Başvuru, ceza infaz kurumunda işkence ve kötü muamele ile ayrımcılık yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, ceza infaz kurumunda işkence ve kötü muamele ile ayrımcılık yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 10/11/2014 tarihinde İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 31/3/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 3/3/2016 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirilmemiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: 1994 doğumlu başvurucu, İzmir’de ikamet etmektedir. Başvurucu, terör örgütüne üye olmak suçundan 23/6/2011 tarihinde İzmir Çocuk Mahkemesi tarafından tutuklanmıştır. Tutuklama kararı üzerine başvurucu, Bergama D Tipi Çocuk Cezaevine (Cezaevi) götürülmüştür. Başvurucu, Cezaevine götürüldükten sonra kendisine işkence ve kötü muamelede bulunulduğunu ileri sürmüştür. Başvurucunun ve Soruşturmadaki Diğer Mağdurların Beyanları Başvurucu tutuklandıktan sonra Ceza İnfaz Kurumuna alınırken Jandarma karakolunda işkence, suçu bildirmeme, hakaret, tehdit ve kasten yaralama suçlarından 18/11/2011 tarihinde vekili aracılığıyla İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuş; 16/12/2011 tarihinde kollukta ifade vermiştir. Başvurucu; suç ihbarı dilekçesinde ve ifadesinde özetle E.K. ve A.B. ile 23/06/2011 tarihinde İzmir Çocuk Mahkemesince verilen tutuklama kararı üzerine Cezaevine götürülmek üzere araca bindirilip Bergama’ya doğru yola çıktıklarını, Çiğli'de başka bir suçtan tutuklanan bir çocuğun da araca alındığını, mesai sonunda Cezaevine gelindiğini, hep birlikte Cezaevinin askerîye bölümüne alındıklarını, burada askerlerin kendilerini sıraya dizip "Asker duruşu, rahat, hazır ol." şeklinde komutlar vererek kendilerine hareket yaptırdıklarını, İzmir'den gelen ve Van ili Başkale ilçesinden olduğunu söyleyen sivil bir polisin üçüne birden "Bunlar davasından dönmeyecek, bunlar terörist, bunlar PKK’lı." dediğini, orada bulunan rütbeli bir askerin kendilerini işaret ederek "Bunları arka odaya götürün, bakalım davalarından dönüyorlar mı dönmüyorlar mı o zaman görürüz." dediğini, bunun üzerine üç jandarma erinin kendilerini arkada bir odaya götürdüklerini, külot dışında tüm kıyafetlerini çıkarttıklarını, iki üç defa yere çömel-kalk hareketi yaptırarak onur kırıcı muamelede bulunduklarını, sonradan beş jandarma erinin daha geldiğini, dört askerin sırayla kendilerine vurmaya başladığını, diğer üç jandarmanın kapıda beklediğini, jandarmanın "Gidin kendi memleketinize, sizin ne işiniz var, siz niye rahatımızı bozuyorsunuz, teröristler, şerefsizler, köpekler." şeklinde kendilerine küfrettiğini, olanlardan bahsetmeleri hâlinde komandoların su dökmek suretiyle iz bırakmayan bir şekilde kendilerine işkence yapacaklarını söyleyerek tehdit ettiklerini, on beş dakika kadar sonra giyinerek dışarı çıktıklarını, Çiğli’den gelen, ismini bilmediği başka bir tutuklunun kendilerine “Sizi içerde dövdüler değil mi?” dediğini, daha sonra jandarmanın kendilerini Cezaevi personeline teslim ettiğini, ailesiyle görüştürülmediğinden durumu kimseye haber veremediğini, bir ay kadar sonra ağabeyine olayla ilgili bilgi verdiğini, olayın üzerinden zaman geçmesi nedeniyle vücudunda herhangi bir darp ve cebir izi olmadığını, bu nedenle adli muayene raporu aldırmak istemediğini belirtmiştir. Başvurucuyla birlikte aynı suçtan tutuklanan A.B. 19/12/2011, E.K. 8/6/2012 tarihli Cumhuriyet Savcılığındaki beyanlarında, terör örgütü üyeliği suçundan tutuklandıkları öğrenilince külot