İSTİNAF KARAR TARİHİ : 13/03/2026 G. KARAR YAZIM TARİHİ : 18/03/2026 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı şirketin, yurt içi ve yurt dışı organizasyon, ...…
T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/11/2025 NUMARASI : ... Esas - ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av... DAVALI : ... VEKİLİ : Av... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 13/03/2026 G. KARAR YAZIM TARİHİ : 18/03/2026 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı şirketin, yurt içi ve yurt dışı organizasyon, ...... Festivali işleri ile uğraştığını, davacı şirketin deniz vasıtası üstünde çalışacak vinç imalatı konusunda davalı şirket ile anlaşmaya vardığını, davacı şirketin davalı tarafından eserin tamamlanacağı ve kendisine teslim edileceğine duyduğu güven sebebiyle davalı şirkete 16.12.2020 tarihinde 1.000,00 Euro, 09.04.2021 tarihinde 15.000,00 TL havale ettiğini, davalı şirket, dava konusu eseri tamamlayıp teslim etmediğini, bu sebeple davalı şirketin, davacı şirketten aldığı ücretleri iade etmesi gerektiğini, davalı şirketin, müteaddit taleplere rağmen haksız olarak uhdesinde tuttuğu dava konusu bedelleri davacı şirkete iade etmemesi sebebiyle davalı şirket aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek davalının itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibinde İcra Dairesi'nin yetkisine itiraz ettiklerini, davanın taraflar arasında yapılan vinç imalat sözleşmesine dayandığını, bu sözleşme gereği yetkili icra dairesi ve mahkemenin Konya mahkemeleri olduğunu, diğer yandan davalı müvekkilinin kanuni adresinin de Konya olduğunu, bu nedenle yetkisizlik kararı verilerek dosyanın Konya'ya gönderilmesi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde harca esas değeri 1.000,00 Euro olarak belirttiğini, dava değerinin dilekçede TL olarak gösterilmesi gerektiğini, tarafların gemi vinci yapımı konusunda anlaşdığını, buna istinaden davacının müvekkiline dilekçesinde bahsettiği ödemeleri gönderdiğini, ancak daha sonra sözleşme gereği ödemesi gereken bedelleri ödemediği için sözleşmenin feshedildiğini ve davacının ödediği miktar da sözleşme gereği cezai şart olarak tahsil edildiğini, sözleşme bedelinin 23.200,00 Euro olduğunu, davacı tarafından bu bedelin %50'si sözleşme ile peşin ödenmesi gerektiğini, davacının sözleşme görüşmeleri sırasında önce 1.000,00 Euro, sonra 1.500,00 Euro karşılığa gelecek şekilde kısmi ödeme yaptığını, sonra tarafların şifahi sözleşmelerini yazılı hale getirildiğini ve sözleşme gereği %50 peşin ödeme olan 11.600,00 Euro'yu ödemenin tamamlandığını, bu nedenlerle imalata başlayan ancak ödemelerin tam olmaması nedeniyle imalatı tamamlayamayan müvekkilinin sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini ve yapılan ödemenin de cezai şarta ve diğer zarar ziyana sayıldığını, esasen müvekkilinin bakiye zarar ziyan ve cezai şart isteme hakkı olduğunu, yapılan vinç için kesilen çelik malzemeler, çizimler, satın alınan teknik ekipmanların standart değil, davacının talebi ile oluşturulduğu için sözleşmenin tamamlanmaması halinde üretici olarak ciddi manada zarara uğradığını, davacının 2021 yılından 2024 yılı ortasına kadar ödeme yapmaması, vinç imalatını istememesinin kötüniyetini gösterdiğini, eğer geç de olsa bakiyeyi ödemiş olsa veya davalıdan ödeme ve teslim konusunda talep ve müracaatı olsa idi bir çözüm bulunabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; '' ...Dava, itirazın iptali davasıdır. İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı 04/07/2025 tarihli ilamı ile verilen yetkisizlik kararı 09/09/2025 tarihinde kesinleştirilerek dosya Mahkememize tevzi edilmiş, Mahkememizin ... esas sırasına kaydedilmiştir. İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyasında aldırılan bilirkişi raporu ile davacı firma çalışanı tarafından mail ekinde gönderilen sözleşme ile davalı tarafından sunulan sözleşmenin aynı olduğu ve taraflar arasında sunulan sözleşme kapsamında ticari bir ilişki oluştuğu anlaşıldığından ve taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 22. maddesinde açıkca Konya Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığı, yetki şartının açık, kesin ve tarafları bağlayacı olduğu anlaşılmıştır. HMK m. 5 ve 17 kapsamında tacirler arasındaki sözleşmelerde yetki sözleşmesi geçerli olup, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede yer alan yetki şartı geçerlidir. İcra Müdürlüğünün yetkisinin İİK.50. maddesinde düzenlendiği, İİK.50.maddesinde;"Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur......" şeklinde düzenleme yapıldığı, yine 6100 sayılı HMK.nun 5.ve devam eden maddelerinde mahkemelerin yetkisine dair düzenleme yapıldığı, HMK'nun 6.maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir...." şeklinde, HMK'nun 10.maddesinde;"Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir." şeklinde, 6098 sayılı TBK'nun 89.maddesinde; "....Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde, ....ifa edilir." şeklinde düzenlemeler yapıldığı anlaşılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27/05/2021 tarih ve 2017/19-889 Es.2021/622 Kar. Sayılı içtihadında;".... 