T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1223 - 2026/455 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1223 KARAR NO : 2026/455 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03.05.2024 NUMARASI : 2022/505 Esas 2024/343 Karar DAVANIN KONUSU : Manevi Tazminat KARAR TARİHİ : 13.03.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 07.04.2026 İlk derece mahkemesince veri…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1223 - 2026/455 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1223 KARAR NO : 2026/455 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03.05.2024 NUMARASI : 2022/505 Esas 2024/343 Karar DAVANIN KONUSU : Manevi Tazminat KARAR TARİHİ : 13.03.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 07.04.2026 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 25.12.2020 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, ... Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi adına kayıtlı, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının sağ femur proksimal diafizinde parçalı deplase kırık oluşması nedeniyle ağır şekilde yaralandığını, düzenlenen kaza tespit tutanağına göre, davalı sürücünün doğrultulu değiştirme manevralarını yanlış yaptığından kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu, davacının maddi ve manevi zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL maddi ve 250.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle sigorta şirketi teminat limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında 19.09.2022 tarihli feragat dilekçesi ile, maddi tazminat ve fer'ilerine ilişkin olarak tüm davalılar yönünden davadan feragat ettiğini, manevi tazminat yönünden taleplerinin devam ettiğini bildirmiş, mahkemece maddi tazminat yönünden davanın tefrikine karar verilmiştir. Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili, davacının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 97.maddesi gereğince usûlüne uygun olarak yazılı başvuru yapmaması nedeniyle dava şartının yerine getirilmediğini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, geçici iş göremezlik tazminatlarından davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, kaza tarihinden itibaren faiz talep edilmesinin de haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi vekili, kazanın Gerede'de meydana geldiğini, davacının ikâmetgahının Bolu ili Gerede İlçesi olması nedeniyle yetkili mahkemenin Gerede mahkemeleri olmasına rağmen davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, kazanın meydana gelmesinde davacının da kusurunun bulunduğunu, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... savunma yapmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; makine mühendisi tarafından düzenlenen 06.03.2024 tarihli bilirkişi raporda, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsü ...'ın 2918 sayılı Kanunun 53/b-5 ve 84/j maddelerini ihlâl ettiğinden %80, davacı motosiklet sürücüsü ...'ın da anılan Kanununun 52/a maddesini ihlâl ettiğinden %20 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, davacının maluliyetinin tespiti için Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 21.07.2023 tarihli raporda, davacının engel oranının %7 olduğu, 9 ay süre ile iş göremez hâlde kaldığı, 1 ay süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğunun tespit edildiği, manevi tazminat koşullarının oluştuğu belirtilerek davanın davalı sigorta şirketi yönünden reddine, diğer davalılar bakımından kısmen kabulü ile 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 25.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi müştereken ve müteselsilen davalılar ... ve ... Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketinden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı ... Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava dilekçesinde, davalı sigorta şirketi yönünden manevi tazminat taleplerinin teminat limiti ile sınırlı olduğunun belirtilmesine rağmen mahkemece bahse konu talebin geniş yorumlanarak davalı sigorta şirketi yönünden davanın reddine karar verilerek aleyhlerine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davalı sigorta şirketi yönünden karar verilmesine yer olmadığına kararı verilerek vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkeme tarafından görüldüğünü, yetkili mahkemenin Gerede Mahkemeleri olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davacının da kusurunun bulunduğu ve davacının sürekli maluliyetinin de bulunmadığı nazara alındığında hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca re'sen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, ... Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi adına kayıtlı, ... sevk ve idaresindeki aracın, davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının sağ femur proksimal diafizinde parçalı deplase kırık oluşmak suretiyle ağır şekilde yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu belirterek 250.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle sigorta şirketi teminat limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, mahkemece, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsü ...'ın %80, davacı motosiklet sürücüsünün ise %20 oranında kusurlu olduğunun, davacının maluliyetinin tespiti için Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine Göre düzenlenen 21.07.2023 tarihli raporda, davacının engel oranının %7 olduğu, 9 ay süre ile iş göremez hâlinde kaldığı, 1 ay süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğunun tespit edildiği, manevi tazminat koşullarının oluştuğu belirtilerek davanın davalı sigorta şirketi yönünden reddine, diğer davalılar bakımından kısmen kabulü ile 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 25.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi müştereken ve müteselsilen davalılar ... ve ... Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketinden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı ... Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. 1-Haksız fiilden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava; genel yetki hükümlerince davalının yerleşim yeri mahkemesinde (HMK m. 6), davalı sayısı birden fazla ise, bunlardan birisinin ikâmetgahı mahkemesinde (HMK m. 7/I), aynı Kanunun 16. maddesi uyarınca haksız fiilin vuku bulduğu, zararın meydana geldiği, zararın meydana gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir.2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 110.maddesinde diğer bir yetki kuralı da yer almakta olup, "Motorlu araç kazalardan dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar sigortacının şubesinin, veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinin birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir" hükmü ile sigortanın şubeleri, sigorta sözleşmesini yapan acenta veya kazanın meydana geldiği yer yetkili kabul edilmiştir. Somut olayda, davalılar ... Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketinin ve davalı sigorta şirketinin adresinin Ankara olması nedeniyle davanın yetkili Ankara Mahkemelerinde açıldığı anlaşıldığından davalı ... Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. 2-Kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağına göre, davacı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikleti ile Kitirler Mahallesi, Atatürk Bulvarı şehir merkezi istikametinde seyir hâlinde iken, yine Kitirler Mahallesi Atatürk Bulvarı üzerinde ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyoneti ile Hükümet Caddesine döneceği sırada araçların kavşak içerisinde çarpışmaları sonucu meydana gelen trafik kazasında, ... plakalı kamyonet sürücüsü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 53/1-3c maddesinde düzenlenen sola dönüş kuralını ihlâl ettiği, davacının ise KTK'nın 52/a maddesini ihlal ettiği belirtilmiştir. . Mahkemece makine mühendisinden alınan 06.03.2024 tarihli raporda, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı kamyonet sürücüsü ...'ın, kavşakta sola dönüş yaparken karşıdan gelen ve emniyetle durdurulamayacak kadar kavşağa yaklaşmış olan taşıtların geçmesini beklemek zorunda olduğuna dair Karayolları Trafik Kanununun 53/b-5 ve kavşaklarda geçiş önceliğine uymaya dair anılan Kanunun 84/5.maddelerine aykırı davranması nedeniyle %80, ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'ın ise, kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmadığından 52/a maddesini ihlâl ettiğinden %20 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği ve bahse konu raporun toplanan deliller ve kazanın oluş şekline uygun olduğu ve hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. 3-Davacının manevi tazminat istemi TBK’nın 56. maddesine dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. Tüm bu kriterlere göre belirlenecek tazminat aynı anda tarafların ikisini de memnun etmese dahi, adil olacağı için, hukuk tarafından kabul edilen ve uygulanan sistem haline gelmiştir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK'nın 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hâllerde hâkimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Davacının maluliyetinin tespiti için Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 21.07.2023 tarihli raporda, davacının sağ femur şaft kırığı meydana geldiği, bu nedenle ameliyat edildiği, sağ uyluk atrofisi oluştuğu başkaca araz bulunmadığı, buna göre engel oranının %7 olduğu, 9 ay süre ile iş göremez hâlinde kaldığı, 1 ay süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğunun tespit edildiği görülmüştür. Somut olayda, mahkemece makine mühendisi tarafından alınan 06.03.2024 tarihli raporda, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı kamyonet sürücüsü ...'ın, kavşakta sola dönüş yaparken karşıdan gelen ve emniyetle durdurulamayacak kadar kavşağa yaklaşmış olan taşıtların geçmesini beklemek zorunda olduğuna dair Karayolları Trafik Kanununun 53/b-5 ve kavşaklarda geçiş önceliğine uymaya dair anılan Kanunun 84/5.maddelerine aykırı davranması nedeniyle %80, ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'ın ise, kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmadığından 52/a maddesini ihlâl ettiğinden %20 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, kazanın gerçekleşme biçimi, kazanın meydana gelmesinde davacının kusur oranı, davacının yaralanmasının niteliği (sağ femur proksimal diafizinde parçalı deplase kırığı), iyileşme süresi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kaza tarihinde (2020) paranın satın alma gücü ile yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğu kanaatine varılmıştır. Bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, dosya üzerinden yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ilkeler çerçevesinde yeniden yapılan değerlendirmede; davacı lehine 80.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin somut olayın özelliğine, hak ve nesafete ve manevi tazminatın amacına uygun olacağı takdir edilmiş, davalı ... Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Karara karşı davalı ...'ın istinafı bulunmadığından, usûli kazanılmış haklar korunarak ... için hükmedilen 200.000,00TL manevi tazminat aynen korunmuştur. Ancak, 14.03.2025 tarihli 32841 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 2024/29 Esas - 2024/226 Karar sayılı 25.12.2024 tarihli kararı ile manevi tazminat davaları yönünden 6100 sayılı HMK'nın 326. maddesi (davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır) şeklindeki 2.fıkrasının Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline, kararın Resmi Gazetede yayınlanmasından başlayarak 9 ay sonra yürürlüğe girmesine oy birliği ile karar verilmiş ve eldeki dosyanın incelenme tarihi itibariyle de iptal kararı yürürlüğe girdiğinden 08.01.2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde yapılan değişilik ile manevi tazminat isteminin reddi halinde hükmedilecek vekâlet ücretini düzenleyen AAÜT'nin 10/2. maddesi de yürürlükten kaldırılmış olmasına göre davacının red edilen manevi tazminat istemleri yönünden davalı lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesi gerektiği sonucuna varılmıştır. 