3. Hukuk Dairesi 2025/2763 E. , 2025/6314 K. "" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2024/208 E., 2024/420 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili, ... ... Gayrimenkul . Yatırım Ortaklığı A.Ş. vekili ve ... Gayrimenkul Geliştirme ve Yatırım San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ta…
3. Hukuk Dairesi 2025/2763 E. , 2025/6314 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2024/208 E., 2024/420 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili, ... ... Gayrimenkul . Yatırım Ortaklığı A.Ş. vekili ve ... Gayrimenkul Geliştirme ve Yatırım San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; 03.10.2009 tarihli taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesi ile "... ..." projesi ... satın aldığını, sözleşme bedelini Akbank .... şubesinden ... kredisi kullanmak sureti ile ödediğini, 29.10.2009 tarihinden itibaren 9 ay boyunca ödediğini, davacının hesabından 10.851,55 TL çekildiğini, sözleşme uyarınca ... teslim tarihinin 30.08.2010 olduğunu, konutun davacıya teslim edilmediği gibi ... ... ... A.Ş.'nin internet sitesinde 18.05.2010 tarihi itibari ile sözleşmenin fesih edildiğini açıkça bildirdiğini, sözleşmenin davalılarca gereği gibi ifa edilmemesi nedeni ile davacının ödemiş olduğu taksitler toplamı kadar 10.851.55 TL zarara uğradığını ileri sürerek, davacının proje hesabına yatırdığı toplam 10.348,00 TL'nin yatırılan tarihler uyarınca hesaplanacak işlemiş faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... ... ... A.Ş. vekili; alıcılarla imzalanan sözleşmelerden davalı yüklenicinin sorumlu olduğunu, arsa maliki davalı ... Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. ile yüklenici ... ...-...-... Ortak Girişimi arasında 03.08.2006 tarihinde düzenlenen sözleşmede tüm hukuki sorumluluklarının yükleniciye ait olacağının kararlaştırıldığını, sözleşmenin (16.) maddesi gereğince, davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, yüklenici ile arsa maliki arasındaki sözleşmenin feshinin davacıya sözleşmeden cayma hakkı veremeyeceğini, davacının teslimin geciktiğinden bahisle sözleşmenin haklı nedenle fesih edildiği yönündeki iddiasının hukuken bir geçerliliğinin bulunmadığını, bununla birlikte davacının sözleşmeden vazgeçme ve bedel iadesi istemi üzerine satın alınan taşınmaz ile ilgili olarak davalı şirkete yatırılan tutarların kredi kullandıran Akbank A.Ş.'ye iade edildiğini, davalı şirketin sözleşme hükümlerine uygun şekilde edimini yerine getirdiğini, davalı banka ile davacı arasında düzenlenen kredi sözleşmesinin taraflarını bağladığını, davalı bankanın kredi tutarından yaptığı kesintilerden davalı şirketin sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... Gayrimenkul Geliştirme A.Ş. vekili; sözleşme bedelinin davalı ... ... ... A.Ş.'ye ödendiğini, davalı şirketin arsa malikine yönelik edimini eksiksiz ve kusursuz olarak yerine getirmesine rağmen sözleşmenin ... ... ... A.Ş. tarafından haksız olarak fesih edildiğini, davalı şirketin kusurunun bulunmadığını, satış vaadi sözleşmesi uyarınca davacının muaccel bir alacağının bulunmadığını, davalı ... ... ... A.Ş.'nin aralarındaki sözleşmeyi fesih etmesinin davacıya sözleşmeyi fesih hakkı vermediğini savunarak davanın reddini istemiştir. 3. Davalı ... İnşaat San. ve Tic. A.Ş. vekili; dava konusu edilen sözleşmenin 03.10.2009 tarihli olduğunu, bu tarih itibari ile davalı şirketin adi ortaklıktan ayrıldığını, sözleşmede taraf olmadığını, sözleşmede imzasının bulunmadığını, dolayısıyla davalı şirket yönünden davanın husumet yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, davalı şirketin hak ve hisselerinin tamamını 15.01.2008 tarihinde ... .... San. Tic. Ltd. Şti.'ne devir ettiğini, ortaklıktan ayrılışının diğer ortaklar tarafından kabul edildiğini, 16.01.2008 tarihinden sonraki işlemlerden davalının sorumlu olmayacağını savunarak, davalı aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeni ile davanın reddini istemiştir. 