Ancak incelenen ba şvuruya konu i şlemin dayana ğı olan 3201 say ılı Kanunun 1. maddesinde geçen Türk vatanda şlar ı ibaresi vatanda şlığı doğumla veya sonradan kazananlar aras ında ayr ım gözetmeden bütün vatanda şlar ı kapsayacak geni şliktedir. Madde, doğumla Türk vatanda şı olup da ç ıkma izni ile vatanda şlığı kaybedenlerin de borçlanma imkân ını düzenledi ğinden -do ğumla ve sonradan vatanda şlığı kazananlar ın tamam ını kapsayacak şekilde- onsekiz ya şını doldurduktan sonra Türk vatanda şı olarak yurt d ışında geçen ve belgelendirilen sigortal ılık süreleri nin bu Kanun hükümlerine göre değerlendirilmesini öngörmü ştür. Başka bir anlat ımla, doğumla Türk vatanda şı iken izinle vatandaşlıktan ç ıkanlar ın da sadece Türk vatanda şı olarak yurt d ışında geçen sigortal ılık sürelerinin de ğerlendirilmesine imkân tan ınm ıştır. Böylece, do ğumla veya sonradan vatandaşlığı kazananlar aras ında bir ayr ım gözetilmeden Türk vatanda şı olarak yurt d ışında geçen çal ışma sürelerinin borçlan ılmas ı öngörüldü ğünden, vatanda şlığın kazan ılmas ı temelinde farkl ı bir muamele söz konusu de ğildir. Diğer taraftan, an ılan hükmün -vatanda şlığı doğumla veya sonradan kazananlar aras ında farkl ı bir muamele öngördü ğü kabul edilse bile- do ğumla Türk vatanda şı olup da çıkma izni alarak vatanda şlığı kaybedenlerin de ancak Türk vatanda şı olarak yurt d ışında geçen çal ışma sürelerinin borçlan ılmas ına imkân verdi ği dikkate al ındığında bunlar ın da aleyhine bir durum olu şmamas ı yönünde objektif ve makul bir gerekçeye dayanmad ığı söylenemez. Türk vatanda şlar ının yurt d ışında geçen ve belgelenen çal ışma sürelerinin sosyal güvenlikleri bak ımından değerlendirilmesi amac ıyla ve devletin pozitif yükümlülükleri kapsam ında yap ılan söz konusu düzenlemede devletin takdir yetkisinin oldukça geni ş olduğu ve aç ıkça kamu yarar ına ayk ırı olmad ığı sürece buna sayg ı gösterilmesi gerekti ği de tart ışmas ızdır. Yaln ızca Türk vatanda şı olarak yurt d ışında geçen sürelerin borçlan ılmas ına imkân tan ınmas ının, ayl ık bağlanmas ı için mesela yurda kesin dönü ş yap ılmas ının şart koşulmas ından bir fark ı da bulunmamaktad ır. Ayr ıca düzenlemenin sosyal güvenlik sisteminin sürdürebilirli ği aç ısından kamu yarar ına uygun olmad ığı da söylenemez. Son olarak ço ğunluğun karar ında, çal ışma çağını geride b ırakan ba şvurucunun başvuru konusu müdahale ile sosyal güvenlik şemsiyesinin d ışında kald ığı için aşırı bir külfet altına girdiği belirtilmi şse de, derece mahkemelerinin kararlar ında başvurucunun 6/9/1996 tarihinden sonra yurt d ışında geçen çal ışmalar ının 3600 günü doldurdu ğundan yaşlılık ayl ığı bağlanabilece ğine, ancak ba şvurucunun bu yönde bir talebi bulunmad ığından davan ın reddine hükmedildi ği dikkate al ındığında, başvurucunun a şırı bir külfet alt ına girdiği yönündeki ço ğunluk görü şüne kat ılmak da mümkün de ğildir. Bu