Başvuru, infaz koruma memurlarınca gerçekleştirilen fiziksel şiddetle ilgili olarak etkili bir ceza soruşturması yürütülmemesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, infaz koruma memurlarınca gerçekleştirilen fiziksel şiddetle ilgili olarak etkili bir ceza soruşturması yürütülmemesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında tutuklanarak yerleştirildiği kurumdan 8/5/2017 tarihinde Bandırma 2 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna (Ceza İnfaz Kurumu) nakledilmiştir. Başvurucu; başvuru formunda 5/2/2019 tarihinde Ceza İnfaz Kurumu yetkililerine maç yayını yapılıp yapılmayacağını sorması üzerine insanlık dışı muameleye maruz kaldığını ve hakarete uğradığını, hakkında usulüne uygun olmayan biçimde tutanak tutularak haksız yere bir ay ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma disiplin cezası uygulandığını, yaralanması adli raporla tespit edildiği hâlde yapılan suç duyuruları neticesinde Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, karara itirazının reddedildiğini belirtmiştir. Başvurucu; koğuşta bulunan bütün tutukluların önünde fiziksel şiddete maruz kaldığını, infaz koruma memurları tarafından kolunun ve parmaklarının kıvrıldığını, koğuş dışına çıkarılarak elleri arkada olacak şekilde kelepçelendiğini, süngerli odaya alınarak iç çamaşırlarına kadar soyulduğunu, burada iki saatten fazla tutulduğunu, iki saatin sonunda akvaryum denilen yere alınarak tehdit ve hakarete maruz kaldığını, yaralarının iyileşmesi beklenerek olaydan bir hafta sonra doktora götürüldüğünü, 14/3/2019 tarihli raporda medial menisküs posterior hornunda yırtık tespit edildiğini, etkili soruşturma yürütülmediğini, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yaptığı itirazın sulh ceza hâkimliğince haksız olarak reddedildiğini ifade etmiştir. Olay günü görevli memurlarca tanzim edilen tutanağın ilgili kısmı şöyledir: “...Kurumumuz D vardiyası 05/02/2019 tarihli saat 20:00-08:00 nöbeti esnasında saat 20:30 sularında B-16 koğuşundan butona basılması üzerine blok nöbetçisinin bakmaya gittiğinde koğuşta kalan H/T Zeynel AÇIKMEŞE maç olduğunu A spor kanalının açılmasını istemiştir bunun üzerine blok nöbetçisi merkez kontrol odasını arayıp A ... kanalını açmasını istemiş olup merkez kontrol görevlisinin kurum müdürünün talimatı olmadan kanal değişimi yapılmadığını söylemiştir. Daha sonra tekrar B-16 koğuşundan butona basılması üzerine blok nöbetçisi bakmaya gittiğinde koğuşta kalan H/T Zeynel AÇIKMEŞE isteğimiz kanal hala açılmadı diyerek tepki göstermesi üzerine görevli memur sakin olmasını kanalın müdürün talimatı olmadan açılmayacağını söylemiş olup bir daha kanal için butona basmamasını aksi takdirde tutanak tutulacağını söylemesi üzerine hükümlü/tutuklu Zeynel AÇIKMEŞE 'tutarsan tut lan artist misiniz lan siz' şeklinde konuşması üzerine hemen baş memura haber verildi gerekli güvenlik önlemleri alınarak koğuşa girildi H/T Zeynel AÇIKMEŞE nin agresif hareketler sergilemesi üzerine H/T koğuştan alınıp 5275 sayılı ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı hakkında kanunun Maddesi 1-c bendinde ve ceza infaz kurumlarının yönetimi ile ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı hakkındaki tüzüğün 22-8 fıkrasındaki belirtilen durum söz konusu olduğundan kurum nöbetçi müdürünün bilgisi dahilinde saat 20:45 de Zeynel AÇIKMEŞE T-11 nolu yumuşak odaya alınmıştır. Daha sonra saat 22:55 te H/T Zeynel AÇIKMEŞE nin sakinleştiği gözlemlenmiş olup T-11 nolu yumuşak odadan alınıp tekrar B-16 koğuşuna verilmiştir...” Ceza İnfaz Kurumu Tabipliğinin 6/2/2019 tarihli raporunda “Sol aksilla tam altında 2 adet göğüse doğru uzanan alt alta lezyonlar mevcut (hiperemi+ekimoz) 2x2 cm ... sol el ve parmak arasında germeye bağlı ödem var. Sol diz lateralinde minimal ekimotik alan var. BTM ile giderilir. Kati rapordur.” tespiti yapılmıştır. Bandırma Devlet Hastanesi Ortopedi Polikliniğinin 14/3/2019 tarihli manyetik rezonans (MR) tetkik raporunun ilgili kısmında “...medial menisküs posterior hornunda horizontal yırtık izlenmektedir...” tespiti yapılmıştır. Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığı, başvurucu hakkında başlattığı disiplin soruşturması kapsamında görevli infaz koruma memurları ile başvurucunun koğuşta birlikte kaldığı kişilerin ifadesini almıştır. Başvurucu ile birlikte kalan A.F.