Ceza Genel Kurulu 2011/4.MD-150 E. , 2011/177 K. "" Tebliğname : 2011/5 Yargıtay Dairesi : Ceza Genel Kurulu Zincirleme biçimde görevi kötüye kullanma suçundan sanık M. K..’un beraatine ilişkin, Yargıtay 4. Ceza Dairesince oyçokluğuyla verilen 27.05.2010 gün ve 40-16 sayılı hüküm, Yargıtay C. Savcısı tarafından “atılı suçun oluştuğu” görüşüyle temyiz edilmekle, dosyayı inceleyen Yargıtay Ceza Genel Kurulunca 21.12.2010 gün ve 217-262 sayı ile; “…sanığın Yasa ve Yönetmelik hük…
**Ceza Genel Kurulu 2011/4.MD-150 E. , 2011/177 K.** **"İçtihat Metni"** Tebliğname : 2011/5 Yargıtay Dairesi : Ceza Genel Kurulu Zincirleme biçimde görevi kötüye kullanma suçundan sanık M. K..’un beraatine ilişkin, Yargıtay 4. Ceza Dairesince oyçokluğuyla verilen 27.05.2010 gün ve 40-16 sayılı hüküm, Yargıtay C. Savcısı tarafından “atılı suçun oluştuğu” görüşüyle temyiz edilmekle, dosyayı inceleyen Yargıtay Ceza Genel Kurulunca 21.12.2010 gün ve 217-262 sayı ile; “…sanığın Yasa ve Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak üç kişiye silah taşıma ruhsatı onayı vermesi şeklindeki eyleminin zincirleme olarak görevi kötüye kullanma suçunu oluşturmasına karşın Özel Dairece mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesinde isabet bulunmadığı…” gerekçesiyle oyçokluğuyla bozulmuştur. İlk derece mahkemesi olarak görev yapan Yargıtay 4. Ceza Dairesince 14.04.2011 gün ve 2-10 sayı ile; “...Sanığın, can güvenliği nedeniyle silah taşıma ruhsatı vermesinde takdir yetkisinin dini, siyasi, husumet, intikam alma, çıkar sağlama ve benzeri etkilerle hukuka aykırı olarak kullandığı kanıtlanamamıştır. 5237 sayılı TCK'nun 257. maddesi kapsamında kişi mağduriyetine yönelik bir iddiaya yer verilmediği gibi ruhsat verilen silahların kullanıldığı ya da silahlarla bir suç işlendiği yönünde bir belirleme de olmadığı, ekonomik zarar olarak değerlendirilen kamu zararının gerçekleşmediği, kişilere haksız kazanç sağlamasına yönelik ilgililerin mal varlığında bir artış meydana gelmediği, silahların satılıp paraya dönüştürülmediği ve esasen silah taşıma ruhsatlarının da iptal edilmiş olduğu ve silahtan yararlanmanın üzerinde taşımaktan ibaret kaldığı, bunun ise haksız kazanç sayılmayacağı gözetilerek suçun unsurları oluşmadığı...” gerekçesiyle ilk hükümde direnilmiştir. Bu hükmün de Yargıtay Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay C. Başsavcılığının 07.06.2011 gün ve 5 sayılı “bozma” istekli tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. TÜRK MİLLETİ ADINA CEZA GENEL KURULU KARARI Sanık M. K..’un Bayburt Valisi olarak görev yaptığı sırada can güvenliği nedeniyle toplam üç kişiye usulsüz silah taşıma ruhsatı verdiği ve bu şekilde zincirleme biçimde görevini kötüye kullandığı iddiasıyla açılan kamu davasında ilk derece mahkemesi sıfatıyla yargılamayı yapan Yargıtay 4. Ceza Dairesince, suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmiş, Yargıtay C. Savcısı tarafından temyiz edilen hüküm, Ceza Genel Kurulunca zincirleme olarak görevi kötüye kullanma suçunun oluştuğu gerekçesiyle bozulmuş, Özel Dairece ilk hükümde direnilmiştir. Görüldüğü gibi çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, sanığa atılı görevi kötüye kullanma suçunun oluşup oluşmadığının belirlenmesine ilişkindir.