TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR CEMAL EMRE GÜRSOY BA ŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2016/7760) Karar Tarihi: 3/6/2020 Başvuru Numaras ı: 2016/7760 Karar Tarihi : 3/6/2020 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUNMuammer TOPAL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Raportör : Ferhat YILDIZ Başvurucu : Cemal Emre GÜRSOY Vekili : Av. Veysel AKDO ĞAN I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, ahlaki durum gerekçe gösterilerek Türk Silahl ı Kuvvetlerinden ay ırm
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR CEMAL EMRE GÜRSOY BA ŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2016/7760) Karar Tarihi: 3/6/2020 Başvuru Numaras ı: 2016/7760 Karar Tarihi : 3/6/2020 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUNMuammer TOPAL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Raportör : Ferhat YILDIZ Başvurucu : Cemal Emre GÜRSOY Vekili : Av. Veysel AKDO ĞAN I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, ahlaki durum gerekçe gösterilerek Türk Silahl ı Kuvvetlerinden ay ırma işlemi tesis edilmesi nedeniyle özel hayat ın gizliliği hakk ının; Askeri Yüksek İdare Mahkemesi taraf ından verilen hükmün bir ba şka yarg ı mercii taraf ından denetlenmesi imkân ının tan ınmamas ı nedeniyle hükmün denetlenmesini talep etme hakk ının ihlal edildi ği iddialar ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 20/4/2016 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık cevab ında, başvuruya ili şkin olarak görü ş bildirilmesine gere k görülmedi ği belirtilmi ştir. III. OLAY VE OLGULAR7. Başvuru formlar ı ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2016/7760 Karar Tarihi : 3/6/2020 38. Hava Kuvvetleri Komutanl ığı emrinde astsubay statüsünde görev yapmakta ike n ahlak d ışı davran ışlarda bulundu ğuna dair ihbar ve duyumlar üzerine ba şvurucu hakk ında idari soru şturma başlatılm ıştır. Soruşturma kapsam ında 22/6/2012 tarihinde ba şvurucunun ifadesi al ınm ış ve başvurucuya cinsel ya şam ına ilişkin sorular sorulmu ştur. 9. Soruşturma sonucunda Türk Silahl ı Kuvvetlerinin (TSK) itibar ını sarsaca k nitelikte ahlak d ışı say ılacak şekilde hareketlerde bulundu ğu gerekçesiyle 27/7/1967 tarihli ve 926 say ılı Türk Silahl ı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 94. maddesi ve 28/12/1998 tarihli ve 23567 say ılı Resmî Gazete'de yay ımlanan Astsubay Sicil Yönetmeli ği nin (Sicil Yönetmeli ği) 60. maddesi gere ğince başvurucu hakk ında 17/10/2012 tarihinde "Silahl ı Kuvvetlerde kalmas ı uygun de ğildir. " şeklinde ay ırma sicil belgesi düzenlenmi ştir. 10. Sicil Yönetmeli ği'nin 61. maddesi uyar ınca Hava Kuvvetleri Komutanl ığı bünyesinde olu şturulan Komisyonda ba şvurucunun durumu de ğerlendirilmi ştir. Komisyon 28/11/2013 tarihinde ba şvurucu hakk ında ay ırma işlemi yap ılmas ının onaya sunulmas ına karar vermi ştir. An ılan karar ı, Hava Kuvvetleri Komutan ı 29/11/2013 tarihinde onaylam ış ve son olarak Millî Savunma Bakan ı'nın 27/1/2014 tarihinde TSK'dan ayr ılmas ını uygun bulmas ı sonucunda ba şvurucunun ili şiği resen kesilmi ştir. 11. Başvurucu 31/3/2014 tarihinde ay ırma işleminin iptali talebiyle Millî Savunm a Bakanl ığı aleyhine Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde (AY İM) dava açm ıştır. Başvurucu dava dilekçesinde; TSK'n ın itibar ını sarsacak şekilde ahlak d ışı harekette bulundu ğu gerekçesiyle ili şiğinin kesildi ğini, ifadesi yasak sorgu usulleri ile al ındığından bunlara dayanarak ay ırma işlemi tesis edilemeyece ğini, işlemin ölçülü olmad ığını, kendisine isnat edilen olgular ın tümüyle özel ya şam alan ında kalan aleniyet kazanmam ış hususlar oldu ğunu, bu nedenle i şlemin özel ya şam ın gizliliğine müdahale olu şturduğunu ileri sürmü ştür. 12. AYİM Başsavc ılığının işlemin iptaline karar verilmesi gerekti ği