(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/14318 E. , 2010/10409 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 4.7.1970-1.3.1973 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davacı ile davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyada
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/14318 E. , 2010/10409 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 4.7.1970-1.3.1973 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davacı ile davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Davacı davalı Belediye’nin üst işveren olarak taşerona verdiği işte 4.7.1970-1.3.1973 tarihleri arasında çalıştığının tespitini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü davacının 4.7.1970-31.12.1970 tarihleri arasında 177 gün sigortasız olarak geçen çalışmalarının sigortalı hizmet olarak tespitine karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden, 18.9.1970 tarihli ... Belediyesi Encümen Kararında Gaziosmanpaşa Kanal İnşaatı işinin dava dışı birine verildiği, davalı ... adına kaldırım, yol ve kanalizasyon yapım işleri nedeniyle 1.9.1969-9.6.1978 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamında işyeri kaydı bulunduğu ve davacının bu işyerinden 4.7.1970 tarihli işe giriş bildirgesinin Kuruma verildiği, işe giriş bildirgesinde işyeri adresinin "Gaziosmanpaşa Kazası Kanal İnşaatı" olarak yazıldığı, hizmet cetvelinde davacı adına bu işyerinden kayda geçen bir hizmet yok ise de dosyada bu işyerinden verilen 1970/3. dönem bordrosunda davacı adına 15 günlük çalışmanın görüldüğü, davada taraf gösterilmeyen işveren ...’nun 8.1.2007 tarihli harcı yatırılmayan dilekçe ile davaya dahil edildiği anlaşılmaktadır. Uygulamadaki deyimiyle davaya dahil etme, birleştirme istemini de içeren yeni bir dava niteliğindedir. Ve bu niteliği ile de birleştirilen yeni davanın harca tabi olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, bu yönün mahkemece yerine getirilmesi gerekli bir işlem olduğu da söz götürmez. Bu nedenle, mahkemece, bu davalı yönünden özellikle gerekli harcın alınması suretiyle yasal işlem tamamlandıktan sonra davaya devam edip sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde, yukarıda belirtildiği üzere dahili dava dilekçesinden harç alınmadan hüküm kurulması isabetli değildir. 27.6.1984 tarihli 3030 sayılı Yasanın 4. maddesinde büyükşehirlerde büyükşehirin adı ile bir "Büyükşehir belediyesi", büyük şehrin dahilindeki ilçelerde de ilçelerin adını taşıyan "ilçe belediyeleri" kurulacağı, merkez ilçelerin bu kanunun uygulanması bakımından ayrı bir ilçe sayılarak ve bu ilçenin büyükşehir belediyesi içinde kalan kısmında "merkez ilçe belediyesi" adı ile bir belediye kurulacağı bildirmiştir. Somut olayda "Gaziosmanpaşa Kazası Kanal İnşaatı" işi büyükşehir ve ilçe belediyeleri kurulmadan önceki bir tarihte ... Belediye Başkanlığı tarafından ihale yapılmaksızın davalı ...'na verilmiş olup, işveren şimdiki adı ile ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı olup husumetin 1984 yılında kurulan Eminönü (Fatih) Belediye Başkanlığına yöneltilmesi hatalı olduğu gibi yapılan iş Gaziosmanpaşa Belediye Başkanlığı sınırları içinde bulunduğu halde Eminönü (Fatih) Belediye Başkanlığına da yöneltilmesi isabetsizdir. Hal böyle olunca hasımda değil hasmın temsilcisinde yanılma olduğu ortadadır. Yapılacak iş; davacının çalıştığını iddia ettiği dönem yönünden ... Büyükşehir Belediyesi’nin işveren olarak kabulü ile husumetin bu Belediyeye yöneltilmesi için davacıya önel verilip ... Büyükşehir Belediyesinin davalı sıfatı ile yargılamaya dahil edilmesi sağlandıktan sonra tarafların göstereceği tüm deliller toplanıp değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir Öte yandan Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388. ve 389. maddelerinde belirtilmiştir. Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır. Hatta giderek denebilir ki,dava içinden davalar doğar, hükmün hedefine ulaşılmasını engeller, Kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz. Yargıtay'ın yerleşmiş görüşü de bu yöndedir (Hukuk Genel Kurulu'nun 19.6.1991 gün 323/391 sayılı ve 10.9.1991 gün 281-415 sayılı ve 25.9.1991 gün 355-440 sayılı kararları). Somut olayda davacının 4.7.1970-31.12.1970 tarihleri arasında 177 gün çalıştığının tesbitine karar verildiği halde işverenin kim olduğu belirtilmeksizin infazı kabil olmayacak biçimde hüküm kurulması da kabul şekli bakımından hatalı olmuştur. O halde, davacı, davalı SGK ve davalı Belediyenin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların öteki itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden ilgililerine iadesine, 25.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.