Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/16274 E. , 2024/16839 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/16274 Karar No : 2024/16839 DAVACI : ...'a vesayeten... DAVALI : ... Kurulu / ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU :... Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapmakta iken... tarih ve... sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kar…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/16274 E. , 2024/16839 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/16274 Karar No : 2024/16839 DAVACI : ...'a vesayeten... DAVALI : ... Kurulu / ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU :... Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapmakta iken... tarih ve... sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiş olan davacı tarafından, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin... tarih ve E..., K:... sayılı kararının yeniden incelenmesi talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik itirazının reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Hakkında en ağır disiplin yaptırımına neden olan olayla ilgili adli yargı sürecinin Yargıtay .... Dairesinde derdest olduğu, en önemli kanıt olan T.B.T.'nin beyanının dinlenebilmesi için duruşmaya getirilemediği, bu tanığı hayatında hiç tanımadığı ancak tanığın kendisiyle beraber bir sürü faaliyet yaptığını ifade ederek iftira attığı, adli yargılamada suçu sabit olmadan idari yargıda disiplin yaptırımına karar verilmesinin hakimin güvenliği ilkesi ve masumiyet karinesini ihlal ettiği, dosyada soyut dayanaksız iftira niteliğinde beyan dışında somut dayanakların bulunmadığı, terörist olmadığı, eski bir terör savcısı olduğu belirtilerek, dava konusu kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Davacının dava konusu meslekten çıkarma cezasına ilişkin eylemlerinin mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte eylemler olduğu, soruşturma raporu ve ekleri incelendiğinde davacıya isnat edilen fiillerle ilgili olarak davacının lehine ve aleyhine olabilecek tüm delillerin toplandığının ve davacıya isnat edilen fiillerin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya konulduğu,, davacının yargısal faaliyeti nedeniyle değil, disiplin cezasına konu eylemlerini FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisi bağlamında hukuk dışı nedenlerle gerçekleştirdiği ve eylemleriyle mesleğin şeref ve onurunu bozması veya mesleğe olan genel saygı ve güveni zedelemesi nedeniyle cezalandırıldığı belirtilerek, dava konusu kararın hukuka uygun olduğu ve davanın reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'NUN DÜŞÜNCESİ :Dava, ... Cumhuriyet Savcısı iken Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve... sayılı kararıyla FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilen davacı tarafından, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yeniden incelenmesi talebinin reddine dair aynı Dairenin... tarih ve E:..., K... sayılı kararına yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır. 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten çıkarma cezası" başlıklı 69. maddesinde; "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir.68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir. Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir. Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir. Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." düzenlemesine yer verilmiştir Dosyanın incelenmesinden, HSK müfettişlerince yapılan inceleme ve soruşturma sonucunda; davacının da aralarında bulunduğu eski yargı mensuplarının, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü İl imamı tarafından verilen emir ve talimatları eksiksiz yerine getirmek düşüncesi ile hareket ettikleri, örgüt mensubu olmayan ve bu nedenle örgütün çıkarları doğrultusunda karar vermeyeceğini düşündükleri, yani kendilerinden olmadıklarını düşündükleri hâkim ve savcıları tespit ederek planlı ve sistematik şekilde telefonlarının dinlenilmesini sağlayarak haberleşme özgürlüklerine çok ağır şekilde usulsüz ve yasa dışı müdahalede bulundukları, bu eylemleri üyesi oldukları FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün amaç ve gayesi doğrultusunda planlı ve sistematik bir şekilde yürütülen bir organizasyonun parçası olarak soruşturma maddesinde belirtilen fiilleri gerçekleştirdikleri, müsnet eylemlerin "Suç" niteliğini değerlendirme görev ve yetkisinin adli mercilere ait olduğu ancak fiiller suç teşkil etmese ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu sabit görülerek Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69'uncu maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği yapılan itirazların reddedildiği anlaşılmıştır. İncelenen soruşturma dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu değerlendirilerek meslekten çıkarılmasına ilişkin kararı birlikte incelendiğinde, davacının yargı yetkisini FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisi kapsamında kötüye kullandığı ve "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte" eylemler gerçekleştirdiğinin sabit olduğu görülmekle, davacı hakkında 2802 sayılı Kanunun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca verilen meslekten çıkarma cezasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Diğer taraftan, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun... tarihli ve K:...sayılı kararı ile (FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu değerlendirilerek) 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilen davacı tarafından, anılan kararın iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada, Danıştay 5.Dairesinin 14/02/2022 tarihli ve E:2017/2151, K:2022/448 sayılı kararı ile, "... davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği belirlenmiştir. Nitekim, davacı hakkında Yargıtay .... Ceza Dairesinde yapılan yargılamada verilen...tarih ve E..., K...sayılı kararla; silahlı terör örgütüne üyelik suçu sabit görülerek 12 yıl hapis ve Devletin Güvenliğine ilişkin bilgileri temin etmeye teşebbüs suçundan 5 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmedildiği kararın temyizi üzerine mahkumiyet hükmünün onanarak kesinleştiği de tespit edilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra, ... (...) Sulh Hukuk Mahkemesinin... tarih ve E..., K:...sayılı kararıyla...'