T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/711 - 2026/536 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/711 KARAR NO : 2026/536 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19.10.2023 NUMARASI : 2022/841 Esas 2023/722 Karar ASIL DAVA DOSYASINDA; DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : BİRLEŞTİRİLEN ANKARA 12.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2015/575 ESAS SAYILI DO…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/711 - 2026/536 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/711 KARAR NO : 2026/536 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19.10.2023 NUMARASI : 2022/841 Esas 2023/722 Karar ASIL DAVA DOSYASINDA; DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : BİRLEŞTİRİLEN ANKARA 12.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2015/575 ESAS SAYILI DOSYASINDA; DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 02.04.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 09.04.2026 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Asıl dava dosyasında davacı vekili 16.09.2010 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan 26 ... ... plakalı araç sürücüsünün tam kusuru ile meydana gelen kaza sonucunda araçta yolcu konumunda olan davacının ağır şekilde yaralandığını, davalı sigorta şirketine dava açılmadan önce yapılan başvuru üzerine 26.11.2012 tarihinde 62.403,72-TL ödeme yapılmış olsa da yapılan ödemenin davacının gerçek zararını karşılamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı tarafın ödeme tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebi 111.463,58-TL'ye yükseltilmiş, 23.09.2023 tarihli dilekçesi ile talebini 112.596,28 TL olarak artırmıştır. Davacı vekili birleşen davada, 16.09.2010 tarihine meydana gelen kaza nedeni ile davacının geçici ve sürekli iş göremezliğe uğradığını, sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin davanın Ankara 4. Ticaret Mahkemesinin 2012/666 Esas sayılı dosyasında devam ettiğini, davacının geçici maluliyet tazminatı ile bakım ve tedavi gidenin belirlenerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 21.10.2019 tarihinde verdiği ıslah dilekçesi ile 1.347,55-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1,021,50-TL bakıcı gideri ve 6.056,75-TL tedavi gideri isteminde bulunmuş, 23.09.2023 tarihli dilekçesi ile tedavi gideri talebini 8.826,88 TL olarak artırmıştır. Davalı vekili, kazaya karışan 26 ... ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasının davalı sigorta şirketi tarafından yapıldığını, kaza nedeni ile doğan zarardan davalı şirketin poliçe limiti ile sınırlı olarak ve sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, davacı tarafça yapılan başvuru üzerine 26.11.2012 tarihinde 62.403,72-TL ödeme yapılarak davacının tüm zararının karşılandığını ve davalı sigorta şirketinin herhangi bir sorumluluğunun kalmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere, kazanın oluşuna ilişkin kusur durumu ile davacı tarafın yaralanmasına ilişkin maluliyet durumunun yürürlükteki mevzuata uygun olarak belirlenmesi gerektiğini, kaza sırasında davacının emniyet kemeri takıp takmadığının ve hatır taşıması bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, davalı şirketin yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini, uygulanması gereken faizin ise yasal faiz olduğunu, davalı sigorta şirketinin geçici iş göremezlik zararı, bakıcı gideri ve tedavi masraflarından sorumluluğunun bulunmadığını belirterek asıl ve birleşen davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, 17.10.2019 tarihli ve 2012/666 Esas, 2019/690 Karar sayılı kararla asıl ve birleşen davanın kabulüne ilişkin verilen karara karşı taraflarca istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairenin 17.11.2022 tarihli ve 2020/673 Esas, 2022/2179 Karar sayılı kararı ile hükmün kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararından sonra yapılan yargılamada, asıl davanın trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı, birleşen davanın geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi gideri taleplerine ilişkin olduğu, 27.02.2014 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, davacının yolcu konumunda olduğu, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği Hükümlerine göre düzenlenen 12.06.2017 tarihli raporda davacının maluliyet oranının % 13 olduğu, iyileşme süresinin 1 ay olduğunun belirlendiği, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 22.02.2023 tarihli raporunda davacının bakıcı ihtiyacı bulunmadığının belirlendiği, aktüer ve doktor bilirkişi tarafından ibraz edilen 17.09.2023 tarihli rapor ve poliçe teminat limitleri nazara alınarak asıl davanın ıslah dilekçesi de gözetilerek kısmen kabulü ile, 111.428,22 TL sürekli işgöremezlik tazminatı alacağının davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü 26.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen davanın ıslah dilekçesi de nazara alınarak kısmen kabulü ile 1.168,06 TL geçici işgöremezlik tazminatı ile 8.826,88 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 9.994,94 TL alacağın davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü 26.