Başvurucu, kendisine cinsel saldırı eyleminde bulunulduğu iddiasıyla yaptığı şikâyet sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini ve hakkında atama, disiplin cezası ve düşük sicil olmak üzere pek çok idari işlem tesis edilerek “mobbing” uygulandığını, bu nedenlerle, adil yargılanma, kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakları ile eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Başvurucu, kendisine cinsel saldırı eyleminde bulunulduğu iddiasıyla yaptığı şikâyet sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini ve hakkında atama, disiplin cezası ve düşük sicil olmak üzere pek çok idari işlem tesis edilerek “mobbing” uygulandığını, bu nedenlerle, adil yargılanma, kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakları ile eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvuru, 5/8/2014 tarihinde Kayseri İdare Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde, Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca, 24/11/2014 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde belirtildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Kara Kuvvetleri Komutanlığı Komando Tugayı Lojistik Destek Komutanlığında (Komutanlık) Astsubay olarak görev yapan başvurucu, 17/10/2012 tarihinde yemekhanede iken “Loj.Des.K.P.Yb.” N.’nin, sakalı olduğunu bahane ederek “Suratına ağda mı yaptırdın?” dediğini ve “okşar vaziyette” yanağına dokunduğunu, bu şekilde cinsel saldırıda bulunduğunu iddia ederek değişik tarihlerde kendi sıralı amirleri ile Başbakanlık İletişim Merkezine (BİMER) başvurularda bulunmuş olup, bu doğrultuda, olayın araştırılması amacıyla Komutanlık bünyesinde idari soruşturma başlatılmıştır. Başvurucu, ayrıca N. tarafından cinsel saldırıya maruz kaldığını, bu suçla ilgili sıralı amirlerine yazılı ve sözlü olarak şikâyetlerini iletmesine rağmen mağduriyetini giderici gerekli kanuni işlemler yapılmadığını, sıralı amirleri tarafından yöneltilen onur kırıcı davranışlar neticesinde küçük düşürülmek suretiyle kendisine “mobbing” uygulandığını belirterek, ilgili kişiler hakkında 17/2/2014 tarihinde Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyette bulunmuştur. Başvurucunun dilekçesini kabul eden nöbetçi Cumhuriyet Savcısı, aynı tarihte başvurucunun şikâyetçi sıfatıyla ifadesini almıştır. Başvurucunun ifadesinin ilgili kısımları şöyledir:“… 17/10/2012 tarihinde maruz kaldığım cinsel saldırı hakkında sıralı amirlerim olan … N… M…, … Ü… .. ve … .. K...’a işlem yapılması için bilgi vermeme rağmen gerekli işlemler yapılmadı. Bunun yanında gerekli işlemleri yapmayan amirlerimin şahsımı rencide edici, onurumu kırıcı davranışlarına maruz kaldım. 17/10/2012 tarihinde Lojistik Destek Komutanlığı yemekhanesinde öğle yemeği sırasında masada yemeğimi yediğim esnada yemekhanede bulunan amirim … N… .. beni yanına çağırdı; ‘suratına ağda mı yaptırdın’ diyerek yanağıma okşar vaziyette dokundu. Bu el hareketi cinsel amaçla yaptığını düşünüyorum. Türk örf ve adetlerine göre bir erkeğin bir erkeğe bu şekilde konuşup bu hareketi yapmaması gerekir. Bu olay nedeniyle psikolojik sorunlar yaşadım. Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Özel Kartal Erciyes … Hastanesi ile Gülhane Askeri Tıp Akademisinden bu olay nedeniyle yaşadığım sorunlar nedeniyle tedavi gördüm. Dilekçemde ismi yazılı sıralı amirlerime bu olayı ve durumu anlattım. Kayıtsız kaldılar. Bu olayla ilgili Başbakanlık iletişim merkezine de müracaatlarım oldu. Sıralı sicil amirlerim müracaatlarımı almalarına rağmen herhangi bir işlem yapmadılar. Belirttiğim şekilde bana cinsel saldırıda bulunan N… M… ile bu olay nedeniyle gerekli tahkikat işlemlerini yapmayan sicil amirlerim olan … A... A…, … Ü… D… ve … M… K....’dan şikâyetçiyim. Beni yıldırmak için sürekli başka olaylardan dilekçemin ekinde ibraz ettiğim evraklardan da anlaşılacağı üzere savunmamı aldılar…” Soruşturma dosyasında görevli Cumhuriyet Savcısı, 24/3/2014 tarihinde, şüpheli sıfatıyla N.’nin savunmasını almıştır. N.’nin ifadesi şöyledir:“… Ümit