8. Ceza Dairesi 2024/6971 E. , 2024/3840 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/917 E., 2020/1511 K. SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Sanık ... yönünden temyizin süreden reddi, Sanık ... yönünden esastan ret Temyiz incelemesi, aralarındaki bağlantı nedeniyle Dairemizin 2024/14198 Esas sayılı dosyası ile birlikte yapılmıştır. İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tara
**8. Ceza Dairesi 2024/6971 E. , 2024/3840 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/917 E., 2020/1511 K. SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Sanık ... yönünden temyizin süreden reddi, Sanık ... yönünden esastan ret Temyiz incelemesi, aralarındaki bağlantı nedeniyle Dairemizin 2024/14198 Esas sayılı dosyası ile birlikte yapılmıştır. İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği: sanık ... müdafii ile sanık ...'ın hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.03.2023 tarihli ve 2022/6-599 Esas, 2023/192 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11 inci maddesinin son cümlesi ve 5271 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının sanığa da tebliğ edilmesi gerektiğinden, gerekçeli karar tebliğ edilmeyen sanık ...'ın 11.03.2021 tarihli dilekçesinin eski hale getirme ve kanun yoluna başvuru niteliğinde olduğu ve öğrenme üzerine yapıldığı kabul edilerek 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu anlaşılmıştır. 5271 sayılı Kanun'un 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.04.2018 tarihli ve 2018/11565 Esas, 2018/1653 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanıkların 55237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 53 üncü ve 54 üncü maddeleri ile 63 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Bursa 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2018 tarihli ve 2018/27 Esas, 2018/472 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. C. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 27/10/2020 tarihli ve 2019/917 Esas, 2020/1511 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet Savcısı ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ...'ın temyiz sebepleri özetle; Suçu işlemediğine, tanık...'nin beyanının polis baskısı altında olduğuna, ilişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; 1. Dava konusu olay; suç tarihinde sanık ...'da ve hakkında yaş küçüklüğü nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen tanık .... aracılığıyla ele geçirilen uyuşturucu maddeleri aracında satmak amacıyla bulundurdukları iddiasına ilişkindir. 2. Olay tutanağı içeriğine göre; 22.02.2018 tarihinde dosya dışı ...'da sentetik kannabioid ele geçirilmesi sonrasında şahsın beyanında uyuşturucu maddeleri .... ya da ... isimli çocuktan satın aldığını beyan etmesi üzerine kolluk ekiplerince araştırmaya başlandığı ve sanık ...'un yaşı küçük . aracılığıyla uyuşturucu sattığına yönelik tespit yapıldığı, bu tespitin sonrasında 24.02.2018 tarihinde belirlenen adres civarında kolluk ekiplerince çalışmalara başlandığı, saat 22.30 sıralarında tanık ....'nın sanık ... ile tanık .....'nin yanına gittiği ve ...'a sentetik kannabioid ihtiva eden maddeyi verdiği, devamında kolluk ekiplerinin müdahalede bulunduğu, sanık ...'ın üzerinde ve tanık ....'nın gösterdiği 2 farklı yerde zulalanmış vaziyette sentetik kannabioid ihtiva eden uyuşturucu maddeleri bulduğu, tutanak içerisinde ....'nın ...'la birlikte uyuşturucu sattıklarını beyan ettiği belirtilmiş, suç tarihinde ...'a ait ikamette yapılan aramada suç unsuruna rastlanmadığı, ...'un bu tarihte yakalanamadığı, 21.04.2018 tarihinde farklı bir adreste yakalandığı anlaşılmıştır. 3. Sanık ...'ın soruşturma aşamasındaki beyanlarında özetle kendisinde ele geçirilen uyuşturucu maddenin parasını ...'a verdiğini sonrasında ...'un gönderdiği ....'dan teslim aldığını, kovuşturmada ise doğrudan ...'dan aldığını, maddeleri kullanmak amacıyla aldığını beyan etmiştir. 4. Sanık ... aşamalardaki beyanlarında özetle ...'ı tanımadığını uyuşturucuyu satmadığını, ...'nın gösterdiği zulalanmış uyuşturucularla ilgisinin olmadığını beyan etmiştir. 