5-Davacı vekili, dava dilekçesinde kazaya neden olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası şirketine karşı da dava açarak davalı sigorta şirketi yönünden taleplerinin teminat limiti ile sınırlı olduğunu belirtilmiş olup KTK'nın 92/f maddesi gereğince manevi tazminat zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe teminatı kapsamında olmadığından davalı sigorta şirketi yönünden davanın reddine karar verilerek davacı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin davalı sigorta şirketi lehine hükmedilen vekâlet ücretine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı ... Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf eden davacı ve davalı ... Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi lehine HMK’nın 353/1.b.2. maddesi gereğince kaldırılmasına, açıklanan hususlarda yeninden hüküm tesisine buna göre; davalı ... AŞ yönünden, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile bu davalının 80.000,00 TL manevi tazminat ile sınırlı olarak, müştereken ve müteselsilen tazminattan sorumlu tutulmasına, davalı sigorta şirketi lehine manevi tazminata yönelik olarak hükmedilen vekalet ücretinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına karar vermek gerekmiş, davacının diğer davalılar hakkındaki karara yönelik, yine davalı ...'ın istinaf yoluna başvurmamış olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararındaki kesinleşen yönler korunarak, karar manevi tazminata yönelik kaldırılmış ise de, AYM'nin HMK'nın 326 maddesinde manevi tazminata yönelik iptal kararı gereğince yargılama gideri ve vekalet ücreti açısından, haklılık durumunun etkisi olmayacağından, bu husus gözetilerek, ilk kararda hüküm altına alınan yargılama giderleri çerçevesinde, istinaf eden davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti de, yasal düzenleme gereğince hükümden çıkartılarak, esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I-Davacı vekilinin ve davalı ... Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, HMK’nın 353/1.b.2.maddesi gereğince esas hakkında YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, Buna göre; 1-Davanın davalı sigorta şirketi bakımından REDDİNE, 2-Davanın diğer davalılar ... ve ... Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi bakımından KISMEN KABULÜ ile 200.000,00TL manevi tazminatın (davalı ... Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi 80.000,00TL manevi tazminat ile sınırlı olarak, müştereken ve müteselsilen sorumlu üzere) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'tan ve ... Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketin'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Alınması gerekli 13.662,00 TL (... Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi 5.464,80 TL ile sınırlı olarak, müştereken ve müteselsilen sorumlu üzere) peşin alınan 1.024,65 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.637,35 TL (... Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketinden da aynı miktarda mahsup ile 4.440,15 TL ile sınırlı olarak, müştereken ve müteselsilen sorumlu üzere) harcın davalılar ... ve ...'ndan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olarak 799,25-TL tebligat ve posta gideri, 2.000,00-TL bilirkişi ücreti, vekalet harcı 11,50-TL, başvurma harcı 80,70-TL ile 1.024,65-TL peşin harç olmak üzere toplam 3.916,10-TL yargılama giderinin (ilk derece mahkemesi kararındaki davacının bu yönden istinafı olmaması nedeniyle usulü kazanılmış hak gözetilerek) HMK 326/2 m gereğince red/kabul oranı gözetilerek 2.584,62-TL'lik kısmının müştereken ve müteselsilen davalılar ... ve ...'ndan alınarak davacıya verilmesine bakiye gideri olan 1331,48-TL davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanıp takdir edilen 45.000,00 TL (davalı ... hakkındaki kararın istinaf edilmemiş olmasına göre 32.000,00 TL vekâlet ücreti ile sınırlı olmak üzere üzere müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere) vekâlet ücretinin davalılar ... ve ... Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketinden alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı ... kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden ve bu davalıya yönelik kararın taraflarca istinaf edilmemiş olması gözetilerek, ilk derece mahkemesi kararında kesinleşen 17.900,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak, davalı ...'a verilmesine, Davalı ... AŞ yönünden, reddedilen manevi tazminat üzerinden, AYM iptal kararına nazara alınarak, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. Maddesi uyarınca alınması gereken 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranına göre 897,60 TL'sinin müştereken ve müteselsilen davalılar ... ve ...'dan 462,40 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 8-Kullanılmayan gider avansı var ise hükmün kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine, II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN: 1-Davacı ve davalı ... Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 474,00 TL istinaf yargılama gideri ile 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının davalı sigorta şirketinden tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsil edilerek davalı ... Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi'ne ödenmesine, 4-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 13.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.n