2. Hukuk Dairesi 2025/3680 E. , 2025/10529 K. "" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2936 E., 2025/478 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 5. Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/581 E., 2023/492 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, kadın lehi…
2. Hukuk Dairesi 2025/3680 E. , 2025/10529 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2936 E., 2025/478 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 5. Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/581 E., 2023/492 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, kadın lehine kabul edilen tazminat miktarları, kadın ve çocuk lehine kabul edilen nafaka miktarları, nafakalara ÜFE oranında artış uygulanmaması yönünden, davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, kadın lehine kabul edilen tazminatlar ve miktarları, kadın ve çocuk lehine kabul edilen nafakalar ve miktarları ve velâyet yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre ve özellikle dinlenen tanık beyanlarından davalı-karşı davacı erkeğin kadının ailesine uygunsuz fotoğraflarını gönderdiğinin ispatlandığının, erkeğe bu vakıanın da kusur olarak yüklenmesinin gerektiğinin, yine kadının, evlatlık olduğu için erkeği aşağılayıcı sözler söylediğinin ispatlandığının, kadına bu vakıanın da kusur olarak yüklenmesinin gerektiğinin, Mahkemece taraflara yüklenen diğer kusurların gerçekleştiğinin ve ancak tarafların belirlenen ve gerçekleşen tüm kusurları birlikte değerlendirildiğinde yine de evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda davalı-karşı davacı erkeğin ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, davacı-karşı davalı kadın vekilinin aşağıdaki (2) nolu ve davalı-karşı davacı erkek vekilinin aşağıdaki (3) no'lu paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı-karşı davalı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50... inci maddesi hükmü dikkate alınarak 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir. 3.Yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için nafaka talep edenin boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceğinin belirlenmesi gerekir. (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu md.175) İlk Derece Mahkemesince davacı-karşı davalı kadının sosyal inceleme raporundaki beyanı dışında sosyal ve ekonomik durumunun tespit edilmediği anlaşılmıştır. Erkek vekili temyiz dilekçesinde, talep etmelerine rağmen kadının sosyal ve ekonomik durumunun araştırılmadığını beyan etmiştir. Mahkemece tarafların sosyal ekonomik durumları değerlendirilerek kadının yoksulluk nafakası isteminin kabulüne hükmedilmiş ise de; erkeğin kadının sosyal ve ekonomik durumunun araştırılmadığı iddiası karşısında Mahkemece yeniden, gerektiğinde adli yardımlaşma usulü ile kadının sosyal ve ekonomik durumunun etraflıca araştırılarak, kadının yurt dışında sürekli ve düzenli bir işte çalışıp çalışmadığının, çalıştığının tespit edilmesi halinde, çalışması karşılığında elde ettiği gelirin düzenli ve sürekli olup olmadığının, gelirinin kendisini yoksulluktan kurtaracak düzeyde bulunup bulunmadığının ve tarafların gelir durumlarının birbirine yakın olup olmadığının belirlenerek sonuca göre kadının yoksulluk nafakası talebi hakkında karar verilmesi gerekirken, bu konuda eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı kadın lehine hükmedilen tazminat miktarları ve kabul edilen yoksulluk nafakası yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda (2) numaralı paragrafta belirtildiği üzere davacı-karşı davalı kadın yararına tazminat miktarları yönünden ve (3) numaralı paragrafta belirtildiği üzere davalı-karşı davacı erkek yararına yoksulluk nafakası yönünden BOZULMASINA, 3.Davacı-karşı davalı kadın vekilinin ve davalı-karşı davacı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.