8. Hukuk Dairesi 2014/15962 E. , 2014/20446 K. MAHKEMESİ : Karakoçan Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 25/04/2012 NUMARASI : 2010/42-2012/105 H.. H.. ile A.. G.. aralarındaki elatmanın önlenmesi davasının reddine dair Karakoçan Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 25.04.2012 gün ve 42/105 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı H.. H.. temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı H.. H.. vekili, davalının dere yatağ…
**8. Hukuk Dairesi 2014/15962 E. , 2014/20446 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Karakoçan Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 25/04/2012 NUMARASI : 2010/42-2012/105 H.. H.. ile A.. G.. aralarındaki elatmanın önlenmesi davasının reddine dair Karakoçan Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 25.04.2012 gün ve 42/105 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı H.. H.. temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı H.. H.. vekili, davalının dere yatağı vasfındaki Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yaklaşık 4.636,34 m2 yüzölçümündeki taşınmaza yapı yapmak suretiyle tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek davalının dava konusu yere elatmasının önlenmesine ve taşınmaz üzerindeki yapıların yıkımına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, ortada bir müdahale olmadığını, davalının kendi taşınmazı sanarak dava konusu yeri kullandığını, nizalı yerin satış yoluyla tescili için de talepte bulunduklarını açıklayarak davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava konusu yerin dere yatağında kalmadığı, davalının zilyetliği ve kullanımında olduğu, ihata duvarının da inşaatın yapımından önce yapıldığı, mevcut bir el atma olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, süresi içerisinde davacı H.. H.. vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yere elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkindir. Mahkemece, her ne kadar yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki, dosya içerisinde bulunan 06.01.2012 tarihli ziraat ve inşaat mühendisi bilirkişilerin birlikte sundukları raporda, dava konusu yerin öncesinde dere yatağı olduğunun belirtildiği, ancak yargılama aşamasında bu konuda jeolog bilirkişiden rapor alınmadığı görülmektedir. Bu nedenle, dava konusu taşınmazın dere yatağından elde edilen yerlerden olup olmadığı veya derenin etkisi altında bulunup bulunmadığının, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup olmadığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Tüm bu yönler gözönünde tutularak, yerinde yeniden keşif yapılması, taşınmazın dere yatağından elde edilen yerlerden olup olmadığı veya derenin etkisi altında bulunup bulunmadığının jeolog bilirkişi aracılığı ile tam olarak belirlenmesi, jeolog bilirkişiden taşınmazın önceki ve şu an ki niteliğini kesin olarak belirleyen gerekçeli, karşılaştırmalı ve Yargıtay denetimine açık bilimsel içerikli rapor alınması, ondan sonra taraflar arasındaki uyuşmazlıkla ilgili karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan bu hususlar yerine getirilmeden eksik araştırma ile yazılı biçimde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Davacı H.. H.. vekilinin temyiz itirazları açıklanan bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 07.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.