sebeplerle mülkiyet hakk ıyla bağlant ılı olarak ayr ımc ılık yasağının ihlal edilmediği düşüncesiyle ço ğunluğun ihlal karar ına kat ılm ıyorum. Üye M. Emin KUZ Başvuru Numaras ı: 2017/40089 Karar Tarihi : 5/3/2020 18KARŞIOY GEREKÇES İ 1. Yugoslavya Cumhuriyeti vatanda şı olarak 31.05.1951 tarihinde dünyaya gelip, Almanya da çal ışmakta olan ba şvurucu, 06.09.1996 tarihli Bakanlar Kurulu karar ıyla Türk vatandaşlığını kazand ıktan sonra, 03.03.2006 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) müracaat ederek 3201 say ılı Yurt D ışında Bulunan Türk Vatanda şlar ının Yurt D ışında Geçe n Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bak ımından Değerlendirilmesi Hakk ında Kanun hükümleri uyar ınca, 02.02.1973 ile 21.01.2003 tarihleri aras ındaki Almanya da gerçekle şen çal ışmalar ının 10.945 gününü borçlanmak istemiyle SGK ya ba şvurmuştur. 2. SGK taraf ından 06.09.2006 tarihli yaz ı ile başvurucuya 02.02.1973 ile 21.01.2003 tarihleri aras ına ilişkin yurt d ışında geçen çal ışmalar ını borçlanabilece ği bildirilmi ştir. Bu bildirim üzerine ba şvurucu 21.01.1988 ile 21.01.2003 tarihleri aras ındaki 5.400 günlük çal ışmas ı karşılığı borçlanma tutar ı olan 23.010,75 TL'yi 09.07.2008 tarihinde SGK'ya ödemi ştir. Borçlanma tutar ının ödenmesinin ard ından da 01.07.2009 tarihi itibar ıyla başvurucuya ya şlılık ayl ığı bağlam ıştır. 3. Aradan yakla şık 5 y ıl 7 ay geçtikten sonra ise SGK ba şvurucuya ba ğlad ığı ayl ığı 22.01.2015 tarihi itibar ıyla kesmi ştir. Tesis edilen i şlem 3201 say ılı Kanun'un 1. maddesine dayand ırılm ıştır. Gerekçe olarak da ba şvurucunun Türk vatanda şlığını kazand ığı 06.09.1996 tarihinden önce yurt d ışında geçen çal ışma sürelerini borçlanmas ının mümkün olmad ığı ve bu süre dü şüldükten sonra kalan çal ışma süresinin de ya şlılık ayl ığı bağlanmas ı için gerekli olan asgari süreyi kar şılamad ığı hususu gösterilmi ştir. Yaşlılık ayl ığının iptaliyle birlikte geriye do ğru 23.09.2009 ile 22.01.2015 tarihleri aras ında başvurucuya yersiz olarak ödendiği kabul edilen toplam 61.513,62 TL'nin bir ayl ık süre vererek iadesi istenmi ştir. 4. Başvurucunun, Yarg ıtay kararlar ına ve Uluslararas ı Çal ışma Örgütü'nün düzenlemelerine at ıfta bulunarak Türk vatanda şlığını doğuştun kazananlar ile sonradan kazananlar aras ında ay ırım yap ılmas ının eşitlik ilkesini ihlal edece ğini, ayr ıca emekli oldu ğu tarihten alt ı yıl sonra, kazan ılm ış haklar ını ortadan kald ıracak ve hem 64 ya şına ulaşmas ı, hem de ya şant ısını buna göre planlamas ı nedeniyle telafisi imkâns ız bir mağduriyete yol açacak şekilde hakk ında işlem tesis edilmesinin hakkaniyete uygun olmad ığını ifade ederek açt ığı dava nihayetinde reddedilmi ştir. 5. Kararlarda özet olarak, uyu şmazl ığın SGK taraf ından sehven tahakkuk ettirilmek suretiyle tahsil olunan ve sonradan iptal edilen yurt d ışı hizmet borçlanmas ı prim ödemelerinin ba şvurucuya