Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Tarafların ortağı olduğu şirketin, dava dışı bir başka 3. kişi ile birlikte ... ünvanı ile Eylül 2005 tarihinde müvekkilince kurulduğunu, davalının Aralık 2011 tarihinde diğer 3 ortaktan birinin hissesini satın almak üzere şirkete ortak olduğunu, ardından şirketin Kasım 2016 tarihinde ... ünvanı aldıktan sonra Mart 2014 tarihinde ... ünvanını alarak ticari faaliyetine devam ettiğini, 2005 yılından itibaren davacı müvekkilinin kurucu ortağı olduğu şirketin hali hazırda ... Cad. No:... ...İzmir adresinde faaliyet gösterdiğini, en sonr İzmir ... Noterliğinin 13/03/2020 tarih ve 5170 sayı ile tasdikli 11/03/2020 tarihli genel kurul ve 2020-03 sayılı yönetim kurulu kararı gereği %50 oranında pay sahibi müvekkilinin münferiden temsile yetkili yönetim kurulu başkanının, %50 oranında pay sahibi davalı ...'ında münferiden temsile yetkili başkan yardımcısı seçildiğini ve bu kararın ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, her ne kadar tespit davasının şirket tüzel kişiliğine karşı açılması gerekmekle birlikte sadece aynı pay oranına ve münferiten imza yetkisine sahip iki hissedarın bulunduğu, anonim şirketlere yöneltilen tespit davalarında diğer pay sahiplerine de husumetin yöneltilmesinin alternatif çözümlerin değerlendirilmesi açısından uygun olduğunu, ticari faaliyetlerin devamı sırasında özellikle davalılardan ...'dan kaynaklı bazı sorunların doğmasının ticaret hacminin azalması ve buna bağlı olarak ortak olunan şirketin ticari faaliyetlerinde ve itibarında bir takım zedelenmelerin olması şirket tüzel kişiliğinin devamının risk altına girmesinin davacı ile davalılardan ... arasında ihtilaflar doğurduğunu, şirketin asıl ticari faaliyetinin yurt dışından makina yedek parça ve motoru ithal edip yurt içinde satmak olduğunu, Almanya'da yapılacak makina fuarına giderek üretici firmaları ziyaret amaçlı olarak Kasım 2019 tarihinde davacı müvekkili ile davalı ...'nin yurtdışına çıkmak için havaalanına geldiklerinde bir soruşturma kapsamında davalının pasaportuna el konulduğu ve yurtdışı çıkış yasağının bulunduğunun öğrenilmesi üzerine müvekkilinin büyük şok yaşadığını, şirketin dış ticaret işlemlerinden sorumlu olan davalının yurtdışına çıkamaması üzerine müvekkilinin de gidemediğini, uçak biletlerinin yandığını, tüm rezervasyonların iptal edilmek zorunda kaldığını, daha sonra müşteri bağlantıları ve randevuların çeşitli bahanelerle iptal edildiğini, müvekkilinin, davalının hangi sebeple pasaportuna el konulduğunu araştırması üzerine fetö/pdy silahlı suç örgütü ile ilgili olarak yapılan bir soruşturma olduğu bilgisine ulaşıldığını, yine davalı ...'nin ısrarıyla ve telkinleriyle şirketin mali müşavirliğini üstlenen abisinin FETÖ PYD silahlı terör örgütü eylemi nedeniyle İzmir 2 Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/67 Esas 2020/143 Karar sayılı dosyasıyla yargılanıp ceza aldığı bilgisine ulaşılması nedenleriyle gerek şirket çalışanlarında gerekse davacıda büyük tedirginlik yaşanmasına sebep olduğunu, şirketin davalıdan kaynaklı büyük zararlar göreceğini ve itibar kaybı yaşayacağını öngörerek ortaklığa son verilmesi isteğini e posta olarak iletildiğini, davalının aradan geçen bir buçuk ay sonra şirkete geri geldiğini ve 18.03.2020 tarihinde şirketin ...bank ... Şubesi'nden 1.000.000,00 TL işletmi kredisi kullanmasını sağladığını ve akabinde 19.03.2020 tarihinde ... bank ... ... şubesine giderek 9.079,00 TL'yi elden çekmek suretiyle zimmetine geçirdiğini, müvekkilinin davalıya sorduğunda parayı kendisi ve ailesi için devam eden adli ve kolluk işlemleri soruşturmaları için kullandığını beyan etmesi üzerine müvekkilinin araştırma neticesinde davalının İzmir 22. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/87 Esas sayılı dosyasıyla FETÖ PYD silahlı terör örgütü üyeliği nedeniyle yargılandığı ve davanın derdest olduğu bilgisine ulaşıldığını, 979.000,00 TL'nin 19.03.2020 tarihinden itibaren işleyen ticari faizi ile birlikte iade edilmesinin talep edildiğini ancak davalı tarafından ihtara cevap verilmediğini, davalının müvekkili aleyhine şirketin ortaksız kaldığından bahisle şirket yönetim kurulu başkanı ve müdürü davacı müvekkilinin yetkilerinin kaldırılarak tek başına yetkili olduğunun tespitine ve yargılanıp ceza alan şirket muhasebecisi olan öz abisinin şirket e geçici kayyum atanması için dava açtığını, İzmir 7 ATM nin 2020/236 Esas 2020/273 Karar sayılı dosyası ile yapılan yargılamada davanın reddine karar verildiğini ve dosyanın İstinaf incelemesinde olduğunu, feshi talep olunan davalı şirket ortaklarının bu süreç içerisinde birbirlerinden tamamen uzaklaşarak şirketin tüzel kişiliğinin ve ticari itibarının devamını sağlamak adına işlemlerde bulunmak yerine bir çok kez adli merciler önünde karşı karşıya gelmeye başladıklarını, davalı ... tarafından müvekkili aleyhine hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu ve halen Menderes Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/4256 Sayılı soruşturmanın devam ettiğini, davalı tarafından yetkili müdürü olduğu diğer bir şirket olan davalı ... ile aynı binada faaliyet gösteren aynı zamanda asıl kiracı konumunda olan ... adına tarafların ortağı olduğu alt kiracı konumunda olan ... nin kayıtlarında yer almayan tahliye taahütnamesine istinaden Menederes İcra Dairesinin 2020/661 Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, müvekkili tarafından davalı ... hakkında Menderes Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, yine davalı ... nin öz abisi ... hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu ve soruşturmanın İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/74086 sayılı dosyasıyla devam ettiğini, tarafların şirketin yönetim ve diğer işlerinde ciddi görüş ayrılıkları olduğu, davalıdan kaynaklı müşteriler ve tedarikçiler gözünde büyük itibaren kayıplarının doğduğu, şirketin her geçen gün zarar ettiği ve ortak amacının gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığının ortaya çıktığını bildirerek davalı şirkete tedbiren geçici olarak kayyum atanmasına ve yapılacak yargılama sonunda TTK 531 . Maddesindeki haklı sebepler ile fesih şartları gerçekleştiğinden mahkemece resen atanacak tasfiye memuru eliyle davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, aksi kanaat halinde davacının paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenerek davacının şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verilmesini talep etmiştir.