yönünde haz ırlad ığı 24/12/2014 tarihli dü şünce yaz ısında, başvurucunun meslek hayat ında bir ke z disiplin cezas ı ald ığı, üç kez takdire lay ık görüldü ğü ve görevinde ba şarılı olduğu vurgulanm ıştır. Diğer yandan idari soru şturmada ba şvurucunun kendi ifadelerinden anla şılan söz konusu eylemlerin özel hayata ili şkin olduğu ve bu eylemler aleniyete kavu şmad ığından TSK'n ın itibar ını sarst ığının söylenemeyece ği, iddia edilen eylemler nedeniyle daha önce ikaz dahi edilmeyen ba şvurucunun çok a ğır sonuçlar ı olan ay ırma işlemine tabi tutulmas ının ölçülülük ilkesini ihlal etti ği ifade edilmi ştir. 13. AYİM Birinci Dairesinin (Daire) 9/7/2015 tarihli karar ı ile oybirli ğiyle dava reddedilmi ştir. Karar gerekçesinde, ba şvurucunun özel hayat s ınırını aşan ve dü şkünlük seviyesine eylemlerinin TSK'n ın yap ısına zarar vermeye ba şlad ığı, astl ık-üstlük ili şkilerini zedelediği, diğer personeli etkiledi ği ve onlara kötü örnek te şkil ettiği belirtilerek idarenin takdir yetkisini ölçülü, objektif ve kamu-birey yarar ı dengesini gözeterek kulland ığı sonucuna var ılm ıştır. 14. Başvurucunun karar düzeltme istemi Dairenin 23/2/2016 tarihli karar ı ile oyçokluğuyla reddedilmi ştir. 15. Nihai karar 21/3/2016 tarihinde ba şvurucu vekiline tebli ğ edilmiştir. 16. Başvurucu 20/4/2016 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. Başvuru Numaras ı: 2016/7760 Karar Tarihi : 3/6/2020 417. Bireysel ba şvurunun incelenme sürecinde 21/1/2017 tarihli ve 6771 Kanun ile Anayasa'ya eklenen geçici 21. maddenin birinci f ıkras ının (E) bendiyle AY İM kald ırılm ıştır. IV.İLGİLİ HUKUK 18.İlgili hukuk için bkz. G.G. [GK], B. No: 2014/16701, 13/10/2016, 23-30; Yaşar Türkmen , B. No: 2014/5418, 15/2/2017, 26-33. V.İNCELEME VE GEREKÇE 19. Mahkemenin 3/6/2020 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Hükmün Denetlenmesini Talep Etme Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia 1. Başvurucunun İddialar ı 20. Başvurucu, AY İM Birinci Dairesi taraf ından verilen karar hakk ındaki karar düzeltme taleplerinin ayn ı Daire taraf ından ve yaln ızca bir defaya mahsus incelenerek karara bağlanmas ı nedeniyle adil yarg ılanmad ığını ileri sürmü ştür. 2. Değerlendirme 21. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki tavsifi ile bağlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki nitelendirmesini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Ba şvuru formu ve ekleri incelendi ğinde başvurucunun iddias ının hükmün denetlenmesini talep etme hakk ı kapsam ında incelenmesi uygun görülmüştür. 22. Anayasa n ın Hak arama hürriyeti kenar ba şlıklı 36. maddesinin birinci fıkras ında Herkes, me şru vas ıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yarg ı mercileri önünde davac ı veya daval ı olarak iddia ve savunma ile adil yarg ılanma hakk ına sahiptir. hükmüne yer verilmi ştir. 23. Anayasa Mahkemesi, somut norm denetiminde verdi ği 27/12/2018 tarihli ve E.2018/71, K.2018/118 say ılı karar ıyla hükmün denetlenmesini talep etme hakk ının Anayasa'n ın 36. maddesinde düzenlenen hak arama hürriyeti ile güvence alt ına al ındığına hükmetmi ştir. Karar ın ilgili k ısımlar ı şöyledir: "5. Anayasa n ın 36. maddesinde düzenlenen hak arama hürriyeti, yarg ılama usulüne ilişkin güvencelerle hakkaniyete uygun yarg ılama yap ılmas ını hedefleyen ve demokrati k toplumda vazgeçilmez nitelikte olan adil yarg ılanma hakk ını da kapsayan geni ş bir içeriğe sahiptir. Bu ba ğlamda hak arama hürriyetinin mahkeme taraf ından verilen hükmün bi r başka yarg ı mercii taraf ından denetlenmesini talep etme hakk ını da içerip içermedi ğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Anayasa Mahkemesinin önceki kararlar ı incelendi ğinde, anılan hakk ın Anayasa da güvence alt ına al ınıp al ınmad ığı hususuna ili şkin olarak meselenin farkl ı kavramlar alt ında tart