ödeme tarihinden itibaren ileriye yönelik olarak iste ğe bağlı sigortal ılık statüsü kazand ırıp kazand ırmayacağı noktas ında topland ığı, olayda ilgilinin öncelikle Türk vatanda şlığını kazanmadan önceki yurt d ışı çal ışmalar ını borçlanmas ının mümkün olmad ığı, bununla birlikte 506 say ılı Kanun un 85. maddesi gere ğince isteğe bağlı sigortal ılığa hak kazanabilmek için SGK ya sigortal ılık iradesinin yaz ılı olarak veya düzenli prim ödemek suretiyle bildirilmesi gerekti ği, oysa somut olayda ilgilinin hem 506 say ılı Kanun'un 85. maddesi kapsam ında yeniden iste ğe bağlı sigortal ı olmak yönünde SGK ya yaz ılı başvurusunun olmad ığı, hem de iste ğe bağlı sigortal ılık iradesini ortaya koyacak biçimde prim ödemesinde bulunmad ığı gerekçelerine dayan ılm ıştır. 6. 19.12.2017 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunulmu ştur. Başvuru Numaras ı: 2017/40089 Karar Tarihi : 5/3/2020 197. Mahkememiz ço ğunluğunca başvurunun mülkiyet hakk ıyla bağlant ılı olarak ayr ımc ılık yasağı yönünden incelenmesine karar verilmi ş ve kabul edilebilir bulunan başvuruda ba şvurucu bak ımından Anayasa'n ın 35. maddesinde düzenlenen mülkiyet hakk ıyla bağlant ılı olarak Anayasa n ın 10. maddesinde güvence alt ına al ınan ayr ımc ılık yasağının ihlal edildiği sonucuna ula şılm ıştır. 8. Aşağıda aç ıklanan nedenlerle karara kat ılmad ım. 9. Yukar ıda da belirtildi ği üzere, 02.02.1973 ile 21.01.2003 tarihleri aras ına ilişkin olup yurt d ışında geçen çal ışmalar ını borçlanabilece ği başvurucuya SGK taraf ından 06.09.2006 tarihli yaz ı ile bildirilmi ş; bu bildirim üzerine hesaplanan borçlanma tutar ı 09.07.2008 tarihinde SGK'ya ödenmi ş; yaşlılık ayl ığı 01.07.2009 tarihi itibar ıyla bağlanm ış; işlemin hatal ı olduğunun fark edilerek iptal edilmesi ve hatal ı işlem kapsam ında yap ılan ödemelerin iadesinin istenilmesi ise 22.01.2015 tarihinde gerçekle ştirilmiştir. 10. Kamu idarelerinin zaman zaman hatal ı işlem yapmalar ı olağan kabul edilmelidir. Bu ba ğlamda görevlerinin gere ği olarak hatal ı işlemlerinden dönebilecekleri ve doğru işlem tesis edebilecekleri de kabul edilmelidir. Bununla birlikte hatal ı işlemin düzeltilmesinde muhatab ı olan kişi üzerinde a şırı bir yüke sebep olunmamaya da dikkat edilmelidir. ( Kırca Mühendislik İnş. Turz. Tic. ve San. A. Ş., B. No: 2014/6241, 29/9/2016, 75) 11. Somut olayda ba şvuruya konu i şlem yaşlılık ayl ığının bağlanmas ının ard ından yaklaşık 5 y ıl 7 ay geçtikten ve ba şvurucu 64 ya şına ulaştıktan sonra 22.01.2015 tarihi itibar ıyla tesis edilmi ş bulunmaktad ır. Başvurucu taraf ından eşitlik ilkesinin ihlal edildi ği yan ında emekli oldu ğu tarihten yakla şık alt ı y ıl sonra, kazan ılm ış haklar ını ortadan kald ıracak ve hem 64 ya şına ulaşmas ı, hem de ya şant ısını buna göre planlamas ı nedeniyle telafisi imkâns ız bir ma ğduriyete yol açacak şekilde hakk ında işlem tesis edilmesinin hakkaniyete uygun olmad ığı da ifade edilmi ştir. 12. Öte yandan ba şvurucu hakk ında iptal i şlemi tesis edilirken 3201 say ılı Kanun hükümlerine dayan ılm ıştır. Yarg ılama sürecinde ise Yarg ıtay 21. Hukuk Dairesi ve Bursa 6. İş Mahkemesi taraf ından 3201 say ılı Kanun ve 506 say ılı Kanun yorumlanmak suretiyle karar verilmi ştir. 13. 