Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ... no'lu "Nakliyat Emtia Blok Sigorta Poliçesi" ile sigortalı bulunan ... Tic. A.Ş. tarafından 5 kap alüminyum profilin ...'daki ... firmasına satıldığı, sevk edilmek üzere 12.11.2014 tarihinde ...'dan ... plakalı araçlara yüklendiği, emtianın mekanik hasara uğradığının tespit edildiği, meydana gelen zarardan davalı şirketin hukuken sorumlu olduğu, eksper çalışması sonucunda sigortalı şirketin 5.844,00 TL zarara uğradığının tespit edile
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil Sigorta Şirketine sigortalı olan ... Ltd.Şti'nin 6 adet motor ponosu emtiasını Karabük'te bulunan ... sanayi ve Tic.Ltd. Şti'nden satın aldığını, emtiaların nakliyeci ... ait ... plakalı araca yüklendiği, emtiaların davalı şirketin nezdinde 2 nolu davalı operatör ... tarafından ... plakalı vinçle tahliye edildiğini, tahliye sırasında emtiaların hasar gördüğünü, hasar nedeniyle sigortalı şirkete 34.135,82 TL ödeme yapıldığını, TTK' nın 1472. maddesi uyarınca sigortalının haklarına halef olunduğunu, davalılar hakkında hasar bedelinin rücuen tahsili için İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, fakat davalıların hem icra dairesi yetkisine hem de borca itiraz ettikleri, davalıların itirazlarının yersiz olduğu bu nedenle itirazın iptal edilerek takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle, Samsun Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, alacağın zaman aşımına uğradığını, hasarın meydana gelmesinde kendilerinin bir sorumluğunun bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 08/10/2019 tarih ve 2018/1026 Esas - 2019/952 Karar sayılı kararında; " Somut olayın meydana geldiği yerin ve dava dışı sigortalı şirketin ikametgah adresinin Karabük ili olduğu, davalı ...'ün ikamet adresini Ünye ilçesi olduğu, davalı şirketin ikametgah adresinin ise Tekkeköy ilçesi olduğu, davalıların süresinde icra dairesinin yetkisine itiraz ettikleri, icra takibinin başlatılabileceği icra daireleri, Karabük, Ünye ve Tekkeköy icra daireleri olması gerekirken yetkisiz İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'ne başlatıldığı anlaşıldığından davanın, takibin yetkili icra dairesinde başlatılmaması nedeniyle özel dava şartı yokluğundan REDDİNE ... " karar verilmesi gerektiği gerekçeleri ile; " 1-Davanın özel dava şartı yokluğu (takibin yetkili icra dairesinde başlatılmaması) nedeniyle USULDEN REDDİNE, ... " karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, Dava konusu borcun TBK md 89 uyarınca para borcu olup, yetkili icra dairesinde takip başlatıldığını, bu hususta çok sayıda Yargıtay kararı ve emsal mahkeme kararı mevcut olduğunu, Yerel Mahkemenin gerekçesine göre, sigorta şirketlerinin kanunun tanıdığı haklardan mahrum kaldığı sonucunun ortaya çıktığını, Davanın ve davaya konu icra takibinin konusunun münhasıran bir "para borcu" olduğunu, bu nedenle BK md 89 uyarınca "götürülecek borç" niteliğini haiz olduğunu, TBK md 89/1 uyarınca, para borçlarının alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğini, hal bu iken, müvekkilin davaya konu para alacağının tahsili için pekala müvekkil sigorta şirketinin yerleşim yerinde icra takibi başlatılabileceğini, dava açılabileceğini, Alacaklının, BK md 89 uyarınca kendi yerleşim yerine dava açabileceği/ icra takibi başlatabileceği gibi HMK uyarınca davalının yerleşim yerinde de dava açabileceğini/ icra takibi başlatabileceğini, davacı ile davalılar arasında özel olarak kararlaştırılan bir mahkeme bulunmadığından, davacıya bu konuda seçimlik hak tanındığını ve müvekkili tarafından BK md 89 uyarınca kendi yerleşim yeri mahkemesinin tercih edildiğini, bu konuda sayısız Yargıtay kararı ve ayrıca aynı mahiyette mahkeme kararları mevcut olduğunu, İlgili dava dosyalarında müvekkili tarafından açılan davalarda para borcu olduğu gerekçesi ile karşı tarafların yetki itirazlarının reddine karar verildiğini, bu kararların çok yakın tarihli olduğunu, bu nedenle emsal olması açısından ekte sunduklarını, Bunlar dışında emsal Yargıtay kararları da mevcut olduğunu, ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/630 E. 2014/332 K. Sayılı ve 19.3.2014 T. Yargıtay 11. HD.'nin, 2015/2836 E. 2015/7816 K. ve 05.06.2015 T. İstanbul BAM 14. H.D.'nin 2018/58 E. 2018/619 K. Sayılı ve 07.06.2018 T. Yargıtay 11. HD 2014/18595 E. 2015/1998 K. numaralı ve 16/02/2015 T.Yargıtay 11. H.D.'nin 2008/10806 E. 2010/1757 K. sayılı ve 16.02.2010 T. ) TBKmd. 89 uyarınca bir para borcunun söz konusu olduğunu, bu nedenle müvekkilinin yerleşim yeri mahkemeleri/ icra dairelerinin yetkili olduğunu, ( Yargıtay 11. H.D.'nin 2004/9320 E. 2005/5968 K. Sayılı ve 09.06.2005 T. Yargıtay 13. HD., 07.07.2008 tarihli, 2008/3946 E. ve 2008/9486 K. Yerel Mahkemenin gerekçesine göre, sigorta şirketlerinin kanunun tanıdığı haklardan mahrum kaldığı sonucunun ortaya çıktığını, Yerel mahkemenin gerekçeli kararında, müvekkilinin yalnızca sigortalının dava açacağı yerlerde dava açabileceğini ve icra takibi başlatabileceği yerlerde icra takibi başlatabileceğini belirttiğini, Müvekkilinin sigortalısının zararını karşılamakla zarar gören haline geldiğini, diğer bir deyişle artık zararı karşılanan sigortalının, zarar gören ya da alacaklı konumunda olmadığını, Haksız fiil söz konusu olduğunda da müvekkilinin kendi yerleşim yerinde hiçbir surette dava açamaması ve zarar gören konumunda olamaması sonucunun doğacağını, böyle bir durumda sigorta şirketlerinin, kanunun tanıdığı haklardan mahrum kalacağını, mahkemenin bu gerekçesini destekleyen hiçbir kanun maddesi bulunmadığını, taşıma ilişkisinin doğrudan tarafı olan sigortalı için uygulama alanı bulan her durumun, haklarına halef olan sigorta şirketi için de uygulanacağını, Bu aşamadan sonra, sigortalısının zararını gideren müvekkilinin, artık alacaklı ve zarar gören haline geldiğini ve sigortalısının hiçbir zararı kalmadığını, sigorta şirketlerinin ödeme yapmadan evvel zarar görenin sigortalısı olduğunu, ancak ödeme yaptıktan sonra artık sigortalısının bir zararı bulunmadığını beyanla; Açıklanan nedenlerle; - İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2018/1026 E. - 2019/952 K. sayılı ve 08/10/2019 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde ortadan kaldırılarak, icra dairesinin yetkili olduğu ve işin esasına girilmesi gerektiği yönünde, - İstinaf incelemesi sonuna kadar kararın icrasının geri bırakılmasına, - Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.