2. Hukuk Dairesi 2025/8753 E. , 2026/1153 K. "" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI: 2025/... E., 2025/997 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı vekili tarafından davanın reddi yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne k…
2. Hukuk Dairesi 2025/8753 E. , 2026/1153 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI: 2025/... E., 2025/997 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı vekili tarafından davanın reddi yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Davacı anne, ortak çocuk ile baba arasında boşanma dosyasında kurulan kişisel ilişkinin kaldırılması talebiyle eldeki davayı açmıştır. İlk Derece Mahkemesince, kişisel ilişkinin devamının çocuğun üstün yararına olacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Kararın, davacı anne vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince esastan ret kararı verilmiştir. Hüküm, davacı anne vekili tarafından temyiz edilmiştir. Velâyet ve kişisel ilişki düzenlenirken; göz önünde tutulması gereken temel ilke, çocuğun üstün yararıdır. Çocuğun üstün yararı belirlenirken; onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir. Ana ve babanın yararları; boşanmadaki kusurları, ahlaki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumları, çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde göz önünde tutulur. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12 nci ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3 üncü ve 6 ncı maddeleri idrak çağındaki çocukların kendilerini ilgilendiren konularda görüşünün alınması ve görüşlerine gereken önemin verilmesini öngörmektedir. Çocuğun üstün yararı gerektirdiği takdirde, görüşlerinin aksine karar verilmesi mümkündür. Somut olayda, davacı anne davalı babanın ortak çocuğa cinsel istismarda bulunduğunu, buna ilişkin ceza davası açıldığını belirtmiştir. Dosyaya eklenen belgelere göre açılan ceza davasında davalı baba hakkında beraat kararı verilmiş olup kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı baba hakkında açılan ceza davasında verilen kararın kesinleşmesi bekletici mesele yapılarak, idrak çağında bulunan çocuğun görüşlerinin de Mahkemece alınması gerekir. Elde edilen bilgiler ile toplanan diğer deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken; bu hususta eksik incelemeyle hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.