Başvuru bir mazbut vakfın galle alacağının miras hükümlerine göre ödenmesi yönündeki talebin reddedilmesi sebebiyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru bir mazbut vakfın galle alacağının miras hükümlerine göre ödenmesi yönündeki talebin reddedilmesi sebebiyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 4/5/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Kemer-Edremit Voyvodası el-Hâc Ali Ağa bin el-Hâc Ahmet Ağa Vakfı 1758 yılında kurulmuştur. Vakfiyeye göre muhtelif yerleşim yerlerinde çok sayıda bahçe, dükkan ve değirmen gibi taşınmazlar ile bu taşınmazlardan elde edilen kira gelirleri vakfedilmiştir. Vakfiyede; bu mülk ve gelirlerinden bir kısmının vakfın yaptırdığı caminin tamir ve onarımının yapılması, bu camide görevli kişiler ile bazı kutsal günler ve Ramazan ayında cami minaresinde kandiller yakılması için tahsis edilmesi şart koşulmuştur. Vakfeden el-Hâc Ali Ağa, yapılan tahsisat harcamalardan sonra vakfa ait gelir fazlasının (galle) ise kendi soyundan gelen erkek ve kız evlatları ve torunları arasında batın tertibi şartıyla (ön batında evlat varsa sonraki batında bulunan evladın galle alamaması kuralı) eşit olarak bölüştürülmesini istemiştir. Vakfiyede ayrıca kurulan vakfın mütevelliliğinin ölünceye kadar vakfedene ait olması, ölümünden sonra ise kendi soyundan gelen erkek ve kız evlatları ve torunları tarafından batın tertibi üzere mütevelliliğin sürdürülmesi şart koşulmuştur. Cumhuriyet döneminde 5/6/1935 tarihli ve 2762 sayılı mülga Vakıflar Kanunu çerçevesinde mülhak vakıflar statüsünde varlığını gösteren vakfın son mütevellisi olan Ö.İ. 22/2/1973 tarihinde vefat etmiştir. Bu tarihten itibaren on yıllık süre içerisinde vakıf evladınca mütevellilik için bir talepte bulunulmaması nedeniyle Vakıflar Genel Müdürlüğü Vakıflar Meclisi tarafından 9/7/1985 tarihinde anılan vakfın mazbut vakıflar arasına dâhil edilmesine karar verilmiştir. Başvurucuların miras bırakanları tarafından galleye müstahak vakıf evladı olduklarının tespiti için açtıkları dava, İnegöl Asliye Hukuk Mahkemesince 12/4/1960 tarihinde kabul edilmiştir. Başvurucular ile F.T. galle alacağının ödenmesi istemiyle 18/12/2012 tarihinde Vakıflar Genel Müdürlüğü aleyhine Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmışlardır. Dava dilekçesinde, vakfın Balıkesir'in Burhaniye ilçesinde bulunan altı adet dükkan niteliğindeki taşınmazların gelirleri ile sınırlı olarak davalı idarenin yönetiminde kaldığı süre boyunca elde edilen gelirlerin dava konusu edildiği belirtilmiştir. Dilekçede, bu gelirler toplamının yasal kesintiler düşüldükten sonra kalan kısmının galleye müstahak vakıf evladı olduğuna dair karar alan F.T. ile dava tarihi öncesinde vefat eden vakıf evladı kişilerin mirasçıları olan başvuruculara ödenmesi talep edilmiştir. Mahkeme 10/9/2013 tarihinde davanın reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde 20/2/2008 tarihli ve 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun maddesine 13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanun'un maddesi ile eklenen hükümlere ve aynı Kanun'un geçici maddesine atıf yapılmıştır. Mahkeme davacıların dayandıkları mahkeme kararlarının kesinleştiğine ve bu kesinleşen kararlara göre ödemelerin yapılmakta olduğuna işaret ederek dava konusu taşınmazlar yönünden ise bir ödeme yapılmadığını belirtmiştir. Mahkeme sonuç olarak dava tarihine kadar bir talepte bulunulmadığı için bu taşınmazlar yönünden talep hakkının düştüğü kanaatine ulaşıldığını açıklamıştır. Karar, başvurucular ve davacı F.T. tarafından temyiz edilmiş ve Yargıtay Hukuk Dairesi (Daire) 25/2/2014 tarihinde başvurucuların