3. Hukuk Dairesi 2021/1648 E. , 2021/4459 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, asıl davada 12/12/2008 tarihinde davalıya ait işye…
**3. Hukuk Dairesi 2021/1648 E. , 2021/4459 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, asıl davada 12/12/2008 tarihinde davalıya ait işyerinde çalışırken hayvanlar için yem hazırlamak ve karıştırmak için yem karma mikserine sol ayağının teması neticesinde sol ayağının tarak kemiği ve parmakları ile birlikte parçalanarak koptuğunu, çalışma ve meslekte kazanma gücünün büyük oranda yitirdiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 51.000,00 TL tazminatın kaza tarihi olan 12/12/2008 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada ise asıl dava davalısı tarafından asıl dava davacısına yapılan ödemeler sebebiyle alacak davası açılmış olup, bu davada yapılan ödemelerin mahsubu talep ve dava edilmiştir. Asıl ve birleşen davada davalılar, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; karar Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 08/06/2015 tarihli 2014/26280 Esas 2015/13079 Karar sayılı kararı ile görev yönünden bozulmuştur. Bozma üzerine ilk derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, bu kez karar asıl dava davalısı (birleşen dava davacısı) tarafından temyiz edilmiştir. 1-HMK’nun 297 ve devamı maddeleri gereğince bir davada istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Somut olayda, Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 08/06/2015 tarihli 2014/26280 Esas 2015/13079 Karar sayılı kararı ile görev yönünden bozulmuştur. Bozmadan sonra Manyas Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/34 E. Sayılı dosyanın bu dosya ile ile birleştirilmesine karar verilmiştir. İlk derece Mahkemesince asıl davada davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmişse de, birleşen dava hakkında bir karar verilmediği dosya kapsamından anlaşılmıştır. Söz konusu asıl dava ile birleşen dava birbirinden bağımsız olup davacının her davadaki talebiyle ilgili ayrı ayrı, açık ve infazda tereddüte yol açmayacak şekilde hüküm kurulması gerekirken, birleşen dava dosyası hakkında bağımsız bir hüküm kurulmamış olması olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.