3201 say ılı Kanun, yurt d ışında çal ışan Türk vatanda şlar ının sosyal güvenliklerinin sa ğlanmas ı konusunda devletin pozitif yükümlülü ğü bulundu ğunu gösteren Anayasa n ın 62. maddesi uyar ınca yürürlü ğe konulmu ştur. 14. Öncelikle belirtilmelidir ki sosyal güvenlik sisteminin olu şturulmas ında ve uygulanmas ında Devletlerin oldukça geni ş bir takdir yetkileri vard ır. Zira bu konu, devletlerin sosyal güvenlik ve bütçe politikalar ı ile yak ından ilişkilidir. Dolay ısıyla Türk vatandaşlar ının yurt d ışında geçen ve belgelenen çal ışma sürelerinin sosyal güvenlikleri bak ımından değerlendirilmesi amac ıyla ve devletin pozitif yükümlülükleri kapsam ında yap ılan söz konusu düzenlemede devletin takdir yetkisinin oldukça geni ş olduğu ve aç ıkça kamu yarar ına ayk ırı olmad ığı sürece buna sayg ı gösterilmesi gerekti ği tart ışmas ızdır. 15. Bu ba ğlamda 3201 say ılı Kanun a bak ıldığında, Kanun da, yurt içinde çal ışanlara tan ınan sosyal güvenlik haklar ından yurt d ışında çal ışmalar ı bulunan Türk vatandaşlar ının da yararlanabilmelerinin, bu ba ğlamda söz konusu ki şilerin tamam ı yurt dışında geçen çal ışma sürelerinin de ğerlendirilmesinin şartlar ının düzenlendi ği görülmektedir. Başvuru Numaras ı: 2017/40089 Karar Tarihi : 5/3/2020 2016. An ılan Kanun un 1. maddesinde, yurt d ışında çal ışan Türk vatanda şlar ının (ve doğumla Türk vatanda şı olup da ç ıkma izni almak suretiyle Türk vatanda şlığını kaybedenlerin) onsekiz ya şını doldurduktan sonra "Türk vatanda şı olarak yurt d ışında geçen ve belgelendirilen sigortal ılık sürelerinin bu Kanun hükümlerine göre de ğerlendirilece ği hükme ba ğlanmaktad ır. Maddeye göre yurtd ışından geçen sürelerini borçlanma imkân ı yaln ızca vatanda şlara tan ınm ış bir hakt ır. Ancak vatanda şlığın doğumla veya sonradan kazan ılm ış olmas ı aras ında bir fark bulunmamaktad ır. 17. Say ın Emin Kuz un kar şı oyunda da belirtikleri gibi maddede geçen Türk vatandaşlar ı ibaresi vatanda şlığı doğumla veya sonradan kazananlar aras ında ayr ım gözetmeden bütün vatanda şlar ı kapsayacak geni şliktedir. Madde, do ğumla Türk vatanda şı olup da ç ıkma izni ile vatanda şlığı kaybedenlerin de borçlanma imkân ını düzenledi ğinden -doğumla ve sonradan vatanda şlığı kazananlar ın tamam ını kapsayacak şekilde- onseki z yaşını doldurduktan sonra Türk vatanda şı olarak yurt d ışında geçen ve belgelendirilen sigortal ılık süreleri nin bu Kanun hükümlerine göre de ğerlendirilmesini öngörmü ştür. Başka bir anlat ımla, doğumla Türk vatanda şı iken izinle vatanda şlıktan ç ıkanlar ın da sadece Tür k vatandaşı olarak yurt d ışında geçen sigortal ılık sürelerinin de ğerlendirilmesine imkân tan ınm ıştır. Böylece, do ğumla veya sonradan vatanda şlığı kazananlar aras ında bir ayr ım gözetilmeden Türk vatanda şı olarak yurt d ışında geçen çal ışma sürelerinin borçlan ılmas ı öngörüldü ğünden, vatanda şlığın kazan ılmas ı temelinde farkl ı bir muamele söz konus u değildir. 