4. Tasfiye Halinde ... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. Adına İflas İdaresi vekili; ispat külfetinin alacaklı olduğunu iddia eden davacıya ait olduğunu, davacının iddiasını somut ve inandırıcı delilerle kanıtlaması gerektiğini, sözleşme tarihinin iflas tarihinden sonrakı tarihe ait olduğunu, iflas masasının ancak iflas tarihine kadar işlemiş faizden sorumlu tutulabileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. 5. Davalı ... ... Danışmanlık İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. davaya cevap vermemiştir. III. MAHKEME KARARI 1. Mahkemenin 17.05.2013 tarihli kararıyla; Taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu taşınmazın tapulu olduğu yönünde uyuşmazlık bulunmadığı, taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesinin resmi şekilde düzenlenmesinin zorunlu olduğu, tapulu taşınmazın satışı resmi bir biçimde yapılmadığından hukuken geçersiz olduğu, bu durumda tarafların verdiklerini haksız iktisap kuralları gereğince geri isteyebileceği, sözleşmeden cayma istemi üzerine davacının ... bedeli olarak ödediği 114.000,00 TL 'nin kredi veren bankaya iade edilerek kredi borcunun kapatıldığı, 4822 sayılı Kanunun 4/2 maddesinde sözü edilen bedel iadesinin ... satın alınırken kararlaştırılan ve ödenen toplam satış bedeli olduğu, tüketici kredisi faizinin satış bedeli içinde değerlendirilmesinin olanaksız olduğu, malın tüketici kredisi ile satın alınmasının tüketicinin tercihinde olan bir durum olduğu, tüketicinin bankaya ödediği faizin dolaylı zarar olarak da kabulünün mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 17.05.2013 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 22.03.2017 tarihli ve 2015/22893 E., 2017/3517 K. sayılı ilamıyla; davacının, bankadan aldığı kredinin bağlı kredi olduğunu ileri sürerek satın aldığı, dairenin süresinde teslim edilmesinin sözleşmede belirtilen tarihte mümkün olmaması nedeniyle sözleşmeyi feshettiğini ileri sürdüğü, 4077 sayılı Kanunun 10/5 maddesi gereğince kredi verenin, tüketici kredisini, belirli marka bir mal veya hizmet satın alınması ya da belirli bir satıcı veya sağlayıcı ile yapılacak satış sözleşmesi şartı ile vermesi durumunda satılan malın veya hizmetin hiç ya da zamanında teslim veya ifa edilmemesi halinde kredi veren tüketiciye karşı satıcı veya sağlayıcı ile birlikte müteselsilen sorumlu olduuğu, Mahkemece, dava konusu bağımsız bölümün teslim için öngörülen zamanda bitirilip bitirilemeyeceği, davacının bu nedenle feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, haklı nedene dayanıyor ise davalı bankanın verdiği kredinin bağlı kredi olup olmadığı, 4077 sayılı kanunun 10/5 maddesi gereğince davalı bankanın sorumluluğu bulunup bulunmadığı, davalının erken kapama işlemi yapmasının usulüne uygun olup olmadığı konusunda alanında uzman bilirkişilerden rapor aldırılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu ile yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, temyiz olunan 17.05.2013 kararın davacı yararına kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozmaya uyan Mahkemenin 07.12.2021 tarihli kararıyla; davalılardan ... .... San. ve Tic. A.Ş.'nin ....Noterliğinin 02.06.2009 tarihli ... yevmiye no'lu hisse devir senedi ile hisselerini ... .... San ve Tic. Ltd. Şti.'ne devrettiği, davacı ile akdedilen satış sözleşmesi ise 11.09.2009 tarihinde yapıldığı, kesinleşen hisse devrinden sonra yapılan sözleşme nedeniyle davalı ... .... San. ve Tic. A.