8. Hukuk Dairesi 2013/1354 E. , 2013/5590 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi ... ve müşterekleri ile Hazine, ..., dahili davalılar ... ve müşterekleri aralarındaki tescil, tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne, kismen reddine dair... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 01.11.2006 gün ve 174/171 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacılar vekili, miras yoluyla
**8. Hukuk Dairesi 2013/1354 E. , 2013/5590 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi ... ve müşterekleri ile Hazine, ..., dahili davalılar ... ve müşterekleri aralarındaki tescil, tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne, kismen reddine dair... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 01.11.2006 gün ve 174/171 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacılar vekili, miras yoluyla intikal, taksim ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik hukuksal nedenlerine dayanarak; kadastro sırasında Hazine adına tespit ve tescil edilen 188 ada 7 parsel ve 189 ada 36 parselin tapu kaydının iptalini, dava dilekçesinde mevkii ve sınırlarını açıkladığı taşınmazlarla birlikte vekil edenleri adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuş, taşınmazların mera olarak sınırlandırılmalarına karar verilmesini istemiştir. Davalı ... temsilcisi, davaya cevap vermemiş, yargılama oturumlarına katılmamıştır. Mahkemece, 01.11.2006 tarihli kısa kararda “açılmış olan davanın kabulüne” karar verilmesine karşılık aynı tarihli gerekçeli kararda; açılan davanın kabulü ile, 188 ada 7 ve 189 ada 36 parsellerin tapu kaydının iptali ile davacılar adına 1/3'er pay oranında tesciline, teknik bilirkişilerin 20.10.2003 tarihli rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 27.400 m2, (B) harfi ile gösterilen 22.600 m2, (C) harfi ile gösterilen 99.000 m2 yüzölçümlü taşınmazların 1/3'er pay oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı rapor ve krokide (D) harfi ile gösterilen 63.600 m2 yüzölçümlü yere ilişkin açılan davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki; HUMK.nun 388/2 (HMK.m.297) fıkrası hükmüne göre “…hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” mahkemece kısa kararda davanın kabulüne karar verildiği halde, gerekçeli kararda davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Görüleceği üzere; kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki bulunmaktadır. Gerekçeli kararın yazılması bakımından kısa karar esas olup, gerekçeli kararın kısa karara göre yazılması zorunludur. Anayasanın 141. maddesinin koymuş olduğu, duruşmaların aleniyeti kuralı ve HUMK.nun 382 (HMK.m.28 ve 294) maddesi gereği kararların alenen tefhimi icap eder. Kısa kararla gerekçeli kararın ayrı nitelikte ve çelişik bulunması iş bu aleniyet kuralına aykırı düşer ve mahkemelere olan güveni sarsar. Tebliğ edilen ilamın tefhim olunan kısa karara uygun bulunması aynı zamanda kamu düzeniyle ilgilidir. 10.04.1992 tarih ... Esas, 1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında belirtildiği gibi “kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması bozma nedenidir. Yerel mahkeme, bozmadan sonra önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydıyla hakimin vicdani kanaatine göre karar verebilir” denilmiştir. Hüküm bu nedenle kanuna, tarihi ve numarası belirtilen Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararına aykırı olarak tesis edilmiştir. Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK.nun 388/4 (HMK.m 297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 11.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.