(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2007/18568 E. , 2008/4206 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Çekişmeli Sarıyer ... Köyü 381 parsel sayılı taşınmaz yörede 1997 yılında yapılan genel arazi kadastros
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2007/18568 E. , 2008/4206 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Çekişmeli Sarıyer ... Köyü 381 parsel sayılı taşınmaz yörede 1997 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında 241.16 m2 miktar ve ... kargir bina niteliğinde "...'ın kullanımındadır" şeklinde beyanlar hanesine şerh verilmek suretiyle 2/B madde uygulaması nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., 29.12.1997 tarihinde kadastro mahkemesinde açtığı davada, Sarıyer Kadastro Müdürlüğünü hasım göstererek çekişmeli yerin kendisine ait ev ve bahçesi olduğunu, ayrıca evinin bir kısmının da orman kadastro sınırları içinde gösterildiğini ileri sürüp, zilyetliğe dayalı olarak bu yerlerin adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; bu kararın davacı tarafından temyizi üzerine karar Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 19.11.2002 tarih 2002/8664-9385 E.K. sayılı kararı ile bozulmuştur. Bozma ilamında çekişmeli yerin 2/B madde uygulaması nedeniyle Hazine adına tespit edildiği, kadastro tespitine itiraz davalarında husumetin tespit malikine yöneltilmesi gerektiği, yanlış husumet yöneltilerek açılan davanın tespitin kesinleşmesini önlemeyeceği, kadastro tespit tutanağı kesinleşen davaların genel mahkemelerde görülmesi gerektiği belirtilmiştir. Kadastro mahkemesince bozma ilamına uyulmuş, dava görevsizlik kararı ile Asliye Hukuk Mahkemesine aktarılmıştır. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddi yolunda kurulan hüküm, davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede ilk kez 1938 yılında orman kadastrosu yapılarak kesinleşmiştir. 1976 yılında 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması yapılmış, sonuçları 28.08.1979 tarihinde, itirazlı yerlerde ise 04.11.1980 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir. Daha sonra 1984 yılında 2896 Sayılı Yasa ile değişik 2/B ve 1989 yılında ise 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması ile henüz sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ile 2/B madde uygulaması yapılmış, son çalışma da 29.12.1989 tarihinde ilan edilip kesinleşmiştir. Dava öncesi orman olan ve 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir. Taşınmazın bulunduğu Bahçe Köyde arazi kadastrosu 1957 yılında yapılmış, çekişmeli taşınmaz ve etrafı 1938 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalması nedeniyle o tarihte yürürlükte bulunan yasa hükümlerine göre orman olarak tescil harici bırakılmış, 1980 yılında kesinleşen 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile orman rejimi dışına çıkartılan yerler hakkında yapılan ve 03.12.1997 tarihinde ilan edilerek 05.01.1998 tarihinde kesinleşen arazi kadastrosunda davalılar adına tesbit ve tescil edilmiştir. Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulduğuna, çekişmeli taşınmaz 3116 Sayılı Yasaya göre 1938 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırı içinde iken, 04/11/1980 tarihinde 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasında XXV poligon numarası verilerek orman rejimi dışına çıkartılan alanda kaldığı, davacı tarafından herhangi bir tapu kaydına dayanılmadığı, bu nedenle 1744 Sayılı Yasanın 2/2. maddesinde yazılı “Evvelce sınırlaması yapılmış ve fakat yukarıdaki fıkra hükümlerine (aynı maddenin birinci fıkrası) uymadığı .... anlaşılan sınırlamaların düzeltilmesi sonucu orman sınırları dışına çıkartılacak yer, sınırlaması itirazsız kesinleşmiş tapulu arazi ise, mülkiyeti tekrar tapu sahiplerine intikal eder” hükmünden yararlanılamayacağı, taşınmazın bulunduğu yer ... Beldesi olup, 2924 Sayılı Yasanın 11. maddesinin hükümlerinin de uygulanamayacağı göz önünde bulundurularak, gerçek kişinin davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 18/03/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.