Ş 'nin sorumlu olmayacağı ve ona karşı husumet yöneltilemeyeceği, taşınmazın süresinde teslim edilip edilmeyeceğinin tespiti bakımından alınan bilirkişi raporunda, davacı ile davalı arasında ... ... projesi adı altında 03.10.2009 tarihinde taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesi düzenlendiği, ... teslim tarihinin 30.08.2010 olduğu, bu sürenin 9 ay kadar uzayabileceği, buna göre teslim tarihinin en geç 30.05.2011 tarihi olduğu, teslim tarihi itibariyle konutun teslim edilmediği, davalılardan ... ... ... A.Ş.'nin internet sitesinde 18.05.2010 tarihi itibari ile yüklenici davalılar arasındaki sözleşmenin fesih edildiğinin bildirildiği, davacının, 03.10.2009 tarihli taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesini 21.06.2010 tarihinde feshettiği, 13.05.2010 tarihinde davalı ... ... tarafından onaylanan ilerleme durum tespit tutanağına göre, ilerleme oranının %10,17 olarak tespit edilmesi nedeni ile yaklaşık 46 ayda işin yaklaşık %10'u bitmiş olduğu, davacı ile davalı arasındaki sözleşmede verilen 9 aylık sürenin bu ilerleme hızına göre yeterli olmayacağı, dolayısıyla 13.05.2010 tarihi itibariyle yaklaşık %90'lık kısmı tamamlanmamış bir projenin yeniden ihale edilmesi ve inşaatların tamamlanması en iyi tahminle en az 3-4 yıllık bir süre gerektireceği ve bu sürenin de davacı tüketici yönünden katlanılabilir makul bir süre olmadığı tespit edildiği, bu nedenle davacının sözleşmeyi fesihte haklı olduğu, sözleşme tarihi itibariyle uygulanması gereken Bağlı kredi müessesinin düzenlendiği 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4/3 maddesinde; “İmalatçı-üretici, satıcı, bayi, acente, ithalatçı ve 10 uncu maddenin beşinci fıkrasına veya 10/B maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre kredi veren, ayıplı maldan ve tüketicinin bu maddede yer alan seçimlik haklarından dolayı müteselsilen sorumludur. 10/B maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre kredi veren ... finansmanı kuruluşunun sorumluluğu teslim tarihinden itibaren 1 yıl süre ve kullandırdığı kredi miktarı ile sınırlıdır. ... finansmanı kuruluşları tarafından 10/B maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre verilen kredilerin devrolması halinde dahi, kredi veren ... finansmanı kuruluşunun sorumluluğu devam eder. Krediyi devralan kuruluş bu madde kapsamında sorumlu olmaz. Ayıplı malın neden olduğu zarardan dolayı birden fazla kimse sorumlu olduğu takdirde bunlar müteselsilen sorumludurlar. Satılan malın ayıplı olduğunun bilinmemesi bu sorumluluğu ortadan kaldırmaz.” düzenlemesi mevcut olduğu, davalılar ve banka arasında imzalanan protokolde, proje için bankanın garantör olduğu, Yargıtay'ın davalıların taraf olduğu benzer davalarda kullandırılan kredinin bağlı kredi olduğuna dair tespitleri de birlikte değerlendiriliğinde, dava dışı bankanın garantör sıfatında olduğu, dava dışı bankanın davacının uğradığı zarardan kullandırılan kredi miktarı ile sorumlu olacağı, davalıların da davacının kredinin bağlı kredi olması ve sözleşmeye duyulan güven nedeni ile çeklien kredi nedeniyle uğranılan zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle; davalı ... ... San ve Tic A.Ş. hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, Davalı ... .... San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabülü ile 10.348,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... .... San. ve Tic. A.Ş. ve ... .... San. ve Tic. Ltd. Şti. dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Mahkemenin 07.12.2021 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili ile davalılar ...A.