18. Bir ba şka söyleyi şle, an ılan Kanun hükmünün yurt d ışı hizmet sürelerinin hesaplanmas ında doğuştan Türk vatanda şı olup olmamaya göre bir sonuç do ğurmad ığı, dolay ısıyla herhangi bir e şitsizliğe neden olmad ığı, Kanun koyucunun amac ının eşitsizli k meydana getirmek de ğil, bilakis yurt d ışındaki hizmet sürelerinin belli şartlarla kabul edilebilece ğini belirlemek oldu ğu anlaşılmaktad ır. 19. Hal böyle olunca somut ba şvurunun mülkiyet hakk ıyla bağlant ılı olarak ayr ımc ılık yasağı yönünden de ğil, idarenin hatal ı işleminden kaynakl ı olarak ba şvurucunun mülkiyet hakk ına yönelen müdahalenin ölçülü olup olmad ığı yönünden salt mülkiyet hakk ı kapsam ında incelenmesi, incelemenin de hatal ı işlemde idarenin pay ı, idarenin hatal ı işlem karşısındaki tutumu, i şlemin fark edilmesinde geçen süre, hatal ı işlemin düzeltilmesinde takip edilen yöntem ile hatan ın sorumlulu ğunu payla ştırma ve muhatab ı üzerinde a şırı bir yüke sebep olup olmama gibi hususlar ın gözetilmesi suretiyle yap ılmas ı gerektiği (Kırca Mühendislik İnş. Turz. Tic. ve San. A. Ş., B. No: 2014/6241, 29/9/2016, 75) görü şüyle başvurunun mülkiyet hakk ıyla bağlant ılı olarak ayr ımc ılık yasağı yönünden incelenmesine, bu bağlamda yap ılan değerlendirme sonucu ba şvurunun kabul edilebilir bulunmas ına ve sonuçta Anayasa'n ın 35. maddesinde düzenlenen mülkiyet hakk ıyla bağlant ılı olarak Anayasa n ın 10. maddesinde güvence alt ına al ınan ayr ımc ılık yasağının ihlal edildi ği sonucuna ula şılmas ına ilişkin çoğunluk görü şüne dayal ı karara kat ılm ıyorum. Üye Kadir ÖZKAYA Başvuru Numaras ı: 2017/40089 Karar Tarihi : 5/3/2020 21KARŞIOY GEREKÇES İ 1. Başvurucu, borçlanma talebi tarihinde yürürlükte bulunan hükümler uyar ınca yurt d ışı borçlanmas ını ödeyerek ya şlılık ayl ığı almaya hak kazand ıktan yakla şık alt ı yıl sonra borçlan ılan sürenin bir k ısm ının Türk vatanda şlığından önceki bir döneme ili şkin olmas ı nedeniyle bu hakk ın elinden al ındığını bildirmi ştir. Başvurucuya göre bir Türk vatandaşının sosyal güvenlik hakk ından mahrum olmas ına neden olan uygulama hukuka ayk ırıdır ve bu uygulama vatanda şlığı doğumla kazananlar ile sonradan idarenin karar ıyla kazananlar aras ında kabul edilemeyecek bir e şitsizliğe neden olmaktad ır. Başvurucu haks ız olan ve ayn ı zamanda ayr ımc ılık yasağına ayk ırı olan bu uygulama ile sosyal güvenlik hakk ından yoksun b ırak ıldığını belirterek Anayasa'da güvence alt ına al ınan eşitlik ilkesi, mülkiyet hakk ı ve adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. 