ışıldığı ve farkl ı sonuçlara ula şıldığı görülmektedir. Bu yönüyle de içtihad ın netleştirilmesine ihtiyaç bulunmaktad ır. Başvuru Numaras ı: 2016/7760 Karar Tarihi : 3/6/2020 56. Hak arama, ki şinin maddi ve manevi varl ığını geliştirme hakk ı ve insan onuru kavram ıyla yak ından ilgilidir. Bu nedenle demokratik hukuk düzenlerinde haklar ın korunmas ını ve hak ihlallerinin giderilmesini temin edebilecek 'hukuki yollar ' öngörülmü ştür. Nitekim Anayasa Mahkemesi de kararlar ında hak arama hürriyetinin huku k devletinin ba şlıca ölçütü ve demokrasinin vazgeçilmez ko şullar ından biri oldu ğunu ifade etmiştir (AYM, E.1991/2, K.1991/30, 19/9/1991). Bu do ğrultuda Anayasa n ın 40 . maddesinde hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkesin, 'yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkân ının sağlanmas ını isteme hakk ına sahip' oldu ğu belirtilmi ştir. Anayasa n ın 74. maddesinde düzenlenen yasama organ ına dilekçe verme hakk ı ile bilgi edinme ve kam u denetçisine ba şvurma haklar ı da anayasal güvence alt ına al ınan hak arama yollar ı aras ındad ır. 7. Anayasa n ın 36. maddesinde güvence alt ına al ınan yarg ı mercileri önünde hak arama hürriyeti, haklar ın korunmas ını amaç edinen vazgeçilmez me şru yöntemlerin ba şında gelmektedir. Anayasa daki temel haklar ın korunmas ında önemli bir teminat olan yarg ısal hak arama yolu, haklar ın korunmas ında en etkili ve güvenceli yoldur. 8. Hak arama hürriyetinin kapsam ının belirlenmesinde, adalet ve hukuk devleti gibi temel anayasal ilkelerin de göz önünde bulundurulmas ı gerekir. Bu do ğrultuda hak arama hürriyetinin amac ının hak ihlalinin önlenerek ki şiye hakk ının teslim edilmesi ve adaletin tesisi oldu ğu söylenebilir. Anayasa n ın 36. maddesinde düzenlenen adil yarg ılanma hakk ı, kanunun aç ıkça hatal ı veya keyfi uygulanmas ına ilişkin istisnalar d ışında, yarg ılama sonucunda verilen hükmün adil olup olmad ığı veya hukuki aç ıdan isabetli olup olmad ığ hususlar ını içermemektedir. Bu itibarla adil yarg ılanma hakk ının davan ın taraflar ına sağlad ığı tüm usul güvencelerine uyulmu ş olsa bile yarg ılama sonucunda verilen hükmün hatal ı olmas ı mümkündür. Di ğer bir ifadeyle adil yarg ılanma hakk ının güvencelerine riayet edilmiş olsa da hâkimin gerek maddi vak ıalar ın değerlendirilmesinde gerekse hukuk kurallar ının uygulanmas ında yan ılgıya düşmesi ve buna ba ğlı olarak hukuka ayk ırı hükü m vermesi söz konusu olabilmektedir. Böyle kararlara ilgililerin veya toplumun katlanmas ını istemek adalete olan güveni sarsar ve hukuk devletini zedeler. Bu nedenle hak arama hürriyetinden yararlan ılabilmesi bak ımından adil ve isabetli olmad ığı düşünülen bi r hükmün ba şka bir yarg ı mercii taraf ından denetlenmesi bir gereklilik olarak ortaya çıkmaktad ır. Anayasam ız aç ısından bu gereklilik, özel olarak düzenlenen hak arama hürriyetinin kapsam ı ve mahiyetinden kaynaklanmaktad ır. 9. Anayasa n ın 154. ve 155. maddelerinin de mahkeme kararlar ının kural olara k denetlenmesi gerekti ği düşüncesiyle düzenlendi ği anlaşılmaktad ır. Anayasa n ın 154. maddesinin birinci f ıkras ının ilk cümlesinde 'Yarg ıtay, adliye mahkemelerince verilen v e kanunun ba şka bir adli yarg ı merciine b ırakmad ığı karar ve hükümlerin son inceleme merciidir' kural ına yer verilmi ştir. Ayn ı şekilde Anayasa n ın 155. maddesinin birinci fıkras ının ilk cümlesinde de 'Dan ıştay, idare mahkemelerince verilen ve kanunun ba şka bir idari yarg ı merciine b ırakmad ığı karar ve hükümlerin son inceleme merciidir ' denilmektedir. Anayasa koyucunun bu kurallarla Yarg ıtay ve Dan ıştay ın varl ığını anayasal güvence alt ına ald ığı ve an ılan yüksek mahkemeleri kural olarak ilk derece adli ve idari yarg ı mercilerince verilen karar ve hükümlerin son inceleme mercii olarak görevlendirdi ği anlaşılmaktad ır. Ancak bu maddelerde adli ve idari