Ş. ve ... Gayrimenkul A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece verilen 17.01.2024 tarihli ve 2023/1917 E., 2024/225 K. sayılı ilamıyla; davalı ... Danışmanlık .... San. Tic. Ltd. Şti.'nin yargılama devam ederken 2015 yılında ticaret sicilinden terkin edildiği, ticaret sicilinden terkin edilmekle tüzel kişiliğini ve bu kapsamda hak ve taraf ehliyetinin sona erdiği, hak ehliyeti bulunmayan davalı aleyhine hüküm kurulduğunun anlaşıldığı, buna göre Mahkemece, terkin edildiği anlaşılan davalı şirketin ihya edilmesi halinde taraf teşkili sağlanmış olacağı gözetilerek davalı şirket hakkında ihya yapılması için yasal prosedür işletilmek suretiyle, dava açması için davacı tarafa süre verilmesi, davalı şirketin ihyasına dair karar alındıktan sonra, usulüne uygun şekilde taraf teşkilinin sağlanması ve sonrasında karar verilmesi gerekirken bu husus gözden kaçırılarak terkin edilmiş şirket hakkında karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle; temyiz olunan Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Davalılardan ... .... San. ve Tic. A.Ş.'nin ....Noterliğinin 02.06.2009 tarihli ... yevmiye no'lu hisse devir senedi ile hisselerini ... .... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne devrettiği, davacı ile akdedilen satış sözleşmesinin ise 11.09.2009 tarihinde yapıldığı, kesinleşen hisse devrinden sonra yapılan sözleşme nedeniyle davalı ... .... San. ve Tic. A.Ş.'nin sorumlu olmayacağı ve ona karşı husumet yöneltilemeyeceği, taşınmazın süresinde teslim edilip edilmeyeceğinin tespiti bakımından alınan bilirkişi raporunda, davacı ile davalı arasında ... ... projesi adı altında 03.10.2009 tarihinde taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesi düzenlendiği, ... teslim tarihinin 30.08.2010 olduğu, bu sürenin 9 ay kadar uzayabileceği, buna göre teslim tarihinin en geç 30.05.2011 tarihi olduğu, teslim tarihi itibariyle konutun teslim edilmediği, davalılardan ... ... A.Ş.'nin internet sitesinde 18.05.2010 tarihi itibari ile yüklenici davalılar arasındaki sözleşmenin fesih edildiğinin bildirildiği, davacının, 03.10.2009 tarihli taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesini 21.06.2010 tarihinde feshettiği, 13.05.2010 tarihinde davalı ... ... tarafından onaylanan ilerleme durum tespit tutanağına göre, ilerleme oranının %10,17 olarak tespit edilmesi nedeni ile yaklaşık 46 ayda işin yaklaşık %10'u bitmiş olduğu, davacı ile davalı arasındaki sözleşmede verilen 9 aylık sürenin bu ilerleme hızına göre yeterli olmayacağı, dolayısıyla 13.05.2010 tarihi itibariyle yaklaşık %90'lık kısmı tamamlanmamış bir projenin yeniden ihale edilmesi ve inşaatların tamamlanmasının en iyi tahminle en az 3-4 yıllık bir süre gerektireceği ve bu sürenin de davacı tüketici yönünden katlanılabilir makul bir süre olmadığı tespit edildiği, bu haliyle davacının sözleşmeyi fesihte haklı olduğu, sözleşme tarihi itibariyle uygulanması gereken Bağlı kredi müessesinin düzenlendiği 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4/3 maddesinde; “İmalatçı-üretici, satıcı, bayi, acente, ithalatçı ve 10 uncu maddenin beşinci fıkrasına veya 10/B maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre kredi veren, ayıplı maldan ve tüketicinin bu maddede yer alan seçimlik haklarından dolayı müteselsilen sorumludur. 10/B maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre kredi veren ... finansmanı kuruluşunun sorumluluğu teslim tarihinden itibaren 1 yıl süre ve kullandırdığı kredi miktarı ile sınırlıdır. ... finansmanı kuruluşları tarafından 10/B maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre verilen kredilerin devrolması halinde dahi, kredi veren ... finansmanı kuruluşunun sorumluluğu devam eder. Krediyi devralan kuruluş bu madde kapsamında sorumlu olmaz. Ayıplı malın neden olduğu zarardan dolayı birden fazla kimse sorumlu olduğu takdirde bunlar müteselsilen sorumludurlar. Satılan malın ayıplı olduğunun bilinmemesi bu sorumluluğu ortadan kaldırmaz.” düzenlemesi mevcut olduğu, davalılar ve banka