YALÇIN, benim … Komutanı olarak görev yaptığım askeri birimde başçavuş olarak hatırladığım kadarıyla Eylül 2012’de göreve başladı. Birkaç ay sonra müştekinin sakal t(ı)raşı olmadan mesaiye geldiğini gördüğümde kendisini neden sakal t(ı)raşı olmadın diyerek uyardım ve kendisi bana ‘yeni stilimi beğendiniz mi’ şeklinde karşılık verdi. Ben de kendisine elimle sakalını işaret ederek uyarıda bulundum. Herhangi bir şekilde müştekinin iddia ettiği gibi yanağına dokunmadım. Sadece t(ı)raşsız olduğ(u)nu belirtmek için elimle sakalını işaret ederek, yukarıda belirttiğim sözlerle kendisini uyardım. Hatta bu davranışı sebebiyle yetkim olmasına rağmen müştekinin birliğe yeni intikal etmesini nazara alarak hakkında yasal işlem yapmadım. Kesinlikle tarafıma yöneltilen cinsel saldırı suçlamasını kabul etmiyorum. Ayrıca müştekinin bu iddiası hakkında Tugay Komutanlığımızca idari tahkikat heyeti oluşturulmuş ve bu konu hakkında tahkikat yapılmıştır. Hem benim hem de müştekinin dilekçe ve beyanında bahsetmiş olduğu diğer sıralı sicil amirlerinin bu konuda yaptığı müracaatını işlemsiz bırakma gibi bir durumumuz söz konusu değildir. Bu husu(s)lar gerçek dışıdır. Ayrıca hakkımda şikayette bulunan bu personelin şahsi dosyasını incelediğimde kendisinin daha önceki çalıştığı birliklerde çeşitli eylemleri sebebiyle oda hapsi ve hapis cezaları aldığını fark ettim. Zaten bu personel bizim birimimizde çalışmış olduğu yaklaşık 1 yıllık sürenin 8 buçuk ayını raporlu ve izinli olarak geçirmiştir. Yaptığımız görev gereği yılın büyük bir bölümünü Güneydoğuda geçi(r)mek durumunda olduğumuz için bu personelin bu şekilde bizim birimimizde çalışması mümkün olmadığından ilgili üstlerimize durumu arz etmemiz neticesinde müştekinin çalıştığı birim Ana Bakım Merkez Komutanlığı olarak değiştirildi. Müştekinin emri altında çalıştığı dönemde psikoloji rahatsızlığı olabileceğini değerlendirdim ve bunun neticesinde kendisi GATA’da tedavi görmüştür. Bundan evvel Kayseri Eğitim Araştırma Hastanesinin müşteki hakkında delizyonel bozukluk şüphesi bulunduğu için kendisi GATA’ya sevk olunmuştur. Haricen kendi yaptığım araştırmalara göre bu hastalığa sahip insanlarda kendisinin takip edildiğini, kendisine komplo kurulduğunu sık sık düşünmesi ve adli mercilere bitip tükenmek bilmeyen ısrarlı başvurular yapma refleksinin mevcut olduğunu öğrendim. Atılı suçlamaları kesinlikle kabul etmiyorum. Söyleyeceklerim bundan ibarettir…” Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 28/3/2014 tarih ve S.2014/5486, K.2014/7308 sayılı kararı ile “...Yapılan soruşturmada şüphelinin atılı suçu işlediğine ilişkin, müştekinin soyut iddiası dışında kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak, objektif ve somut delil elde edilemediği...” gerekçesiyle şüpheli N. hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Başvurucunun, sıralı amirleri tarafından gerekli yasal işlemlerin yapılmadığı iddiası yönünden başlatılan soruşturma kapsamında, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 28/3/2014 tarih ve S.2014/10598, K.2014/14 sayılı görevsizlik kararı ile gereğinin takdir ve ifası için soruşturma dosyasının, yetkili ve görevli Kara Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Savcılığına gönderilmesine karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinden, Askeri Savcılık önündeki soruşturmanın akıbeti hakkında bilgi edinilememiştir. Başvurucunun kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itirazı, Boğazlıyan Ağır Ceza Mahkemesinin 19/6/2014 tarih ve 2014/653 Değişik İş sayılı kararı ile reddedilmiştir. Anılan karar, 15/7/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 5/8/2014 tarihinde, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 4/12/2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ve maddeleri, 2/12/1999 tarih ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun’un maddesinin birinci fıkrası, maddesinin birinci fıkrası, ve maddeleri (B. No: 2012/1213, 17/7/2014, § 12; B. No: 2013/3512, 17/7/2014, § 9).