6. Hukuk Dairesi 2011/7731 E. , 2011/14706 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Ortaklığın giderilmesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava bir adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafında…
**6. Hukuk Dairesi 2011/7731 E. , 2011/14706 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Ortaklığın giderilmesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava bir adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde, tarafların müşterek murisi ...’ın 28.2.2003 tarihinde vefat ettiğini muristen kalan Fethiye ... Köyü ... mevki 19 sayılı parselde iştirak halinde malik olduklarını, taşınmazın aynen taksimi mümkünse aynen, değilse satılarak ortaklığın giderilmesini istemişlerdir. Davalılar ise aralarında miras taksim sözleşmesi yaptıklarını herkesin kendi yerini kullandığını belirterek taksim suretiyle ortaklığın giderilmesini istemişlerdir. Taşınmazın elbirliği mülkiyetine konu olması halinde ortaklığın giderilmesi istemi, geçerli bir paylaşma (taksim) sözleşmesine dayanılarak isteniyorsa bu şekilde açılmış davanın reddine karar verilmelidir. Zira bu gibi durumlarda taksim sözleşmesine göre tescil davası açılması gerekir. Taksim (paylaşma) sözleşmesinin geçerliliği bütün mirasçıların katılmış olmasına ve yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır. Olayımıza gelince; Davalı ... tarafından sunulan tarihsiz fiili taksim senedinde bulunan imzaya davacı ... ve davalılardan ... karşı çıkarak imzanın kendilerine ait olmadığını bildirmişlerdir. Miras taksim sözleşmesindeki imzanın davacı ... ve davalı ...’e ait olup olmadığının hadise şeklinde incelenerek imzanın karşı çıkanlara ait olduğunun tespiti halinde taksim sözleşmesi geçerli olacağından davanın reddine, imzanın onlara ait olmaması halinde ise taşınmazın aynen taksimi mümkün olmadığından satış sureti ile ortaklığın giderilmesine karar verilmesi gerektiğinden bahsedilerek önceki hüküm bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra, imza incelemesi yaptırılmıştır. Ancak Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi, yaptırılan iki incelemede de mukayese imzaların teşhise götürecek karakteristik tanı unsuru içermeyen karalama tarzında çizgilerden ibaret, basit tersimli imzalar olması sebebiyle inceleme konusu imzaların davacı ... ve davalı ...’ın eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğini bildirmiştir. Bunun üzerine grafoloji konusunda uzman üç kişilik bilirkişi kurulundan rapor alınması için dosyanın bilirkişiye gönderilmesine karar verilmiş üçlü bilirkişi heyeti ...’ün imza örneğinde yapmış oldukları incelemede imzaların içeriğinde harf ve hatların kaligrafik ve grafolojik özellikleri ile işlerlik derecelerinin azlığını belirttikten sonra adı geçenin imza atma alışkanlığı, kullanma sıklığı ve eğitim faktörleri bakımından aynı imza formatına her zaman aynı şekilde tekrarlayamadığı kanaati oluştuğundan imzanın ...’ün eli ürünü olduğu yönünde kanaat oluşmakta ise de yukarıda izah edilen sebeplerden dolayı daha ileri derecede ve kesin bir sonuç beyanına imkan bulunmadığını belirtmişlerdir. İmza incelemesi teknik bir konu olduğundan bu konuda tanık dinletilemez. Taksim sözleşmesindeki ...'ın imzasının davalının eli ürünü olduğu kanıtlanamamıştır. Bu durumda, mahkemece taşınmazın aynen taksimi mümkün olmadığından satış sureti ile ortaklığın giderilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 15.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.