7. Ceza Dairesi 2021/19230 E. , 2023/11551 K. MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/477 E., 2016/428 K. SUÇ : 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye muhalefet HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Katılma talebi reddedilen ... Prodüksiyon Güzellik Merkezi Tekstil Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin iddianameye konu suçtan doğrudan zarar gördüğü anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanu…
**7. Ceza Dairesi 2021/19230 E. , 2023/11551 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/477 E., 2016/428 K. SUÇ : 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye muhalefet HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Katılma talebi reddedilen ... Prodüksiyon Güzellik Merkezi Tekstil Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin iddianameye konu suçtan doğrudan zarar gördüğü anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İstanbul 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 29.06.2016 tarihli ve 2015/477 Esas, 2016/428 Karar sayılı kararı ile marka hakkına tecavüz suçundan (mülga) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile açılan davada, inceleme dışı sanık ... Kocaimamoğlu Aysun hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme, sanık ... hakkında ise 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan vekilinin temyiz sebepleri; beraat kararının bozulması talebine ilişkindir. 2.Sanık müdafiin temyiz sebepleri; sanık lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin olup, bu talebe hasredilmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Katılan vekili 17.09.2014 havale tarihli şikâyet dilekçesi ile ... Güzellik isimli iş yerinde, iş yeri sahibi firma tarafından frenchise sözleşmesinin feshedilmesine karşın, müvekkiline ait markaların kullanılmaya devam edildiğini belirterek şikâyetçi olmuştur. 2.Şikâyet uyarınca yapılan soruşturma kapsamında, 17.09.2014 tarihinde şikâyete konu iş yerinde yapılan tespitte, katılana ait markaların kullanılmaya devam edildiği belirlenmiştir. 3.Katılan vekilinin, anılan şirketin yetkilisi olan inceleme dışı sanık ... hakkındaki şikâyetinden vazgeçtiği anlaşılmıştır. 4.İnceleme dışı sanık ... Kocaimamoğlu Aysun beyanlarında, ... Güzellik isimli iş yerinin ortağı ve yetkilisi olduğunu, diğer sanığın şirket ortağı ya da çalışanı olmadığını beyan ettiği görülmüştür. 5.Sanık ... beyanlarında, katılan tarafından tedarik edilen ürünlerdeki sorunlar nedeni ile katılan ile aralarındaki sözleşmeyi feshettiğini ancak iddianameye konu işletme ile hiç bir ilgisi bulunmadığını, kendisinin başka bir alışveriş merkezinde kozmetik ürünleri satışı yapılan iş yerinin bulunduğunu ifade ettiği anlaşılmıştır. 6.Şikâyet dilekçesi ekinde yer alan ihtarnamede, ihtarnameyi keşide edenler arasında sanık ...'ın ismi de bulunmakta ise de, ihtarname içeriği uyarınca şirket ve sanığın farklı şirketler ile frenchise sözleşmesi imzaladıkları yönünde anlatım bulunduğu görülmüştür. IV. GEREKÇE Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin hatalı gösterilmesinin, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; 1.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekili ile sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. 2. Hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen kendisini vekil ile temsil ettiren ve beraat eden sanık yararına, hazine aleyhine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca maktu vekâlet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan (2) numaralı nedenle İstanbul 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 29.06.2016 tarihli ve 2015/477 Esas, 2016/428 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına ''Beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine, karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 2.600,00 TL maktu vekâlet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine '' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2023 tarihinde karar verildi.