7. Ceza Dairesi 2012/18066 E. , 2012/30040 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : 5411 sayılı kanuna muhalefet HÜKÜM : Sanık ... hakkında beraatine; sanıklar ... ve ... haklarında hükümlülüklerine Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 1-Katılan bankanın ... şubesinde sanık ...'un servis yetkilisi olarak çalıştığı dönemde, banka mudileri ...,
**7. Ceza Dairesi 2012/18066 E. , 2012/30040 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : 5411 sayılı kanuna muhalefet HÜKÜM : Sanık ... hakkında beraatine; sanıklar ... ve ... haklarında hükümlülüklerine Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 1-Katılan bankanın ... şubesinde sanık ...'un servis yetkilisi olarak çalıştığı dönemde, banka mudileri ..., ... ve ...'nin imza örneği ve kimlik bilgileri kartına zımba teli ile takılmış nüfus cüzdanı fotokopileri yerine sanık ... tarafından sahtelerinin takıldığı, ...'e ait imza örneği ve kimlik bilgileri kartına sanık ...'nın fotoğrafı bulunan ve mağdur ...'in kimlik bilgilerini içeren sahte nüfus cüzdanının fotokopisinin zımbalandığı, banka mudisi ... ve ...'nin kartlarındaki fotoğraflar da aynı şekilde değiştirilerek 17.05.2007 ve 18.05.2007 tarihlerinde Ziraat Bankası ... ile .../... Şubelerine, 18.06.2007 tarihinde bankanın .../... şubesine, 28.06.2007 tarihinde ... şubesine mudiler yerine gelen başka kimselerin sahte nüfus cüzdanı ibraz ederek provizyon alınmasını sağlayıp mudilerin imzalarını da taklit etmek suretiyle toplam 524.676,15 TL paranın mudiler yerine başkaları tarafından çekildiğinin, banka mudisi ...'in banka şubesine müracaatı sonrasında yapılan soruşturma sonucunda öğrenilmesi ve Emniyet Müdürlüğü görevlilerince yapılan araştırma ve inceleme üzerine iletişim kayıtlarından sanıklara ulaşıldığının anlaşılması karşısında; Konusunda uzman bilirkişiler refakatinde dosya içerisindeki cd'ler üzerinde inceleme yapılarak, iletişim kayıtlarından sanıklara ne şekilde ulaşıldığının ayrıntılı şekilde belirlenmesi ve bu hususun karar yerinde gösterilmesi, gerektiği takdirde; sanık ...'da ele geçen sim kartların incelenmesi neticesinde düzenlenen 16.01.2008 tarihli sim kart inceleme raporunda yer alan 0703 7901 7980 5 seri numaralı kartta; sanıklarla irtibatı saptanan "şkr 1" şeklinde kayıtlı numara dışında yine "şkr" ve "skr" ile başlayan numaralar belirlendiğinden, anılan bu kayıtların suç tarihlerinde kimler adına olduğunun abonelik sözleşmeleri de getirtilip incelenerek*** *** **** numaralı hatların abonelik kayıtlarının sahiplerine aidiyetinin suç tarihlerinden sonrakı sırasıyla 17.02.2009 ve 06.12.2008 tarihlerini kapsamadığı dikkate alınıp, bunların suç tarihlerindeki sahiplerini gösteren belgelerin de getirtilmesi, anılan telefon hatlarının sahipleri ile 10.03.2007 tarihi itibariyle*** *** **** numaralı hattın kayıtlı sahibi ...'nın da olayla ilgili bilgi ve görgüsünün saptanması suretiyle, hasıl olacak neticesine göre bir karar verilmesi yerine, eksik soruşturma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Suça "Yardım etme" halini düzenleyen 5237 sayılı TCK.nun 39.maddesinde (1)"Suçun işlenmesine yardım eden kişiye, işlenen suçun ağırlaştırılmış müebet hapis cezasını gerektirmesi halinde, onbeş yıldan yirmi yıla; müebbet hapis cezasını gerektirmesi halinde, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hallerde