Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/3376 E. , 2024/1080 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3376 Karar No : 2024/1080 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Başkanlığı VEKİLİ: I. Hukuk Müşaviri Vekili ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Ordu ili, Gülyalı ilçesi, ... Cam
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/3376 E. , 2024/1080 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3376 Karar No : 2024/1080 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Başkanlığı VEKİLİ: I. Hukuk Müşaviri Vekili ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Ordu ili, Gülyalı ilçesi, ... Camiinde imam-hatip olarak görev yapan davacının, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ortak nitelik şartını kaybettiğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin Diyanet İşleri Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının göreve son verme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyada yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacıya isnat edilen eylemin, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde aranan "çevresinde bilinir olma" hususunun her türlü şüpheden uzak, somut, inandırıcı ve tereddüte yer bırakmayacak kesin deliller ile ispat edilememesi nedeniyle davacının ortak nitelik şartını kaybettiğinden bahsedilemeyeceği, şikayet eden tarafından davacıya atfedilen uygunsuz hareketler davacı tarafından kabul edilmiş ise de, yalnızca şikayetçi ve davacı arasında gerçekleşen fiillerin "çevresinde bilinir olma" olgusuna vücut vermemesi nedeniyle görevine son verilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük ve parasal haklarının her hakediş (ödenmesi gereken aylardan) tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idarece yürütülen hizmetin özellik ve hassasiyeti dikkate alınarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Dava konusu işlemin özel hayatın gizliliği hakkının ihlali niteliğinde olduğu, delillerin hukuka aykırı elde edildiği, idarenin keyfi ve hukuka aykırı hareket ettiği belirtilerek, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın onanması gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Ordu ili, Gülyalı ilçesi, ... Camiinde imam-hatip olarak görev yapmakta olan davacının, Almanya'nın Duisburg Ayasofya Camiinde, geçici görevde olduğu dönemde 24/06/2021 tarihinde mail yoluyla şikayet edilmesi üzerine hakkında başlatılan soruşturma sonucunda düzenlenen ... tarih ve ... sayılı raporda davacının şikayetçi ile görüntülü telefon aramasında ekranda uygun olmayan kendisin de kabul ettiği cinsel içerikli tavır ve davranışlar sergilemesinin, müstehcen görüntüler paylaşmasının, ifa ettiği görevle bağdaşmayan, toplumda örnek olma vasfına aykırı, kamu vicdanında menfi izler bırakacak, kendi camiasında yıpranacağı gibi toplumda da din görevliliğine karşı güven duyulmamasına sebebiyet verecek nitelikte olduğu; ayrıca, 657 sayılı Kanun'un "Yurt dışında davranış" başlıklı 9. maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle disiplin yönünden devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması, idari yönden Diyanet İşleri Başkanlığındaki görevinin sona erdirilmesi, adli yönden yapılacak bir işlem bulunmadığı kanaatine varıldığı, raporun Diyanet İşleri Başkanlığı Müfettişliği tarafından değerlendirilmesi sonucunda, devlet memurluğundan çıkarma cezası yerine kınama cezası verilmesinin uygun olacağı; idari yönden ise, ortak nitelik kaybı nedeniyle görevine son verilmesi yönündeki teklifin yerinde olduğu görüşü üzerine, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla davacının ortak nitelik şartını memurluğu sırasında kaybettiğine, 657 sayılı Kanun'un 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca görevinin sona erdirilmesinin uygun olacağına karar verilerek ... tarih ve ... sayılı işlemle görevinin sona erdirilmesi nedeniyle bu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının göreve son verme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyize incelenen davanın açıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Yurt dışında davranış" başlıklı 9. maddesinde, "Devlet memurlarından sürekli veya geçici görevle veya yetişme, inceleme ve araştırma için yabancı memleketlerde bulunanlar Devlet itibarını veya görev haysiyetini zedeleyici fiil ve davranışlarda bulunamazlar." kuralına yer verilmiştir. Anılan Kanun'un 48. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin (2) numaralı alt bendinde, memurluğa alınacaklarda aranacak özel şartlar arasında, "Kurumların özel kanun veya diğer mevzuatında aranan şartları taşımak" koşuluna yer verilmiş; 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, memurların "memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan herhangi birini kaybetmesi" hali, Devlet memurluğunu sonra erdiren haller arasında sayılmıştır. 15/04/2015 tarih ve 29327 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; "Atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlarda; itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak" koşulu, Diyanet İşleri Başkanlığı kadrolarına ilk defa atanacaklarda aranacak genel şartlar arasında sayılmıştır. 13/09/2023 tarih ve 32308 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesiyle, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi; "Atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlar bakımından; itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslam törelerine uygun olduğu şeklinde ortak nitelik taşımak." şeklinde değiştirilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda açık metinlerine yer verilen mevzuat hükümleri bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Diyanet İşleri Başkanlığının yurtiçi ve yurt dışı teşkilatında görev yapan ve atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlarda bulunan personelin; Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının dava konusu olay ve işlem tarihinde yürürlükte olan (b) bendinde; "itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu'' şeklindeki ortak nitelik şartını kaybettiğinden bahisle görevine son verme işleminin tesisi için ''İslam törelerine uygun olmayan bir eylemin bulunması'' ve ''bu eylemin çevresinde bilinir olması'' şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinden, davacının yurtdışında görevli olduğu dönemde tanıştığı Ü.G.Ç.'nin önce oğluna, sonra da kendisine online olarak ders verdiği; zamanla aralarında samimi görüşmelerin geliştiği; evli olan davacı ile boşanmış (dul) olan Ü.G.Ç.'nin sık sık telefonda görüştükleri, evlenmeyi düşündükleri, online görüşmeler sırasında davacının uygun olmayan davranışlar sergilediği, birkaç kez de yanyana geldikleri ve Ü.Ç.G.'nin iddiasına göre bu görüşmelerde hareketlerinin fiziksel tacize varması ve davacının eşiyle de ilişkisinin iyi olduğunu anlaması üzerine şikayet ettiği, soruşturma kapsamında alınan davacı ifadesinde fiziki taciz iddiasını kabul etmediği; ancak facebook üzerinden görüşmelerinin olduğu ve bu esnada kendisine ait ve uygun olmayan bazı görüntüleri paylaştığını, bundan da pişman olduğunu beyan ettiği ve bu haliyle Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ortak nitelik şartını kaybeden davacının, görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir. Bu duruma göre, dava konusu işlemin iptali ile davacının yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının her hak ediş (ödenmesi gereken aylardan) tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, bu işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük ve parasal hakların her hak ediş (ödenmesi gereken aylardan) tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine kesin olarak, 05/03/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Bölge idare mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, İdare Mahkemesince verilen kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olduğundan, bozulmasını gerektirecek bir sebep de bulunmadığından davalı idarenin itiraz isteminin reddi ile Samsun Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin temyize konu kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının aynen onanması gerekmektedir. Ancak anılan karar; davacının "işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük hakların her hak ediş (ödenmesi gereken aylardan) tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine" ilişkin kısmı yönünden incelendiğinde, İdare Mahkemesince dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarına uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak dava açma tarihi olan 05/11/2021 tarihinin esas alınması gerekirken, bu husus gözardı edilerek hüküm kurulmasında, hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan; İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu kararın, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklara uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihinin, "Dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının dava açma tarihi olan 05/11/2021 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte idarece davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği görüşüyle, bozma kararına ilişkin çoğunluk kararına katılmıyoruz.