10. Hukuk Dairesi 2016/10873 E. , 2016/11830 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmaya uyularak, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dav…
**10. Hukuk Dairesi 2016/10873 E. , 2016/11830 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmaya uyularak, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı vekili, davacının davalıya ait eczane işyerinde, 17.05.2008- 31.12.2010 tarihleri arasında satış elemanı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiş, mahkemece istem kısmen kabul edilerek, davacının davalı işyerinde 17.05.2008- 01.06.2009; 01.09.2009- 31.12.2010 tarihleri arasında hizmet akdi ile sigortasız olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, hükmedilmiştir. Eldeki davada; Mahkemece verilen ilk kararın, Dairemizin Kararı ile yeterli araştırmanın yapılmaması nedeniyle bozulmasına karar verilmesi üzerine, mahkemece bozmaya uyulmuş ise de bozma gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece, önceki bozma ilamında değinilen hususlar üzerinde durulmaksızın, herhangi bir araştırma yapılmadan, sadece dosyadaki mevcut tanık beyanları ve belgeler üzerinden sonuca gidilerek karar verilmiştir. Davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Yasa'nın Geçici 7. maddesi kapsamında uygulama alanı bulan 506 sayılı Yasanın 79/10 maddesidir. 506 sayılı Yasa'nın 6. maddesinde ifade edildiği üzere sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve feragat edilemez. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi karşısında, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olduğu, bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğunun gözetilmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re'sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.