dışındaki giysilerinin çıkarılarak tekme tokat dövüldüklerini ve kendilerine hakaret edildiğini söylemiştir. Olaya ilgili kamera kayıtları Cumhuriyet Savcılığı tarafından talep edilmiş ancak saklama süresi olan dört ayın geçmesi nedeniyle kayıtların silindiği bildirilmiştir. Şüpheli Kamu Görevlilerinin Savunmaları Şüpheli Jandarma Er E.A. 19/3/2013 tarihli, Jandarma Er A. 15/3/2012 tarihli, Jandarma Er E., T.T., Y.K., T.A., T., 20/1/2012 tarihli,Jandarma Onbaşı E.G. 20/1/2012 tarihli, Jandarma Çavuş E.K. 20/1/2012 tarihlikolluktaki ifadelerinde olay günü Cezaevinde olduklarını, gelen tutukluları ve olayı hatırlamadıklarını söylemişlerdir. Şüpheli Polis Memurları A., A.K., H.Ü.Ş., Ş.Y. ve R.Y. 7/12/2011 tarihli kolluktaki ifadelerinde olay günü 6638 kod No.lu minibüste görevliyken terör olaylarından E.K., R.Y. ve Sedat Ekmekçi isimli çocukları tutuklandıkları için Cezaevine götürmek üzere teslim aldıklarını, Çiğli Çocuk Şube Müdürlüğüne uğrayarak başka bir suçtan tutuklanan R.T. isimli çocuğu da araca aldıktan sonra saat 00 sıralarında Bergama’ya hareket ettiklerini, Cezaevinden bir görevliyi de alarak Bergama Devlet Hastanesinden çocukların adli muayene raporlarını aldırdıklarını, Cezaevinde jandarma eşliğinde çocukların kaydının yapıldığını, askerlerle birlikte çocukları infaz koruma memurlarına teslim ettiklerini, hiçbir görevlinin çocuklara kötü muamelede bulunmadığını söylemişlerdir. Şüpheli İnfaz Koruma Memuru T. 1/12/2011 tarihli Cumhuriyet Savcılığındaki ifadesinde; tutuklanarak Cezaevine gelen şüphelilerin Cezaevi Jandarma Karakol Komutanlığında üst araması yapılıp kayıtları alındıktan sonra koğuşlara yerleştirilmek üzere kendilerine getirildiğini, o gün gelen dört şüphelinin de aynı şekilde jandarmadan kendilerine getirildiğini, gelen tutukluların teslim edilirken jandarma tarafından kötü muameleye maruz kaldıkları yönünde şikâyetlerinin olması durumunda ya da kendilerinin darp ve cebir izi görmeleri hâlinde rapor için tutukluları tekrar hastaneye sevk edebileceklerini ancak böyle bir durumun olmadığını söylemiştir. Tanık Beyanları İnfaz Koruma Memuru tanık Y. 28/11/2011 tarihli Cumhuriyet Savcılığındaki ifadesinde; kesin tarihini hatırlamamakla birlikte 2011 yılı Haziran ayı içinde İzmir Çocuk Şube Müdürlüğünden E.K. ve ismini hatırlamadığı iki çocuğun polis memurları tarafından Cezaevine getirildiğini, kendisinin Cezaevi ana giriş kapısı nöbetçisi olarak olay günü görevli olduğunu, rutin uygulama gereği gelen çocukların önce jandarma tarafından kayıt işlemi yapılmak üzere Jandarma bölük binasına götürüldüğünü, beş on dakika sonra üç çocuğun geri geldiğini, hâllerinde bir anormallik görmediğini, jandarma tarafından çocukların İnfaz Koruma Memuru T.ye teslim edildiğini, memurun görevi gereği çocukların üzerinde arama yaptığını, daha sonra Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'ne (UYAP) kayıt yaparak haklarında dosya açtığını, parmak izlerini aldıktan sonra çocukları geçici odaya gönderdiğini, arama sırasında çocuklarda herhangi bir darp ve cebir izi görmediğini, çocukların kendisine darbedildikleri yönünde bir şey söylemediklerini beyan etmiştir. Olay günü başka bir suçtan tutuklanan ve aynı araçla Cezaevine götürülen tanık R.T. 19/12/2011 tarihinde Cumhuriyet Savcılığındaki ifadesinde araçta bulunan diğer üç kişinin darbedildiğini görmediğini, olayla ilgili bilgisinin bulunmadığını ifade etmiştir. Soruşturmada Yapılan Diğer İşlemler Başvurucunun Cezaevine girmeden önce 23/6/2013 tarihinde Bergama