2. Sosyal güvenlik sisteminin olu şturulmas ı ve uygulanmas ında Devletlerin oldukça geni ş bir takdir yetkisi oldu ğunun dikkate al ınmas ı gerekir. Zira bu alan, devletlerin sosyal güvenlik alan ındaki politikalar ı ve bütçe politikalar ı ile yak ından ilişkilidir. Temel hak ve özgürlüklere yönelik aç ık bir müdahale olmad ıkça yarg ı organlar ının da bu alana müdahale etmekten kaç ınmalar ı beklenir. 3. 3201 say ılı Kanun'un 1. maddesi şöyledir: "Türk vatanda şlar ı ile doğumla Türk vatanda şı olup da ç ıkma izni alma k suretiyle Türk vatanda şlığını kaybedenlerin on sekiz ya şını doldurduktan sonra Tür k vatandaşı olarak yurt d ışında geçen ve belgelendirilen sigortal ılık süreleri ve bu süreleri aras ında veya sonunda her birinde bir y ıla kadar olan i şsizlik süreleri ile yurt d ışında ev kad ını olarak geçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlar ına prim ödenmemi ş olmas ı ve istekleri hâlinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bak ımından değerlendirilir.'' 4. Somut olayda, ba şvurucu Yugoslavya Cumhuriyeti vatanda şı olarak dünyaya geldikten sonra talebi üzerine Bakanlar Kurulunun 6/9/1996 tarihli karar ıyla Türkiye Cumhuriyeti vatanda şlığını kazanm ıştır. Başvurucuya uygulanan 3201 say ılı Kanun un 1. maddesi ba şvurucunun vatanda şlığa geçtiği tarihte yürürlüktedir. Dolay ısıyla hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik sa ğlanm ıştır. 5. An ılan kanun hükmüne bak ıldığında Kanun koyucunun, yurt d ışı hizme t sürelerinin de ğerlendirilmesinde baz ı şartlar öngördü ğü anlaşılmaktad ır. Şöyle ki; - Doğuştan Türk vatanda şı olmas ına rağmen Türk vatanda şlığından ç ıkıp tekrar vatandaşlığına girenlerin Türk vatanda şlığında olmad ığı dönemde yurt d ışında geçen hizmet süreleri dikkate al ınmamakta, fakat Türkiye deki hizmet süreleri say ılmaktad ır. - Sonradan Türk vatanda şlığına geçenlerin vatanda ş olmadan önce Türkiye deki hizmet süreleri say ılmakta, vatanda ş olmad ıklar ı dönemde yaln ızca yurtd ışındaki hizmet süreleri dikkate al ınmamaktad ır. Başvuru Numaras ı: 2017/40089 Karar Tarihi : 5/3/2020 22- Doğuştan veya sonradan kazan ılsa dâhi Türk vatanda şlar ının hem Türkiye deki hem de Türk vatanda şı olduğu dönemde yurt d ışındaki hizmet süreleri dikkate al ınmaktad ır. 6. An ılan mevzuat hükmü, hizmet sürelerinin say ılmas ında doğuştan Türk vatandaşlığını kazan ıp kazanmamaya ba ğlı olarak bir sonuç do ğurmamakta, do ğuştan veya sonradan vatanda ş olanlar ın Türkiye deki ve yurtd ışındaki hizmet sürelerine göre hesaplam a yap ılmaktad ır. Yine hükme göre 18 ya şından sonraki hizmet süreleri dikkate al ınarak değerlendirme yap ılmaktad ır. 7. Kararda belirtildi ği gibi, 3201 say ılı Kanun hükümlerinin vatanda şlığı doğumla kazanan ki şilere borçlanma imkân ı tan ırken sonradan vatanda şlığa al ınanlara vatanda şlık öncesi çal ışmalar nedeniyle borçlanma imkân ı tan ınmad ığı şeklindeki de ğerlendirmenin kanunun lafz ına ve amac ına uygun bir yorum oldu ğu düşünülemez. 