T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/590 - 2026/95 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/590 KARAR NO : 2026/95 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24.11.2023 NUMARASI : 2020/421 Esas 2023/722 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 29.01.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ :…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/590 - 2026/95 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/590 KARAR NO : 2026/95 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24.11.2023 NUMARASI : 2020/421 Esas 2023/722 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 29.01.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 17.02.2026 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalılar ... ile ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 09.09.2019 tarihinde, davalılardan ... idaresindeki, ...'a ait, davalı ... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın, yaya davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu, davacının beyin travması geçirdiğini, geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını, bakıcı ihtiyacı doğduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bakıcı masrafı dahil tedavi masrafları için 100,00 TL, geçici iş göremezlik sebebiyle kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan kayıplar için 9.900,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihinden, diğer davalılar bakımından olay tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte, 150.000,00 TL manevi tazminatın ise davalılar ... ve ...'tan yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 09.04.2021 tarihli celsede, 9.900,00 TL'lik maddi tazminat talebinin 900,00 TL'sinin geçici iş göremezliğe, 9.000,00 TL'sinin kalıcı iş göremezliğe ilişkin olduğunu açıklamış; 25.09.2023 tarihli ıslah dilekçesinde, taleplerini, tedavi, bakım ve yol gideri alacağı için 2.658,00 TL’ye, geçici iş göremezlik tazminatı için 17.166,76 TL’ye, kalıcı iş göremezlik tazminatı için 573.629,40 TL’ye yükseltmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle: davacı tarafça davadan önce usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, kanunda öngörülen başvuru şartının yerine getirilmediğini, dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı aracın şirkete 17.12.2018-2019 tarihleri arasında 35064885 no'lu zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında ve sürekli sakatlık halinde kişi başına azami 390.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, davacının geçici iş göremezlik zararının SGK tarafından karşılandığından davanın bu talep bakımından reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere davacı yana SGK tarafından rücuya tabi bir ödeme yapılmış olup bu miktarın hesaplanacak tazminattan tenzilinin gerektiğini, poliçe genel şartlarına göre geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderlerinin poliçe teminatı kapsamında bulunmadığını, yapılan tedavi giderlerinin ispatlanması gerektiğini, davacının temerrüt tarihinden itibaren avans faizi talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalılar ... ve ..., tebliğ edilen dava dilekçesine karşı cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümünden alınan raporda, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyetinin %15 oranında, tıbbi iyileşme süresinin 9 ay, bakıcı ihtiyacı süresinin 1 ay olduğunun belirlendiği, davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararı ve bakıcı giderinin hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alındığı, alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacının kazada yaralanması nedeniyle TBK’nın 56. maddesi gereğince davacı lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesi ile; maddi tazminat talebi yönünden davanın kabulü ile, 2.658,00 TL tedavi, bakım ve yol gideri tazminatı, 17.166,76 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 573.629,40 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 593.454,16 TL tazminatın, davalı sigorta şirketi yönünden 13.01.2020 temerrüt tarihinden, davalılar ... ve ... yönünden 09.09.2019 kaza tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketi sigorta poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile, takdiren 60.000,00 TL manevi tazminatın 09.09.2019 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş, hükme karşı davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalılar ... ile ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadan dava açılmasının usule aykırı olduğunu, hükme esas alınan maluliyet raporunda kaza ile daimi maluliyet arasında illiyet bağının tam olarak kurulmadığını, belirlenen