Başvuru, boşanma davası sonrasında çocuğun soyadını değiştirme talebiyle velayet hakkı sahibi anne tarafından açılan davanın reddedilmesi nedeniyle aile hayatına saygı hakkıyla bağlantılı olarak ayrımcılık yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, boşanma davası sonrasında çocuğun soyadını değiştirme talebiyle velayet hakkı sahibi anne tarafından açılan davanın reddedilmesi nedeniyle aile hayatına saygı hakkıyla bağlantılı olarak ayrımcılık yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 21/2/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Adana Aile Mahkemesinin 28/2/2013 tarihli ilamı ile boşanmış ve 2008 doğumlu müşterek çocuk U.Y.nin velayeti kendisine verilmiştir. Başvurucu; Adana Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği 7/12/2016 tarihli dilekçe ile boşanma sonrasında babanın çocukla ilişki kurmadığını, bu durumun çocukta derin üzüntüye sebep olduğunu, çocuğun aidiyet ve güven duygusunu zedelediğini, soyadı sorulduğunda babanın soyadı yerine annenin soyadını kullandığını, diğer taraftan 21/6/1934 tarihli ve 2525 sayılı Soyadı Kanunu’nun maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Evliliğin feshi veya boşanma hallerinde çocuk anasına tevdi edilmiş olsa bile babasının seçtiği veya seçeceği adı alır.” şeklindeki düzenlemenin Anayasa Mahkemesinin 8/12/2011 tarihli ve E.2010/119, K.2011/165 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle velayeti anneye verilen çocuğun soyadının anne tarafından değiştirilmesinin önünde bir engel kalmadığını belirterek çocuğunun doğumla kazandığı soyadının kendi soyadı olan Ç. olarak değiştirilmesine ve nüfus kaydının bu doğrultuda düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme 9/2/2016 tarihli kararı ile uyuşmazlığın aile mahkemesinin görevine girdiği gerekçesiyle davayı usul yönünden reddetmiştir. Kararın kesinleşmesi üzerine dosyanın gönderildiği Adana Aile Mahkemesi 2/5/2017 tarihinde yaptığı duruşmada davacının tanıklarını dinledikten sonra davanın reddine karar vermiştir. Tanıklar babanın çocuğu arayıp sormadığını, çocuğun bu durumu sorguladığını ve kendisini babaya uzak hissettiğini, annesinin ailesiyle aidiyet ilişkisi geliştirdiğinden soyadını Ç. olarak söylediğini beyan etmişlerdir. Mahkeme karar gerekçesinde; 2525 sayılı Kanun'un maddesinin ikinci fıkrasının Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesine rağmen yerine yeni bir düzenlemenin yapılmadığını, yürürlükteki mevzuat hükümleri gereğince boşanan eşlerin çocuklarının babanın soyadını taşıyacağını belirtmiştir. Karara karşı yapılan istinaf başvurusu, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesinin 8/12/2017 tarihli ilamı ile hükmün hukuka uygun olduğu gerekçesiyle kesin olarak reddedilmiştir. Karara muhalif kalan üyenin karşı oy gerekçesinde; isim veya soyadı değişikliğinin kişisel hukuki durum ve soybağını değiştirmediği, çocuğun olanak bulunduğu hâlde kendisiyle ilgilenmediği, kendisini görmek istemediği, sevmediği ve umursamadığı kanaatini taşıdığı kişi ile duygusal açıdan baba oğul ilişkisi içerisinde görmemesi nedeniyle onun soyadını taşımaktan sıkıntı çekmesini makul ve hayatın olağan akışı içerisinde anlayışla karşılanabilecek haklı neden olarak kabul etmek gerektiği, eşlerin evliliğin devamı boyunca ve boşanmada sahip oldukları hak ve yükümlülükler bakımından aynı hukuksal konumda oldukları, erkeğe velayet hakkı kapsamında tanınan çocuğun soyadını seçme hakkının kadına tanınmamasının velayet hakkının kullanılması bakımından cinsiyete göre ayrım yapılması sonucunu doğuracağı, bu nedenle davanın kabulü gerektiği belirtilmiştir. Nihai karar 22/1/2018 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edilmiştir. Başvurucu 21/2/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili hukuk için bkz. Nurcan Yolcu [GK], B. No: 2013/9880, 11/11/2015, §§ 13-15; Gülbu Özgüler [GK], B. No: 2013/7979, 11/11/2015, §§ 13-15; Deniz Altınbaş ve Diğerleri, B. No: 2014/2033, 26/10/2017, §§ 15-