9. Ceza Dairesi 2024/6065 E. , 2024/8544 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/4 E., 2024/144 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı sonucu ölüme neden olma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu,…
**9. Ceza Dairesi 2024/6065 E. , 2024/8544 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/4 E., 2024/144 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı sonucu ölüme neden olma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü : I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanık hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 06.01.2022 tarih ve 2019/100820 soruşturma numaralı iddianamesi ile canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme suçundan kamu davası açılmıştır. 2. Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.09.2021 tarihli ve 2020/47 Esas, 2021/265 Karar sayılı kararı ile; sanığın nitelikli cinsel saldırı sonucu ölüme neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (d) bentleri delaletiyle 102 nci maddesinin beşinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 24 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 11.02.2022 tarihli 2022/110 Esas, 2022/158 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik bir kısım katılanlar vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 4. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii ve bir kısım katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 11.09.2023 tarihli ve 2023/5929 Esas, 2023/5017 Karar sayılı kararı ile; "maktulun sanık ...'e cinsel ilişki teklifinde bulunduğu kabul edilse dahi dosya kapsamında mevcut Dairemizce de incelenen sanıklar tarafından maktule yönelik eylemleri sırasında çekilmiş video kayıtlarından sanıkların rahat tavırlar sergiledikleri, güldükleri, maktulun etnik kökeninden bahsederek maktulle dalga geçtikleri, maktule hakaret ederek, maktulun yüzüne tükürerek darp ettikleri ve makatından oklava soktukları, bu şekilde sanıklar Hüseyin ve Mustafa'nın beyanları ile tanık Makbule'nin ifadesinden anlaşılacağı üzere 25-50 dakika kadar uzunca bir müddet devam eden eylemlerinin haksız tahrikin ötesinde keyif alma boyutuna ulaştığı sonucuna varıldığı kaldı ki cinsel saldırı suçlarında haksız tahrik hükümlerinin uygulanamayacağı Sanık ...'in eylemlerini haksız tahrik altında gerçekleştirdiği kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi uygulanmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması" hukuka aykırı bulunduğundan bahisle bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 5. Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin bozma üzerine verdiği karar ile; sanığın temyiz incelemesine konu olmayan diğer sanıklar Hüseyin ve Mustafa ile iştirak halinde maktulun makatından oklava sokulması sonucunda ölümüne neden oldukları şeklinde kabul edilen olayda, 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (d) bentleri delaletiyle 102 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın cinsel saikinin bulunmadığını, maktulün ölümünün oklava sokulması sonucunda gerçekleştiğini, sanığın eyleminin kasten öldürmeye yardım niteliğinde olması nedeniyle feri fail olarak kabul edilebileceğini, maktulün sanığa cinsel ilişki teklifinde bulunması nedeniyle haksız tahrik hükümlerinin şartlarının oluştuğunu, Yargıtay bozma ilamında belirtilen hususların 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile ilgili olduğunu, sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önüne alındığında takdiri indirim koşullarının oluştuğunu beyanla kararın duruşmalı yapılacak inceleme neticesinde bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2024 tarihinde karar verildi.