yarg ı mahkemelerince verilen hükümlerin denetlenmesi görevinin an ılan yüksek mahkemelere verilmemesi hâlinde de bu görevin ba şka yarg ı mercilerine b ırak ılmas ı gerektiğinin öngörülmesiyle Anayasa koyucunun ilk derece mahkemesince verilen karar ve hükümlerin kural olarak bir ba şka yarg ı mercii taraf ından denetlenmesi gereklili ğini kabul etti ği sonucuna ula şılmaktad ır. 10. Anayasa n ın 36., 154. ve 155. maddeleri birlikte de ğerlendirildi ğinde Anayasa n ın mahkemelerce verilen hükmün bir ba şka yarg ı mercii taraf ından denetlenmesini talep etme Başvuru Numaras ı: 2016/7760 Karar Tarihi : 3/6/2020 6hakk ını Anayasa n ın 36. maddesinde düzenlenen hak arama hürriyeti kapsam ında güvenceye kavu şturduğu görülmektedir. 11. Diğer taraftan yarg ılaman ın konusu ceza mahkûmiyeti oldu ğunda mahkeme kararlar ının denetlenmesi ihtiyac ı daha da önem kazanmaktad ır. Nitekim uluslararas ı sözleşmelerde de hükmün denetlenmesinin bir hak olarak tan ındığı görülmektedir. Türkiye nin de taraf oldu ğu Sözleşme ye ek 7 No.lu Protokol ün 2. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının birinci cümlesinde 'Mahkeme taraf ından ceza gerektiren bir suç nedeniyle mahkûm edilen herkes, mahkûmiyetinin veya hükmolunan cezan ın yüksek bir mahkeme taraf ından yeniden incelenmesini sa ğlama hakk ına sahiptir' denilmek suretiyle cez a mahkemesince verilen mahkûmiyet ve cezalar ın denetlenmesini talep hakk ı güvenceye bağlanm ıştır. Yine Türkiye nin taraf oldu ğu Uluslararas ı Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi nin 14. maddesinin (5) numaral ı fıkras ında da 'Bir suçtan hüküm giyen herkes, mahkûmiyet ve cezan ın yasalara uygun olarak daha yüksek bir yarg ı organ ınca yeniden incelenmesi hakk ına sahip olacakt ır' biçiminde benzer bir kurala yer verilmi ştir. 12. Anayasa n ın 36. maddesinde düzenlenen hak arama hürriyeti kapsam ındaki hükmün denetlenmesini talep etme hakk ı, kişinin aleyhine verilen bir hükmün ba şka bi r yarg ı mercii taraf ından gözden geçirilmesini ve denetlenmesini isteyebilmesini teminat alt ına almaktad ır." 24. Anayasa Mahkemesi hükmün denetlenmesini talep etme hakk ının Anayasa'n ın 36. maddesinde düzenlenen hak arama hürriyeti ile güvence alt ına al ındığını ifade etti ği bu karar ında, ayr ıca Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi nin (Sözle şme) ülkemizin de taraf oldu ğu ek 7 No.lu Protokol ünün 2. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının birinci cümlesiyle ceza mahkemesince verilen mahkûmiyet ve cezalar ın denetlenmesini talep hakk ının güvenceye bağland ığını ve yine ülkemizin taraf oldu ğu Uluslararas ı Medeni ve Siyasi Hakla r Sözleşmesi nin 14. maddesinin (5) numaral ı fıkras ında da Bir suçtan hüküm giyen herkes, mahkumiyet ve cezan ın yasalara uygun olarak daha yüksek bir yarg ı organ ınca yeniden incelenmesi hakk ına sahip olacakt ır. biçiminde benzer bir kurala yer verildi ğini hat ırlatm ıştır. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi yarg ılaman ın konusu ceza mahkûmiyeti olduğunda mahkeme kararlar ının denetlenmesi ihtiyac ının daha da önem kazand ığını, hükmün denetlenmesini talep etme hakk ının ceza hukuku alan ındaki kapsam ve s ınırıyla diğer alanlardaki kapsam ve s ınırının ayn ı olmayaca ğını, bu yönüyle an ılan hakk ın bireyin temel hak ve özgürlüklerine daha a ğır müdahalelerin söz konusu oldu ğu ceza hukuku alan ında daha geni ş bir uygulama alan ı bulurken di ğer alanlarda daha esnek uygulanabilece ğini de vurgulam ıştır (AYM, E.2018/71, K.2018/118, 27/12/2018, 11, 14, 18). Bir ba şka ifadeyle Anayasa Mahkemesi medeni hak ve yükümlülüklerin söz konus u olduğu hukuk yarg ısı ile idari yarg ı alan ında hükmün denetlenmesini talep etme hakk ının ceza hukuku alan ındaki anlam ve kapsam ından ayr ı değerlendirilebilece ğini, uygulaman ın farkl ılaşabileceğini ifade etmi ştir. 25. Diğer taraftan Anayasa Mahkemesine yap ılan bir bireysel ba şvurunun esas ının incelenebilmesi için kamu gücü taraf ından ihlal edildi ği iddia edilen hakk ın Anayasa da güvence alt ına al ınm ış olmas ının yan ı sıra Sözleşme'nin ve Türkiye nin taraf oldu ğu ek protokollerin kapsam ına da girmesi gerekir. Bir ba şka ifadeyle Anayasa ve Sözle şme nin ortak koruma alan ı dışında kalan bir hak ihlali iddias ını içeren ba şvurunun kabul edilebili r olduğuna karar verilmesi mümkün de ğildir ( Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013, 18). 