5. Hukuk Dairesi 2024/3365 E. , 2024/10082 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1269 Esas, 2023/337 Karar DAVA TARİHİ : 23.11.2020 KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/862 Esas, 2021/168 Karar Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanun’un (2942 sayılı Kanun) mülga 17 nci maddesi uyarınca tescil istemine ilişkin davada yapılan yargı
**5. Hukuk Dairesi 2024/3365 E. , 2024/10082 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1269 Esas, 2023/337 Karar DAVA TARİHİ : 23.11.2020 KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/862 Esas, 2021/168 Karar Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanun’un (2942 sayılı Kanun) mülga 17 nci maddesi uyarınca tescil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, ..., ... Mahallesi 1515 parsel sayılı taşınmazın idarece kamulaştırıldığını, kamulaştırma bedelinin yatırıldığını ve noter tebligatının çekildiğini, taşınmaz malikince Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/623 Esas, Çatalca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/656 Esas ve 1996/610 Esas sayılı dosyaları ile davacı idare aleyhine tezyidi bedel davası açıldığını, mahkeme kararı ile hükmedilen bedelin de ödenmesine rağmen tapu malikinin ferağ işlemini yaptırmadığını taşınmazın davacı idare adına tescilinin mümkün olmadığını beyanla, söz konusu taşınmazın her türlü takyidattan arındırılmış olarak davacı idare adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalılar ..., ..., ... ve ... vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle idare tarafından işlemlerin usulüne uygun olarak yerine getirilmediğini, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir. 2. Davalılar ..., ... ve ... vermiş oldukları cevap dilekçesinde özetle davayı kabul ettiklerini, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden dava sonunda taraflarına avukatlık ücreti ve mahkeme masraflarının yükletilmemesini talep etmişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın bir kısım davalılara ait tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tapuya kayıt ve tesciline, davalılar ... ve ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare istinaf dilekçesinde özetle; tam kabul kararı verilmesi gerektiğini, taşınmazın usulüne uygun olarak kamulaştırıldığını, bedelin ödendiğini, tezyidi bedel davası açıldığını, davacı idareye vekâlet ücreti verilmesi gerekirken, aksi yönde davalılar lehine vekâlet ücreti verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, takyidatlardan ari olarak hüküm kurulması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... ve ... payının kamulaştırılmasına yönelik noter tebligatı bulunmadığı gibi ödeme belgesinin de olmadığı, bu davalı tarafından tezyidi bedel davası da açılmadığı bu nedenle davacı idarenin 17 nci madde uyarınca tapu iptal ve tescil talebinde bulunulamayacağından bu davalılar yönünden davanın reddine karar verilmesi uygun bulunduğu, tapu kaydı malikleri davalıların davadan önce tapuda ferağ için davet edilmedikleri, ancak davalılardan ..., ...'ın ilk duruşmadan önce dilekçe ibraz ederek davayı kabul ettiklerini bildirdikleri, bu davalılar yönünden davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olduğundan adı geçen davalılar yönünden davacı idare vekilinin istinaf istemi yerinde olmadığı; ancak diğer davalılara usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş olup, davayı kabul ettiklerine dair beyanda bulunmadıkları gibi tapuda tescil için ferağ da vermedikleri anlaşıldığından, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davayı kabul etmeyen davalılar yönünden davacı idare lehine vekâlet ücreti verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, taşınmazın takyidatlardan ari olarak tesciline karar verilmesi gerektiği hâlde, yazılı şeklide tescil hükmü kurulması, doğru görülmediğinden düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın kısmen reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, kamulaştırma işlemi usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğinden davanın ... ve ... yönünden de kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 2942 sayılı Kanunu’nun mülga 17 nci maddesi uyarınca tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun’un mülga 17 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Davalılardan ... ve ... payının kamulaştırılması için kendilerine yapılmış noter tebligatı ve ödeme belgesinin olmadığı, davalılar tarafından tezyidi bedel davası da açılmadığından kesinleşmiş bir kamulaştırma işleminden söz edilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi yerindedir. 3. Diğer davalılar yönünden yapılan incelemede; dava konusu İstanbul ili, ..., ... Mahallesi 1515 parsel sayılı taşınmazın idarece kamulaştırıldığı, kamulaştırma bedelinin yatırıldığını ve noter tebligatının çekildiği, taşınmaz maliklerince Çatalca 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/623 Esas, 1997/405 Karar ve Çatalca 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin1996/656 Esas, 1997/319Karar Çatalca 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/610 Esas, 1997/344 Karar sayılı dosyaları ile davacı idare aleyhine tezyidi bedel davası açıldığı ve Mahkeme kararı sonucu hükmedilen bedelin idarece ödendiği, böylece kamulaştırmanın kesinleştiği anlaşılmıştır. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.