ın (TC Kimlik No:...) davacıya vasi olarak atandığı ve bu kararın tarafların istinaf etmemesi üzerine 26/04/2023 tarihinde kesinleştiği görüldüğünden davaya vasi ile devam edilmesine karar verilerek işin esasına geçildi, gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : ... Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapmakta iken... tarih ve ... sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiş olan davacı hakkında, FETÖ/PDY adlı silahlı terör örgütünün amaç ve gayesi doğrultusunda planlı ve sistematik bir şekilde yürütülen bir organizasyonun parçası olarak, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte eylemlerde bulundukları dolayısıyla disiplin soruşturmasına başlanılmıştır. Davacı hakkında verilen disiplin cezasına konu olan eylemleri şu hususlardan ibarettir: "2011 yılı içerisinde ... Adliyesinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yapılanması gerekli koordinasyonu sağlayamadığından örgüt içerisinde ortaya çıkan kriz nedeniyle il imamı Ö.E. tarafından FETÖ/PDY örgütüne karşı önyargılı olan ve örgüt aleyhine MİT’e bilgi aktardığı düşünülen bir kısım hâkim ve Cumhuriyet savcısının emniyet marifeti ile hızlı bir şekilde dinlenilmesi talimatı verilmesi üzerine tanık T.B.T. ve ... İstihbarat Şube Müdürü İ.B. ile ... Adliyesindeki bir odada bir araya gelip gerçekleştirdikleri görüşmede; İ.B.'den, ...Ağır Ceza Başkanı S.K., Cumhuriyet savcıları H.U., C.T., Ş.U. ile FETÖ/PDY örgütüne karşı olduğu düşünülen bir kısım hâkim ve Cumhuriyet savcısının Özel hayatlarının mercek altına alınması ve açıklarını aramak maksadıyla telefonlarının dinlenilmesi hususunda talep yazısı getirmesini istedikleri, İ.B.'nin hâkim ve Cumhuriyet savcılarının HSYK'nın izni ile dinlenebileceğini, bu nedenle bahsi geçen isimlerin dinlenemeyeceğini belirtmesi üzerine, İ.B.'ye bu işin erbabı olduğunu, yapabileceğini, korkmamasını, IMEI üzerinden dinlenebileceğini, FETÖ/PDY örgütünün selameti için isimleri geçen hâkim ve Cumhuriyet savcılarının derhal dinlenmeye başlanması gerektiğini, aynı örgütün mensubu olan Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesinde görevli hâkimler R.A. ve İ.Y. ile görüşüp talimat verdiklerini söyleyerek dinleme talep yazılarının getirilmesini İ.B.'den istedikleri, ... İl Emniyet Müdürlüğünde görevli bir kısım polis amir ve memurları ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, ... Adliyesinde görev yapan hâkim savcıları sahte isimler altında, cebir şiddet kullanarak tehdit, zorla haraç almak, silahla adam yaralama, çek senet tahsilatı yapmak, haksız ekonomik çıkar sağlamak üzere örgüt kurmak ve yönetmek şeklinde suçlar işlediklerinden bahisle uydurma iddiaların yer aldığı içeriği itibariyle sahte olarak tanzim edilmiş iletişime müdahale talep formlarıyla, IMEI numaraları üzerinden, ... Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemelerine sunulan taleplerle, örgüt amaçları doğrultusunda hukuka aykırı ve suç teşkil edecek şekilde, hâkim ve Cumhuriyet savcılarının iletişim araçlarının dinlenmesini, tespit edilmesini, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesini, izlenmelerini sağladıklarından bahisle hakkında disiplin soruşturması açıldığı görülmüştür. Düzenlenen 05/06/2017 tarihli soruşturma raporu ile davacının soruşturmaya konu fiilleri nedeniyle meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması teklif edilmiş, anılan disiplin soruşturma raporunu değerlendiren Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile de; "FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü üyelerinin sırf paralel yapılanma için tehlikeli ve zararlı olarak düşündükleri kişileri etkisiz hale getirmek amacıyla baskı, tehdit, şantaj, aldatma veya gizli tanık ayarlama gibi yöntemlerle, FETÖ/PDY terör örgütünün stratejisi doğrultusunda faaliyet gösterdiklerinin biliniyor olması, ilgililerin ve iletişimin denetlenmesi tedbirlerine karar veren hâkimlerden biri hariç diğerlerinin tamamının Hâkimler ve Savcılar (Yüksek) Kurulu Genel Kurulunca FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı sebebiyle meslekten çıkarılmasına karar verilen kişiler olmaları, ilk derece mahkemesi sıfatıyla yargılama yapan Yargıtay... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacı...'ın, Devletin güvenliğine ilişkin belgeleri temin etmeye teşebbüs etme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 327/1 ve 35/2. maddesi uyarınca 5 yıl 3 ay hapis, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 314/2 ve 3713 sayılı Kanun'un 5/1.maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, hükümlerin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun... tarih ve E:... ve K:... sayılı ilâmıyla onanarak kesinleştiği hususları göz önüne alındığında, davacının FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü İl imamı tarafından verilen emir ve talimatları eksiksiz yerine getirmek düşüncesi ile hareket ettiği, örgüt mensubu olmayan ve bu nedenle örgütün çıkarları doğrultusunda karar vermeyeceğini düşündükleri, yani kendilerinden olmadıklarını düşündükleri hâkim ve savcıları tespit ederek planlı ve sistematik şekilde telefonlarının