26. Hükmün denetlenmesini talep etme hakk ı Anayasa'da güvence alt ına al ınm ış olmakla birlikte Sözle şme ve ülkemizin taraf oldu ğu ek protokoller, medeni hak Başvuru Numaras ı: 2016/7760 Karar Tarihi : 3/6/2020 7yükümlülüklere ili şkin yarg ılama süreçleri (hukuk yarg ısı ile idari yarg ı alan ı) yönünden söz konusu hakka dair bir güvence içermemektedir. Dolay ısıyla medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin uyuşmazl ıklar yönünden hükmün denetlenmesini talep etme hakk ı Anayasa ve Sözleşme'nin ortak koruma alan ının d ışında kalmaktad ır. Bu bağlamda an ılan hakka dair bir ihlal iddias ının incelenebilmesi için yarg ılaman ın ceza hukuku alan ına ilişkin bulunmas ı şartt ır. 27. Bu noktada üzerinde durulmas ı gereken bir di ğer husus ceza hukukunun çekirdek alan ına müteallik olmamakla birlikte Anayasa'n ın 36. ve 38. maddeleri ile Sözleşme'nin 6. ve 7. maddeleri kapsam ında suç ve cezalara ili şkin güvenceler dâhilinde olduğu kabul edilen yapt ırımlara/işlemlere dair yarg ılama süreçleridir. Bir yapt ırımın veya hukuki bir tasarrufun/i şlemin hangi ko şullarla suç isnad ı niteliğinde say ılıp suç ve cezalara ilişkin güvenceler kapsam ında değerlendirilebilece ği Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi kararlar ında aç ıkça ifade edilmi ştir ( Engel ve diğerleri/Hollanda [GK], B. No: 5100/71, 5101/71, 5102/71, 5354/72, 5370/72, 8/6/1976 ; Benham/Birle şik Krall ık [BD], B. No: 19380/92, 10/6/1996; Anayasa Mahkemesi kararlar ı için bkz. D.M.Ç., B. No: 2014/16941, 24/1/2018; B.Y.Ç., B. No: 2013/4554, 15/12/2015; Selçuk Özbölük , B. No:2015/7206, 14/11/2018). An ılan kararlarda yer verilen ilkeler bağlam ında bir suç isnad ının değerlendirilmesine ili şkin yarg ılama olarak kabul edilen idari yarg ı veya hukuk yarg ısına ait uyu şmazl ıklara yönelik ileri sürülen suçlar ın ve cezalar ın kanuniliği ilkesinin ihlali gibi iddialar ceza yarg ılamas ına ilişkin güvenceler ba ğlam ında değerlendirmeye al ınabilmektedir. Bu perspektiften konu ele al ındığında ceza hukukunun çekirdek alan ında bulunmamakla birlikte bir suç isnad ı içerdiği kabul edilen uyu şmazl ıklara yönelik olarak ileri sürülen hükmün denetlenmesini talep etme hakk ının da suç ve cezalara ilişkin Anayasa ve Sözle şme'de yer alan güvencelerin sa ğlanmas ı bağlam ında ortak koruma alan ı içinde kald ığını söylemek mümkündür. 28. Somut bireysel ba şvuruya konu yarg ılama sürecinin suç ve cezalara ili şkin güvenceler kapsam ında değerlendirilebilecek şekilde ceza yarg ılamas ına veya bir suç isnad ına ilişkin bulunmad ığı aç ıktır. 29. Bu hâle göre ba şvuru dilekçesinde ifade edilen AY İM karar ına yönelik hükmün denetlenmesini talep etme hakk ı Anayasa ve Sözle şme nin, Türkiye nin taraf oldu ğu ek protokollerin ortak koruma alan ı kapsam ı dışında kald ığından bu hakka ili şkin ihlal iddias ının incelenmesi Anayasa Mahkemesinin konu bak ımından yetkisi d ışında bulunmaktad ır. 30. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurunun bu k ısm ının diğer kabul edilebilirlik şartlar ı yönünden incelenmeksizin konu bak ımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez oldu ğuna karar verilmesi gerekir. B. Özel Hayat ın Gizliliği Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia 1. Başvurucunun İddialar ı 31. Başvurucu; Hava Kuvvetler Komutanl ığı İstihbarat Ba şkanl ığı taraf ından mülakat ad ı alt ında hukuk d ışı yollarla ifadesinin al ındığını, beyanlar ının tutanağa hatal ı geçirildiğini söylemesine ra ğmen tutana ğın kendisine zorla imzalatt ırıldığını, ifadesi al ınırken sorulan sorularla özel hayat ına dair bilgilerin en ince ayr ıntısına kadar elde edilmeye çal ışıldığını, an ılan ifade esas al ınarak AY İM taraf ından davas ının reddedildi ğini, özel hayat ına ilişkin ifadesinde bahsetti ği eylemlerin görevine veya kamusal hayata Başvuru Numaras ı: 2016/7760 Karar Tarihi : 3/6/2020 8yans ımad ığını, aleniyet kazanmam ış özel hayat ının gizliliği kapsam ında kalmas ı gereken bilgilere yönelik de ğerlendirmelere ba ğlı olarak -ba şarılı mesleki geçmi şi de gözetilmeden- tesis edilen ay ırma işlemi nedeniyle özel hayat ın gizliliği hakk ının ihlal edildi ğini ileri sürmüştür. 2. Değerlendirme 32.İddian ın değerlendirilmesine dayanak al ınacak Anayasa n ın 20. maddesinin ilgili k ısımlar ı şöyledir: "Herkes, özel hayat ına ...sayg ı gösterilmesini isteme hakk ına sahiptir. Özel hayat ın ...gizliliğine dokunulamaz. " 33. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki tavsifi ile bağlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki nitelendirmesini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Ba şvuru formu ve ekleri incelendi ğinde başvurucunun iddias ının temelini, özel hayat alan ına ilişkin olan ve hukuka ayk ırı yöntemler kullan ılmak suretiyle elde edilen birtak ım bilgilere dayan ılarak TSK'dan ay ırma işlemi tesis edilmesinin oluşturduğu anlaşılmaktad ır. Bu nedenle ba şvurunun özel hayat ın gizliliği hakk ı kapsam ında incelenmesi gerekti ği değerlendirilmi ştir a. Kabul Edilebilirlik Yönünden34. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan özel hayat ın gizliliği hakk ının ihlal edildiğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. b. Esas Yönünden35. Özel hayat ına ilişkin hususlar gerekçe gösterilerek disiplinsizlik ve ahlaki durum sebebiyle ba şvurucu hakk ında TSK'dan ay ırma işlemi tesis edilmesinin özel hayat ın gizliliği hakk ına bir müdahale olu şturduğu aç ıktır (Ata Türkeri , B. No: 2013/6057, 16/12/2015, 34; G.G., 43). 36. An ılan müdahalenin ihlal olu şturmamas ı için Anayasa'n ın 13. maddesinde düzenlenen ve somut ba şvuruya uygun dü şen, kanunlar taraf ından öngörülme , Anayasa n ın ilgili maddesinde belirtilen nedenlere dayanma , demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine uygun olma ölçütlerini ta şımas ı gerekir. 37. Ay ırma işlemine dayanak te şkil eden mevzuat hükümleri dikkate al ındığında müdahalenin kanunlar taraf ından öngörülme ölçütüne uygun oldu ğu, askerî disiplinin ve kamu hizmetinin gere ği gibi yürütülmesinin sa ğlanmas ı, bu itibarla millî güvenli ğin korunmas ı şeklinde me şru amaç ta şıdığı anlaşılmaktad ır (Ata Türkeri , 40, 41; G.G., 51-53; Yaşar Türkmen, 50-58). 38. Tesis edilen disiplin i şlemlerinde ve bu i şlemlerin hukuka uygunluk denetiminin yap ıldığı mahkeme kararlar ında, bireylerin özel hayatlar ına ilişkin tutum ve eylemlerini n mesleki hayatlar ı üzerindeki etkilerinin aç ıklanmas ı, kamu hizmeti sunan ilgili kurumlar ın işleyişi üzerindeki etkilerinin ve risklerinin ortaya konulmas ı ve bu hususlardaki değerlendirmelerin yeterli ve ikna edici gerekçelerle desteklenmesi, ayr ıca tesis edilen işlemlerin bireylerin geçmi ş mesleki sicilleri ve ba şarı durumlar ı dikkate al ınarak ölçülülük yönünden irdelenmesi gerekir ( G.G., 60). 