5. Tanık ... kolluk aşamasındaki müdafisiz beyanında daha önceden de uyuşturucu madde satın aldığı ...'ı aynı amaçla aradığını buluştuklarını, maddeyi alamadan yakalandıklarını beyan etmiş kovuşturma aşamasında da benzer beyanda bulunmuştur. 6. Tanık .... kovuşturma aşamasında tutanak içindeki ifadelerin gerçeği yansıtmadığını maddelerin ...'a ait olmadığını, tanımadığı bir bayanın sakladığı uyuşturuculardan aldığını beyan etmiştir. 7. Bursa Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 12.03.2018 tarihli rapor içeriğine göre ele geçen maddelerin sentetik kannabioid ihtiva eden maddeler olduğu tespit edilmiştir. 8. Bursa Emniyet Müdürlüğü'nün 28.02.2018 tarihli rapor içeriğine göre ele geçirilen uyuşturucu maddelerin paketlerinde parmak izi tespit edilemediği anlaşılmıştır. 9. Tutanak tanıklarının beyanlarında tutanak içeriğini doğruladıkları, bir tutanak tanığının ise ...'a ait ev aramasında ....'nın kimliğinin ele geçtiğini bu durumun sehven tutanak içeriğine yansımadığını beyan ettiği anlaşılmıştır. 10. Bursa Adli Tıp Kurumu'nun 23.07.2018 tarihli raporunda sanık ...'ın kan ve idrarında amfetamin ve metamfetamin metabolitlerine rastlandığı, 01.08.2018 tarihli raporunda ise sanık ...'un kan ve idrarında uyuşturucu madde bulunmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/17583 soruşturma nolu dosyası ile hakkında ayrıca işlem yapılan ...'nun üzerinde sentetik kannabinoid maddesi olduğu değerlendirilen yeşil renkli bitki parçaları ile araç bagaj bölümünde de sentetik kannabinoid (bonzai) yeşil renkli bitki parçalarının ele geçirilerek muhafaza altına alındığı, ...'nun beyanında; bu maddeleri .... ya da ... olarak bildiği ve ...Sokakta ikamet eden roman bir vatandaştan 200 TL karşılığında satın aldığını beyan etmesi üzerine kolluk görevlilerinin .... ya da ... isimli çocuğu araştırmaya başladıkları, yapılan araştırmada...İlçesi... Mahalesi ...Sokakta ikamet eden sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yaptığı ve bu sanığın yanında kalmakta olan .... isimli çocuğa içici şahıslardan almış olduğu siparişleri teslim ettirdiği şeklinde kolluk görevlilerince bilgiye ulaşılmıştır. Bu bilgi uyarınca 24.02.2018 günü akşam saatlerinden itibaren... Mahallesi ...Sokağın devamında bulunan birkaç bölgede tedbir alarak çalışmaya başladıkları, saat 22.30 sıralarında .... adlı çocuğun gelerek cebinden çıkarttığı uyuşturucu maddeyi orada beklemekte olan sanık ...'a verdiği, sanık ...'ın; .... isimli küçük çocuktan aldığı uyuşturucu maddeyi montunun sol yan cebine koyduğu, bunun üzerine kolluk görevlilerinin sanık ..., tanık .... ve tanık ...'i yakaladıkları, ....'da 120,00 TL para ve sanık ...'ın üzerinde montunun sol cebinde sentetik kannabinoid uyuşturucu maddesinin ele geçirilerek muhafaza altına alındığı, ayrıca .... tarafından gösterilen yerde sentetik kannabinoid uyuşturucu maddesi ele geçirildiği, uzmanlık raporuna göre; ele geçen maddelerin sentetik kannabinoit grubunda yer alan 5F-ADB-FUBİNACA ve FUB-AMB maddeleri ihtiva eden uyuşturucu madde olduğu, sanık ...'ın tanık ...'ten 20,00 TL para alarak uyuşturucu madde satın almak için buluştukları ve sanık ...'ın tanık ...'e uyuşturucu madde temin ettiği, sanık ...'ın aşamalarda vermiş olduğu tevilli ikrarı ile tanık...'nin aşamalarda vermiş olduğu beyanları kapsamı ile bu hususların doğrulandığı, sanık ...'ın; sanık ...'dan uyuşturucu madde aldığını ikrar ettiği davada ismi geçen küçük çocuk .... isimli kişinin yaşının küçük olması nedeniyle hakkında dava açılmadığı bu suretle; sanık ... ile ...'ın isnat olunan uyuşturucu madde ticareti suçunu işledikleri sabit görülerek mahkumiyetlerine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince,isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.03.2023 tarihli ve 2022/6-599 Esas, 2023/192 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11 inci maddesinin son cümlesi ve 5271 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının sanığa da tebliğ edilmesi gerektiğinden, gerekçeli karar tebliğ edilmeyen sanık ...'