Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2023/1338 E. , 2024/5187 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2023/1338 Karar No : 2024/5187 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Yağ Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Da
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2023/1338 E. , 2024/5187 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2023/1338 Karar No : 2024/5187 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Yağ Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: Davacı adına, 2014 yılının Kasım ve Aralık dönemlerine ilişkin özel tüketim vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinden oluşan kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda dava konusu ödeme emrinin dayanağı ihbarnamelerin tebliğe çıkarıldığı, 31/12/2019 tarihli tebliğ alındısında imzadan imtina edildiğine ve tebliğ evrakının, gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren pusulanın kapıya yapıştırıldığına ilişkin şerhin bulunduğu, Mahkemelerince, 485 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği uyarınca düzenlenen pusulanın örneğinin gönderilmesi yönünde verilen ara kararına rağmen davalı idarece pusulanın ibraz edilmediği görüldüğünden, ödeme emrinin dayanağı ihbarnamelerin davacıya usulüne uygun bir şekilde tebliğ edildiği hususunun ispat yükü üzerinde bulunan davalı idare tarafından ortaya konulamadığı, tebligatın usulüne uygun yapılmadığı, doğduğu tarihi takip eden 2015 takvim yılı başından itibaren en geç 31/12/2019 tarihine kadar tebliğ olunmayan söz konusu alacakların tarh zamanaşımına uğradığı sonucuna varıldığı, bu durumda, zaman aşımına uğrayan vergi alacakları nedeniyle cebren takip ve tahsil edilebilir bir amme alacağının varlığından söz edilemeyeceğinden dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu ödeme emrinin dayanağı ihbarnamelerin 31/12/2019 tarihinde posta yoluyla usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Ödeme emri içeriği ihbarnamelerin davacının iş yeri adresine tebliğe çıkarıldığı, 31/12/2019 tarihinde tebliğ alındısına imzadan imtina edildiği ve imzadan imtina edilmesi üzerine tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği bilgisini içeren pusulanın kapıya yapıştırıldığına dair hususun şerh düşülerek görevli memur tarafından imzalandığı, Vergi Usul Kanunu uyarınca taşıması gerekli unsurları içerecek şekilde matbu olarak düzenlenen tebligat pusulasının, muhatabın kapısına yapıştırılacak olması nedeniyle dosyaya ibrazının mümkün olamayacağı da göz önüne alındığında, dava konusu ödeme emri içeriği alacakların usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, dolayısıyla tarh zaman aşımına uğradığından söz edilemeyeceğinden, temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı adına, 2014 yılının Kasım ve Aralık dönemlerine ilişkin özel tüketim vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinden oluşan kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 7061 sayılı Kanun'un 17. maddesiyle değişik ve 01/01/2018 tarihinden itibaren yürürlükte olan "Tebliğ Evrakının Teslimi" başlıklı 102. maddesinde; muhatap tebellüğden imtina ederse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusulanın kapıya yapıştırılacağı, posta memuru, durumu tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza ederek, tebliğ olunacak evrakı tebliği yaptıran idareye teslim edeceği; bu durumda tebliğin, pusulanın kapıya yapıştırıldığı tarihte yapılmış sayılacağı hükmüne ve anılan maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi hususunda verilen yetkiye istinaden Maliye Bakanlığınca çıkarılan 485 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin ekinde de, 213 sayılı Kanun'un 102. maddesinde kapıya yapıştırılacağı belirtilen tebligat pusulası örneğine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden, davacı adına, 2014 yılının Kasım ve Aralık dönemlerine ait özel tüketim vergisine ilişkin ihbarnamelere karşı dava açılmaması üzerine vergi ve cezalar ile hesaplanan gecikme faizinin tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmaktadır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 7061 sayılı Kanun ile değişik 102. maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi hususunda Maliye Bakanlığınca çıkarılan 485 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin ekinde, 213 sayılı Kanun'un 102. maddesinde kapıya yapıştırılacağı belirtilen tebligat pusulası örneği yer almaktadır. Bu örnek incelendiğinde, biri tebliği çıkaran idarede kalacak, diğeri ise muhatabın kapısına yapıştırılacak iki farklı tebligat pusulasının öngörüldüğü, bunlardan muhatabın kapısına yapıştırılacak olanında, tebellüğden imtina edilmesi durumunda kapıya yapıştırılacak olan ve tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren matbu bir ifadenin yer aldığı; idarede kalacak olanında ise, muhataba, tebliği çıkaran idareye ve tebliğe çıkan memura ilişkin bilgiler ile barkod numarası ve tarih bilgisine yer verildiği görülmektedir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesine göre muhattabın tebellüğden imtina etmesi durumunda, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren tebligat pusulasının (muhatap) kapıya yapıştırıldığına dair hususun tebliğ zarfı üzerine şerh ve imza edilerek, adresin kapısına "Tebligat Pusulası (Muhatap)" başlıklı matbu pusulanın doldurularak yapıştırılmasının yeterli olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, bu şartların yerine getirilmesi halinde, Vergi Usul Kanunu uyarınca taşıması gerekli unsurları içerecek şekilde matbu olarak düzenlenen tebligat pusulasının, muhatabın kapısına yapıştırılacak olması nedeniyle davalı idarece dosyaya ibrazının mümkün olamayacağı da dikkate alındığında, muhatabın kapısına yapıştırıldığının kabulü gerekecektir. Olayda; dava konusu ödeme emrinin dayanağı ihbarnamelerin davacının iş yeri adresine tebliğe çıkarıldığı, 31/12/2019 tarihinde tebliğ alındısına imzadan imtina edildiği ve imzadan imtina edilmesi üzerine tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği bilgisini içeren pusulanın kapıya yapıştırıldığına dair ibarenin şerh düşülerek görevli memur tarafından imzalandığı görülmekte olup, davalı idare tarafından pusulanın kapıya yapıştırıldığı hususunun ispat edildiği, dolayısıyla dava konusu ödeme emrinin dayanağı ihbarnamelerin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği sonucuna varılmaktadır. Bu durumda, ödeme emri içeriği amme alacaklarının usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, dolayısıyla tarh zaman aşımına uğradığından söz edilemeyeceğinden, dava konusu ödeme emrinin diğer yönlerden hukuka uygunluğunun incelenmesi suretiyle karar verilmek üzere, temyize konu kararın bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 12/12/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan karar, aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği oyu ile, karara katılmıyorum.