temyiz taleplerini reddederek bu kısım yönünden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermiştir. Daire, başvurucuların dava konusu vakfın galle almaya müstahak vakıf evladı olduklarına dair bir mahkeme kararı bulunmadığını ve murislerinin galleye müstahak vakıf evladı olduğuna dair geçmiş tarihli kararlar bulunduğunu vurgulamıştır. Daireye göre başvurucuların böyle bir davayı açabilmeleri için galle almaya hak kazanmış vakıf evladı olduklarını kesinleşmiş bir mahkeme kararı ile tespit ettirmesi veya bu hakkı kazanmış murislerinin sağlığında açılan bir davayı takip etmeleri gerekir. Kararın gerekçesinde, bu ön şart gerçekleşmediği için başvurucuların aktif dava ehliyetlerinin bulunmadığı dikkate alınarak ilk derece mahkemesinin kararının doğru olmadığı, ancak sonucu itibarıyla doğru olan kararın gerekçe değiştirilerek onandığı belirtilmiştir. Daire, davacı F.T.nin temyiz istemini ise kabul etmiş ve galle almaya hak kazandığını gösteren mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren beş yıl içinde davalı idareye başvurulmasını öngören 5737 sayılı Kanun'un maddesinin somut olayda uygulanamayacağını belirtmiştir. Daire, kanun hükümleri uyarınca vakfın son beş yıldaki mal varlığının yöntemince araştırılarak vakfiyede öngörülen giderler düşüldükten sonra kalan mal varlığı ölçüsünde ödeme yapılabileceğini belirterek bu kısım yönünden hükmün bozulmasına karar vermiştir. Başvurucuların karar düzeltme talepleri Daire tarafından 17/2/2015 tarihinde reddedilmiş, nihai karar başvurucular vekiline 8/4/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucular 4/5/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır. A. Mevzuat Hükümleri 2762 sayılı mülga Kanun’un maddesinin birinci ve ikinci fıkraları şöyledir: “4 birinci teşrin 1926 tarihinden önce vücut bulmuş vakıflardanA - Bu kanundan önce zapt edilmiş bulunan vakıflar,B - Bu kanundan önce idaresi zapt edilmiş olan vakıflar,C - Mütevelliği bir makama şart edilmiş olan vakıflar,D - Kanunen veya fiilen hayri bir hizmeti kalmamış olan vakıflar,E - Mütevelliliği vakfedenlerin ferilerinden başkalarına şart edilmiş vakıflar,Vakıflar Umum Müdürlüğünce idare olunur. Bunların hepsine birden (Mazbut vakıflar) denir. (Değişik: 31/5/1949-5404/1 md.) Mütevelliliği vakfedenlerin fer`ilerine şart edilmiş vakıflara (Mülhak Vakıflar) denir. Bunlar mütevellileri tarafından idare olunur. Mütevelliler Vakıflar Genel Müdürlüğünün ve Genel Müdürlük de İdare Meclisinin kontrolü altındadır." 2762 sayılı mülga Kanun’un maddesi şöyledir: "Bu kanunun birinci maddesinde Umum Müdürlük tarafından idare edileceği gösterilen ve bu kanunun neşri tarihine kadar mazbutiyet altına alınmış olan vakıfların mazbutiyetleri kaldırılmaz. On seneden beri mütevelliliği kimseye tevcih edilmemiş olan vakıflarda artık tevcih yapılmaz. Ancak alakalıların vakfiyeye göre intifa hakları mahfuzdur." 2762 sayılı mülga Kanun’un maddesi şöyledir: "Bu kanunun birinci maddesinde Umum Müdürlük tarafından idare edileceği gösterilen ve bu kanunun neşri tarihine kadar mazbutiyet altına alınmış olan vakıfların mazbutiyetleri kaldırılmaz. On seneden beri mütevelliliği kimseye tevcih edilmemiş olan vakıflarda artık tevcih yapılmaz. Ancak alakalıların vakfiyeye göre intifa hakları mahfuzdur." 