dinlenilmesini sağlayarak haberleşme özgürlüklerine çok ağır şekilde usulsüz ve yasa dışı müdahalede bulunduğu, bu eylemleri üyesi olduğu FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün amaç ve gayesi doğrultusunda planlı ve sistematik bir şekilde yürütülen bir organizasyonun parçası olarak soruşturma maddesinde belirtilen fiilleri gerçekleştirdiği, bu eylemlerin "Suç" niteliğini değerlendirme görev ve yetkisinin adli mercilere ait olduğu ancak fiiller suç teşkil etmese ve hükümlülüğü gerektirmese bile nitelik ve ağırlık itibariyle mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu" belirtilerek, davacının, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Davacının, meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebi aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile ve bu karara karşı yaptığı itiraz başvurusu da Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedilmiş, böylece davacı hakkında verilen meslekten çıkarma cezası kesinleşmiştir. Nihayetinde, davacı tarafından Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bakılmakta olan dava açılmıştır. Diğer taraftan, davacının, Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiş ve bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi de aynı Kurul tarafından ... tarih ve ...... sayılı kararla reddedilmiştir. Davacı tarafından, meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin söz konusu kararların iptali istemiyle açılan davanın Dairemizin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile;"... davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği ..." gerekçesiyle reddedildiği ve anılan kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 11/12/2023 tarih ve E:2022/2883, K:2023/3036 sayılı kararıyla kararın onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır. Öte yandan, davacının, ceza yargılaması sonucunda Yargıtay (kapatılan) .... Ceza Dairesinin (İlk Derece) ... tarih ve E..., K:...sayılı kararı ile "Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri temin etmek" suçundan Türk Ceza Kanunu'nun 327/1 ve 35/2. maddesi uyarınca 5 yıl 3 ay, "silahlı terör örgütü üyeliği (FETÖ/PDY)" suçundan Türk Ceza Kanunu'nun 314/2., 3713 sayılı Kanun'un 5/1. maddeleri gereğince 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve anılan kararın temyiz incelemesi sonucu Yargıtay Ceza Genel Kurulunun... tarih ve E:..., K:...4 sayılı kararıyla düzeltilerek onandığı anlaşılmış, ilk derece mahkemesi sıfatıyla yargılama yapan Yargıtay .... Ceza Dairesinin E... esasına kayıtlı dosyada, "iftira, hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetme, kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları kaydetmek, haberleşmenin gizliliğini ihlal etmek, suç uydurma, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek" suçlarından yargılamanın devam ettiği görülmüştür. İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT: 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun "Disiplin Cezaları" başlıklı 62. maddesinde, Hâkim ve Savcılara, sıfat ve görevleri gereklerine uymayan hal ve hareketlerinin tespit edilmesi üzerine durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre Hâkimler ve Savcılar Kurulunca, uyarma, aylıktan kesme, kınama, kademe ilerlemesini durdurma, derece yükselmesini durdurma, yer değiştirme ve meslekten çıkarma cezalarından birinin verileceği düzenlenmiştir. Anılan Kanun'un dava konusu işlemin de dayanağı olan "Meslekten Çıkarma Cezası" başlıklı 69. maddesinde de; "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir. 68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir. Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir. Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir. Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." hükümlerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlıkta, davalı Hâkimler ve Savcılar Kurulunca, davacının disiplin cezasına konu olan eylemlerini FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile olan iltisak ve irtibatı kapsamında plânlı bir organizasyonun parçası olarak anılan örgütün hukuk dışı amaçlarının gerçekleştirilmesine ve örgütsel hiyerarşi içerisinde kendilerine verilen görevi yerine getirmeye yönelik olarak gerçekleştirdiği belirtilerek dava konusu meslekten çıkarma cezasının verildiği görülmektedir. Dairemizce, eski yargı mensuplarının 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadıklarına ve meslekten çıkarılmalarına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunca verilen kararlara karşı açtıkları davalarda verilen kararlarında da belirtildiği üzere; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; FETÖ’nün, paravan olarak kullandığı dini, din dışı dünyevi emellerine ulaşma hâline getiren; siyasi, ekonomik ve toplumsal yeni bir düzen kurma tasavvuruna sahip örgüt liderinden aldığı talimatlar doğrultusunda hareket eden; bu amaçla öncelikle güç kaynaklarına sahip olmayı hedefleyip güçlü olmak ve yeni bir düzen kurmak için şeffaflık ve açıklık yerine büyük bir gizlilik içerisinde olmayı şiar edinen; bir istihbarat örgütü gibi kod isimler, özel haberleşme kanalları, kaynağı bilinmeyen paralar kullanıp böyle bir örgütlenmenin olmadığına herkesi inandırmaya çalışarak ve bunda başarılı olduğu ölçüde büyüyüp güçlenen, bir yandan da kendi mensubu olmayanları düşman olarak görüp mensuplarını motive eden; “Altın Nesil” adını verdiği kadrolarla sistemle çatışmak yerine sisteme sahip olma ilkesiyle Devlete tabandan tavana sızan; bu kadroların sağladığı avantajlarla Devlet içerisinde belli bir güce ulaştıktan sonra hasımlarını çeşitli hukuki görünümlü hukuk dışı yöntemlerle tasfiye eden; böylece devlet aygıtının bütün alt bileşenlerini ünite ünite kontrol altına almayı ve sisteme sahip olmayı planlayıp ele geçirdiği kamu gücünü de kullanarak toplumsal dönüşümü sağlamayı amaçlayan; casusluk faaliyetlerini de bünyesinde barındıran atipik/suigeneris bir terör örgütü olduğu belirtilmiştir. 