arasında imzalanan protokolde, proje için bankanın garantör olduğu, Yargıtay'ın davalıların taraf olduğu benzer davalarda kullandırılan kredinin bağlı kredi olduğu, dava dışı bankanın davacının uğradığı zarardan kullandırılan kredi miktarı ile sorumlu olacağı, davalıların da davacının kredinin bağlı kredi olması ve sözleşmeye duyulan güven nedeni ile çeklien kredi nedeniyle uğranılan zarardan sorumlu olduğu, sicilden terkin edildiği anlaşılan davalı ... Danışmanlık .... San. Tic. Ltd. Şti. hakkında ihya edilmesi bakımından yasal prosedür işletilmek suretiyle dava açması için davacı tarafa duruşma gününe (12.12.2024) kadar süre verilmiş ise de, davacı taraf ihya davası açmayacağını bildirdiği ve davalı ... Danışmanlık .... San. Tic. Ltd. Şti. yönünden usulden ret kararı verilmesini istediği, davacının kullanmış olduğu kredi nedeniyle toplam 10.348,00 TL faiz ödediği, davalılar ... .... Danış. .... San. ve Tic. Ltd. Şti., ... .... San. ve Tic. A.Ş. ve ... .... San. ve Tic. Ltd. Şti. dışındaki diğer davalıların sözleşmeye duyulan güven nedeni ile çekilen kredi nedeniyle uğranılan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu anlaşılarak, davalı ... .... San. ve Tic. A.Ş. hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, ... .... Danış. .... San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında açılanın davanın usulden reddine, davalı ... .... San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden açılan davanın kabülü ile; 10.348,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... .... Danış. .... San. ve Tic. Ltd. Şti., ... .... San. ve Tic. A.Ş ve ... .... San. ve Tic. Ltd. Şti. dışındaki diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili, davalı ... ... Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. vekili ve davalı ... Gayrimenkul Geliştirme ve Yatırım San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; davalıların tamamının müşterek ve müteselsilen sorumlu olmasına rağmen yerel mahkemece hatalı biçimde, davalılardan ... .... San. ve Tic. A.Ş. sorumlu tutulmadığını, proje yüklenicilerinden biri olan davalı ... İnşaat'ın da ilgili alacaktan, diğer davalılarla birlikte müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmamasının hatalı olduğunu, buna ilişkin olarak projenin ortak adının ... Gayrimenkul Geliştirme ve Yatırım San. ve A.Ş. olduğu ve ortaklık içerisinde davalı firmaların tamamının bulunmakta olduğunu, tarafları, konusu birebir aynı olan emsal nitelikte İstanbul 1. Tüketici Mahkemesinin 2015/435 E. ve 2019/813 K. sayılı kararının Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2020/6448 E., 2021/4455 K. ve 21.04.2021 tarihli ilamı ile kesinleştiğini, davalı ... İnşaat'ın da diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olması gerektiğini, gerekçeli kararda davacı tarafça yapılan mahkeme masraflarının eksik tespit edildiğini ileri sürerek, kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... ... Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. vekili; davacının satış işlemi sırasında, konutun o tarihte teslim edilemeyeceğini bilebilecek durumda olduğunu, taşınmazın teslim tarihi gelmeden, konutun zamanında teslim edilemeyeceği iddiası ile yapılan feshin haklı bir fesih olmadığını, davalı şirketin sözleşmeyi fesih etmiş olmasının, davacıya sözleşmeden haklı nedenle cayma hakkı vermeyeceğini, davalı şirketin, davacı ile akdedilen 03.10.2009 tarihli “... ... Konutları Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi”nin arkasında durmaya devam ettiğini, dolayısıyla davacı yönünden herhangi bir zarar da oluşmadığını, bu haliyle taşınmazın yasal teslim tarihinden 11... gün önce sözleşmenin feshi yoluna gidilmesinin haklı bir fesih nedeni sayılamayacağını, davalı şirketin ... için