9Başv uru Numarası : 2016/7760 Karar Tarihi : 3/6/2020 39. Kamu görevlilerinin mesleki yaşamlar ıyla da bütünleşen b azı özel hayat unsurları açısından sın ırlamalara tabi tutulabilecekleri aç ıktır. Ancak hakkındaki tahkikat sonucunda TSK dan ayırma i şlemi tesis edilmesinin başvurucunun mesleki hayat ı üzerind e olduğ u kadar temel geçim kaynağından yoksun kalmas ı nedeniyle ekonomik gelece ği üzerinde de önemli bir etki oluşturduğu, bu nedenle ayırma işleminin daha önemli hâle geldiği anlaşılmaktad ır (F.K., B. No: 2016/572, 13/6/2019, 29). Bu bağlamda özel h ayatın gizlili ği hakkı üzerindeki sınırlamalar ın zorunlu ya da istisnai tedbir mahiyetinde olması, başvurulabilecek son çare ya da alınabilecek en son önlem niteliğinde olması gerekir (G.G. , 66). 40. Somut olayda, AYİM kararında da belirtildi ği üzere başvurucunun mahremiyet alan ında gerçekle şen özel yaşamına ili şkin eylemlerin (bkz. 9) idari soruşturma kapsamındaki aleniyete kavuşmam ış beyanlara dayandırıldığı, başka bir ifade ile başvurucuya yöneltilen iddialar ın görevin ifasıyla ilgili olmad ığı anlaşılmaktad ır. Yine AYİM kar arında; başvurucunun soruşturma usulünün h ukuka aykırı yöntemler içerdi ğine yönelik iddialar ına makul bir gerekçe ile yanıt verilmediği, ifadenin alındığı koşullar ın detayl ı şekilde incelenmediği görülmektedir. 41. Özel hayata ili şkin eylem ve davranışlarının mahrem kalması k onusunda başvurucunun menfaati bulunmaktadır. Başvurucunun tesis edilen ayırma işleminde, özel hayat ı kapsamındaki mahremiyet hakkına ilişkin d avranışları belirleyici olmuştur. Diğer yandan söz konusu eylem ve davranışlar başvurucu taraf ından alenile ştirilmedi ği gibi bu eylem ve davranışların mesleki hayat ı -bağlı bulunduğu kurum- üzerindeki olumsuz etkileri ve riskleri de ikna edici gerekçelerle açıklanmam ıştır (F.K., 31). 42. Dolayısıyla özel hayat alanı kapsamında kaldığı anlaşılan birtak ım davranışlara dayanılarak başvurucunun kamu görevlisi olma nitelik ve yeterlili ğini kaybettiği sonucuna ulaşılmasın ın demokratik toplum dü zeninin g erekler ine aykırılık oluşturduğu, başvurucuya en ağır şekilde uygulanan idari yaptırımın ölçülü olmadığı, başka bir ifade ile başvurucunun mahremiyet hakkına müdahaleyi haklı kılacak şekild e TSK görevlisi olmasının sakıncalar ının idari v e yargısal makamlar tarafından ilgili ve yeterli şekilde açıklanmad ığı kanaatine ulaşılmıştır. 43. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurucunun Anayasa n ın 20. maddesinde güvence alt ına alınan özel hayat ın gizliliği hakkın ın ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir. C. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 44. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin ilgili k ısımlar ı şöyledir: (1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kaldırılması için yap ılması gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kaldırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıkladığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. Başvuru Numaras ı: 2016/7760 Karar Tarihi : 3/6/2020 1045. Başvurucu ihlalin tespitine ve yarg ılaman ın yenilenmesi karar verilmesini talep etmiştir. 46. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) karar ında ihlal sonucuna var ıldığında ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmi ştir. Anayasa Mahkemesi di ğer bir karar ında ise bu ilkelerle birlikte ihlal karar ının yerine getirilmemesinin sonuçlar ına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devam ı anlam ına gelece ği gibi ilgili hakk ın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanaca ğına da işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). 47. Bireysel ba şvuru kapsam ında bir temel hakk ın ihlal edildi ğine karar verildi ği takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün oldu ğunca eski hâle getirmenin, yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmas ıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kayna ğı belirlenerek devam eden ihlali n durdurulmas ı, ihlale neden olan karar veya i şlemin ve bunlar ın yol açt ığı sonuçlar ın ortadan kald ırılmas ı, varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi, ayr ıca bu bağlamda uygun görülen di ğer tedbirlerin al ınmas ı gerekmektedir ( Mehmet Do ğan, 55, 57). 