Devlet Hastanesi tarafından verilen raporunda darp ve cebir izinin bulunmadığı belirtilmiştir. Başvurucu tutuklandıktan sonra Bergama Çocuk Tutukevi Müdürlüğünün 23/6/2011 tarihli tutanağına göre saat 30’da Polis Memuru A. tarafından İnfaz Koruma Başmemuru T.ye teslim edilmiştir. Başvurucu ve diğer iki arkadaşının işkence ve kötü muamele iddialarıyla ilgili dilekçe vermeleri üzerine İnfaz Koruma Memurları T. ve Y. hakkında resen açılan disiplin soruşturması sonucunda kamu görevlilerinin atılı fiili işlemedikleri gerekçesiyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Soruşturma Sonucunda Verilen Karar Soruşturma sonucunda Bergama Cumhuriyet Başsavcılığının 13/7/2012 tarihli ve 2011/3519 Soruşturma ve K.2012/992 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı şöyledir:“…Yapılan soruşturma sonucu müştekileri İzmir'den getiren polis memuru olan şüphelilerin, cezaevinde infaz koruma görevlisi olan şüphelilerin ve jandarma görevlisi olan şüphelilerin savunmalarında suçlamaları kabul etmedikleri,Müşteki Sedat vekilinin ve müştekilerin ifadelerinde belirttikleri ve kendilerine yapılan işkence ve kötü muameleyi gördüklerini iddia ettikleri tanık R.T. alınan ifadesinde, müştekilerle birlikte Bergama Çocuk D Tipi Cezaevine götürüldüğünü, cezaevine geldiklerinde komutanın kendilerini odasına aldığını, vücutlarında kesik ve dövme izi olup olmadığını kontrol ettiklerini, müştekilere tekme ve tokat atılmadığını, hakaret içeren sözler söylendiğini duymadığını belirttiği, Yapılan soruşturma sonucu toplanan delillere ve dosya içeriğine göre müşteki Sedat vekilinin gerçekleştiğini iddia ettiği suç tarihinden 4 ay kadar sonra şikâyetçi olduğu, bu nedenle müştekilerin kasten yaralama suçuna maruz kaldıklarına ilişkin herhangi bir adli raporun bulunmadığı, Cezaevine giriş ve çıkışları gösterir kamera kaydı olduğu, ancak müştekilerin kötü muameleye maruz kaldıklarını iddia ettikleri Cezaevi jandarmasına ait yerleri gören kamera olmadığı, şüphelilerin atılı suçlamayı kabul etmedikleri, Cezaevinde infaz koruma memuru olan tanık Y. ifadesinde;müştekilerin üst aramasını yaptığını, yaralanma izi görmediğini, kendilerini getirenlerden şikâyetleri olup olmadığını sorduğunda şikâyetlerinin olmadığını söylediklerini beyan ettiği, müşteki vekilinin tanık olarak gösterdiği ve müştekilerin cezaevine getirilmeleri ve cezaevine alınmaları sırasında yanlarında bulunan tanık R.T.nin alınan ifadesinde müştekilerin iddialarını doğrulamadığı, müştekilere herhangi bir kötü muamele ya da söz söylendiğini duymadığını belirttiği, bu nedenle yapılan soruşturma sonucu şüphelilerin müştekilere karşı atılı suçları işlediklerine ilişkin hiçbir tanık beyanı ve maddi delil ile desteklenmeyen soyut iddialarından başka kamu davası açılmasına yeterli şüphe oluşturacak deliller elde edilemediği anlaşılmakla,Şüpheliler hakkında kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına [karar verilmiştir].” Bu karara başvurucu tarafından yapılan itiraz, Bergama Sulh Ceza Mahkemesinin 12/9/2014 tarihli ve 2014/258 Değişik İş sayılı kararıyla “iddiaların gerekli ve yeterli şekilde araştırılıp irdelendiği ve bunun neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediği” gerekçesiyle reddedilmiştir. Ret kararı 10/10/2014 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edildiğinden 10/11/2014 tarihinde yapılan bireysel başvuruda süre aşımının bulunmadığı anlaşılmıştır.B. İlgili Hukuk 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun , , , ve maddeleri.