8. Yurtd ışı borçlanmas ından yararlanabilmek için, belli şartlar ın bulunmas ı gerekmektedir. Öncelikle ki şi, Türk vatanda şı olmal ıdır. Yurtd ışından geçen süreleri borçlanma imkân ı yaln ızca vatanda şlara tan ınm ış bir hakt ır. Ancak bu vatanda şlığın doğumla veya sonradan kazan ılm ış olmas ı aras ında bir fark bulunmamaktad ır. Ayr ıca vatanda şın ancak, on sekiz ya şını doldurduktan sonra geçirdi ği süreler hesaba kat ılacakt ır. 9. Ancak baz ı durumlarda ilgili ülkeyle Türkiye aras ında ikili anla şma yap ılm ış olabilir. İkili anlaşma yap ılan ülkelerdeki i şe başlang ıç tarihi sanki Türkiye de yap ılm ış gibi kabul edilmekte ve sigortal ılık süresinin hesaplamas ında o tarih esas al ınmaktad ır. Bu ülkeler; Almanya, Arnavutluk, Avusturya, Azerbaycan, Belçika, Bosna Hersek, Çek Cumhuriyeti, Fransa, Gürcistan, H ırvatistan, Hollanda, İsviçre, Kanada, Kebek, KKTC, Lüksemburg, Makedonya ve Slovakya dır. Bu ülkelerdeki sigortal ılık sürelerini borçlananlar ın, bu ülkelerdeki ilk i şe başlama tarihi, Türkiye de hiç çal ışmalar ı yoksa vey a bu tarih Türkiye deki sigorta ba şlang ıç tarihinden daha önceye ait ise ayl ığa hak kazanmada Türkiye de ilk i şe giriş tarihi gibi kabul edilecektir. 10. Sözle şme bulunan ülkelerden birinde ikamet ediyor olman ın bir avantaj ı da, ilgili ülkelerde geçen çal ışma süreleriyle, Türkiye de geçen çal ışma sürelerini birleştirilebilmesi imkân ıdır. 11. Tüm bu hususlar dikkate al ındığında, an ılan Kanun hükmünün, yurt d ışı hizmet sürelerinin hesaplanmas ında doğuştan Türk vatanda şı olup olmamaya göre bir sonuç bağlamad ığı dolay ısıyla herhangi bir e şitsizliğe neden olmad ığı, Kanun koyucunun amac ının eşitsizlik yaratmak de ğil bilakis yurt d ışındaki hizmet sürelerinin belli şartlarla kabu l edilebilece ğini belirlemek oldu ğu anlaşılmaktad ır. Öte yandan yurtd ışındaki hizme t sürelerinin tamam ının say ılmas ı konusunda da ikili anla şmalar yap ılmas ının önünün aç ık olduğu, nitekim 18 ülke ile bu yönde anla şmalar yap ıldığı görülmektedir. Devletle r aras ındaki mütekabiliyet ilkesinin de bu şekilde hayata geçirildi ği görülmektedir. 12. 3201 say ılı Kanun un 1. maddesinin e şitlik ilkesini ihlal etti ği yönündeki sonucun, sosyal güvenlik sistemini etkileyece ği gibi, Devletin ikili anla şmalar yap ılmas ına da art ık gerek olmayaca ğı şeklinde bur sonuç do ğuracağı dikkate al ındığında, Anayasa'n ın 35. maddesinde güvence alt ına al ınan mülkiyet hakk ıyla bağlant ılı olarak Anayasa'n ın 10. Başvuru Numaras ı: 2017/40089 Karar Tarihi : 5/3/2020 23maddesinde güvence alt ına al ınan ayr ımc ılık yasağının ihlaline yol aç ılmad ığı kanaatine vard ığımızdan, çoğunluğun aksi yöndeki karar ına kat ılm ıyoruz. Üye Üye Üye Recai AKYEL Y ıldız SEFERİNOĞLU Selahaddin MENTE Ş