22. Hukuk Dairesi 2017/6529 E. , 2017/7949 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı, emeklilik nedeniyle iş sözleşmesinin son…
**22. Hukuk Dairesi 2017/6529 E. , 2017/7949 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı, emeklilik nedeniyle iş sözleşmesinin sona erdiğini ileri sürerek, bakiye kıdem tazminatı ve fazla mesai alacağını istemiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı, kıdem tazminatının ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir. Temyiz: Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davacının ücreti taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. 6100 sayılı Kanun'un 119/1-e. maddesi uyarınca da, davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerinin dava dilekçesinde yer alması zorunludur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 25. maddesi gereğince de hâkim, tarafların ileri sürmediği vakıaları ve söylemediği bir şeyi dikkate alamaz, hatırlatmada dahi bulunamaz ve hâkimin kendiliğinden delil toplaması da mümkün değildir. Kanunda vakıaların açık ve somut olarak gösterilmesi yeterli görülmemiş, 6100 sayılı Kanun’un 119/1-f. hükmünde ayrıca, açık ve somut olarak gösterilmesi gereken her bir vakıanın hangi delille ispat edileceğinin de belirtilmesi aranmıştır. Keza, bu durum, yukarıda açıklanan 194. maddenin ikinci fıkrasının da tereddüt uyandırmayacak derecede açık hükmünün bir gereğidir. Bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde, davacı, dilekçesinde talebinin dayanağı olan vakıaları tek tek, açık ve somut olarak göstermek ve her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceğini de somut olarak belirtmek durumundadır. İddia yükünün yerine getirilmemesi halinde, gerçek anlamda bir vakıa iddiası mevcut değildir ve 6100 sayılı Kanun'un 25. maddesi gereğince hâkimin mevcut olmayan bir vakıaya dayanması, hatta bunu hatırlatması mümkün olmayacaktır. İddia edilmeyen bir şeyin ispatına yönelik faaliyetten de söz edilemez. Kısaca, iddia yoksa, ispat da yoktur. Bu sebeple, iddia yükünün yerine getirilmemesi halinde, dilekçeler teatisi aşamasında bu eksikliklerin tamamlanması gerekir (ki iş yargılamasında basit yargılama usûlü uygulandığından dilekçeler teatisi olarak ancak birer defa dilekçe vermek mümkündür) Somut olayda davacı, dava dilekçesinde son ayda net 1.367,89 TL ücret ile aylık 110,00 TL yol ücretini nakit olarak aldığını iddia etmiş, davalı işveren ise davacının aylık ücretinin brüt 1.377,80 TL olduğunu, bu nedenle davacının ücret iddiasının yerinde olmadığını ifade etmiştir. Dosya kapsamında yer alan ücret bordroları incelendiğinde davacının son günlük brüt ücreti 45,93 TL olduğu, yine işveren tarafından günlük 4,66 TL olarak tahakkuk edildiği görülmektedir. Davacı ile davalı işveren arasında yapılan protokolde 31.12.2012 tarihi itibariyle 56,68 TL olan günlük brüt ücretinin günlük brüt 45,93 TL olarak yeniden belirlendiği görülmektedir. Mahkemece, tanık bayanları doğrultusunda davacının imzaladığı protokolü rızasına uygun olarak imzalamadığı sonucuna varılarak davacının son günlük çıplak ücretinin brüt 56,68 TL olduğu kabul edilmiştir. Ancak davacının söz konusu dava dilekçesinde protokolün rızası dışında imzalatıldığı yönünde bir iddiası bulunmamaktadır. İddia yükünün yerine getirilmemesi nedeniyle protokolün baskı altında imzalatıldığına dair gerçek anlamda bir vakıa iddiası mevcut değildir ve 6100 sayılı Kanun'un 25. maddesi gereğince hâkimin mevcut olmayan bir vakıaya dayanması, mümkün değildir. İddia edilmeyen bir şeyin ispatına yönelik faaliyetten de söz edilemez. Kısaca, iddia yoksa, ispat da yoktur. Bu nedenlerle davacının ücretinin günlük brüt 45,93 TL olarak hesaplanması gerekirken günlük brüt 56,68 TL olarak kabulü hatalı olup bozma sebebidir. Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.