14. Ceza Dairesi 2018/9297 E. , 2019/8751 K. "" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine dair Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.03.2017 gün ve 2016/290 Esas, 2017/136 Karar sayılı hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle, dosya incelendi. Sanık müdafisinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayı…
**14. Ceza Dairesi 2018/9297 E. , 2019/8751 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine dair Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.03.2017 gün ve 2016/290 Esas, 2017/136 Karar sayılı hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle, dosya incelendi. Sanık müdafisinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı CMK'nın 299. maddesi gereğince uygun görülmediğinden reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen karara ilişkin incelemede; Hükmedilen cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin anılan hükümlere ilişkin temyiz istemlerinin aynı Kanunun 298. maddesi uyarınca REDDİNE, Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan yapılan incelemede; Mağdurenin nüfus kaydında 10.09.2000 tarihinde doğduğu ancak nüfusa 25.09.2000 tarihinde babasının beyanıyla tescil edildiği, Bismil İlçe Devlet Hastanesinden gelen müzekkere cevabına göre mağdurenin doğumuna ilişkin herhangi bir kayda rastlanılmadığının anlaşıldığı, mağdurenin annesi ile babasının vermiş oldukları 28.02.2016 tarihli dilekçede mağdurenin doğumundan 3-4 ay sonra bildirimde bulunduklarını belirttikleri, dosyada tanık olarak dinlenilen ve sanıkla mağdureyi tanıştırdığı anlaşılan Nazlı Kurt'un beyanına göre mağdurenin yaşını 16-17 olarak bilmesi sebebiyle sanığa mağdurenin yaşını tanıştırmadan önce 16-17 olarak söylediğini beyan ettiği, her ne kadar mağdurenin yaşına ilişkin Adana Devlet Hastanesi tarafından 27.10.2016 tarihinde düzenlenen raporda mağdurenin kemik yaşının nüfus kaydıyla uyumlu olduğu belirtilmiş ise de, yaş tayininde kullanılan atlaslara göre değerlendirilebilme kısıtlılıkları, büyüme evresinde fiziksel gelişimin hızlanması veya gelişme geriliği oluşturan genetik, hormonal, coğrafik yaşam alanı, beslenme farklılıkları gibi faktörlerin varlığı nedeniyle