maluliyet oranının fazla olduğunu, geçici işgöremezlik zararı ve bakıcı giderinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, hükümde davalı şirketin sorumlu olduğu poliçe limitinin belirtilmemesinin hatalı olduğunu, davalı şirketin poliçe limitiyle sınırlı şekilde yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerekirken tamamından sorumlu tutulduğunu, hükmedilen tazminata dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, yasal faiz uygulanması gerekirken ticari faiz uygulanmasına karar verilmesinin yanlış olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın oluşumunda davacı yayanın ağır kusurlu olduğunu, dikkatsiz şekilde yolun karşısına geçmeye çalıştığını, hükme esas alınan maluliyet raporunda belirlenen daimi maluliyet oranının fahiş olduğunu, davacının epilepsi rahatsızlığı ile kazadaki yaralanması arasındaki illiyet bağının kesin olmadığını, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Davacı vekili, davalılardan ... idaresindeki, ...'a ait, davalı ... Sigorta AŞ’ye ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, yaya davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı, tedavi gideri ile bakıcı gideri talep etmiştir. Mahkemece, hükme esas alınan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 07.11.2022 tarihli raporda, davacının anabilim dalında alınan anamnezinde; 09.09.2019 tarihinde araç dışı trafik kazası geçiren hastanın Yıldırım Beyazıt Hastanesi'ne kaldırıldığını, bilinci kapalı olduğunu, gözlem bölümünde kaldığını, kontrollere gittiğini, şu anda epixx S00 mg ve benvida 100 mg kullandığını, nöbet geçirme sıklığının bazen haftada bir, bazen ayda bir olduğunu, şu anda şikayet olarak, bazı olayları hatırlayamama ve unutkanlık olduğunu, bir süre geçtikten sonra hatırlayabildiğini, nöbet geçirdiğini, sağ kulakta odyometride 25, solda 12 olarak hatırladığını, kulağında duyma kaybı olduğunu, minimental testten 30/30 olduğunu ifade ettiğinin belirtildiği, dosyada mevcut raporlarının incelendiği ve sonuç olarak Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik esas alındığında, davacıdaki nöbet durumu için, sinir sistemi/epilepsi/günlük aktiviteleri engellemeyen ancak gerçekleştirilmesini güçleştiren nöbetlere göre kişinin engel oranının %15 olarak hesaplandığının belirtildiği görülmüştür. Davalı tarafın, raporda davacının daimi maluliyetine esas alınan epilepsi hastalığı ile dava konusu kazadaki yaralanması arasındaki illiyet bağına yönelik itirazları bulunmakta olup davacıda belirlenen epilepsi hastalığının dava konusu kazadan kaynaklanıp kaynaklanmadığını, kalıcı hale gelip gelmediğinin tereddüte neden olmayacak şekilde belirlenmesi gerekir. Bu durumda mahkemece, davacı hakkında düzenlenen raporlar, gördüğü tedaviler ve kullandığı ilaçlara ait tüm belgelerin getirtilerek davacının dava konusu kazadan önce epilepsi hastalığı olup olmadığının belirlenmesi, davacının kazadaki yaralanmasının niteliği, dosyada mevcut raporlar ile son durum raporları doğrultusunda davacıdaki epilepsi hastalığının, kazadaki yaralanmasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespit edilmesi, illiyet bağının kurulması halinde epilepsi hastalığının tedavi ile iyileşip iyileşmeyeceği, kalıcı hale gelip gelmediği, davacının çalışmasını engelleyecek şekilde ömür boyu devam edip etmeyeceğinin belirlenmesi, kalıcı hale geldiğinin anlaşılması halinde ise Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre daimi maluliyet oranının hesaplanması yönünden heyete nöroloji uzmanı hekim bilirkişide dahil edilerek Adli Tıp Kurumundan, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm verilmiş olması doğru görülmemiştir. Mahkemenin kabul şekline göre de, hükümde davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu tazminat miktarının gösterilmemesi ve yargılama giderlerinden poliçe limiti ile orantılı şekilde sorumlu tutulması gerekirken tamamından diğer davalılarla birlikte sorumluluğuna karar verilmesi de isabetli olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. Maddesi gereğince, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonunda; davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalılar ... ile ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davalıların sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin ve davalılar ... ile ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalılar ... ile ... vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 5- Ankara 8. Genel İcra müdürlüğünün 2024/10754 sayılı dosyasına yatırılan 900.000,00 TL Nakit teminatın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 29.01.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.n