48.İhlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı veya mahkemenin ihlali gideremedi ği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 say ılı Kanun un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ı ile İçtüzük ün 79. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının (a) bendi uyar ınca, ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere karar ın bir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. An ılan yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farkl ı olarak, ihlali ortadan kald ırmak amac ıyla yeniden yarg ılama sonucunu do ğuran ve bireysel ba şvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi taraf ından ihlal karar ına bağlı olarak yeniden yarg ılama karar ı verildiğinde, usul hukukundaki yarg ılaman ın yenilenmesi kurumundan farkl ı olarak ilgili mahkemenin yeniden yarg ılama sebebinin varl ığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktad ır. Dolay ısıyla böyle bir karar kendisine ulaşan mahkemenin yasal yükümlülü ğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ı nedeniyle yeniden yarg ılama karar ı vererek devam eden ihlali n sonuçlar ını gidermek üzere gereken i şlemleri yerine getirmektir ( Mehmet Do ğan, 58-59; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 57-59, 66-67). 49. İncelenen ba şvuruda özel hayat ın gizliliği hakk ının ihlal edildi ği sonucuna ulaşılm ıştır. Dolay ısıyla ihlalin idarenin i şleminden kaynakland ığı anlaşılmaktad ır. Bununla birlikte derece mahkemesi de ihlali giderememi ştir. 50. Bu durumda özel hayat ın gizliliği hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmaktad ır. Yap ılacak yeniden yarg ılama ise bireysel ba şvuruya özgü düzenleme içeren 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ına göre ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ına yöneliktir. Bu kapsamda yap ılmas ı gereken i ş yeniden yarg ılama karar ı verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ula ştıran nedenleri gideren, ihlal karar ında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple karar ın bir örne ğinin yeniden yarg ılama yap ılmak üzere ilgili yarg ı merciine gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir. Başvuru Numaras ı: 2016/7760 Karar Tarihi : 3/6/2020 1151. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 239,50 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.239,50 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. 1. Hükmün denetlenmesini talep etme hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın konu bak ımından yetkisizlik nedeniyle KABUL ED İLEMEZ OLDU ĞUNA, 2. Özel hayat ın gizliliği hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA, B. Anayasa n ın 20. maddesinde güvence alt ına al ınan özel hayat ın gizliliği hakk ının İHLAL ED İLDİĞİNE, C. Karar ın bir örne ğinin özel hayat ın gizliliği hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere -Anayasa'n ın 6771 say ılı Kanun ile getirilen geçici 21. maddesinin birinci f ıkras ının (E) bendiyle Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kald ırılm ış olduğundan an ılan bendin (b) alt bendi gere ğince- YETK İLİ İDARİ YARGI MERC İİNE (Karar, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Birinci Dairesinin E.2014/726, K.2015/709 say ılı dosyas ıyla ilgilidir.) GÖNDER İLMESİNE, D. 239,50 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.239,50 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ÖDENMES İNE, E. Ödemelerin, karar ın tebliğini takiben ba şvurucunun Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, F. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 3/6/2020 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Ba şkan Üye Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Üye Üye Muammer TOPAL Yusuf Şevki HAKYEMEZ