Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2024/3194 E. , 2024/6716 K. T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/874 Karar No : 2024/6982 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı-... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacının kanuni temsilcisi …
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2024/3194 E. , 2024/6716 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/874 Karar No : 2024/6982 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı-... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacının kanuni temsilcisi olduğu ... Mobilya ve Mobilya Malzemeleri Orman Ürünleri San. Ltd. Şti.'nin vergi borçlarının 15 gün içinde ödenmesi ya da 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca teminat gösterilmesinin istenilmesine ilişkin işlemin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; yasal düzenlemelere göre, şirketin kanuni temsilcisi sıfatıyla yasal takip işlemlerine başlanabilmesi için davacının amme alacağının ilgili bulunduğu dönemde şirketin kanuni temsilcisi olması, şirket tüzel kişiliği hakkında tüm takip işlemlerinin usule uygun olarak tamamlanması ve bunun sonucunda vergi borcunun şirket tüzel kişiliğinden tahsilinin kısmen veya tamamen imkansız hale gelmesi, ayrıca uyuşmazlık konusu amme alacağının zaman aşımına uğramamış olmasının gerektiği; olayda, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerine karşı açılan davada,... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verildiğinin görüldüğü,bu durumda, asıl mükellef adına düzenlenen ödeme emirlerinin icrai kabiliyeti kalmadığı göz önüne alındığında, ilgili amme alacaklarının tahsili için 6183 sayılı Kanunda öngörülen usulde asıl mükellef nezdinde usulüne uygun şekilde takip yapıldığının kabulünün mümkün olmadığı, şirket nezdinde 6183 sayılı Kanun uyarınca takip yapıldıktan sonra ilgili borçların davacıdan ödeme emri ile takibi gerekirken davacı adına tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; nitekim, kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davada Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davanın kabulüne, dava konusu ödeme emirlerinin iptaline hükmedildiği belirtilerek davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren başka bir neden de bulunmadığı belirtilerek davalının istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İlgili mevzuat kapsamında idarelerince yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY: Davacının kanuni temsilcisi olduğu ... Mobilya ve Mobilya Malzemeleri Orman Ürünleri San. Ltd. Şti.'nin vergi borçlarının 15 gün içinde ödenmesi ya da 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca teminat gösterilmesinin istenilmesine ilişkin işlemin iptali istenilmektedir. İLGİLİ MEVZUAT: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "teminat isteme" başlıklı 9. maddesinde; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 344. maddesi uyarınca kaçakçılık cezası kesilmesini gerektiren haller ile 347. maddesinde sayılan hallere temas eden bir amme alacağının salınması için gerekli muamelelere başlanmış olduğu takdirde vergi incelemesine yetkili memurlarca yapılan ilk hesaplamalara göre belirtilen miktar üzerinden tahsil dairelerince teminat isteneceği, aynı Kanun'un 13. maddesinde, ihtiyati haciz sebeplerinin yedi bent halinde sayıldığı, bu hallerden herhangi birisinin mevcudiyeti halinde ihtiyati haczin hiçbir müddetle mukayyet olmaksızın alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memurun kararıyla, haczin ne suretle yapılacağına dair olan hükümlere göre derhal tatbik olunacağı, ihtiyati tahakkuk başlığını taşıyan 17. maddesinde de, ihtiyati tahakkuk sebeplerinin üç bent halinde sayıldığı, bu hallerden birinin bulunması durumunda vergi dairesi müdürünün yazılı isteği üzerine defterdarın, mükellefin henüz tahakkuk etmemiş vergi ve resimlerden Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan edilecek olanlarla, bunların zam ve cezalarının derhal tahakkuk ettirilmesi hususunda yazılı emir vereceği, vergi dairesi müdürünün de bu emri derhal tatbik edeceği hükme bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda bahsedilen hükümlerde sözü edilen teminat isteme, ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuk, kamu alacağının cebren tahsil ve takip işlemleri olmayıp, icrai muamelelere başlamadan önce tahsile konu amme alacağının tehlikeye girmemesi için korumaya yönelik işlemlerdir. Bu işlemler korumaya yönelik olduğundan, bunların asıl muhatabı amme borçlusu, diğer bir değişle verginin mükellefi veya sorumlusudur. İlgili düzenlemelerde, esas amme borçlusu olmayan ortaklar, yönetim kurulu üyeleri, icra komitesi üyeleri, kanuni temsilciler adına teminat isteme, ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuk gibi amme alacağının korunmasına ilişkin işlemlerin uygulanabileceğine dair bir açıklık bulunmamaktadır. 213 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca kanuni temsilciler ancak kesinleşen ve şirketin mal varlığından tamamen veya kısmen alınamamış olan borçlarından dolayı sorumlu tutulabileceklerinden, henüz tahakkuk etmemiş vergi borçlarından bu aşamada sorumlu olmaları düşünülemez. Bu durumda, amme alacağının asıl borçlusu olmayan ortak ve kanuni temsilci adına doğrudan teminat, ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuk gibi amme alacağının korunmasına ilişkin işlemlerin uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı için teminat gösterilmesinin istenilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, yukarıda yazılı gerekçeyle verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyla isabetsizlik görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalının temyiz isteminin reddine, 2 ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi...Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 02/12/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY: Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.