Ç., A.K., Y.E.O. ve H.S. ayrı ayrı alınan ifadelerinde özet olarak başvurucu ile görevli memurlar arasında yaşanan itişme sırasında memurun gözlüğünün düşmesi üzerine diğer memurların müdahale ederek başvurucuyu odadan çıkardığını belirtmiştir. Görevli infaz koruma memurları ayrı ayrı alınan ifadelerinde özet olarak başvurucunun saldırısı üzerine başvurucuyu odadan çıkardıklarını belirtmiştir. Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığı 12/2/2019 tarihinde, başvurucuya 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un maddesinin (2) numaralı fıkrasının (d) bendi gereğince kurumda korku, kaygı ve panik yaratabilecek biçimde söz söyleme veya davranışta bulunma disiplin suçu sebebiyle 1 ay ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma disiplin cezası uygulanmasına karar vermiştir. Başvurucu; disiplin cezası için açılan disiplin soruşturmasının usule aykırı olduğunu, tutanakta belirtildiği gibi agresif tavırlar biçiminde bir disiplin suçu olmadığını, infaz koruma memurlarının kötü muamelesine maruz kaldığını, görevli memurlara direnmediğini belirterek Bandırma İnfaz Hâkimliğine itiraz etmiştir. Anılan Hâkimlik başvurucunun itirazını "mevzuata uygun bir şekilde müdahalede bulunan kurum memurlarına karşı tutuklunun, tahrik edici söylemleri ve direniş hareketleri tüm dosya kapsamında sabit olduğu" gerekçesiyle reddetmiştir. Başvurucunun karara itirazı Bandırma Ağır Ceza Mahkemesince reddedilmiştir. Başvurucu 6/2/2019 tarihinde Başsavcılığa gönderdiği dilekçesinde 5/2/2019 tarihinde bulunduğu koğuşta butona basarak infaz koruma memuruna maç yayınının açılıp açılmayacağını sorduğunu, memurun bağırıp azarlayarak ve hakaret ederek butona basmamasını söylediğini, beş dakika sonra aynı memurun ondan fazla memurla gelerek kendisini zorla koğuştan çıkardığını, koğuş içinde fiziksel şiddete maruz kaldığını, yüzüstü yatırılarak elleri arkadan birleştirilmek suretiyle kelepçelendiğini, iç çamaşırlarıyla süngerli odaya alındığını, iki saat sonra infaz koruma başmemuruna götürüldüğünü, başmemurun hakaretlerine maruz kaldığını, gece ağrılarına rağmen doktora götürülmediğini ifade ederek görevli infaz koruma memurlarından ve nöbetçi başmemurdan şikâyetçi olduğunu belirtmiştir. Başvurucunun babası A.A. 8/2/2019 tarihinde Başsavcılığa sunduğu ihbar dilekçesinde, başvurucunun 5/2/2019 tarihinde spor kanalının açılmasını istemesi üzerine infaz koruma memurunun fiziksel şiddetine maruz kaldığını belirtmiştir. Belirtilen her iki dilekçe üzerine başlatılan soruşturmalar birleştirilmiştir. Başsavcılık tarafından soruşturma kapsamında alınan 12/3/2019 tarihli bilirkişi raporunda olay gününe ait kamera kayıtlarının incelenmesi neticesinde başvurucunun fiziksel şiddete uğradığına ilişkin görüntünün mevcut olmadığı, infaz koruma memurlarının üst araması ve kelepçe takılması haricinde başvurucuya temasının olmadığı tespit edilmiştir. Başsavcılık 10/4/2019 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermiştir. Kararda "mevcut doktor raporları, mağdur ve müşteki beyanları, kamera kayıtlarının incelenmesinde iddiaları destekler nitelikte herhangi bir görüntüye rastlanılmadığı, şüpheli infaz koruma memurlarının kurumun güvenliği, düzeni ve disiplininden sorumlu oldukları, görevin yerine getirilmesinin gerektiği ölçüde kuvvet kullanmasının Türk Ceza Kanunu'nun maddesi kapsamında meşru ve haklı sayılacağı, mağdur/müştekinin yaralanmasının niteliği ve kendisine karşı Türk Ceza Kanunu'nun maddesinde düzenlenen zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması sonucunda suç işlendiği yönünde iddiaları destekler mahiyette delil bulunmadığı" gerekçesi açıklanmıştır. Başvurucu; kovuşturmaya yer olmadığına dair karara, kurum hekimi tarafından düzenlenen adli raporun gerekli şartları taşımadığını, Bandırma Devlet Hastanesinden alınan raporda yaralanmalarının basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğunun tespit edildiğini, kamera görüntülerine müdahale edilmesinin mümkün olduğunu, disiplin soruşturmasında dinlenen tanık beyanlarının gözardı edildiğini belirterek itiraz etmiştir. Başvurucunun itirazını inceleyen Bandırma Sulh Ceza Hâkimliği itirazı 20/6/2019 tarihinde reddetmiştir. Başvurucu, nihai hükmün 3/7/2019 tarihinde vekiline tebliğ edilmesinden sonra 17/7/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyonca başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne, yargılama giderlerini ödemekten geçici olarak muaf tutulmasına karar verilmiştir.