15.Yargıtay’ın istikrar kazanmış uygulamasına göre, itirazın iptali davasını gören mahkemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerekir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması, bu sonuca etkili değildir. Eş söyleyişle, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın mahkeme öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır. 16. Kaldı ki, itirazın iptali davasını görme yetkisi, icra takibinin yapıldığı yer mahkemesine aittir. O nedenle, mahkemenin, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelemesi doğaldır. Bu yetki itirazının incelenmesi sonucunda, mahkeme, kendisinin yetkili olup olmadığını da belirlemiş olacaktır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.11.2013 tarihli ve 2013/13-372 E., 2013/1606 K. sayılı kararı)." şeklinde kabul edildiği anlaşılmıştır. İtirazın iptali davasının görülebilmesi için geçerli bir icra takibinin varlığına bağlı olduğu, İcra dairesinin yetkisine itiraz halinde bu itiraz usulünce incelenip sonuçlandırılmadığı sürece geçerli bir takibin varlığından söz edilemeyeceği, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede Konya İcra Daireleri'nin yetkili olduğunun kararlaştırıldığı, yetki şartının açık, kesin ve tarafları bağlayacı olduğu anlaşılmıştır. HMK m. 5 ve 17 kapsamında tacirler arasındaki sözleşmelerde yetki sözleşmesi geçerli olup, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede yer alan yetki şartı geçerlidir. Yetkili icra müdürlüğünde takip yapılması itirazın iptali davalarının koşullarından olup bu halde ise takip yetkili icra dairesinde yapılmadığından dava şartı gerçekleşmediği anlaşılmakla davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; delillerin dikkatli değerlendirilmediğini, iddia ve savunmanın doğru analiz edilmediğini, davalının 25.04.2024 tarihinde dayanak icra takibine sunduğu itiraz dilekçesinde, dilekçe ekinde yazılı bir sözleşme bulunmadığının, itirazın içeriğinde de sözleşmesel bir ilişkiden bahsedilmediğinin dikkate alınmadığını, yazılı sözleşmenin varlığı iddiasını davalının cevap dilekçesi ile dile getirdiğini, 09.09.2024 tarihli cevaba cevap dilekçesinde iş bu sözleşmenin sahtecilik yoluyla tanzim edildiğinin arz edildiğini, 6100 sayılı yasanın yetki sözleşmesi ve ön inceleme duruşması konularıyla ilgili düzenlemelerinin dikkate alınmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava , gemi vinci imalatı işine dair eser sözleşmesinden kaynaklanan ödemenin iadesi için başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı tarafça mahkemeye içinde yetki şartı da bulunan 03.11.2011 tarihli alım satım sözleşmesi sunulmuş ve icra dairesinin yetkisine ve borca itirazda bulunmuştur. Davacı ise bu sözleşmedeki imzaya itirazda bulunmuştur. Sözleşmede gemi vinci işinin ne şekilde yapılacağı ve yetki düzenlemesi bulunmaktadır. Mahkemece öncelikli olarak sözleşmedeki imzanın davacıya ait olup olmadığı yönünde bir inceleme yaptırılıp imza davacıya ait ise 6100 sayılı HMK'nın 17. maddesi uyarınca tacirler arasındaki yetki sözleşmesinin tarafları bağlayacağı hükmü de gözetilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yönde bir imza incelemesi yaptırılmamış olması hatalıdır. Ne var ki eldeki dosyada, dosyada davacı taraf çalışanı Mimar ......'den " ( .......com.tr)" davalı çalışanı ......'e "(......com)" gönderilen mail kayıtları da dosyaya sunulmuş olup davacı tarafın "kaşe imzalı halini ekte bulabilirsiniz" şeklinde bir ek ileti gönderdiği görülmektedir. İşbu mail kayıtları usulünce incelettirilip rapor haline getirtilmiş ve davacı tarafın davalı yana gönderdiği 24.06.2021 tarihli mail ve ekindeki sözleşmenin dökümü yaptırılmış, ekte gönderilen iletinin davalı tarafça dayanılan/sunulan sözleşme ile birebir aynı olduğu İstanbul Mahkemesince aldırılan 08.05.2025 tarihli rapor ile tespit edilmiştir. Davacı 22.04.2021 tarihli yazılı sözleşmeyi kabul etmemekle birlikte, aşamalarda davalı tarafça sunulan mail kayıtlarına yönelik sahtecilik vb gibi bir itirazda da bulunmamıştır. Bu halde Dairemiz kabulüne göre, davalı tarafça sunulan sözleşmenin davacı tarafı bağlayıcı nitelikte olduğu kabul edilerek 08.05.2025 tarihli bilirkişi raporu ve 22.04.2021 tarihli sözleşme çerçevesinde sözleşmedeki yetki şartı geçerli addedilerek İstanbul İcra Dairesi'nin yetkisiz olduğu, yetkisiz icra dairesinde takibe girişilmiş olması nedeniyle de usulüne uygun takip bulunmamakla dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi neticeten yerinde görülmüştür. Bu gerekçeyle davacı vekilinin aksi yöndeki sözleşmeye ve imzaya yönelik itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir. Bu itibarla, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/11/2025 tarihli, ... Esas - ... Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Karar tebliği, avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.13/03/2026 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır ¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