1970’li yıllardan itibaren özellikle, mülkiye, adliye, emniyet, millî eğitim ve TSK içerisinde kadrolaşmaya giden FETÖ liderinin vaaz, röportaj ve kitaplarında bulunan ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun anılan kararında da yer alan “Esnek olun, sivrilmeden can damarları içinde dolanın!”, "Bütün güç merkezlerine ulaşıncaya kadar hiç kimse varlığınızı fark etmeden sistemin ana damarlarında ilerleyin!", “Türkiye’deki devlet yapısı ölçüsüne göre bütün anayasal müesseselerdeki güç ve kuvveti cephemize çekeceğimiz ana kadar her adım erken sayılır. …bunca kalabalık içinde ben bu dünyayı ve düşüncemi sözde mahremiyet içinde anlattım. …sırrınız sizin sırrınızdır. Söylerseniz siz esir olursunuz.”, “Bir gün bana Ankara’da bin evimiz olduğunu söyleyin, devletin paçasından şöyle bir tutacağım, devlet uyandığında yapacağı hiçbir şey kalmayacak” şeklindeki sözleri bu suigeneris örgütün, Devleti ele geçirme gayretlerinin somut talimatları olarak ortaya çıkmıştır. Nihayetinde, FETÖ'nün, yıllar itibarıyla takiye (olduğundan farklı görünme) esasına dayanan uzun vadeli bir projenin aşamalarını izleyerek kurduğu strateji doğrultusunda, kamu kurumlarında ve yargı organlarında demokratik devlet düzeninden ayrıksı ve ona paralel şekilde teşkilatlanmak suretiyle ülkenin bağımsızlığını, bütünlüğünü ve demokratik hukuk devletini tehdit edici, anayasal düzene sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışlar gösteren bir yapılanma hâline geldiği anlaşılmaktadır. Nitekim bu yapılanma tarafından 15 Temmuz 2016 gecesi anayasal düzene, demokratik kurumlara ve bizatihi Türk Milletine karşı darbe teşebbüsünde bulunulmuştur. Bu çerçevede dava konusu olay değerlendirildiğinde, Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapmakta iken ... tarih ve... sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiş olan davacının, yukarıda ayrıntısına yer verilen bir takım açıklamalar ve vermiş olduğu röportajlar ile Milli İstihbarat Teşkilatının Suriye'de faaliyet gösteren aşırı grupları desteklediği, El-Kaide terör örgütüne tırlarla silah gönderdiği, terör örgütleri ile işbirliği yaptığı ve sağlıklı şekilde faaliyetlerini yürütemediği algısını oluşturmak amacıyla, gerçeğe aykırı haber yapılmasına neden olduğu, bu paylaşımlarıyla ilgili düzenlemelere ve ilkelere aykırı hareket etmek suretiyle görevlerini tarafsız, önyargısız ve iltimassız olarak yerine getiremeyeceğini ortaya koyduğu, yargıya duyulan güven ve saygınlığı ortadan kaldırdığı, plânlı bir organizasyonun parçası olarak hukuk dışı amaçların gerçekleştirilmesine ve örgütsel hiyerarşi içerisinde kendilerine verilen görevi yerine getirmeye yönelik olarak bu eylemleri gerçekleştirdiği, Bangolar Yargı Etiği İlkelerinde belirtilen ve bir hakim savcının haiz olması gereken bağımsızlık, tarafsızlık, doğruluk ve tutarlılık, dürüstlük, eşitlik, ehliyat ve liyakat olarak sayılan özellikleri yitirdiği ve mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozduğu gerekçesiyle meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırıldığı görülmektedir. Kararımızın "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" başlıklı kısmında da yer verildiği gibi, davacının, Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun ... tarih ve... sayılı kararı ile 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verildiği ve bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi de aynı Kurul tarafından ... tarih ve ...sayılı kararla reddedildiği, bunun üzerine davacı tarafından, söz konusu kararların iptali istemiyle açılan davanın Dairemizin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile; "... davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği ..." gerekçesiyle reddedildiği ve anılan kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 11/12/2023 tarih ve E:2022/2883, K:2023/3036 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır. Ayrıca, davacının, ceza yargılaması sonucunda Yargıtay (...) .... Ceza Dairesinin (İlk Derece) ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile "Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri temin etmek" suçundan TCK'nın 327/1 ve 35/2. maddesi gereğince 5 yıl 3 ay, "silahlı terör örgütü üyeliği (FETÖ/PDY)" suçundan TCK'nın 314/2., 3713 sayılı Kanun'un 5/1. maddeleri gereğince 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve anılan kararın temyiz incelemesi sonucu Yargıtay Ceza Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla düzeltilerek onandığı anlaşılmış, böylece davacı hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinin kesinleştiği anlaşılmıştır. Dolayısıyla, davacı hakkında FETÖ silahlı terör örgütüne üyelik suçundan kesinleşmiş bir yargı kararı bulunduğu görülmektedir. Öte yandan, Kararımızın "İlgili Mevzuat" başlıklı kısmında yer verildiği üzere 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrasına göre, suç teşkil etmeyen ve hükümlülüğü gerektirmeyen fiillerin dahi, “hakimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte” oldukları takdirde, hâkim ve savcıların meslekten çıkarılmaları sonucunu doğuracağı kurala bağlanmıştır. Hâkimlik ve savcılık mesleğini ifa eden yargı mensuplarının, toplum nezdinde güvenilir ve saygın kişiler olması gerekir. Toplumun yargı kurumlarına, yargı kararlarına ve yargı mensuplarına saygı duymalarının sebebi, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı yanında yargı mensuplarının kişiliklerine olan saygı ve güvenden de kaynaklanmakta olup, yargı görevini yerine getiren kişilerin, adaleti gerçekleştirdikleri