Başvuru, ferî müdahil olarak dâhil olunan idari davada temyiz talebinin incelenmemesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının; ihale yoluyla satılarak tapuya tescil edilen taşınmazın dayandığı ihalenin üst hakkına konu taşınmazın satışının mümkün olmadığı gerekçesiyle iptal edilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ve benzer nitelikteki ihalelerin iptal edilmediği hâlde söz konusu ihalenin iptaline karar verilmesi nedeniyle mülkiyet hakkı bağlamında ayrımcılık yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkin
Başvuru, ferî müdahil olarak dâhil olunan idari davada temyiz talebinin incelenmemesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının; ihale yoluyla satılarak tapuya tescil edilen taşınmazın dayandığı ihalenin üst hakkına konu taşınmazın satışının mümkün olmadığı gerekçesiyle iptal edilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ve benzer nitelikteki ihalelerin iptal edilmediği hâlde söz konusu ihalenin iptaline karar verilmesi nedeniyle mülkiyet hakkı bağlamında ayrımcılık yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 5/5/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, süresinde görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu turizm alanında faaliyet gösteren bir şirkettir. İstanbul'un Beşiktaş ilçesine bağlı Vişnezade Mahallesi'nde bulunan turizm tesis alanı vasıflı 684 ada 1 parsel (614 m2), aynı ada 2 parsel (368 m2) ve aynı ada 4 parsel (440 m2) sayılı taşınmazlar İstanbul Büyükşehir Belediyesi (Büyükşehir Belediyesi) adına tapuda tescilli olup 15/2/1989 tarihinde başvurucu şirket lehine 15/2/2032 tarihinde sona ermek üzere 43 yıllığına üst hakkı tesis edilmiştir. Üst hakkı aynı tarihte başvurucu şirket yararına tapuya tescil edilmiştir. Bu taşınmazlar üzerinde başvurucu şirket tarafından S.B.H. adında bir otel işletilmektedir. Büyükşehir Belediye Meclisi 18/9/2009 tarihinde söz konusu taşınmazların satışına karar vermiştir. Taşınmazların toplam muhammen bedeli 000 TL olarak tespit edilmiş ve kapalı teklif usulü yöntemiyle ihaleler yapılmıştır. İhale şartnamesinde, bu taşınmazlar üzerindeki beş yıldızlı otelin mükellefiyetleri ve haklarıyla birlikte satışa sunulduğu belirtilmiştir. Ayrıca ihale konusu taşınmazlar üzerinde 15/2/2032 tarihine kadar geçerli olmak üzere üst hakkı tesis edilmiş olup işletmecinin toplam cironun %7'sini işletme bedeli olarak belediyeye ödemekte olduğu ifade edilmiştir. Buna göre alıcının taşınmazların çıplak mülkiyetinin yanı sıra ciro payını ve süre sonunda otelin bedelsiz devralınmasına ilişkin hakları da satın almış olacağı açıklanmıştır. İlk açık arttırma 14/4/2010 tarihinde yapılmış ancak teklif veren olmayınca bu defa 24/11/2010 tarihinde yapılan ikinci arttırmada yalnızca başvurucu şirket teklifte bulunmuş ve ihale 000 TL bedelle başvurucu şirket uhdesine yapılmıştır. Büyükşehir Belediye Encümeni aynı tarihte yapılan ihale sonucu taşınmazların başvurucu şirkete satışına karar vermiş ve bu taşınmazlar 22/2/2011 tarihinde başvurucu şirket adına tapuya tescil edilmişlerdir. Büyükşehir Belediye Meclisi üyeleri olan H.S., T.Ö. ve S.B. tarafından 24/12/2010 tarihinde Büyükşehir Belediyesi aleyhine İstanbul İdare Mahkemesinde söz konusu satış işleminin iptali istemiyle dava açmışlardır. Başvurucu şirket 1/4/2011 tarihli dilekçeyle davaya katılma talebinde bulunmuş Mahkeme 23/9/2011 tarihinde bu talebi kabul ederek başvurucu şirketin davalı Büyükşehir Belediyesi yanında davaya katılmasına karar vermiştir. Mahkeme 30/3/2012 tarihinde davanın kabulü ile davaya konu işlemin iptaline karar vermiştir. Kararın gerekçesinde şu tespitlere yer verilmiştir:i. Öncelikle davalı idarenin ehliyet itirazı incelenmiştir. Mahkeme davanın belediye meclis üyesi kişilerce "taşınmazın mevcut durumu itibariyle satışa sunulabilecek niteliğe haiz olmadığı ve dolayısla ihalede hiç bir şekilde rekabet ortamının sağlamayacağı" ileri sürülerek açılmış olduğuna vurgu yapmıştır. Mahkemeye göre davacıların kamu zararının önlenmesine yönelik meşru ve güncel menfaatleri olduğundan dolayı ehliyet yönünden bir sorun bulunmamaktadır.ii. Mahkeme esas yönünden yaptığı değerlendirmede ise ihale edilen taşınmazlarda üst hakkı mevcut olduğuna dikkati çekmiştir. Mahkeme bu şartlardaki bir taşınmazın satışına dair yapılan ihalede ihalenin tabi olduğu 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun maddesinde yer alan "ihalede açıklığın ve rekabetin sağlanması" koşulunun sağlanamayacağını belirtmiştir. Mahkeme bu sebeple dava konusu işlemin hukuka uygun olmadığı sonucuna ulaşmıştır. Karar başvurucu şirkete 12/7/2012 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu şirket 23/11/2012 tarihinde temyiz talebinde bulunmuştur. Karar ayrıca Büyükşehir Belediyesi tarafından da temyiz