10. Hukuk Dairesi 2023/7701 E. , 2023/9712 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1797 E., 2023/900 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 19. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/537 E., 2021/244 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince isti
**10. Hukuk Dairesi 2023/7701 E. , 2023/9712 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1797 E., 2023/900 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 19. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/537 E., 2021/244 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili, müvekkilinin Gaziosmanpaşa 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/1253 Esas sayılı dosyası ile eşinden şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşandığını ve işbu boşanma kararının kesinleştiğini, müvekkilinin boşanmasından ve işbu boşanma kararı kesinleştikten sonra ölmüş olan annesi ...'tan Bağ-Kur emekli maaşı almaya başladığını, müvekkilinin boşandıktan sonra hiçbir şekilde boşandığı eşi ile bir araya gelmediğini ve birlikte yaşamadığını, sadece boşanma ilamında belirlenen günlerde davacı müvekkilinin boşandığı eşi ... ile müşterek çocuklarla şahsi ilişki kurulması nedeniyle görüşmeler yaptığını, hukuka aykırı Kurum işleminin iptalini, kesilen maaşının yeniden bağlanmasını ve kesildiği tarihten itibaren faizleriyle ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemlerde kanun ve yasalara aykırı bir işlem bulunmadığını, müvekkili Kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğini belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile Kurum denetimi incelendiğinde yalnızca davacının çocuklarının beyanlarının alındığı, beyanı alınan çocukların davacının ve eski eşinin birlikte ikamet etmediklerini ifade ettiği, buna rağmen Kurumca başkaca bir kayıt veya beyan bulunmamasına rağmen tarafların birlikte yaşadıkları değerlendirildiği tespit olunmuştur. Yapılan tüm araştırma inceleme tanık anlatımları davacının ve eski eşinin fiilen birlikte yaşamadığını ortaya koymuş olup Kurumun aksi yöndeki tespitinde hukuka uyarlık bulunmadığı değerlendirilerek davanın kabulüne, davacıya bağlanan aylığın kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptaline, kesilen aylığın yeniden bağlanması ile kesildiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmeyen aylıkların hesaplanarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili, dava ile ilgili olarak muvazaalı boşanma tarihinden itibaren ikametgah ve diğer bilgiler incelenmeli, MEDULA sistemi, sağlık kurumları, eczaneler tespit edilerek önceki tarihleri ikamet kurumlarının davacı ve eski eşi açısından araştırılması gerektiği, MEDULA kayıt sisteminde de görüldüğü gibi davacının eşi ... ... Kanuni Sultan Süleyman Eğitim Araştırma Hastanesinde muayene işleminde adres olarak Sarıgöl Mahallesi ...Gaziosmanpaşa/... adresini göstermiş olup bu adres aynı zamanda davacının adresi olduğu belirtilerek kararın kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir. C. Gerekçeve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen tanıkların anlatımları değerlendirildiğinde; davacının eski eşinden fiilen ayrı yaşadığı ve boşandıkları dönemde bir araya gelmedikleri tespit olunmuştur. Komşu ikamet sakini ve kamu tanığı niteliğinde olan tanıkların anlatımlarına Mahkemece itibar edilmiştir. Kurum denetim raporu incelendiğinde ise yalnızca davacının çocuklarının beyanlarının alındığı, beyanı alınan çocukların davacının ve eski eşinin birlikte ikamet etmediklerini ifade ettiği, Mahkemece yapılan tüm araştırma inceleme tanık anlatımları davacının ve eski eşinin fiilen birlikte yaşamadığını ortaya koymuş olup, netice itibarıyla davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesi tarafından yeterli inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esasdan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde yer verdikleri hususları belirterek kararın bozulmasını talep etmişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığının tespit edilmesi nedeniyle aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 56, 59 ,96 ncı maddeleridir. 3. Değerlendirme Davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasında, eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıklarının kesileceği, bu kişilere ödenmiş olan tutarların, 96 ncı madde hükümlerine göre geri alınacağı yönünde düzenleme yapılmıştır. Anılan maddeye dayalı açılan bu tür davalarda eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun tüm açıklığıyla ve taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu dönem yönünden ortaya konulması önem arz etmektedir. Somut dosyada; davacının 11.03.2003 tarihinde boşandığ, murisin 06.07.2001 tarihinde vefat ettiği, davacının 04.04.2007-05.11.2013 dönemindeki adresi ile eski eşi Çetin Kirşev'in 07.11.2012 tarihinden sonraki adreslerinin aynı olduğu, Kurum tarafından ihbar üzerine araştırma yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece davacı ve eski eşin adreslerinden zabıta araştırması yapılarak davacının eski eşiyle yaşayıp yaşamadığı tespit edilmeli, adreslerden re'sen belirlenecek komşular tanık olarak dinlenilmeli, dinlenen tanıklara ilişkin ikamet kayıtları celp edilmelidir. Dosyada beyanı alınan tanıklar davacının boşandıktan sonra eski eşiyle birlikte yaşamadığını belirtmişlerdir. Diğer yandan davacı ve eski eşin adreslerinin aynı olması karşısında; tanık beyanlarıyla oluşan çelişkiler giderilmelidir. Ayrıca kuruma ihbarda bulunan kişi araştırılarak birlikte yaşama ile ilgili bilgisi alınmalıdır. Eksik hususlarda inceleme ve araştırma yapılarak elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Üye ...'ın muhalefetine karşı, Başkan ..., Üyeler ..., ... ve ...'nın oyları ve oy çokluğuyla, 16.10.2023 gününde karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ 1. Somut uyuşmazlıkta, davacı kadın eşinden 2003 yılında eşinden boşanmıştır. Davacı kadına ölen babasından dolayı bağlanan yetim aylığı 2012 yılında yapılan denetim sonrası eşi ile birlikte yaşadığı gerekçesi ile 2008-2012 yılları için 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi uyarınca ödenen aylıkların yersiz ödendiği gerekçesi ile borç çıkarılmıştır. 2. Dairemizin 07.10.2021 tarih ve 2021/7072 Esas, 2021/11762 Karar sayılı ilamında yazılan karşı oy gerekçelerimde belirttiğim gibi davacı boşandığında 506 sayılı Kanun yürürlüktedir. 5510 sayılı kanunun 5754 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değişik geçici 1 inci maddesi uyarınca kesilmede 506 sayılı Kanun uygulanmalıdır. Anılan kanunda ise boşanılan eş ile birlikte yaşama olgusu bir kesilme nedeni olarak düzenlenmemiştir. 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinden önce gerçekleşen boşanma olgusuna uygulanması olanağı, önceye etki yasağı nedeni ile olanaklı değildir. 3. Çoğunluğun önceye etki yasağı ilkesine aykırı olarak, lafzi yorum ve sigortalı aleyhine yorumu benimseyerek, sonradan gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak salt birlikte yaşama ve boşanan eşin desteğini alma koşulunu yeterli kabul etmesi, Kanunun ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçelerine aykırıdır. 4. Açıklanan bu gerekçelerle mahkeme kararının bu gerekçe ile bozulması gerekirken, fiili birlikteliğin araştırmasına yönelik bozulması görüşüne katılınmamıştır.