ın 11.03.2021 tarihli dilekçesinin eski hale getirme ve kanun yoluna başvuru niteliğinde olduğu ve öğrenme üzerine süresinde yapıldığı belirlenmekle, Tebliğnamede sanık ... yönünden belirtilen temyiz talebinin süreden reddi görüşüne iştirak olunmamıştır. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçların vasfına ve sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, olay tutanağının içeriği, tanık ....'nın olay tutanağı içeriğine yansıyan beyanları ile ve bu beyanları doğrular şekilde ...'a ait uyuşturucu maddelerin yerini göstermesi, ve ele geçen maddeler ile tanık...'nin aşamalardaki beyanları, sanık ...'a ait kan ve idrar örneklerinde ele geçenden farklı uyuşturucu maddeler tespit edilmesi ve sanık ...'ın diğer sanıktan uyuşturucu madde satın aldığına dair beyanı karşısında sanık ... müdafii ile sanık ...'ın suçun sübutunun bulunmadığına yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde aşağıda belirtilenler dışında hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. A. Adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra, “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği”nin yazılması yerine, yazılı şekilde 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı davranılması B. İlk Derece Mahkemesi hükmünden sonra 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanıkların durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafii ve sanık ...'ın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 27.10.2020 tarihli ve 2019/917 Esas, 2020/1511 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükümlerinin, A. Kararın (I-7) numaralı adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin hüküm fıkrasının sonundaki "tamamen tahsil edileceği hususunun" ibaresinden sonra gelmek üzere “ve ödenmeyen para cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince hapse çevrileceğinin ihtarına ” ibaresinin eklenmesi, B. Kararın (I-5) numaralı bölümünde yer alan, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili bölümlerin hüküm fıkralarından çıkarılması ve yerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ve 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler gözetilerek sanıklar hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması, Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükümlerindeki hukuka aykırılıklar DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğu ve üye ...'ın karşı oyuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme talabinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bursa 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2024 tarihinde karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; üzerinde, ikametinde ve aracında yapılan aramalarda uyuşturucu madde ele geçmeyen, suç tarihinden yaklaşık 2 ay sonra olayın olduğu adresten farklı bir adreste yakalanan sanığın; diğer sanık ...'da ele geçirilen uyuşturucu maddeyi sattığına, tanık ....'nın yerini gösterdiği uyuşturucu maddelerle ilgisi olduğuna veya tanık .... ile iştirak ettiğine ilişkin ...'ın soyut beyanı ile soyut tutanak içeriği dışında mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi, Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden ise; olay tutanağı içeriğine göre kolluk görevlileri tarafından yapılan üst aramasında cebinde tanık .... tarafından kendisine verilen ve kişisel kullanım miktarında olan uyuşturucu madde ele geçirilen sanığın bu maddeleri satmak veya bir başkasına vermek gibi kullanmak dışında bir amaçla bulundurduğuna ilişkin tanık...'nin soyut beyanı dışında kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu yerine suç vasfında yanılgıya düşülerek uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan hüküm kurulması, Kabule göre de; beyanlarıyla sanık ...'un kabul olunan suçunun sübutunun ortaya çıkmasında yardım ve hizmette bulunan sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı olup, her iki sanık yönünden de dosyanın açıklanan nedenlerle bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 06.05.2024