Başvuru 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında yapılan başvurunun reddedilmesi ve ret işlemlerine karşı açılan davaya ilişkin yargılama işlemlerinin adil olmaması, 5233 sayılı Kanun kapsamında yapılan başvuru ve yargılama sürecinin makul sürede sonuçlanmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ve yerleşme özgürlüğünün ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında yapılan başvurunun reddedilmesi ve ret işlemlerine karşı açılan davaya ilişkin yargılama işlemlerinin adil olmaması, 5233 sayılı Kanun kapsamında yapılan başvuru ve yargılama sürecinin makul sürede sonuçlanmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ve yerleşme özgürlüğünün ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 24/5/2013 tarihinde Diyarbakır Bölge İdare Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 30/9/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm tarafından 13/2/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 19/3/2015 tarihli yazısında Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 10/12/2004 tarihinde 5233 sayılı Kanun kapsamına giren zararlarının karşılanması talebiyle tarihinde Diyarbakır Valiliği Zarar Tespit Komisyonuna (Komisyon) başvurmuştur. Komisyonca yapılan değerlendirme sonucu 30/12/2008 tarihli ve 2008/5-252 sayılı kararla dosyada yer alan bilgi ve belgelere göre Lice ilçesi Merkez mevkiinde ikamet edilmekte iken terör olayları sonucu oluşan zararın karşılanması talebiyle yapılan başvurunun “…alt komisyon tutanaklarına göre olay öncesinde terk olduğundan dolayı KANUN KAPSAMINA GİRMEDİĞİ...” gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Başvurucu tarafından söz konusu ret işlemi aleyhine 2/3/2009 tarihinde Diyarbakır İdare Mahkemesinde dava açılmış, işlemin iptali istenmiştir. Diyarbakır İdare Mahkemesi 5/11/2010 tarihli ve E.2009/441, K.2010/2142 sayılı kararı ile davanın reddine hükmetmiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir: "...Dava dosyasındayer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; Lice ilçesi Muradiye Mahallesinin Lice'nin merkez mahallerinden olduğu ve hiç bir dönem boşaltılmadığı, mahalli ve genel seçimlerin her dönem yapıldığı, 1992 - 2000 yılları arasında 1994-1995 yılları hariç din görevlisi bulunduğu ve görev yaptığı, mahallede okul bulunmadığı, bu mahallede yaşayan öğrencilerin ilçede bulunan Atatürk İlköğretim okulunda eğitim ve öğrenim gördüğü, davacının terör olayları dolayısıyla oluşmuş özel bir zararının da bulunmadığı görülmektedir. Öte yandan, Diyarbakır İli, Lice İlçe Merkezinde 1993 ve 1994 yıllarında meydana gelen terör olaylarında münferit zarar gören ilgililer tarafından tazminat istemiyle Mahkememizde açılan seri davalarda (Örneğin:E:2009/1606, E:2009/1604, E:2009/2455 esas sayılı dava dosyalarında) yer alan ve olaylar akabinde Bayındırlık ve İskan İl Müdürlüğünün teknik elemanlarınca ve Lice Belediye Başkanlığının ekiplerince zarar görenlerin somut olarak tespit edildiği listeler incelenmiş, davacının isminin belirtilen bu listelerde yer almadığı da görülmüştür. Bu durumda, yukarıda yer verilen açıklama ve tespitlere göre, Lice İlçesi Muradiye Mahallesinin tamamen boşaltılması gibi bir durumun söz konusu olmadığı, anılan mahallenin Lice ilçesinin merkez mahallesi olması dolayısıyla tamamen boşaltılması gibi bir durumdan da bahsedilemeyeceği ve davacının terör olayları dolayısıyla özel bir zararının da bulunmadığı hususları karşısında; kişisel güvenlik kaygıları sonucu ikamet ettiği mahalleyi terk eden davacının 5233 sayılı Kanun kapsamında yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir. ..." İlk Derece Mahkemesi kararının temyiz edilmesi üzerine Danıştay Onbeşinci Dairesi 5/12/2012 tarihli ve E.2011/11943, K.2012/12827 sayılı ilamı ile temyiz isteminin reddine karar vermiştir. Temyiz talebinin reddine ilişkin ilam, başvurucuya 29/4/2013 tarihinde tebliğ edilmiş; başvurucu 24/5/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 5233 sayılı Kanun’un , , , , , , geçici , geçici , geçici maddeleri, 24/6/2013 tarihli ve 2013/5034 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki Karar’ın maddesi, Danıştay Onuncu Dairesinin 30/12/2008 tarihli ve E.2008/4141, K.2008/9584 sayılı kararı, Danıştay Onuncu Dairesinin 31/12/2008 tarihli ve E.2008/5548, K.2008/9733 sayılı kararı, Danıştay Onuncu Dairesinin 20/2/2009 tarihli ve E.2008/6679, K.2009/1227 sayılı kararı (Celal Demir, B. No: 2013/3309, 6/2/2014, §§ 15-28).