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin geçici işgöremezlik talebi ile bakıcı gideri tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde, karardaki aleyhe kısımların kaldırılarak yeniden hüküm tesisi gerektiğini, kaldırma kararı sonrasında sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 112.596,28 TL’ye çıkartıklarını, olayda daimi iş göremezlik kısmından bakiye kalan 112.596,28 TL olup taleplerinin aksine karar verildiğini, geçici iş göremezlik, tedavi ve bakım gideri tazminatı haklarının ise tedavi gideri klozundan karşılanması gerektiğini, gelirdeki artışa yönelik haklarının saklı olduğunu davacının gelirinin çok düşük alındığını, davacının olayın oluşunda kusursuz olduğunu, ayrıca karşı yan lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, birleşen dava yönünden taleplerinin karşılanmadığını, tüm kalemlerin düşük hesaplandığını, davacının alacağının çok daha fazla olduğunu, lehlerine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olup AAÜT altında vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, 24.02.2023 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunu kabul etmediklerini, davacının maluliyetinin, geçici iş göremezlik oranının çok düşük hesaplandığını, bakıcıya muhtaç olmadığı tespitinin doğru olmadığını, Anayasa Mahkemesi iptal kararı doğrultusunda maluliyet ve aktüer raporlarının alınmasını talep ettiklerini, TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini, en güncel verilere göre hesaplama yapılması gerektiğini, haksız fiiller bakımından olaya ticari temerrüd faizi uygulanması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde, bakiye teminat limitinin hatalı tespit edildiğini, davalı sigorta şirketinin tek limit ile sorumlu olduğunu, 26.11.2012 tarihinde 62.403,72 TL ödeme yapıldığını ve davacının zararının karşılandığını, teminat limitini aşar şekilde karar verilmesinin hatalı olduğunu, ödemenin güncellenerek teminat limitinden düşülmesi gerektiğini, tedavi gideri, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici dönemdeki bakıcı giderleri için ayrıca bir teminat olmayıp tek teminat limiti bulunduğunu, davalı sigorta şirketinin geçici iş göremezlik zararı, bakıcı ve tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını, yalnızca tek poliçe teminat limiti üzerinden sorumlu olduğunu, bu giderlerden SGK'nın sorumlu olduğunu, gerekçeli kararın dayanaksız olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Davacı vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın karıştığı kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının ağır şekilde yaralandığını belirterek asıl davada sürekli iş göremezlik tazminatı, birleşen davada geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi gideri taleplerinde bulunmuş, mahkemece Dairenin 17.11.2022 tarihli ve 2020/673 Esas, 2022/2179 Karar sayılı kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama sonunda asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, 16.09.2010 tarihinde meydana gelen trafik kazasında sigortalı araçta yolcu konumunda bulunan davacının yaralandığı, 27.02.2014 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, davacının yolcu konumunda olup kusursuz olduğu, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği Hükümlerine göre düzenlenen 12.06.2017 tarihli raporda davacının maluliyet oranının % 13 olduğu, iyileşme süresinin 1 ay olduğunun belirlendiği, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 22.02.2023 tarihli raporunda davacının bakıcı ihtiyacı bulunmadığının belirlendiği, Daire kaldırma kararı uyarınca yapılan araştırma ve inceleme sonucunda aktüer ve doktor bilirkişi tarafından ibraz edilen 17.09.2023 tarihli raporda davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin güncelleştirilerek mahsup edilerek yapılan hesaplama sonucunda sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihi itibariyle geçerli poliçe limitlerinin üzerinde olduğunun belirlendiği, Yargıtay uygulamaları uyarınca (Yargıtay 4. HD, 07.10.2025 tarihli, 2023/12431E., 2025/13675 K. sayılı ilamı) sürekli iş göremezlik zararı ile geçici iş göremezlik zararının sakatlık teminat limiti içinde, tedavi giderlerinin ise sağlık ve tedavi giderleri teminat limiti kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve davacının zararlarının kaza tarihindeki poliçe teminat limitleri esas alınarak ve davacı vekilinin talebi de gözetilerek asıl ve birleşen davanın yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince asıl ve birleşen dava yönünden davacıdan alınması gereken 1.464,00 TL (732,00TL+732,00TL) istinaf harcından peşin alınan 539,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 924,30 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, -Harçlar Kanunu gereğince asıl ve birleşen dava yönünden davalıdan alınması gereken 8.294,41 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 2.074,00 TL'nin mahsubu ile kalan 6.220,41 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine, 3-Taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, 5-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 02.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. n