5737 sayılı Kanun'un maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Bu Kanunun uygulanmasında;...Mazbut vakıf: Bu Kanun uyarınca Genel Müdürlükçe yönetilecek ve temsil edilecek vakıflar ile mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin yürürlük tarihinden önce kurulmuş ve 2762 sayılı Vakıflar Kanunu gereğince Vakıflar Genel Müdürlüğünce yönetilen vakıfları,Mülhak vakıf: Mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin yürürlük tarihinden önce kurulmuş ve yönetimi vakfedenlerin soyundan gelenlere şart edilmiş vakıfları,...Galle fazlası: Mazbut ve mülhak vakıflarda, vakfın hayrat ve akarlarının onarımı ile vakfiyelerindeki hayrat hizmetlerin ifasından sonra kalan miktarı,İntifa hakkı: Mazbut ve mülhak vakıflarda, vakfiyelerindeki şartlara göre ilgililere bırakılmış galle fazlaları ve hakları,ifade eder." 5737 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir:"On yıl süreyle yönetici atanamayan veya yönetim organı oluşturulamayan mülhak vakıflar, mahkeme kararıyla Genel Müdürlükçe yönetilir ve temsil edilir.Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce mazbut vakıflar arasına alınan vakıflarla, bu Kanuna göre mazbut vakıflar arasına alınan vakıflara bir daha yönetici seçimi ve ataması yapılamaz.İlgililerin vakfiye şartlarına göre intifa hakları saklıdır. (Ek fıkra:13/2/2011-6111/208 md.) İntifa haklarına ilişkin talepler galle fazlası almaya hak kazanıldığını gösteren mahkeme kararının kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl geçmekle düşer. (Ek fıkra:13/2/2011-6111/208 md.) Mazbut vakıflarda intifa hakları, galle fazlası almaya hak kazanıldığını gösteren mahkeme kararının kesinleştiği tarihten itibaren, vakfın son beş yıl içindeki malvarlığı, gelirleri ve giderleri ile sınırlı olmak ve galle fazlasının mevcudiyeti şartıyla Genel Müdürlükçe belirlenir." 5737 sayılı Kanun'a 6111 sayılı Kanun'un maddesi ile eklenen geçici maddesi şöyledir:"Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 7 nci maddesine eklenen hükümler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış ve halen devam eden intifa haklarının ödenmesi, malvarlığı ve gelirlerinin tespitine ilişkin davalarda da uygulanır."B. Yargıtay İçtihadı Yargıtay Hukuk Dairesinin 3/5/2016 tarihli ve E.2015/21933, K.2016/7187 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:"Dava dilekçesinde, galleyemüstehak vakıf evladı olduğunun tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir....Dava konusu Ayşe Hanım Binti El-Hac Ali Ağa Vakfına ait vakfiyede gallenin kız erkek ayrımı yapılmadan eşit olarak batın şartı (ön batında evlat varsa sonraki batında bulunan evladın galle alamaması kuralı) ile evlada bırakıldığı anlaşıldığından davacının ön batında bulunup bulunmadığı saptanmadan davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.Mahkemece yapılacak iş,davacıya ve mahkeme kararı ile vakıftan galle alan evlatlara ait gidebildiği kadar üst miras bırakanları gösterir nüfus kayıtları getirtilerek, davacının ön batında olup olmadığı saptanıp oluşacak sonuca göre bir karar vermek olmalıdır..." Yargıtay Hukuk Dairesinin 25/12/2006 tarihli ve E.2006/10378, K.2006/10997 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:"Dava dilekçesinde galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tesbiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.......Dava konusu Mestan Zade Ahmet Çelebi İbni Sinan Vakfına ait vakfiyede gallenin kız erkek ayrımı yapılmadan batın şartı (ön batında evlat varsa sonraki batında bulunan evladın galle alamaması kuralı) ile evlada bırakıldığı anlaşıldığından davacının ön batında bulunup bulunmadığı saptanmadan davanın kabulü,Doğru görülmemiştir.Mahkemece yapılacak iş, vakıf mütevellisi davalı olarak davaya dahil edildikten sonra davacı ve mahkeme kararı ile vakıftan galle alan evlada ait gidebildiği kadar üst miras bırakanları gösterir nüfus kayıtları getirtilerek, davacının ön batında olup olmadığı saptanıp oluşacak sonuca göre bir karar vermek olmalıdır."