17. Hukuk Dairesi 2018/5645 E. , 2019/223 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, 30/09/2008 tarihinde davalı ... şirketine sigortalı bulunan davalı ... San. Ltd. Şti. adına kayıtlı diğer davalı ...'in sevk ve…
**17. Hukuk Dairesi 2018/5645 E. , 2019/223 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, 30/09/2008 tarihinde davalı ... şirketine sigortalı bulunan davalı ... San. Ltd. Şti. adına kayıtlı diğer davalı ...'in sevk ve idaresindeki araç ile ... sevk ve idaresindeki otobüsün çarpışması sonucu müvekkili davacının maluliyetine neden olduğunu, kazanın meydana gelmesinde sürücü ...'in asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin kaza nedeniyle tüm tedavilere rağmen eski sağlığına kavuşamayıp esaslı oranda daimi sakat kaldığını, davalı ... şirketine müracaat edildiğini, davalı ... şirketince müvekkiline 38.983,36 TL civarında tazminat ödendiğini, ancak ödenen bu miktarın gerçek zararın çok altında olduğunu, müvekkilinin meydana gelen kaza nedeniyle elem ve acı duyduğunu bildirerek 100,00 TL maddi tazminat ve 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, toplanan delillere göre, davacının maddi tazminat davasının kabulüne; 57.458,66 TL'nin 20/12/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 10.04.1992 gün 7/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, hakimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olmasını öngörmektedir. Kısa kararda hükmedilen bir yükümlülüğün gerekçeli kararda hüküm altına alınmamış olmasının ya da gerekçeli karar içeriğinde kabul edildiği bildirilen bir talebin hüküm fıkrasında yer almamasının, çelişki teşkil etmediğini söylemek mümkün değildir. Yargı erkinin görev ve yetkisi, Anayasa ile yasaları amaçlarına uygun olarak yorumlayıp uygulamak, keza İBK'nın bağlayıcılığını gözetmekten ibarettir. Kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkiye cevaz verilmemesinin amacı, kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasına yöneliktir. Tefhim edilen hüküm başka, gerekçeli karardaki hüküm başka ise bu durumun mahkemelere olan güveni sarsacağı tartışmasızdır. Öyle ki İBK ile bu konuya çok büyük bir önem verilmiş, çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde başka bir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın kararın salt bu nedenle bozulması gerektiğine işaret edilmiştir.