edilmiştir. Temyiz taleplerini inceleyen Danıştay Onüçüncü Dairesi 11/11/2013 tarihinde başvurucunun temyiz talebini süre aşımı yönünden, davalı idarenin temyiz talebini ise bozma nedenlerinden birinin bulunmadığı gerekçesiyle reddetmiştir. Başvurucunun ve davalı idarenin karar düzeltme talepleri aynı Daire tarafından 10/2/2015 tarihinde reddedilmiştir. Nihai karar 7/4/2015 tarihinde başvurucu şirket vekiline tebliğ edilmiştir. Başvurucu şirket 5/5/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Anayasa Mahkemesince söz konusu idari işlemin iptaline ilişkin olarak idari yargı kararının gereği çerçevesinde hangi iş ve işlemlerin tesis edildiği Büyükşehir Belediyesinden sorulmuştur. Büyükşehir Belediyesinin 14/1/2019 tarihli cevap yazısında; üst hakkı bulunan taşınmazların satışına kanuni bir engel olmadığı, satışa Belediye Meclisinin karar verdiği, ihalede rekabeti engelleyici herhangi bir durumun mevcut olmadığı ve ihalenin herkese açık olarak yapıldığı ifade edilmiştir. Yazıda ayrıca ihalenin iptal edilmesiyle üst hakkı süresince taşınmazın satışına kanunda olmayan bir ihale yasağı getirildiğine vurgu yapılmıştır. Bunun yanında Büyükşehir Belediyesinin dava konusu ihalenin yapıldığı 2010 yılında yıllık 000 TL civarında faiz ödeme yükümlülüğü ile karşı karşıya olduğu için finansman ihtiyacını gidermek üzere bu satışı yaptığı açıklanmıştır. Son olarak dava konusu ihale veya taşınmazlar ile ilgili herhangi bir işlem tesis edilmediği, satışa konu taşınmazların geri alınmasının ve karşılığında bedelinin geri ödenmesinin kamu kaynaklarının verimli ve etkin kullanımına uygun olmayacağı, ayrıca bütçenin gelir gider dengesini olumsuz etkileyeceği bildirilmiştir. A. Mevzuat Hükümleri 2886 sayılı Kanun’un maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelerin, özel idare ve belediyelerin alım, satım, hizmet, yapım, kira, trampa, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve taşıma işleri bu Kanunda yazılı hükümlere göre yürütülür.” 2886 sayılı Kanun’un maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Bu Kanunun yürütülmesinde, ihtiyaçların en iyi şekilde, uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ve ihalede açıklık ve rekabetin sağlanması esastır.” 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun maddesinin ilgili kısımları şöyledir: “Belediyenin yetkileri ve imtiyazları şunlardır: ...h) Mahallî müşterek nitelikteki hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla, belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde taşınmaz almak, kamulaştırmak, satmak, kiralamak veya kiraya vermek, trampa etmek, tahsis etmek, bunlar üzerinde sınırlı aynî hak tesis etmek....” 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun maddesinin ilgili kısımları şöyledir: “Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur.Miras, mahkeme kararı, cebrî icra, işgal, kamulaştırma hâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hâllerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır.” 4721 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir: “Bir taşınmaz maliki, üçüncü kişi lehine arazisinin altında veya üstünde yapı yapmak veya mevcut bir yapıyı muhafaza etmek yetkisi veren bir irtifak hakkı kurabilir.Aksi kararlaştırılmış olmadıkça bu hak, devredilebilir ve mirasçılara geçer.Üst hakkı, bağımsız ve sürekli nitelikte ise üst hakkı sahibinin istemi üzerine tapu kütüğüne taşınmaz olarak kaydedilebilir. En az otuz yıl için kurulan üst hakkı, sürekli niteliktedir.” 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:" Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; ... üçüncü şahısların davaya katılması, ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygunlanır. (Ek cümle: 5/4/1990-3622/11 md.; Değişik:10/6/1994-4001/14 md.) Ancak, davanın ihbarı (…)(2) Danıştay, mahkeme veya hakim tarafından re'sen yapılır..." 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Üçüncü kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer’î müdahil olarak davada yer alabilir." 6100 sayılı Kanun'un maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Müdahale talebinin kabulü hâlinde müdahil, davayı ancak bulunduğu noktadan itibaren takip edebilir. Müdahil, yanında katıldığı tarafın yararına olan iddia veya savunma vasıtalarını ileri sürebilir; onun işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan her türlü usul işlemlerini yapabilir." 29/8/2007 tarihli ve 26628 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 313 sıra sayılı Millî Emlak Genel Tebliği'nin ilgili kısımları şöyledir: "...Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazların satış işlemleri ilgili mevzuat hükümleri dikkate alınarak aşağıda belirtilen esaslara göre yürütülecektir.... SATIŞ USULLERİ A) 2886 SAYILI DEVLET İHALE KANUNU