cezanın yarısı indirilir. Ancak, bu durumda verilecek ceza sekiz yılı geçemez. (2) Aşağıdaki hallerde kişi işlenen suçtan dolayı yardım eden sıfatıyla sorumlu olur: a) Suç işlemeye teşvik etmek veya suç işleme kararını kuvvetlendirmek veya fiilin işlenmesinden sonra yardımda bulunacağını vaat etmek. b) Suçun nasıl işleneceği hususunda yol göstermek veya fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak. c) Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak." hükmü öngörülmüş olup; Katılan bankanın ... ilçesi şubesine sahte nüfus cüzdanı ile müracaat ederek banka şubesi yetkilileriyle görüşme yapıp provizyon alınmasını sağlayarak para çektiği ve sanık ...'ın telefon hattı üzerinden yaptıkları görüşme ile ilişkileri saptanan sanık ...'nın sabit olan eyleminin, yukarıda yazılan düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, yardım etmeden daha öteye geçtiği ve dolayısıyla sıfatının yardım eden sayılması mümkün bulunmadığı cihetle, sanığın ne şekilde yardım eden kabul edildiğinin karar yerinde ayrıntılı şekilde tartışılıp gösterilmesi zorunluluğunun nazara alınmaması, Yasaya aykırı, sanıklar ... ve ... müdafiileri ile katılan vekilinin sanıklara yönelik temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, tüm sanıklar hakkında kurulan hükmün BOZULMASINA, sanık ...'a isnat edilen ve subütü kabul edilen suçun gerektirdiği ceza miktarı ile tutuk halinin süresine göre tahliye isteminin reddine, 12.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi. KARŞI OY Sanıkların banka parasını zimmete geçirdikleri iddiasıyla haklarında kamu davası açılmıştır. Suç tarihine göre sanıklar hakkında uygulanabilecek yasalar 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile 5237 sayılı TCK.nun genel hükümleridir. 5237 sayılı TCK.nun 40.maddesinin 2.fıkrası "özgü suçlarda, ancak özel faillik niteliğini taşıyan kimse fail olabilir. Bu suçun işlenişine iştirak eden diğer kişiler ise azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulur" hükmünü taşımaktadır. Bu düzenlemeye göre; Banka parasını zimmete geçirme suçu, yalnız banka personeli tarafından işlenebilir. Banka personelininde bu suçun faili olabilmesi için 5411 sayılı Yasanın 160.maddesi 1.fıkrasına nazaran görevi nedeniyle zilyetliği kendisine, devredilmiş para ve diğer varlıkları koruma ve gözetimiyle yükümlü kılınmış bir görevli olması gerekir. Bu durumda banka zimmeti ancak yukarıda belirtilen şartları taşıyan banka personeli tarafından işlenebilen "özgü" bir suçtur. Dışarıdan katılanlar görevli olmadığından bu suçu işleyemezler. Bu kişilerin sorumluluğu sözü edilen TCY.nın 40/2.maddesinde açıkça gösterilmiş olup, suça bu biçimde iştirak eden kimselerin azmettiren ya da yardım eden olarak cezalandırılabileceği amir hükmünü getirmiştir. Somut olaya geldiğimizde, Sanık ..., banka görevlisi ...'ın işlediği kabul edilen suçuna iştiraki mahkemece 5237 sayılı Yasa'nın 40/2.maddesi uyarınca aynı yasanın 39.maddesine göre yardım eden olarak kabul edilmiş buna göre hüküm kurulmuştur. Sanık ...'in, banka personeli olan diğer sanık ...'ı suça azmettirdiği konusunda dosyada hiçbir delil bulunmadığı gibi doğrudan birlikte işleyen fail olarak sorumlu tutulması da yasal düzenlemeler karşısında mükmün bulunmadığından sayın çoğunluğun bu yöne ilişen (2) nolu bozma düşüncesine katılmıyorum.