3. Hukuk Dairesi 2016/17580 E. , 2017/8858 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalı tarafından düzenlenen elektrik bedeline ilişkin faturalarda kay…
**3. Hukuk Dairesi 2016/17580 E. , 2017/8858 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalı tarafından düzenlenen elektrik bedeline ilişkin faturalarda kayıp kaçak bedeli adı altında bir miktarı tüketilen elektrik bedeline ekleyerek tahsil ettiğini, bu tahsilatın haksız ve hukuka aykırı bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL'nin davalıdan dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı; husumetin Toroslar Elektrik Perakende Satış A.Ş'ye yöneltilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; Özelleştirme Yüksek Kurulunun kararı doğrultusunda elektrik üretim, dağıtım, ve satış şirketleri 01.01.2013 tarihinden itibaren ayrı tüzel kişilikler halinde faaliyet gösterdiği, davaya konu edilen 16.01.2013-16.01.2015 döneminde davacı şirketten tahsil edilen kayıp-kaçak bedelleri davalı .... tarafından tahsil edilmediği, bu dönemde davacı şirket ile davalı şirket arasında abonelik sözleşmesi ilişkisi de bulunmadığı, davalıya husumet düşmediği gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir. Davada uyuşmazlık; davacı şirketin davaya konu alacağı nedeniyle davalı şirketin sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Türk Ticaret Kanununun176.maddesine göre; ''(1) Bölünme sözleşmesi veya bölünme planıyla kendisine borç tahsis edilen şirket, bu suretle birinci derecede sorumlu bulunan şirket, alacaklıların alacaklarını ifa etmezse, bölünmeye katılan diğer şirketler, ikinci derecede sorumlu şirketler, müteselsilen sorumlu olurlar. (2) İkinci derecede sorumlu olan şirketlerin takip edilebilmeleri için, alacağın teminat altına alınmamış ve birinci derecede sorumlu şirketin; a) İflas etmiş, b) Konkordato süresi almış, c) Aleyhinde yapılan bir icra takibinde kesin aciz vesikası alınmasının şartları doğmuş, d) Merkezi yurt dışına taşınmış ve artık Türkiye’de takip edilemez duruma gelmiş veya e) Yurt dışındaki merkezinin yeri değiştirilmiş ve bu sebeple hukuken takibi önemli derecede güçleşmiş, olması gerekir.'' ./.. Türk Borçlar Kanununun 203.maddesine göre ise; bir işletme, başka bir işletme ile aktif ve pasiflerin karşılıklı olarak devralınması ya da birinin diğerine katılması yoluyla birleştirilirse, her iki işletmenin alacaklıları, bir malvarlığının devralınmasından doğan haklara sahip olup, bütün alacaklarını yeni işletmeden alabilirler.