kendisine ödenen parayı, davacıya ödenmek üzere kredi veren bankaya hiç bir kesinti yapmaksızın tamamen iade ettiğini, davalı şirketin davacı ile arasındaki güven ve sözleşme ilişkisini zedeleyecek bir davranışı olmadığını, tüketicinin kendi belirlediği bir konutun satın alınması amacına yönelik olarak kredi kullanması durumunda bunun bağlı kredi sayılamayacağını, 03.10.2009 tarihli “... ... Konutları Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi”nin (14.8.) ve (16.) maddeleri uyarınca sözleşme ile ilgili tüm taleplerin muhatabının ... – ... – ... – ... Ortak Girişimi olduğunun davacının da kabul edildiğini, bu nedenle, davanın davalı şirket açısından pasif husumet nedeniyle de reddi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 3. Davalı ... Gayrimenkul Geliştirme ve Yatırım San. ve Tic. A.Ş. vekili; davalı şirketin sözleşme kapsamında tüm sorumluluğunu özenle ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, buna karşılık satış karşılığı gelir paylaşımlı iş sözleşmesinin, ... ... tarafından haksız olarak fesih edildiğini, sözleşmenin ifa edilmesinde kusuru bulunmayan davalı şirketin, davacının uğramış olduğu zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulamayacağını, davacının sözleşmenin feshine dayanak gösterdiği sebeplerin haklı neden teşkil etmediğini, davalı şirkete herhangi bir fesih ihtarı çekilmediğini, davacı ... bitim tarihine 1 yıla yakın süre olmasına karşılık sözleşmeyi feshettiğini, sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte olan 4077 sayılı Kanunu'na göre konutun tesliminin 03.03.2012 tarihini dahi bulabileceğini, bu halde feshin haklı sayılmasının hukuka ve hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu, bağlı kredide kredi veren, tüketiciyi belirli bir mal veya hizmeti temin edebilmesi için finanse etmek gerektiğini, kullandırılan kredinin bağlı kredi olmadığını, kredinin bağlı kredi olduğunu ispat ile yükünün davacıda olduğunu, ancak davacının buna ilişkin somut bir delil sunamadığını davanın reddine karar verilmesi geretiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sözleşmenin haklı nedenlerle feshi nedeniyle alacak istemine ilişkindir. Mahkemece; uyulan bozma ilamında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince değerlendirme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporlarının taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetime elverişli bulunmasına, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının sözleşmeyi feshinin haklı nedene dayandığına dair tespitin yerinde olmasına, davalılardan ... .... San. ve Tic A.Ş.'nin .....Noterliğinin 02/06/2009 tarihli ... yevmiye no'lu hisse devir senedi ile hisselerini ... .... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne devretmesi ve 16.01.2008 tarihli adi ortaklık sözleşmesine ek protokol ile diğer ortaklarında muvafakatı ile ...- ...-...-... Adi Ortaklığından ayrılmasına ve davacı ile akdedilen taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesinin 03.10.2009 tarihli olması karşısında, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı ... .... San. ve Tic. A.Ş.'nin ortaklıktan ayrıldığı tarihten sonra imzalanmasına göre, davalının adi ortaklıkla ilgili sorumluluğunun bulunmadığının anlaşılmasına ve yargılama giderlerinin hesaplanmasında isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre davacı vekili, davalı .... ... Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. vekili ve davalı ... Gayrimenkul Geliştirme ve Yatırım San. ve Tic. A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz eden davalılara yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 6100 sayılı Kanunun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Kanunun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.