kadar bunu görüntü olarak da sağlamaları gerekmektedir. Yargı kurumlarının itibarı ve güvenilirliği, hâkimlik ve savcılık mesleğini icra eden yargı mensuplarının kamuoyu nezdindeki itibarı ve saygınlığı ile doğru orantılıdır. Hakimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu, nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiilleri işleyen hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmaları ile korunan hukuki değer, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının toplum nazarındaki saygınlıkları ve itibarlarıdır. Bu mesleğin saygınlığı ve onuru hem yargı mensuplarının öncelikle kendi kişiliklerine yönelik özel saygınlığı ve hem de toplumun yargı kurumlarına ve yargı mensuplarına duyduğu genel güven ve saygınlığı ifade eder. Hukuk Devleti, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının kamuoyundaki güven ve itibarını (saygınlığını) korumak ve buna aykırı her türlü tutum ve davranışları suç sayarak cezalandırmakla görevli ve sorumludur. Bu nedenle, yasa koyucu, yargı mesleğinin onur ve şerefini bozucu eylem ve davranışlarda bulunan yargı mensuplarını disiplin hukuku açısından, meslekten çıkarma cezası yaptırımına bağlamıştır. Dolayısıyla, uyuşmazlık konusu olayda, dava dosyasında mevcut bilgi-belgeler ve davacının disiplin cezasıyla cezalandırılmasına dayanak teşkil eden hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; iletişimin denetlenmesi tedbirinin uyugulanması için CMK ve özel yasalarda aranan şartlar gerçekleşmediği halde, ... Adliyesinde hâkim/Cumhuriyet savcısı olarak görev yapan kamu görevlilerinin telefonlarının cebir şiddet kullanarak tehdit zorla haraç almak silahla adam yaralama çek senet tahsilatı yapmak gibi haksız ekonomik çıkar sağlamak üzere kurulmuş örgütlü yapı içerisinde yer almak gibi uydurma isnatlar ve içeriği itibariyle sahte olarak oluşturulan iletişime müdahale talep formlarına başka kişilerin isimleri yazılmak suretiyle dinlendikleri ve haklarında iletişimin denetlenmesi tedbirlerinin uygulandığının tespit edildiği, bunlardan; ... Cumhuriyet savcısı müşteki Ş.U.'nun adına kayıtlı ve fiilen kullandığı cep telefonunun 31.01.2012 - 31.04.2012 tarihleri arasında F.Y. sahte kimlik bilgileri ile IMEI numarası üzerinden, Hâkimler ve Savcılar (Yüksek) Kurulu Genel Kurulu’nun ...tarih ve... karar sayılı kararıyla FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı sebebiyle meslekten çıkarılmasına karar verilen ...Ağır Ceza Mahkemesi hâkimi R.A. tarafından verilen ... Teknik Takip numaralı kararla, ... Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı müşteki S.K.'nin adına kayıtlı cep telefonunun T.İ. sahte kimliğiyle IMEI numarası üzerinden, Hâkimler ve Savcılar (Yüksek) Kurulu Genel Kurulu’nun ... tarih ve ... karar sayılı kararıyla FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı sebebiyle meslekten çıkarılmasına karar verilen ... Ağır Ceza Mahkemesi hâkimi İ.Y. tarafından verilen ... Teknik Takip Numaralı kararla... tarihinden itibaren 3 ay süreyle, yine Hâkimler ve Savcılar (Yüksek) Kurulu Genel Kurulu’nun... tarih ve... karar sayılı kararıyla FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı sebebiyle meslekten çıkarılmasına karar verilen ... TMK ... ile yetkili ... Nolu Hâkimi P.P. tarafından verilen ...Teknik Takip numarası ile 18.07.2012 tarihinden itibaren 3 ay süreyle dinlendiği, ... Cumhuriyet savcısı müşteki C.T.'nin adına kayıtlı ve fiilen kullandığı cep telefonunu müşteki G.G.'ün kimlik bilgileri yazılmak suretiyle IMEI numarası üzerinden ... CMK 250. maddesi ile yetkili ... Ağır Ceza Mahkemesi Hâkimi E.D. tarafından verilen ...teknik takip no sayılı karar ile 07.02.2011-24.02.2011 tarihleri arasında, ... Hâkimi müşteki K.V.'nın fiilen kullandığı cep telefonunu müşteki A.Y.'nin kimlik ve adres bilgileri yazılarak, Hâkimler ve Savcılar (Yüksek) Kurulu Genel Kurulu’nun... tarih ve ... karar sayılı kararıyla FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı sebebiyle meslekten çıkarılmasına karar verilen ... CMK 250. Maddesi İle Yetkili ...Ağır Ceza Mahkemesi Hâkimi P.P. tarafından verilen ... teknik takip no sayılı karar ile 24.04.2012 tarihinden itibaren 3 ay süreyle, ... Cumhuriyet savcısı müşteki Y.K.'nın adına kayıtlı ve fiilen kullandığı cep telefonunu müşteki H.Y.'nin kimlik bilgileri yazılmak suretiyle IMEI numarası üzerinden, Hâkimler ve Savcılar (Yüksek) Kurulu Genel Kurulu’nun ... tarih ve ... karar sayılı kararıyla FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı sebebiyle meslekten çıkarılmasına karar verilen ... CMK 250. maddesi ile yetkili ... Ağır Ceza Mahkemesi Hâkimi M.U. tarafından verilen ... teknik takip no sayılı kararla 31.01.2012-30.07.2012 tarihleri arasında, ... Cumhuriyet savcısı müşteki A.G.'nın adına kayıtlı ve fiilen kullandığı cep telefonunu müşteki F.U.'nun kimlik bilgileri yazılmak suretiyle IMEI numarası üzerinden, Hâkimler ve Savcılar (Yüksek) Kurulu Genel Kurulu’nun ... tarih ve...karar sayılı kararıyla FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı sebebiyle meslekten çıkarılmasına karar verilen ... CMK 250. maddesi ile yetkili ... Ağır Ceza Mahkemesi hâkimi R.A. tarafından verilen... teknik takip no sayılı karar ile 31.01.2012-30.04.2012 tarihleri arasında, ... Cumhuriyet savcısı M.H.U.'nun kullandığı cep telefonlarının müşteki G.G. ile S.V.G.'nin kimlik bilgileri kullanılarak önleme dinlemesi talep edilerek ... CMK 250. maddesi ile yetkili .... Ağır Ceza Mahkemesi hâkimi E.D. tarafından verilen... tarih ve ... teknik takip no sayılı, Hâkimler ve Savcılar (Yüksek) Kurulu Genel Kurulu’nun... tarih ve...karar sayılı kararıyla FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı sebebiyle meslekten çıkarılmasına karar verilen ... CMK 250. maddesi ile yetkili ... Ağır Ceza Mahkemesi hâkimi R.A. tarafından verilen ... tarih ve... teknik takip no sayılı ve Hâkimler ve Savcılar (Yüksek) Kurulu Genel Kurulu’nun... tarih ve ... karar sayılı kararıyla FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı sebebiyle meslekten çıkarılmasına karar verilen ... CMK 250. maddesi ile yetkili ...Ağır Ceza Mahkemesi hâkimi M.U. tarafından verilen ...tarih ve ... teknik takip no sayılı kararları ile 31.01.2012-30.07.2012 tarihleri arasında, ... Hâkimi H.