1. Ceza Dairesi 2023/3223 E. , 2024/5483 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/424 E., 2023/247 K. MAKTUL : ... KATILANLAR: ..., ..., Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı SUÇ : Nitelikli kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkras
**1. Ceza Dairesi 2023/3223 E. , 2024/5483 K.** **"İçtihat Metni"** T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/424 E., 2023/247 K. MAKTUL : ... KATILANLAR: ..., ..., Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı SUÇ : Nitelikli kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.12.2022 tarihli ve 2022/231 Esas, 2022/683 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule karşı nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 24 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, ayrıca 5237 sayılı Kanunun 58 inci maddesi gereği mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 03.02.2023 tarihli ve 2023/424 Esas, 2023/247 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin, katılan Bakanlık vekilinin, katılanlar ... ve ...vekilinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; haksız tahrik indiriminin üst hadden yapılması ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. 2. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri özetle; haksız tahrik indiriminin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. 3. Katılanlar ... ve ...vekilinin temyiz sebepleri özetle; eylemin tasarlanarak ve canavarca hisle işlendiğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Sanığın sosyal medya üzerinden maktül ... ile tanıştığı, evlenmeden önce de bir süre aynı evi paylaştıkları, 17.06.2021 tarihinde de resmen evlendikleri, her ikisinin de işsiz olduğu, maktülün zaman zaman bazı işlerde çalıştığı, genellikle ev kiralarını maktülün babasının ödediği ve geçimlerini de maktülün ailesinin yardımıyla sağladıkları, evlilik birliğinden kaynaklanan çeşitli nedenlerle ve özellikle ekonomik nedenlerle sık sık tartıştıkları, maktülün evlilik birliği içinde 22.04.2021, 19.06.2021, 06.07.2021 tarihlerinde sanığa karşı kasten yaralama, 12.07.2021 tarihinde 6284 sayılı yasa kapsamında tedbir kararına uymama ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 10.01.2022 tarihinde ise kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan soruşturma geçirdiği, dolayısıyla kısa evliliklerinde sanığın maktül tarafından şiddete uğradığı, alınan tedbir kararına maktülün uymadığı, olay günü de saat 17.30 sıralarında birlikte maktülün ailesinin evine gittikleri, orada saat 20.30 sıralarına kadar kaldıkları, yemek yedikleri, o evde bir tartışmalarının olmadığı, 20.30 sıralarında katılanların evinden ayrılıp dolmuşla kendi evlerine gitmek istedikleri, dolmuş durağındayken tartıştıkları, sanığın savunmalarına göre maktülün sebebsiz yere durakta sanığın bacağına tekme attığı, dolmuşa bindiklerinde de saçını çekip ayağına bastığı, kafasına cama dayadığı, yüksek sesle tartışmalarının dolmuş sürücüsünü rahatsız etmesiyle sanığı bir kaç kez uyardığı, bunun üzerine maktulün eve varmadan dolmuştan indiği, inerken de ortak kullandıkları telefon ile evin anahtarını sanığa verdiği, sanığın kent meydanında indiği, ancak eve gitmek istemediği, elindeki erzak olan poşeti yakındaki bir büfeye bırakarak parkta oturduğu, bu arada eve giden ancak anahtarı olmadığı için eve giremeyen, telefonu olmadığı için sanığı arayamayan maktülün tekrar babasının evine gidip sanığı telefonla aradığı, onun yerini öğrenerek bir süre sonra dolmuşla sanığın bulunduğu büfe yakınına geldiği, buluştuklarında aralarında herhangi bir tartışmanın kavganın olmadığı, hatta sanığın beyanlarına göre kendisinin yanına gelip alnından öptüğünü dahi söylediği, birlikte eve girdikleri, evde sanığın beyanına göre maktulün sanığa tehditte bulunduğu ve çıkan tartışmanın ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı belli olmayan kavgaya dönüşmesi ile sanığın eşi olan maktulü bıçak ile nitelikli şekilde kasten öldürdüğü anlaşılmıştır. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, tasarlama ve canavarca hisle öldürme koşulları oluşmadığından eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, ilk haksız eylemin hangi taraftan kaynaklandığı belirlenemediği dikkate alınarak uygulanan haksız tahrik indirim oranının isabetli olduğu, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, takdiri indirim hükümlerinin yerinde, yeterli ve kanunî bir gerekçeyle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin, katılan Bakanlık vekilinin, katılanlar ... ve ...vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 03.02.2023 tarihli ve 2023/424 Esas, 2023/247 Karar sayılı kararında sanık müdafiince, katılan Bakanlık vekilince, katılanlar ... ve ...vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2024 tarihinde karar verildi.