3. Hukuk Dairesi 2016/21465 E. , 2018/12320 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda; davanın kabulüne yönelik olarak verilen hüküm, davalı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; duruşma günü olarak belirlenen 04/12/2018 tarihinde davalı asil ...... Alan ile vekili Av. ... geldi. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten son…
**3. Hukuk Dairesi 2016/21465 E. , 2018/12320 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda; davanın kabulüne yönelik olarak verilen hüküm, davalı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; duruşma günü olarak belirlenen 04/12/2018 tarihinde davalı asil ...... Alan ile vekili Av. ... geldi. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; 20/08/2013 tarihli anlaşma ile 35.000 TL ödeyerek davalıya ait taşınmazı satın aldığını, ancak davalının tapu devrini yapmadığı gibi almış olduğu satış bedelini de iade etmediğini ileri sürerek; 35.000 TL'nin ödeme tarihi olan 20/08/2013 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı, şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşandığı davacı ile iddia edilen satım sözleşmesinin yapılmadığını, sözleşmedeki imzanın da kendisine ait olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece; aldırılan bilirkişi raporunda imzanın davalının eli ürünü olup olmadığının anlaşılamadığı belirtilmiş ise de evlenme kütüğündeki ...... cüzdan talep formu ve yoklama fişindeki imzaların sözleşmedeki imza ile benzer olması nedeniyle, sözleşme şahitlerinin re'sen tanık sıfatıyla dinlendiği ve davacının geçersiz taşınmaz satım sözleşmesi nedeniyle davalıya ödediği 35.000 TL parayı istemekle haklı olduğunun anlaşıldığı gerekçe gösterilerek, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1) TMK'nun 6'ncı maddesi hükmü uyarınca, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Buna göre, ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkaran kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir. Bundan ayrı, HMK'nun 266 ncı maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendilğinden bilirkişinin oy ve görüşünün alınması zorunludur. Davacı, "Bağıt" başlıklı sözleşme ile davalıdan taşınmaz mal satın aldığını, ancak davalının tapu devrini gerçekleştirmediğini ileri sürerek, sözleşme uyarınca ödediği satış bedelinin iadesini talep etmiştir. Davalı ise gerek sözleşmeyi gerekse sözleşmedeki imzayı inkar etmiştir. Bu durumda, her şeyden önce sözleşmedeki imzanın davalıya ait olup olmadığının tespit edilmesi ve davacının bu yöndeki iddiasını ispat etmesi zorunludur.