8. Hukuk Dairesi 2010/1990 E. , 2010/4955 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil ...ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 08.12.2009 gün ve 110/415 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR Davacı vekili, 1518 ada 46 parselin müvekkilinin murisi tarafından 1981 yılında satın ve devral…
**8. Hukuk Dairesi 2010/1990 E. , 2010/4955 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil ...ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 08.12.2009 gün ve 110/415 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR Davacı vekili, 1518 ada 46 parselin müvekkilinin murisi tarafından 1981 yılında satın ve devralındığını, satın alındığı tarihten dava tarihine kadar kullanıldığını, tapu kaydında malik olarak gözüken Gülsüm’ün tapu kaydından kim olduğunun anlaşılamadığı gibi uzun yıllar önce öldüğünü açıklayarak TMK.nun 713/2. maddesi uyarınca tapu kaydının iptaliyle müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili, kayıt malikinin mirasçısız ölmesi üzerine taşınmazın Hazineye intikal ettiğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, davacı lehine kazanma koşullarının oluşmadığı görüşünden hareketle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu 1518 ada 46 parsel, vergi kaydı, miras yoluyla intikal, taksim ve devirlere dayalı olarak 17.01.1966 tarihinde ölü Gülsüm adına tesbit edilmiş, tutanağın 18.07.1966 tarihinde kesinleşmesi üzerine tapu kaydı oluşmuştur. Dava, TMK.nun 713/2. maddesi uyarınca tapu kaydından malikin kim olduğunun anlaşılamaması ve 20 yıl önce ölmüş olması nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Kural olarak, tapulu bir taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Kanunun açıkça izin verdiği hallerden biri de TMK.nun 713/2. maddesindeki düzenlemelerdir. Anılan maddede, “aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılmayan veya 20 yıl önce ölmüş, ya da hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir” denilmiştir. Dosya kapsamına, dava evrakı ile yargılama tutanaklarına göre kayıt maliki Gülsüm’ün kadastro tutanağındaki bilgilerden kim olduğu anlaşılan bir kişidir. Malikin tapu kütüğünden anlaşılamaması hali; taşınmaz malın sahibinin kim olduğunun belirlenmesine yarayacak gerekli bilginin tapu sicilinden çıkarılmasının imkansız olmasıdır. (Yargıtay HGK. 10.04.1991 tarih 1991/8-51 Esas 194 Karar). Tapu kaydından malikin kim olduğunun anlaşılamaması koşulu davacı yönünden gerçekleşmemiştir.