Ö.’nün kullandığı cep telefonunu müşteki M.Z.'nin kimlik bilgileri kullanılıp önleme dinlemesi talep edilerek Hâkimler ve Savcılar (Yüksek) Kurulu Genel Kurulu’nun... tarih ve ... karar sayılı kararıyla FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı sebebiyle meslekten çıkarılmasına karar verilen ... CMK 250. maddesi ile yetkili ... Ağır Ceza Mahkemesi hâkimi P.P. tarafından verilen ... teknik takip no sayılı karar ile 24.04.2012-24.07.2012 tarihleri arasında, ... Cumhuriyet savcısı olan M.H.Ö.'nün kullandığı cep telefonlarının müşteki L.Y.'nin kimlik bilgileri kullanılarak Hâkimler ve Savcılar (Yüksek) Kurulu Genel Kurulu’nun ... tarih ve ... karar sayılı kararıyla FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı sebebiyle meslekten çıkarılmasına karar verilen ... CMK 250. maddesi ile yetkili... Ağır Ceza Mahkemesi hâkimi R.A. tarafından verilen ... teknik takip no sayılı, yine Hâkimler ve Savcılar (Yüksek) Kurulu Genel Kurulu’nun ... tarih ve... karar sayılı kararıyla FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı sebebiyle meslekten çıkarılmasına karar verilen ... CMK 250. Maddesi İle Yetkili ... Ağır Ceza Mahkemesi hâkimi M.U. tarafından verilen... teknik takip no sayılı kararları ile 31.01.2012-30.07.2012 tarihleri arasında, ... Hâkimi M.A.'n'in kullandığı cep telefonunu müşteki A.K.'nın kimlik bilgileri kullanılarak, Hâkimler ve Savcılar (Yüksek) Kurulu Genel Kurulu’nun... tarih ve ...karar sayılı kararıyla FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı sebebiyle meslekten çıkarılmasına karar verilen ... CMK 250. maddesi ile yetkili ... Ağır Ceza Mahkemesi hâkimi İ.Ö. tarafından verilen... teknik takip no sayılı kararla, yine Hâkimler ve Savcılar (Yüksek) Kurulu Genel Kurulu’nun ... tarih ve ... karar sayılı kararıyla FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı sebebiyle meslekten çıkarılmasına karar verilen ... CMK. 250. maddesi ile yetkili ... Ağır Ceza Mahkemesi hâkimi C.A. tarafından verilen...sayılı teknik takip nolu kararla 22.02.2012-22.08.2012 tarihleri arasında dinlendiğinin dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerle sabit olduğu, davacının, söz konusu eylemlerini üyesi olduğu FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hukuk dışı amaçlarının gerçekleştirilmesi doğrultusunda hareket ederek kendisine verilen görevleri yerine getirdiği ve sûbut bulan eylemlerinin mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu sonucuna varılmıştır. Netice itibarıyla, davacının 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının yeniden incelenmesi talebinin reddine dair aynı Dairenin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik itirazının reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:... K:... sayılı kararında hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının iptali istemiyle açılan DAVANIN REDDİNE, 2. Davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın açılışı sırasında tahsil edilemeyen ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam...TL yargılama giderinin davacıdan tahsili için müzekkere yazılmasına, 3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 04/11/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava; en son ... Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapmakta iken... tarih ve ... sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiş olan davacı tarafından, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının yeniden incelenmesi talebinin reddine dair aynı Dairenin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik itirazının reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Uyuşmazlıkta, davacının meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemin esasının incelenmesine geçilmeden önce, davaya konu uyuşmazlıkta uygulanacak mevzuat hükmünün ortaya konulması ve dava konusu işlemin bu mevzuat hükmüne uygun olarak tesis edilip edilmediğinin irdelenmesi gerekmektedir. 26/02/1983 tarih ve 17971 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun "Disiplin Cezaları" başlıklı 62. maddesinde, Hâkim ve Savcılara, sıfat ve görevleri gereklerine uymayan hal ve hareketlerinin tespit edilmesi üzerine durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre Hâkimler ve Savcılar Kurulunca, uyarma, aylıktan kesme, kınama, kademe ilerlemesini durdurma, derece yükselmesini durdurma, yer değiştirme ve meslekten çıkarma cezalarından birinin verileceği düzenlenmiştir. Anılan Kanun'un 63. maddesinde "uyarma", 64. maddesinde "aylıktan kesme", 65. maddesinde "kınama", 66. maddesinde "kademe ilerlemesini durdurma", 67. maddesinde "derece yükselmesini durdurma" ve 68. maddesinde "yer değiştirme" cezasını gerektiren fiil ve hallere ayrı ayrı ve açıkça yer verilerek hangi hallerde hangi disiplin cezasının uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Diğer yandan, 2802 sayılı Kanun'un dava konusu işlemin de dayanağı olan "Meslekten çıkarma cezası:" başlıklı 69. maddesinde ise; "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir. 68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir. Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir. Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir. Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." hükümlerine yer verilmiştir. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri incelendiğinde, kanun koyucunun Hâkim ve Savcılar için meslekten çıkarma cezasını diğer disiplin cezalarından farklı olarak düzenlediği, diğer disiplin cezalarında disiplin cezalarını gerektiren fiil ve hallere açıkça yer verirken meslekten çıkarma cezası için bu yönde bir düzenleme yapmadığı görülmektedir. Buna göre 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinde meslekten çıkarma cezasını gerektiren durumlar şu şekilde sıralanmıştır; 1) 69. maddenin ikinci fıkrasına göre; - 68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası alınmış olması ve, - Taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarma cezasını gerektiren durumlar olarak düzenlenmiştir. Buna göre, taksirli suçlar hariç altı aydan fazla hapis cezası, bir başka deyişle kasten işlenmiş bir suçtan dolayı altı aydan fazla hapis cezası alınması veya affa uğramış olsa bile 8'inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan (Kanun'un 8'inci maddesinin (h) bendinde yazılı suçlar ise; Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve ve haysiyet kırıcı bir suçtan veya kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma suçları olarak belirtilmiştir.) biri ile kesin hüküm giyilmiş olması meslekten çıkarma sebebidir. Diğer yandan, ikinci fıkranın ikinci cümlesinde, Türk Ceza Kanunu'na göre verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması, cezanın ertelenmiş olması, Türk Ceza Kanunu'nun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde ilgili hâkime meslekten çıkarma cezası yerine bir alt ceza olan yer değiştirme cezası verileceği öngörülmüş, dolayısıyla bu durumlarda meslekten çıkarma cezası verilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca, 69. maddenin üçüncü fıkrasında "Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir.’’ denilmek suretiyle söz konusu durumlarda artık meslekten çıkarma cezasının verilemeyeceği, suçun niteliğine Kanun'un anılan maddelerinde belirtilen aylıktan kesme, kınama, kademe ilerlemesinin durdurulması, derece yükselmesinin durdurulması veya yer değiştirme cezalarından birisinin verileceği kurala bağlanmıştır. 2) 69. maddenin dördüncü fıkrasına göre; Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50'nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir. Bu fıkra hükmüne göre, mahkûmiyet hükmüne konu suçun, "mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte" bir suç olarak görülmesi ve Kanun'da daha alt bir disiplin cezası öngörülmemiş olması durumunda, verilen cezanın miktarına ya da diğer ceza ve tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın ilgili hâkim veya savcıya meslekten çıkarma cezası verilebilecektir. 3) 69. maddenin beşinci ve son fıkrasına göre ise; disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde meslekten çıkarma cezası verilir. Buna göre ilgili hakim ve savcının eylemi herhangi bir suç teşkil etmese bile hâkimlik mesleğinin şeref ve onuru ile memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde ilgiliye meslekten çıkarma cezası verilebilir. Görüldüğü üzere, kanun koyucu tarafından meslekten çıkarma cezasının hakim ve savcılar hakkında verilecek diğer disiplin cezalarından farklı şekilde düzenlendiği, meslekten çıkarma cezasını gerektirir belirli bir fiil ve hale (belli sayıda yer değiştirme ve derece yükselmesinin durdurulması cezasının öngörüldüğü haller hariç) yer verilmediği, buna karşın ilgili hakim ve savcı hakkında açılacak kamu davası ve yürütülecek ceza yargılaması sonucunda verilecek karara göre (suçun niteliği, hükümlülüğü gerektirip gerektirmediği, verilen hapis cezasının süresi, cezanın ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50'nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığı gibi hususlar dikkate alınarak) meslekten çıkarma cezası verilmesini gerektiren ve gerektirmeyen durumların ayrıntılı olarak düzenlendiği görülmektedir. Gelinen bu aşamada, 2802 sayılı Kanun'un 69. maddesi bir bütün olarak incelendiğinde, hâkim ve savcıların işledikleri fiiller nedeniyle meslekten çıkartılmaları hususunda iki halin düzenlendiği anlaşılmaktadır. Birinci hâl; konusu suç teşkil etmeyen fiiller nedeniyle 69. maddenin son fıkrası uyarınca meslekten çıkartılma hali, ikici hâl ise; konusu suç teşkil eden fiiller nedeniyle meslekten çıkartılma halidir. Disiplin cezasına konu fiilin suç teşkil etmediği hallerde söz konusu fiilin mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olması durumunda her zaman meslekten çıkarma cezası verilebilmesi mümkün iken, konusu suç teşkil eden fiillerde ise ancak ilgili hakkında bu hususta bir ceza yargılaması yapıldıktan sonra verilecek karara göre fiilin aynı zamanda mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte olup olmadığı noktasında değerlendirme yapılabileceği anlaşılmaktadır. Nitekim, 69. maddenin dördüncü fıkrasında "hükümlülüğü gerektiren suç" ibaresi ile hüküm giymiş olma, anılan maddenin son fıkrasında "hükümlülüğü gerektirmese bile" ibaresi ile ise beraat etmiş olma haline vurgu yapıldığı, bu haliyle işlenen fiilin meslekten çıkarma cezasını gerektiren bir fiil olup olmadığının değerlendirilebilmesi için öncelikle bir ceza yargılamasının yapılmış olmasının ve bu yargılama neticesinde verilecek karara göre bir değerlendirme yapılacağının öngörüldüğü sonucuna varılmaktadır. Öte yandan, Anayasa'nın "Hakimlik ve savcılık teminatı" başlıklı 139. maddesinde yer alan "Hakimler ve savcılar azlolunamaz, kendileri istemedikçe Anayasada gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamaz; bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa, aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun kılınamaz. Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki istisnalar saklıdır." hükmü ile 2802 sayılı Kanun'un 69. maddesinin bir arada irdelenmesinden; yasa koyucunun, yaptıkları görev gereği verdikleri kararlardan etkilenen tarafların haksız isnatlarına maruz kalma ihtimali bulunan hakim ve savcıların haklarında disiplin yönünden işlem tesis edilmeden önce maddi gerçeğin ceza yargılaması sonucu ortaya çıkmasını amaçladığı ve yargılamanın sonucuna göre mevcut delil durumu dikkate alınarak eylem aynı zamanda mesleğin şeref ve onurunu bozup bozmadığı yolundaki değerlendirmenin bu aşamada yapılması gerektiğini belirttiği anlaşılmaktadır. 2802 sayılı Kanun'un 69. maddesi ile anılan Kanun'un disipline ilişkin diğer maddeleri bir bütün olarak ele alındığında da, kanunun sistematiğinin yasa koyucunun bu amacını doğrular nitelikte olduğu görülmektedir. Diğer yandan, 2802 sayılı Kanun'un 72. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında; "Meslekten çıkarma ve yer değiştirme cezalarını gerektiren eylemler hariç olmak üzere, bu Kanuna göre disiplin soruşturmasını gerektiren eylemlerin işlenmesinden itibaren üç yıl geçmiş ise disiplin soruşturması açılamaz. Disiplin cezasını gerektiren eylemin işlendiği tarihten itibaren beş yıl geçmiş ise disiplin cezası verilemez. Disiplin cezasını gerektiren eylem, aynı zamanda bir suç teşkil eder ve bu suç için kanunda daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörülmüş olur ve ceza soruşturması veya kovuşturması da açılır ise, ikinci fıkrada belirtilen süre yerine bu süreler uygulanır. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca kovuşturma sonucunun beklenmesine karar verilenler hakkında ise, mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren iki yıl geçmekle ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar." hükmü yer almaktadır. Görüldüğü üzere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda disiplin cezası verme zamanaşımı ile ilişkili olarak konusu suç teşkil eden fiiller hakkında ceza zamanaşımı süresine yer verilmezken, 2802 sayılı Kanun'da disiplin cezası verme zamanaşımı süresi ceza yargılaması ile ilişkilendirilmiştir (2802 sayılı Kanun md.72/3). Dolayısıyla, 2802 sayılı Kanun'un zamanaşımı hususunu düzenleyen 72. maddesi ile meslekten çıkarma cezasını düzenleyen 69. maddesi bir arada incelendiğinde de, yasa koyucunun, konusu suç teşkil eden fiillerde ceza yargılamasının sonucunun beklenilmesini öngörmesi nedeniyle bu düzenlemeye paralel olarak disiplin cezası verme zamanaşımı süresini ceza yargılamasında yer alan süreler kadar genişlettiği anlaşılmaktadır. Bu değerlendirmeler ışığında, davalı idarenin, hakkında disiplin soruşturması yapılan ilgili hakim veya savcıyı 69. maddenin son fıkrası uyarınca doğrudan ve derhal meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırması, ilgilinin konusu suç teşkil etmeyen fiilleri hakkında mümkün olup, 69. maddenin uygulanması hususunda davalı idarece önce kişinin eyleminin suç teşkil edip etmediğinin değerlendirilmesi, konusu suç eden eylemler ile ilgili olarak kovuşturma izni verilerek açılacak ceza soruşturması/kovuşturmasının sonucunun beklenmesi ve ceza yargılaması neticesinde verilecek hükme göre değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır. Aksi halde, bir başka deyişle, konusu suç teşkil eden fiillerin işlenmesi halinde davalı idarece 69. maddenin son fıkrası uyarınca disiplin cezası verilerek ilgilinin doğrudan meslekten çıkarılması, suç işleyen hakim/savcının adli yönden cezasız kalması sonucuna yol açabileceği gibi, hakkında isnatta bulunulan hakim/savcının ceza mahkemesi önünde kendini aklama hakkının da elinden alınması sonucunu doğurabilecektir. Bunun yanında, davalı idarece doğrudan 69. maddenin son fıkrası uyarınca bir karar verilmesi durumunda, anılan maddenin diğer fıkraları işlevsiz hale gelecek ve söz konusu fıkraların konuluş amacına aykırı hareket edilmiş olunacaktır. Ayrıca, idarece bu yönde doğrudan verilecek bir meslekten çıkarma kararından sonra ilgili hakkında ceza mahkûmiyetine karar verilmesi veya mahkûmiyetinin ertelenmesi veya diğer ceza ve tedbirlere çevrilmiş olması durumunda diğer fıkra hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı sorusu gündeme gelecek ve bu durum da ilgilinin aleyhine sonuçlar doğurabilecektir. Uyuşmazlıkta, davacı hakkında konusu suç teşkil ettiği anlaşılan disiplin cezasına konu fiilleri nedeniyle ilk derece mahkemesi sıfatıyla yargılama yapan Yargıtay .... Ceza Dairesinin E:... esasına kayıtlı dosyada, "iftira, hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetme, kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları kaydetmek, haberleşmenin gizliliğini ihlal etmek, suç uydurma, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek" suçlarından yargılamanın devam ettiğinin anlaşıldığı, buna karşın davalı Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinde hakkında yürümekte olan ceza davasının sonucu beklenmeden... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla doğrudan, 2802 sayılı Kanun'un 69. maddesinin son fıkrası uyarınca davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, olayda, davalı Hakimler ve Savcılar Kurulunca öncelikle hakkında disiplin cezasına konu fiilleri nedeniyle ceza kovuşturması yürütülen davacının, bu yargılamasının sonucunun beklenmesi ve kovuşturma neticesinde verilecek karara göre 2802 sayılı Kanun'un 69. maddesi hükümlerinin tatbik edilmesi gerekirken, bu yapılmaksızın anılan maddenin son fıkrası uyarınca davacının doğrudan meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu kararda hukuka uyarlık bulunmadığı ve anılan kararın iptaline karar verilmesi gerektiği oyuyla, davanın reddi yolundaki çoğunluk kararına katılmıyorum.